Sözdebilim

Sözdebilim veya sahte bilim (İngilizce pseudoscience) bilimsel olarak tanımlanmakla birlikte bilimsel çalışmaların gerektirdiği standartları taşımayan veya yeterli bilimsel araştırma ile desteklenmeyen bilgi, metodoloji, inanç ve pratikler bütününe verilen addır.

Terimin Doğuşu

Sözdebilim anlamına gelen batı dillerindeki pseudoscience ifadesi Yunanca’da sahte, sözde anlamına gelen pseudo köküyle Latince’deki bilgi veya bilgi alanı anlamına gelen scientia teriminin biraraya getirilmesiyle türetilmiştir. İlk kez 1843 yılında kullanılmıştır. Kelime genellikle negatif bir bağlamda kullanılmaktadır ve bilim olarak etiketlendiği halde bilim alanına girdiği düşünülmeyen şeylerle ilgili küçümseyici bir yan anlamı da içermektedir. Sözdebilim yapmakla eleştirilen kişiler, doğal olarak bu sınıflandırmayı kabul etmemektedirler.

Okyanus Damlacıkları

Bütüün varlıklar tek bir ruhtan ne şekilde bölünmüşlerdi?

Herşey bittikten sonra tek bir yerde nasıl biraraya geleceklerdi?

Havsalası bir türlü almıyordu yavru ördeklerin.

Su kenarında bitiverdi karga bilge istek üzerine

Anlattı saatlerce.

Ve en sonunda kapattırdı gözlerini

Tekrar ettirdi öğrettiklerini yüksek sesle…

-Nesiniz hadi söyleyin bakalım?

-OKYANUSTA SU DAMLALARIYIZ

-Var mı birbirinizden farkınız?

-HAYIIIR. HEPİMİZ SAF SU TANECİKLERİYİZ.

-Kirli sulara ne demeli?

-SU, HEP SAF, HEP TEMİZDİR.

KİR. SUYA KABUK BAĞLAMIŞ, GEÇİCİ BİR ŞEYDİR.

-Güzel. Peki söyleyin bakalım okyanustaki su damlacıkları,,

Sonsuz okyanusun içinden sizi alıp,

küçük bir kaba sizi doldursam ne olursunuz siz?

Naviler ve Mohikanlar

Avatar filmini seyrettiniz sanırım. Filimde Na’Vi adıyla tanımlanan yerli halk ile Amerikan yerlilerinden Mohikanlar arasında büyük benzerlikler var. Saç kesimlerinden dünya görüşlerine kadar. Alttaki resimde bu benzerliği görmek mümkündür.

Filim bir bakıma beyaz adamın kızılderililere yaptıklarını farklı bir senaryo ile anlatıyor. Bir çeşit günah çıkarma olarak da görülebilir. Sonunda önemli bir de nasihatta bulunuyor. Na’Vi’ler başarıya ulaşıp işgalcileri ülkelerinden atmayı başarmışlarsa nedeni birlikte savaşmayı ve ortak düşmana karşı birlikte mücadele etmeyi göze almış olmalarındandır. Kızılderililer bunu maalesef başaramadılar. Birleşemediler ve sonuçta yenik düştüler. Bence bu mesaj önemlidir ve pek çok insanın gözünden da kaçmış olabilir.

takva- ERKE

…Günlerdir bayram yapıyorum
İçim içime sığmıyor
Bir sevindirik oldum
bir sevindirik oldum ki sormayın.

Zaten biliyordum
şu çılgın Türkler´in bir gün dünyaya parmak ısırtacaklarını.

Hatta bundan adım gibi emindim.

Hep kendi kendime diyordum ki,Bekle ey dünya!
Bir gün Kemalizm´in mucizesi semalarında parlayacak!
İhtiyar suratında bir tokat gibi patlayacak!

O gün aklın şaşacak
dilin tutulacak
nutkun duracak
küçük dilin boğazına kaçacak ve parmağını ısıracaksın!

Bizimkiler
bunun bir yolunu mutlaka bulacaklar
öyle olmazsa böyle
kolaylıkla olmazsa zorla
siville olmazsa askerle
ama mutlaka yapacaklar bunu!

Hislerimi bastırmasını hep bildim.
Hasretimi içime gömdüm.

Semerkant-Amin Maalouf

Ve şimdi, bakışlarını Semerkant üzerinde gezdir! O, yeryüzünün kraliçesi değil mi? Tüm kentlerin kaderini ellerinde tutmuyor mu?
Edgar Allan Poe (1809 -1849)
Atlantik’in dibinde bir kitap var. Anlatacağım, işte onun öyküsü.
Belki nasıl sonuçlandığını biliyorsunuz: o tarihte gazeteler yazdı, bazı yapıtlarda da belirtildi: 14 Nisan 1912’yi 15 Nisan 1912’ye bağlayan gece, Titanic gemisi, Newfoundland açıklarında battığında, en ünlü kurbanlarından biri de, İranlı bilge ozan, gökbilimci Ömer Hayyam’ın Rubaiyat’ının elyazması tek örneği idi…