Filistine yardım götüren sivil gemiye yapılan saldırı için israili kınıyorum. Daha doğrusu savaşlarda sivillere saldıranları, kullananları ve ayrıca savaşları kınıyorum.
Toplu veya bireysel olarak yapılan tüm bu aptallıkları kınıyorum.
Filistine yardım götüren sivil gemiye yapılan saldırı için israili kınıyorum. Daha doğrusu savaşlarda sivillere saldıranları, kullananları ve ayrıca savaşları kınıyorum.
Toplu veya bireysel olarak yapılan tüm bu aptallıkları kınıyorum.
Yazı başlığında “Kınama” demiş xenix
Kimse kınamıyor zaten.
Ben kınayacağım…
Yardım niyetiyle orada bulunan sivil insanlara saldırıp, şimdilik iki masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olan İsrail’i, bu olay ve bugüne kadar yaptığı tüm katliamlar nedeniyle lanetliyorum…
İnsanda daha önce hiç insan olmamış, sonsuza dek de insan olamayacakmış ekşi-bozuk tadını bırakan savaşlar gezegenden ötenazi hakkımı istememe neden oluyor. Kınıyorum.
Öldüren adına; “Kılıçla yaşayan, kılıçla ölür”…üzülüyorum, kınıyorum, savaşsız bir dünya istiyorum.
Ben hem sivilleri öldüren zihniyeti hem de onları oraya gönderen zihniyeti kınıyorum.
“One minute” bir kahramanlık mı yoksa basiretsizliğin ve zavallılığın bir göstergesi mi ? Davos’a niye gittin ? Masadan kalkmak için mi ? Eğer masada oturup gerekenleri söyleyebilmiş olsaydın şimdi canlar ölmemiş olabilirdi. Hükümet derhal istifa etmelidir.
Su akar..
Sahte Gözyaşlarıyla ekranlara oynayarak değil, Maden İşçilerinin ölümüne kader diyen yaklaşımı değil;
Halka yakın, halkın çıkarına, TEPKİSİNİ sadece sözle değil, Gereklerini Yerine Getirerek gösteren bir Siyaset Anlayışı İstiyoruz.
İsraili ve tepkisini göstermeyerek olaya sessiz kalan tüm hükümetleri kınıyorum.
Sadece şehit olan askerlere üzülüyor ve ağlıyorum.
18 Nisan 1978 – Malatya Katliamı
24 ARALIK 1978 – Maraş Katliamı
29 MAYIS 1980 – Çorum Katliamı
2 Temmuz 1993 – Sivas Katliamı
12 Mart 1995 – Gazi Katliamı
Zamanında bu olayları da kınamalıydık….
Silah üreten tüm alanları ve silahlarını satmak için savaş vitrini oluşturanları lanetliyorum kınıyorum ve ebediyen kovuyorum. Umarım kendi silahları ile kendilerini yok ederler…
bu kadar ahmakça yola çıkanları mı yoksa herne olursa olsun (sivil yada değil farketmeksizin) bu kadar canice yapılan saldırıyı mı kınamam gerekiyor bılmezken..
~yavşak bi dünyaya hayır~
Çok yazık,gerçekten affedilmez bir cürüm,
Ölenlerin yakınlarına başsağlığı diliyorum ve yukarda yazan tüm arkadaşların tepki ve temennilerine canı gönülden katılıyorum…
Hareketler, huylar ve kelimeler nasıl ve hangi yöne doğru ise, ister istemez kişi de o yöne eğilimli demektir. Bu noktada kesin ve net bir bağlantı olmasa da, ciddi ve kuvvetli bir çekimin olduğu gözardı edilemez. Nasıl ve nerede olmak istiyorsan ona göre hareket edersin. Bu da böyle bir şey! Unutmamak gerekir, ne yazık ki bu bir savaş! Ve tıpkı diğerleri gibi, iki ülke arasına burnunu sokmamak yapılacak en doğru hareket olabilirdi.. Daha kendi paçasını köpeğin dişleri arasından kurtaramamışken, ne bu hiddet bu celal.. Boşuna dememişler ” Arayan mevlasını da bulur belasını da ” Her duruma hazırlıklı olmak gerekir.
kim istifa etçek, hangi yüzle?
Hatasının farkında olan onurlu insanlar gider istifa eder,
bunlar gitsinler bol bol uzun eşek oynasınlar…
onlara da bu yakışır…
nasolsa alkışlayan çok…
neye üzülüyorsunuz, anlamadım gitti?
Zamanında ülkemize Filistin kamplarından oluk oluk PKK’lı terörist gönderen insanlara, zihniyetlere mi üzülüyorsunuz?
Filistinliler zamanında ülkemize oluk oluk terörist gönderdiler, yardım değil?
Filistin sayesinde az anamız ağlamadı!
ve bu zihniyetlere yardım, mardım diyorsunuz?
NAsıl unuttursunuz?
Onlar ülkemize gönderdikleri DAĞ AYILARINA zamanında “özgürlük savaşçıları” diyorlardı, şimdi insan mı oldular da yardım, insanlık diyorsunuz…
Bi karga hikayesi vardır, bilir misiniz?
Besle kargayı oysun gözünü…
Ahh, o karga bile bir şeyleri anlamadan karşı çıkan insanlardan daha zekiymiş…!!
Yardım mış, beter olsunlar !!!
Gemidekilere…
bir de, Bonus toplama gemisinde yaklaşık 700 kişinin ne işi vardı, derseniz, o da ayrı bi mevzu…
700’ünüz bir karga etmez anlaşılan…
İskorpit’den geyikler dinlediniz, şimdi tekrar ağlayabilirsiniz…
Ben de bu yardım hareketini samimi bulmuyorum açıkçası. Yapmacık bir niyet, sağduyudan uzak, din propagandası kokan ciddiyetsizlik olduğunu düşünüyorum. Neyse bu saatte kurcalamak istemiyorum.
İki farklı din ve politik manevralar mı desek?
Kadı, müftü = fetva, dogma, istismar gemisi mi?
tosbağa toplama gemisi…
Bekaa Kamplarında farklı örgütlerin, hatta karşıt örgütlerin kadrolarının bulunduğu doğrudur. Benim de araştırdığım bir konudur. Hatta “Filistin yönetimi de kan ile beslenen bir hakim sınıf mıdır, yapılan danışıklı dövüş müdür, gerilla eğitimi ihraç eden bir ülke midir” diye “şeytanın avukatlığını yaparak” sorular sormuşumdur kendime… Sormaktayım da…
Ancak yapılan katliamları “beter olsunlar” şeklinde ifade etmek, “tosbağalar da olsalar” yardım götürenleri kınamak ne derece doğru olur?
Dilenciye para vermeyi sevmem, bu onun daha çok dilenmesine neden olur. Ancak çok, yaşlı düşkün, anlarsınız bazen, iki dünya yoldaşısınızdır o an, bölüşürsünüz neyiniz var neyiniz yoksa… Filistindeki çocuklar, gerçekten muhtaçlar… Asıl mücadele edilmesi gereken onlara bu koşulları sürekli kılan nedenlerdir. Ortadan kaldırılması gereken o nedenlerdir. Ancak vicdani hareketlere çok dikkatli bakmak gerek.
Herşey olabilir… Her şey mümkündür… Dün olayları izlerken bir taraftan da “acaba mecliste neler oluyor, hangi yasa tasarıları konuşuluyor, yada uluslarası planda saklanmak istenen bir şey mi var” diye kendime sormaktan da alamadım kendimi… Birisi meclise baksın lütfen!! link to sonsuz.us bu linkteki yazımda bu konuya değinmiştim…. Tabi böyleyse durum, İskorpit ozaman haklı olabilir. Ancak bunu kanıtlamadan yukardaki suçlamalarda bulunmak goygoyculuk olur…
PKK olayı bizim sorunumuzdur… Onları Filistinliler yollamadı oluk oluk… Onları biz doğurduk, başkaları kullandılar… Silah Kullanılır! Silaha sarılan da kullanılır! “Geniş zamanlı” bir tümcedir bu!…
Arada bir arkadaş “ben kınamıyorum” demiş askerlerimiz için… Ben kınıyorum… Askerlerimizi vuranları da kınıyorum…
Vicdanları köreltenleri, gözlerimizi kan ile boyayanları bir kez daha kınıyorum…
Elbette olayları geniş açılarla düşünmemiz gerekir. Fakat “masum ölüler” üzerinden siyaset yapılmasını da kınıyorum.
Ve bu konuda sayın aktaşın yorumuna katılıyorum.
xenix
Askerlerimiz şehit olmuş, Filistin’le uğraşıyoruz. Mehmetçik ölürken Filistin’den bize ne? Diyen zihniyeti kınıyorum.
İçimizdeki insanlık potansiyeli sınırlı mı?
Mehmetçik için de üzülüyoruz , Filistin için de…
Vicdanlardaki insanlık potansiyeli, ikisine de fazlasıyla yetmeli!!
Bizler unutacağız ama o insanların hayatları asla eskisi gibi olmayacak. Çok acı…
İsraili de efsunnun bahsettiği zihniyeti de kınıyorum.
Efsunn demiş;
“Vicdanlardaki insanlık potansiyeli, ikisine de fazlasıyla yetmeli!!”
ve ekliyorum; ikisine de değil, hepsine yetmeli. İngilizlerin kör ettiği osmanlı askerlerine de, dersimlilere de, hitlerin katlettiği yahudilere de, kızılderililere de, vb. emsallerine yetmeli. Yetmeyenleri de kınıyorum…
“İnsanlar “Aman tanrım, bu korkunç” diyecekler ve akşam yemeklerini yemeye devam edecekler, hepsi bu! ”
Bu söz Hotel Rwanda filminden ,hepimizi modern dünyanın gelinen noktada ruhunu anlatan bir replik, sadece bugünün yoğunluğunda anlam kazanabiliyor veya buna benzer insani dramlarda .
Yıllardır binlerce cinayeti, binlerce yıkımı, binlerce bombalamayı, felaketleri, işgalleri, acımasızlıkları, insanlık dışı herşeyi kınıyorum!
Korkunç bir dram…
İsrail iki haftadır uyarıyor, yola bile çıkmayın, vururuz diye…!
Buna istinaden AKP gemisi 700 kişiyle yola çıkıyor, yirmiye yakın kişi ölüyor.
Hem ayrıca, kızılhaç, kızılay, birleşmiş milletler gibi yardım örgütleri dururken, ne gemisi bu?
Bu akılsızlığın(kader yolculuğunun) faturasını kime gönderiyorsunuz?
Son gelişmeleri inceliyorumda, her durumda akbaba gibi üşüşen oy toplayıcılar siyasi çıkarları için konuyu ne hale getirdiler. Oysa namus adına öldürülenlerin hiç farkı yok, ama kimsenin onlara tepki verdiği de yok.
Yaşam ve ölüm gerçekliği dışındaki amaçlarla kınayanları da kınıyorum.
xenix
Nasıl bir vicdan anlayışıdır bu? Mehmetçiklere üzülelim ama Filistinlilerden bize ne, öyle mi? Şu kadar vicdanım var ve ben bunuda Mehmetçiklerimiz için kullanıyorum, öyle mi? Eğer vicdanınız bu kadarsa diyecek bir şey yok.Devlet politikaları sizinle vicdanınız arasına mı girdi? Pes vallahi!
Gelişmeler n’oldu: Filistin devlet bakanı ABBAS gitti şımarık çocuk Yunanista’a, kıbrıs politikası için bizi kınadı ve “rum tezlerini destekliyoruz” demesi Ankara’da soğuk duş etkisi yarattı..
Biz de bağırıyoruz filistin, filistin için…
ha ha ha ha…
Bunlar insanlıktan falan anlamıyorlar, zamanında Filistin, İngiliz Lawrance denen herifle bir olmuş, Osmanlı’yı arkadan vurmuşlardı…!
Daha sonradan Filistin Pkk kamları…
Neymiş, Pkk için, özgürlük savaşçılarıymış…
Ben de bu durum karşısında İsrail için “özgürlük savaşçıları” diyorum.
Dinsizin hakkından imansız gelir lafını boşuna dememişler…
boşverin, bunlara müstahak…
Filistin sanıyorum !! arap yarımadasında. Ve araplar vakti zamanında osmanlıyı arkadan hançerledi, Mısır filistine galiba sınır komşusu ve mağaralar vasıtasıyla yardım ve silah temin ediyor hamasa. ve geçmişte israille bir çok defa savaştı mısır. Ama şimdi ses yok danışıklı dövüş… Çıban başı ahmedijenad abd ye kafa tutuyor israile bir şey yok. Ordaki çıkar ilişkilerini ve hangi ülkeler birbirine gebe bilmeden bir şeyler yazılıyor yukardaki yorumlarda.
BOP büyük ortadoğu projesi amerika ve israilin yazdığı bir proje uzun vadede. Biz tüm dünyaya ajitasyon şeklinde bir kurgu olarak filistine yardım yapalım kaldıkı o da muamma biz neden yardım yapıyoruz zile bassalar kapıyı açacak komşuları varken biz kaç mil deniz ötesinden şov yaparak yardım edelim ama tutmadı nasrettin hocanın gölü mayalaması muhabbeti, bilenler bilir hizbullah ın kökeni filistine ve hamasa dayanır. Ve türkiyede fethullah gülen okullarında okuyan bir çok genç filistine gönüllü gitmek ve şehit olmak için dua eder gidenler de var. İsrail geçmişte çok savaşlar verdi orada. çok kan döktü ve dökecekte israil küçük ama büyük bir lobiye sahip dünya üzerinde. Banane filistinden satmasaydı topraklarını israile.. ( ordaki zülm quantanamo cezaevinden daha berbat yazık insanlar işkencelerde ölmekte ve sakat kalmakta organları satılmakta. Eminimki hiç bir savaş süreci filistinli halka uygulanan süreç gibi olmamıştır. insanım acıyorum )
Türkiye ekonomi yönünden de gebe israile, amerika ya yapılan ihracatlar israil üzerinde gitmek zorunda. Ve bilinen bir gerçek daha ortaya çıkıyor PARANIN EGEMENLİĞİ HÜKÜM SÜRMEKTE……
ve DENİZ ÜLKER benim vicdanım bu kadar. komşu ülkeler kıçlarına güvenip neden bitirmiyorlar israili. hiç düşündünüzmü…???
DÜNYANIN 3. DÜNYA SAVAŞINA İHTİYACI VAR ASLINDA KAYNAKLAR DA TÜKENİYOR.
ülkemden aklıma geldi yazayım
Eşref bitlis paşayı duydunuzmu helikopteri düştü ve öldü. Ölmeden önce savunduğu PKK ile silahla mücadele edilemeyceği masa başında yapılacak antlaşmalarla pkk sorununun çözüleceği yönündeydi. Harcadılar onu ve gel zaman git zaman AKP hükümeti bunu yapmaya çalışıyor çelişkiler yumağı yazık askerlere. vatan evlatlarına heder oluyorlar yazık….
iskorpit yazdi;
“..Ben de bu durum karşısında İsrail için “özgürlük savaşçıları” diyorum…..”
“..boşverin, bunlara müstahak…”
!?
Deniz Ülker yazdi;
“..Devlet politikaları sizinle vicdanınız arasına mı girdi?…..”
hayir
olsa olsa
– silindi – araya girmistir..
peki
forumdas ozı75 ne diyor ; “..benim vicdanım bu kadar..” halbuki
hepsine yetmeliydi.Yetmeyenleri de kınıyorum…”(Toruk Makto)
bu zihniyete göre de zaten
ülkemizde
insan haklari sorunu yok
alevi sorunu yok
kürt sorunu yok
dersim olayi yok
ötekilestirme diye bir uygulama hic olmadi (vs.) bilimsel,sanatsal,edebiyatsal takil yeter..
birde
” bizim kürt,alevi komsularimiz vardi ”
yada
” ermeni arkadaslarimiz oldu ”
fakat
” hic bir sorun da yoktu ”
geyik muhabbeti yapan rejim bekcisi forumdas-lar var ki evlere senlik..
tek sermeyeleri de
görme
duyma
sus..
-silindi-
elbette vicdanlari hepsine yetmez..
**
-“..benim gibi bir müslüman´in ya da PATA´nin siddetten uzak durma felsefesini benimsemesinde sasilacak bir sey yok.. bu yeni bir felsefe degil..
Hz. Muhammed (sav) bundan bin dört yüz yil önce mekke’de kaldigi dönemde
bu felsefeyi uygulamistir..”
(Badsah Han/Hudutların Gandhi’si olarak da anılmıştır. / Vikipedi)
(islam´in silahsiz askeri Badsah Han / sivil direnis / ) kitabindan..
VE
hatirlayin..
-henry david thoreau(yazar/ sair/düsünür) ve “sivil itaatsizlik”..
-mahatma gandhi (satyagraha /fgercege baglilik) ve “tuz yürüyüsü”..
-rosa parks ve montgomery otobüs boykotu ve apartheid isyani..
**
“..Gandhi, Britanya´yi Hindistan’ı terk etmeye zorlamak amacıyla
“İngilizlerle çalışmama”kampanyası başlattı.
amritsar´da düzenlenen bir toplanti sirasinda ingiliz polisi
silahsiz halkin üzerine ates acarak 400 kisiyi katletti ve yüzlercesini yaraladi..
ertesi yilki kampanya
ingiliz ürünlerinin boykot edilmesi
hükümet görevlerinde çalismama
mahkemelerin yetkisini reddetme
cocuklari okullara göndermeme seklinde oldu..
bozgunculukla suclanan Gandhi alti yil hapse mahkum edildi ancak halkin baskisiyla iki yil sonra serbest birakildi..(vikipedi)
**
simdi
silahsiz halkin
üzerine ates acarak 400 kisiyi katleden ve
yüzlercesini yaralayan,hapse atan,iskence eden ingiliz askerleri/polisleri iskorpit´in mantigina göre “özgürlük savaşçıları” ve
baskiya direnen halka da yazik olmus oluyor öylemi !?
kafaya bak kafaya..
cagdisi bu zihniyetin SIKI taraftari
o.öymenin dersim de katledilen alevi kürt vatandaslar ile ilgili sarf ettigi sözleri hatirladiginizda akla ziyan yorumlarin temeli 1930´lara uzandigini görürsünüz..
demek neymis ?
-silindi-
“Herkesin suskun olduğu bir Cumhuriyette özgürlüğün varlığı tartışılır.”
(Montésquieu)
“Kötülüğü
pasifçe kabullenen kişi,
onun kalıcılaşması için uğraşan kişi kadar gömülmüştür kötülüğün içine.
Kötülüğe karşı durmayı
denemeksizin onu kabullenen kişi gerçekte kötülükle işbirliği içindedir.”
(Martin Luther King)
slm.
ebubekir, hoşgeldin…
“”biliyormusun anne;siz babamla kavga ederken,birbirinize hakaretler edip tencereleri fırlatırken ben gizlice ağlıyordum,siz”ne ağlıyorsun ne var bunda”diyordunuz!””dedim anneme…şimdi annem ağlayarak bana”allahım ne günahım vardı?” diye gözyaşı akıtırken anneme bu hatırlatmayı yaptığımda verdiği cevap ne oldu bilin bakalım:):):):)sen hiç ağlamadın ki!
batsın bu dünya…temeli neyse topu da aynı bu dünyanın…olan arada kalan masum çocuklara oluyor…sıkıldım hakkaten ,batsın da yeni dünyalara yelken açalım…
dostum hosbulduk..
slm.
batsin bu dünya demekle keske batsaydi fakat gercekler,realite baska dil konusuyor..
“batsin bu dünya” serzenisleri cözüm olamaz problemin kaynagi insan ayni kaldikca..
nitekim insan elinin deyipte kirletmedigi ne kaldi..
evet birseyler yapmak lazim
kendimizden,gönül dünyamizdan baslayarak..
zihinsel bir devrim evrensel bir inkilap gerekli arinmis ve herkese yeten bir vicdan icin..
zalimlere karsi mazlumdan yana ama aralarinda ayrim yapmayan yeni bir ses ve ciglik olabilmek icin..
slm.
bir kere de yanılt beni de doğru anla bişeyi:):)…
ebubekir, yazdıkların anlaşılır gibi değil
seninmi kafan güzel, benim mi?
ne diyorsun ya hu?
bi ordan alıntı, bi burdan, senden iyi çorbacı olur, başka bir şey olmaz…!
düşündüklerini bile aktaramayan bir insandan kültür sorunlarını dinlediniz…!
esenlikler dilerim.
hoşça kal, gud bay…
oikos anladi elcevap dedi
sonsuz (yada etik kurul) anladi isine gelmeyeni sildi
sen anlamadiysan o da senin sorunun..
insanlik vicdani´nin kabul edemiyecegi su tespitlerde sana ait
“..Ben de bu durum karşısında İsrail için “özgürlük savaşçıları” diyorum…..”
“..boşverin, bunlara müstahak…”
E
anlasaydin sasardim..
slm.
zamanında Filistin Pkk işbirliği sayesinde az anamız ağlamadı, bunu adın gibi biliyorsun…!
senin de anan ağlayabilirdi…
Bay ajitasyon…
Ha Filistin’e yardım, ha Pkk’ya…
Senin gibi düz mantık “durmak yok, yola devam” diyen kereste tüccarları bunu anlayamaz ebuş efendi…
Kaynaklarınıza iyi bakın..Hangi ağızla kimlerin ağzıyla konuştuğunuz pek aşikar.
yazdıklarımın yalnış olduğunu söylüyorsanız Deniz Ülker öncelikle aksini ispatlayın.
Öyle üstünkörü “kaynaklarınıza iyi bakın” diyip geçmeler ve ardından “kimlerin ağzından konuşuyorsun” demelerle bir şey anlatmış olmuyorsunuz.
Asıl siz bakın.
para karşılığı eşkiyalık yapıp analar aglattı cok mu hoşunuza gitti ? ki
diğer anaların aglaması için seferber olmuş kan tüccarlarının ZORBA diliyle kusup duruyorsunuz ?
pes yani..
efendim canııım…
Bir dönem İsrail’e karşı Filistin Devrimci Hareketi ile birlikte savaşan Türkiye sosyalist hareketinin yaşayan üyeleri İsrail ile son yaşanan sürece ilişkin bir bildiri yayınladılar.
İşte o bildiri ve ilk imzacıları:
‘“Dilsiz kalabalıklarda büyür yalnızlığımız/ Postal sesleri boğar türkülerimizi/
Bir gecede büyüyen Filistinli çocuklar / İntifada biçer mayın tarlalarında/
Kutsal topraklar utanır/ Biz utanırız çaresizliğimizden/
Sınırları zorlarız/ Taş doldurup ceplerimize…” Adil Okay
Biz, İsrail’e karşı savaş sürecinde, Lübnan’da Filistin kamplarında kalan 68’li ve 78’li devrimciler, son olaylar hakkında ortak bir bildirge yayınlamayı uygun gördük. Zira İsrail’in, İHH’nin insani yardım taşıyan gemi konvoyuna düzenlediği saldırıda dokuz insanın ölmesi üzerine başlayan tartışmada “at izi ile it izi” birbirine karıştı ve 1970’ten itibaren Filistin kamplarında, İsrail’e karşı savaşta hayatını kaybeden yoldaşlarımızın kemikleri sızlamaya başladı. Öncelikle altını çizelim ki, İsrail’in yardım gemisine saldırması bir haydut politikasıdır. Bu politika da yeni değildir. Bir dönem Filistin kamplarında sayısı bini geçen biz, bunu yıllar önce etimiz ve kemiğimizle yaşamıştık.
Gazze katliamından sonra başbakan Erdoğan’ın ‘one minute’ çıkışı Arap aleminde sempatiyle karşılanmıştı. Ancak bu çıkıştan hemen sonra AKP hükümeti, İsrail’den Heron uçakları satın almış, askeri tatbikatlara, pilot eğitimine ve tankların modernizasyonuna devam etmiş, samimiyetsiz olduğunu göstermişti. Dokuz yardım görevlisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının İsrail tarafından alçakça katledilmesinden sonra İsrail’e karşı laf var ama ciddi bir yaptırım yok. AKP yaklaşan seçimlerde halkın dini duygularını istismar edip oy toplamaya çalışıyor. Bu gün bir kez daha kapitalist kampın ‘demokrasi ve insan hakları’ savunusunun göreceli ve ikiyüzlü olduğunu görmekteyiz. Bu ikiyüzlülüğe Türkiye de uzun yıllar ortak olmuştur. Paranın hükümranlığının yaşandığı kapitalist dünyada, ticari ilişkiler ön plandadır. Bu güne kadar İsrail tercihinin bir nedeni de budur. İsrail 1948, 1967, 1982 ve en son Gazze işgalinde de benzer katliamlar gerçekleştirmiş, işgali BM kararlarına rağmen sürdürmüştür. Bu insanlık dramına ve İsrail’in işlediği insanlık suçlarına rağmen, Türkiye, İsrail’le ilişkilerinde ABD’nin dümen suyundan gitmiş, ‘din kardeşlerinin’ trajedisini görmezden gelmişti. Şurası açıktır ki: AKP Hükümeti İnsan hakları konusunda ders veremeyecek kadar sabıkalıdır. Filistin halkına yönelik katliamlardan, İsrail kadar sorumlu tutulması gereken ABD, ‘Mavi Marmara katliamı’nı kı-namayarak, ‘siyonizm−emperyalizm işbirliğini kutsamıştır.
Mavi Marmara gemisine saldırıdan sonra yaralılara kelepçe takan İsrail’in bu insanlık dışı uygulaması yeni değildir. Bir zamanlar Filistin kamplarında İsrail’e karşı saf tutan dünya devrimcileri vardı. Solun parametrelerinden biri olan, ‘mazlum halkların yanında yer almak’ şiarını hayata geçiren sosyalistlerden birçoğu 1973’te ve 1982’de İsrail’in saldırıları sonucu katledilmiş, onlarcası da esir düşmüştü. Yaralı yakalanan arkadaşlarımız da sadece kelepçelenmemiş aynı zamanda işkence görmüşlerdi. Bu gün Türkiye’deki bazı grupların, İsrail karşıtı gösterileri Musevi karşıtlığına dönüşmeye başlamıştır. İşte aramızdaki fark budur. Bizim Musevilerle sorunumuz yoktur. Bizim Siyonist−işgalci İsrail devleti ile kavgamız vardır.
Buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki, biz aşağıda adları yazılı 68’li ve 78’li Türkiyeli devrimciler olarak, Filistin’in kurtuluşu için İsrail’e karşı mücadelede yer aldığımızdan dolayı onur duyuyoruz. Biz, Sadece Gazze’de, Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin değil, Lübnan, Suriye ve Ürdün mülteci kamplarında yaşayanlar dahil olmak üzere tüm Filistin halkının dostuyuz. Filistin sorunu sadece Gazze ablukası değildir. Sorunun çözümü için İsrail 1967’de işgal ettiği topraklardan çekilmeli ve bağımsız Filistin devleti kurulmalıdır. Bunun için AKP hükümetine sesleniyoruz: İsrail ile olan tüm ilişkiler kesilsin. ABD ve İsrail ile stratejik ortaklığa son verilsin.
İletişim: Hasan Mantıcı. Tel: 05334395114
[email protected]
İLK İMZACILAR: A. EYÜP YASİN, A. KESKİN, ABDULLAH DERELİ, ADİL OKAY, AHMET YOLAL, BEKİR REYHAN, BEREKET KAR, CELAL ÖZCAN, ERDOĞAN AHMET, ERGUN A-DAKLI, ENİS KALAYCI, FAİK BULUT, FATMA İRİER, GAZİ EKE, HASAN MANTICI, HÜ-SEYİN PİRRO, M. KELLECİ, MUSTAFA YALÇINER, ŞENTÜRK İNCİ, TEMEL DEMİRER, TESLİM TÖRE, YASİN DURSUN…
Yazmak ağlamak isyan etmek ….kaç gündür haber izleyemiyrm bakmak mı lazımdı yanlış mı yapıyorum?Oradaki yavruları düşünmektn kendmi anlamıyorum.Dua etmek içimi rahatlatmyr.Oruç bilmem kaç saat oradaki küçük midyeler bilmem kaç gündür aç.Uyku yok,ölüm var…
İlginç ama kendimi rahatlatmak da istemiyorm galiba…
islam dünyasinin “3 MAYMUN”lari icin yasasin cehennem..
slm.
Sn Ebubekir ;
Gerçekten Cehenneme ihtiyaç var ,
ama yine de ,
Rahmet , gazaptan üstün geldi….
sevgili maydanoz,
zulme “meyl” (egilen/gönül veren) edene ates/gazap (hud/113) zalime “rahmet” mi ?
“…zalimler icin yasasin cehennem…” (said nursi)
slm.
neyse ki ;
Tüm bu hilelerin tuzakların dünyasında , sayılı ömürde
kalbinde ” la ilahe illallah , muhammeden Resul Allah ” lafzının nurunu barındıran kişi için , “rahmet gazaptan üstün geldi ” demek istedim,
saniyen , şu anda aldığımız nefes, güneş sisteminin tıkır tıkır çalışması , eşyanın ve külli varlığın “O” nu “her an” zikr halinde olması ve buna fırsat/izin verilmiş olması , Her AN ,Rahmetin Gazaptan üstün geldiğinin ikinci bir göstergesidir.
Yoksa “O” yıkımı dilerse, buna kim mani olabilir ? Evrenlerin işleyişini durdurursa , kim karşı koyabilir ? “O” dilemezse, kim kimi yola getirebilir ?
“Sübhanallahu we bihamdihi ” zikriyle, “O”nun her türlü hayrın ve güzelliğin kaynağı olduğunu , kötülüğün ve zülmün biz insandan geldiğini gündüz ve gece tekrar ediyoruz.Hem de, Rahmetin sebebinin , yeryüzünü aydınlatan Allah dostlarının , evliyaullahların yüzü suyu hürmetine devam ettiğini de bihakkın idrak ederek….
insan nisyan dır , günahlarla doludur, “O”nun karşısında onun rahmetini dilemekten başka bir umudumuz yoktur…
Vesselam.
eyvallah dostum..
lakin “O”nun kelamin da tevhid´i “durus” pek degerli 1 simge iskalamaya gelmez..
nitekim..
dogru yolda ve güven icinde olanlar “imanlarini zulüm ile karistirmayan”lardir..(enam/82)
slm.
sürekli hareket, sürekli değişim sürekli dönüşümün her salise devrede olduğu bir imtihan arenasında, tabiri caiz ise SIRAT KÖPRÜSÜ’ndeyiz.
Her an ayağımız kayabilir, her an şaşırabiliriz.Herkes ve herşey, ayağımızı kaydırmak için tasarlanmış adeta.
sözkonusu
iman; eğer sıradan insanların imanı ise, sıradandır ve her an kaybolabilir, yerini zülme bırakabilir .bir sonraki an tekrar imana dönüşebilir.
amma ;
tasavvuf yoluyla , tefekkür yoluyla 5 letaifin ( kalp-ruh-sır-hafi ve ahfa ) sırrına vakıf olunduktan sonra, Esma ve sıfatların ZILLINA ulaşılıp , bu menzillerde seyri sülük edildikten sonra ,
esma ve sıfatların ASLINA varılıp RIZA makamının merkezine yerleşen bir zattaki
iman hakkıyla “O” nu bilip idrak edilerek kazanılmış bir iman olur ,ve sonsuza dek değişmez…Böyle bir imandır istenen iman. Böyle bir iman olmadan Cennet ve cennetlerin ötesi elde edilemez.
Böyle bir iman elde edildikten sonra, o kalbe ölüm girse de zulüm giremez.
Zulümün girdiği kalpler, “Hakk eL Yakiyn ” mertebesinden bihaber kalplerdir , derinlik bilmeyen kısa ömürlü okyanus yüzeyi köpüklere benzerler. hatta daha da değersiz…
“O”na giden bir yol buldum ,
Ne başı var ne sonu ;
70 bin perde gördüm ,
Arala da bul “O”nu…………..
vesselam.
sevgili maydanoz,
siradan insanlarda olan “iman”a kurban olsun “bagzi”lari..
mesela,
“kalbin zümrüt tepelerinde” adli eser sahibi ve sakirtlerin “durus”u malum mertebe bayag dibe vurdu..
icraat ortada..
söz degil “durus” belirliyor neticeyi..
slm.