Kıssadan hisse

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler.

Berber, iş adamının kulağına fısıldar; ‘Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi…’
Berber çocuğa seslenir: ‘Ali, buraya gel!’
Bunun üzerine çocuk sakince dükkâna girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, ‘bak şimdi’ diye fısıldar ve bir elinde 5 liralık, diğer elinde 50 liralık bir banknot olduğu halde çocuğa sorar:

‘Hangisini istiyorsan alabilirsin? ‘

Çocuk dalgın dalgın bir 5 liraya bir de 50 liraya bakar ve sonunda 5 liralık banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.

Berber işadamına döner ve gülerek:
‘Gördün mü? Sana söylemiştim.’ der.
Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali’yi görür.

Yanına giderek, neden 50 liralık değil de, 5 liralık banknotu aldığını sorar.

Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:
‘ Eğer 50 liralığı alırsam oyun biter!’

Dale Carnegie diyor ki,
“Tanrı’nın bile insanlar hakkındaki hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra verdiğine inanırken… Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek, iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle yargılama hakkına sahip olabiliyoruz! “

43 yorum “Kıssadan hisse”

  1. Güzel hisseymiş. 🙂 Yargılama hakkını kimsenin elinden alamayız ama kendimiz yargılamamayı seçebiliriz. Zaten oyunun devam etmesini sağlayan da insanların yargıları. Yargılama olmasa Ali 5likleri kapamayacaktı. Hiç yargılanmamak da pek avantajlı bir durum değil. Yargıları kabul etmeden, sessizce durumu bir fırsata dönüştürmek de kıssanın başka bir hissesi olabilir…

  2. Bu yazı sonucunda berberi yargılayan yoktur aramızda değil mi?

    )kapa parantez

  3. ben yargıladım.
    salaklıktan müebbet yedi.

  4. Belki de berber çok iyi bir insandı. Çocuğun farkındalığını keşfetti ve gelişimine katkı sağlamak adına 5’likleri feda ederek bu tavrı geliştirdi.

    Çok iyimser bir varsayım değil mi? 🙂

  5. Bence çocuk, yarın bu oyunun tekrar oynancağını varsayıyor. Oysa yarının olmadığını bilseydi 50 liği alırdı. Belki berber bu oyunu toplam 8 kere oynayacak ve oyun sonunda çocuk 40 lira kazanmış olacak. Veya berber ölecek, kim bilir? Ya da çocuğun konuştuğu adam berbere gidip, sen aptal sanıyosun çocuğu ama böyle böyle dedi bana deyip oyunun bitmesine sebep olacak. Çocuk sırlarını herkese vermekle aslında güvenebileceğini sanmış olabilir.

    Dale Carnegie e katılmıyorum. Tanrı insanlar hakkında ki hükmünü yaratırken vermiştir. Verememişse, bu onun eksik bir tanrı olduğunu gösterir.

    xenix

  6. Çocuk ölümüne danışmış olsa 50’liği alırdı. Sırları paylaşmama konusunda da haklısın.

    Bu ölümüne danışma meselesi yüzünden çok tez canlı ve daha aceleci olduğum anlar yaşadım. Olgu olarak doğru ama çocuk olsaydım; yarın hala yaşıyor ve 20. kez berberden 5’liği alabilecek zaman sonunda da hala yaşıyor olduğumu görünce ölümüme danışmadan ölümsüz olduğumu düşünerek yaşamış olduğum için iyi bir karar almış olduğumu düşünecektim. Tabi ki yarının garantisi olmadığından 50liği kapmak mantıklı. Böyle düşünecek olduğumuzda asla yatırım yapamazdık herhalde. Diyelim elimde 100 000 TL. var ve ben bunu geri dönüşümünün 12 ay süreceği varsayılmış bir fizibiliteye güvenerek bir işe yatırmak istiyorum. 12 ay yaşayacağımı varsaymadığım için o 100 000 TL. ile tatile çıkmak daha akıllıca gelecektir. Tabi ki tatil dönüşü hala yaşıyor olursam; suyunu çekmiş paraların özlemini hissetmem de olası. 🙂

    Başka bir örnek;
    Bu aynen ürkek bir kedinin size güveninin oluşmasını bekleyene dek hamleleri onun yapmasını beklemeye benziyor. Yarın yaşamayacağımı varsayıp kediye elimi hemen uzatarak onu okşamaya kalktığımda; kedinin kaçmış olduğunu göreceğim. Bu durumda ölümüme danışmış olsam ve yarın gerçekten yaşayamayacak olsam bile kediyle bir yakınlaşmam olmadan ölmüş olacağım. Bu durumda yarın yaşayacağımı varsayarak kediyle aramdaki dialog adına iyi bir şey yapmış oluyorum.

    Konuyu ekseninden kaydırmak adına değinmedim. Tek Kaş, çok yönlü bir kıssa paylaşmış. Bakalım daha hangi yönleri ortaya çıkacak…

  7. Yazılanlara, yorumlara bakınca, sizlerin birer şaka olduğu hükmüne vardım:D Allah’ın varlığını inkar ediyorsunuz, eee kendi kendinize var oldunuzsa herbiriniz birer artist kadar güzel olmalısınız:D Şahsen ben kendimi yaratsam öyle olurdum.Ne okudunuz bilmem ama boşuna okumuşsunuz:D

  8. Günaydın misafir, uyan da balığa gidelim… Sen de şakasın herkes gibi ama sen kendi esprini anlayamamışın. Bu da güzel, kendi esprisinden habersiz bir şaka… Sen kendi derdine yan, bu kadar sene artist gibi olacağına, kimbilir hangi tiple gezdin. Yazık olmuş…

  9. Ben o aptal çocuğum….. Ve hiç bir şey okumadım.. Kendimi okudum. Seni de okurum istersen. Burdaki herkesin inanç olayı kendilerini bağlıyor. Yani güzel misafirim bizde adettir gelen misafir baş köşede oturtulur. Kırılmaz ve küstürülmez.
    Bu arada gerçekten burdaki herkes Çok yakışıklı ve çok güzeldir. Seni temin ederim.

  10. Özellikle ben, kağıt üzerinde çok seksiyimdir.

  11. Motor kayışımın koptuğu günden bu yana çok içlendim oto pazarlarında dolandım ticarete atıldım motor kayışı aradım ararken günlerden bir gün bir tv ekibi geldi ve beni buldu. İşte ben …… Artiz ne arar lan sonsuz us da sevgili misafir.. Al bu da sana kapak oliversin be ya….

  12. Oooo maşallah herkes celallenmiş:D Ne olduuuu zorunuza mı gitti? Hele de tek kaş mı tek taş mı lan lı manlı konuşmak sana çok yakışmış.Aynen devam ve tbr

  13. Sen gelip gidersın bu handan. Bak buranın ağır ev sahipleri vardır. Onlar sarmadı sana ben sevgili masalın tanımlamasıyla boş lakırdıyım. lakırdı yaptım. TEK TAŞ değil Tek kaş daha öncede tek kaşı ın önemini vurguladım yeniden vurgulamak istemiyorum çünkü sana değmez ayrıca la yazacaktım o benimde hoşuma gitmeyen kelime olmuş o yüzden sen den özürdilerim ama yine de sana tepkim ve daha önceden yazdıklarımın arkasındayım. Ben ve burdaki herkez ARTİST bunuda unutma.

  14. valla tek kaş doğru söylüyor misafir;
    her birimiz ayrı film,
    her birimiz başrol….
    bizden güzeli yok :)))

  15. “Ben kimim ki bana kim olduğumu söylüyorsunuz”

  16. ben şuyum demekle şu olunmuyor

  17. Ne olduğumdan çok ne olacağımla ilgileniyorum ben. Malum insanın bir anı diğerine uymuyor, devamlı bir devinim içinde. Bu devinim içinde mümkün mü sabit kalabilmek???

  18. Ben bir elimi yüzümü yıkamaya gidiyorum kendime geleyim ondan sonra belki bir şeyler yazarım…

  19. Elimi yüzümü yıkadım deniz havası aldım hava biraz çiseliyor lakin ben kendime gelemedim. o yüzden ben size cevap yazmama hakkımı kullansan ve aramızdaki diyalog bozulmasa ne dersin..:)))

  20. Burada kime cevap yazılacak kime saygı duyulacak kiminle aranı iyi yapacan kime hürmet edicen kimi alaşağı ve kiminle dalga geçileceğini düşe kalka öğreniyor insan sonsuz us imparatorluğunda ve daha neler öğrenicez ve daha ne kadar yanılacağız kimbilir….

    NE OLDUM DEMEMELİ NE OLACAĞIM DİYE DÜŞÜNMELİ.
    ::))

  21. Çocuğun sıradışı bir çocuk olduğunu düşünüyorum. Bence fıkra içinde en zeki karakter Ali 😉

  22. kesinlikle benim de favorim Ali :))

  23. “Bu filmde yönetmen de yapımcı da başrol oyuncusu da sizsiniz. Diğer herkes yardımcı oyuncudur. Bu sizin filminiz. “

  24. Günaydın artizler:D Bakıyorum iyiden iyiye artiz moduna girmişiniz..Sizi gidi siziiiii:D

  25. Ben küçükken bizim mahallede bi artiz memet vardı.Aynı sizin gibi kimsenin anlayamayacağı ve belki de kendinin bile anlayamayacağı (ne didim uleyn şimdi ben) sözler edip dururdu.Sonra bigün kim vurduya gitti, gidiş o gidiş:(

  26. Yaşam Filminde Hepimiz birer Artiz değilmiyiz.?

  27. Bence çocuk, yarın bu oyunun tekrar oynancağını varsayıyor. Oysa yarının olmadığını bilseydi 50 liği alırdı. diye yazmışsın

    sen bana 4 hafta önce sardın bak kaç yarın olmuş o zamanda bu yana 30 yarın yani yanılıyorsun yarın olmayacakmış

    tabi yarın…:)

  28. Misafir2, bence sen anlayamadığın için herkesin anlayamadığını varsayıyorsun. Merak etme anlayanların hepsi kim vurduya gitmiyor. O nedenle anlamaya çalışmaktan korkma…

  29. senın kucukken kafana saksı dustumu?

  30. “sen bana 4 hafta önce sardın bak kaç yarın olmuş o zamanda bu yana 30 yarın yani yanılıyorsun yarın olmayacakmış

    tabi yarın…:)”

    Ben bir başlıkta sararım, başka başlıklarda kişisel olarak devam ettirmem. Belki başka bir başlıkta yazdığınız fikre tekrar sararım. Düşüncelere ve fikirlere sataşırım, kişilere değil. Bu yüzden başka bir başlıkta sataşmayacağımı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, elbette dişe dokunur bir şey yazdığınızda…

    xenix

  31. “elbette dişe dokunur bir şey yazdığınızda…”

    o zaman çok bekleyeceksin……!!!

  32. istemeden de olsa çıktığı zaman görüşürüz o zaman.:))
    şimdilik sağlıkla ve saygıyla kal.
    Arada yaz da senin tarafından da okunduğumuzu bilelim.
    Özletme kendini

  33. Bu kadar çok içlenmeniz, daha fazla saçmalamanıza sebep olmuş:) pazarları dolanmak da bi işe yaramamış.

  34. Gelişin aynen şöyle,
    Eski tofaş arabaları vardı doğan ya da şahin ona pıoneer müzik sistemi takarlardı ve 2 mahalle önceden gelenin pıoneer cemal olduğu bilinirdi sende öyle
    vınn vınn masal. gel beraber dolaşalım belki senden bir şeyler kaparım.

  35. Apaçi demiyelim halk dilinde kıro deniyor yada modernize edilmişi görgüsüz.

  36. bence,
    berber de, Ali’de, işadamıda salak. Hele işadamı hepsinden daha salak. Neden mi?
    Onu da artizler bulsun.

  37. Kaktüs, sen bulamadıysan biz artiz aklımızla nasıl bulalım?

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.