Kısa kısa şeyler ve Zeytin

Büyük iskenderin iltifatına karşılık; “Sizden istediğim tek şey kenara çekilmenizdir. Bunu yaparsanız güneşime mani olmazsınız ve bana vermeniz mümkün olmayanı benden almazsınız.” demiş Diyojen
Platon’a “Diyojen nasıl biri?” diye sorulduğunda “Aklını kaçırmış bir Sokrat düşünün,” demiş.
Bunu düşünmeye çalışıyorum ama sadece kahkaha atabiliyorum.
Diyojen, Atina’da çok sayıda erdem sahibi kişi olmadığını göstermek için gündüz vakti elinde lamba ile dolaşan adam!
Hey gidi Atina,… zeus aşkına be yaw!
Dünyanın ilk demokrasisinin uygulandığı yerde bile muhalif olacaktır çünkü demokrasinin özünde var; Bir gün Diyojen, bir heykelden sadaka isterken görülmüş. “Neden heykelden dileniyorsun,” diye sormuşlar. “Reddedilme antrenmanı yapıyorum,” demiş.
*
Yunan mitolojisine göre, Zeus kendisine en değerli hediyeyi verene kentin koruyuculuğunu verecektir ve bunun için bir yarışma açar. Denizlerin tanrısı Poseidon, Zeus’a uzak diyarlara dahi uçarak gidebilen ve savaşta yenilmeyecek bir at armağan eder. Athena ise zeytin ağacını. Yarışma çetindir çünkü ikisi de Zeus’a dünyanın en güzel hediyesini vermek isterler. Kuşkusuz dünyanın en uzak diyarlarına gidebilecek ve yenilmez savaşçı bir at mükemmel bir hediyedir ancak zeytin ağacı daha mükemmeldir. Zeytin ağacının muazzamlığı karşısında başta Zeus olmak üzere tüm Tanrılar, Tanrıçalar büyülenmiş ve ağacın kustallığı karşısında donakalmışlardır. Tüm hırsına ve kazanma isteğine rağmen Poseidon bile zeytin ağacından o kadar etkilenmiştir ki, aralarındaki çekişmeye rağmen zeytin ağacının üstünlüğünü kabul eder. Bunun üzerine, Athena zeytin ağacından bir dal kırıp Poseidon’a verir ve öylece aralarındaki düşmanlık zeytin ağacının rakipsiz güzelliği karşısında yok olur. O günden sonra Athena’nın ismi Atina kentine verilir. “Düşmana zeytin dalı uzatmak” deyimi de neredeyse tüm dillere tam da bu mitten gelmiştir. Çünkü zeytin ağacı, düşmanınızın dahi kıyamayacağı güzellikte ve kutsallıktadır.
Benim evde duvarlar dahil her şeyi yıkıp değiştirmiştim de mutfak bordürüne kıyamamıştım. İlginçtir buna düşünceyle karar vermedim hatta zeytin dalı olduğunun bile bilincinde değildim sanırım fakat ağaç sevgim ya da genetik bir güdüyle onları evde muhafaza etmişim ☺️
Bu arada yukarıda alıntıladığım mitolojik hikayenin ufak farklı versiyonları da var ama ana fikri değiştirmiyor. Bazı versiyonlarda (yunanlı rehberin anlattığında da) Poseidon onlara göl armağan etmiş, o zamanlar kadınlar da oy veriyormuş ve oylama yapılmış tüm kadınlar zeytini istemiş ve böylece Athena şehrin koruyucusu seçilmiş. Fakat sonrasında erkekler bundan rahatsız olup kadınların oy hakkını ellerinden almış!
Bu arada benim Facebook’daki profil resmi de tamamen tesadüf! Ben onu yunanistan hatırası olsun gibisine eklerken birden face bana kenarlık önerdi ve ben de zeytin dalı sunan güvercini seçtim. Zeytin ağaçlarıyla ilgili bir konu gündemde değildi ya da ben haberli değildim.
*
Her bireyin birleşim noktası/algı noktasının şüpheye yer bırakmaksızın yeni bir noktaya sabitlenmesi gerekiyor, hayat bunu sağlamak için bir senaryo yazıyor ve rolleri dağıtıyor, sen ve ben zeytin ağaçları kesilmesin rolünü seçiyoruz, başka birileri de farklı rolleri seçiyor ve sonra sahneye çıkıp oyunumuzu oynuyoruz, sonuç ne olursa olsun gereken şifa ortaya çıkar. bazen ağrın bi dokunuşla, bazen minik bi ilaç kapsülüyle bazen de 15 saatlik bir operasyonla giderilir! Bazen de milyonlarca rol ölür!

Devamını oku “Kısa kısa şeyler ve Zeytin” →

Sapiens ve Bir Kadını Öldürmek

“Hayali düzen dışında bir yol mümkün değil. Etrafımızdaki hapishane duvarlarını yıkıp özgürlüğe koştuğumuzda aslında daha büyük bir hapishanenin geniş bahçesine doğru koşuyoruz.” diyor sapiens yazarı yuval Harari, bunları 2012 yılında yazmış.
Bunu daha detaylı biçimde OYUN (onun hayali düzen dediği) mekanizmasını 2004 yılında Bir Kadını Öldürmek kitabında anlatmıştım. İşte aşağıda sadece ufak bir alıntı:

Her şeyi birbirine bağlayan ağın her bir ince lifi bir insanın ilgisidir. İnsan ilgi duyduğu şeye anında bağlanır. Bunu internet bağlantısına benzetebiliriz belki. İlgi duyduğu nesne ile kendi arasında karşılıklı bir akış başlar. Fakat bu öylesine ilginç bir bağlanış ki, ilgilendiğiniz objenin ilgilendiklerine de bilmeden bağlanmış olursunuz. Bilmediğiniz bir alanda bir çok şeyle farkında olmaksızın BİRlikte olursunuz.
İlgi bağı, olumlu ya da olumsuz alanda kurulabilir. Yani negatif ya da pozitif bağlanmanın işlev konusunda hiç farkı yok.
İlginin yöneldiği nesnelerin de birbirinden pek farkı yok. Bir kitap, bir fikir, rüzgar, bir kız, ya da pembe bir ev aniden kişinin ilgisini çeker.
İnsan ilgisinin bulunduğu yerde oturur. Aynı dönemler içinde birden çok şey aynı insanın ilgi sahasına girebilir; ancak eğer “an” hesabı yapacak olursak; herhangi bir anda insan (yani onun algısı ya da duygu sinyalizasyonu) yalnızca tek nesne üzerindedir.
Ve bu durumda biz basitçe o insan, o anda, o nesnedir diyebiliriz.
İçinde bulunduğumuz hava bize dokunmak için kıvranan sayısız olta ile dolu, bilmem bunun farkında mısınız?
Size bilinmeyenlerden değil yalnızca bilinenlerden bile bahsetsem bunun korkutucu düzeyini anlayacaksınız.
Şu anda neredesiniz? Kapalı bir mekanda ya da bahçede, bu önemli değil. O küçük odada; Dünyada şu anda yayın yapan tüm
Televizyon yayınları
Radyo yayınları
Telsiz yayınları
Ve
Milyarlarca cep telefonu arama ve mesaj yayınları
Mevcutlar. Siz alıcısını açmadığınızda onların var olmadığını sanmamalısınız. Hepsi alıcı cihazınızı açmanızı bekleyerek trilyonlarca iştahlı dil gibi başınızın çevresinde dolanıyorlar.

Bütün bu tespitler yalnızca dünya seviyesi oyun için geçerlidir. Diğer oyun evrenlerinin sistematiği üzerine pek fikrimiz yok. Pek tabii bazı varsayımlarda bulunabiliriz. Ve bu tür öngörülerimiz, düşüncelerimiz olarak geleceğe gidip fikri bildiğimiz manada inşa etmeye başlar.
Birbirini kapsayan birçok oyun evreni vardır.
Hepsinin kuralları farklıdır.
Bütün oyunlar aynı yerde, aynı zamanda birbirlerini her an güncelleyerek sonsuzca sürüp giderler. Bu bildiğimiz evrim tanımlamasının daha gelişmişidir. Çünkü evrilen eskiyi geride bırakamaz, bir halden diğerine geçilirek ilerlemek söz konusu değil. Diğerini içeren haller halinde ilerlenir/gerilenir. Yön önemsizdir. Zaman yoktur.
Berbat ve mükemmel; dahiyane!
-Bir Kadını Öldürmek

Mitoloji Derlemeleri

Daha önceden de elimde mitoloji ile kaynak ve arşiv vardı. Hem onları bir araya getirip derlemek hem de yeni bir proje olsun diye Dünya Mitolojisi sitesine başlamış bulunuyorum. Biraz internetten biraz kitaplardan güzel bir derleme ve bilgi sitesi olacağını düşünüyorum. Bu konuda bana yardım etmek isteyenlerin iletişim sayfasından bilgilendirmesi yeterli olacaktır. Mitler ve mitoloji bizlere kültürleri tanımamızda ve insanlığın tarihinde hem önemi hem de o kültürün özelliklerini yansıttığı için her zaman ilgimi çekmişti. Elbette çoğu insan gibi amatörce ilgileniyorum ben de. Bu ilgi alanımı bir yerde toplamaya karar verdim diyebiliriz kısacası. Reklamsız, temiz bir site olmasına önem göstereceğim. Her zamanki gibi görsel yönü zayıf ama bilgi ve kod kısmı oldukça güçlü bir site olacaktır orası da.

[wp_rss_retriever url=”https://www.mitolojisi.com/feed” items=”10″ excerpt=”50″ read_more=”false” credits=”false” new_window=”true” source=”false” date=”false” thumbnail=”true” dofollow=”true” cache=”3600″]

Veri madenciliği

Basit bir tanım yapmak gerekir ise veri madenciliği, büyük ölçekli veriler arasından bilgiye ulaşma, bilgiyi madenleme işidir. Ya da bir anlamda büyük veri yığınları içerisinden gelecek ile ilgili tahminde bulunabilmemizi sağlayabilecek bağıntıların bilgisayar programı kullanarak aranmasıdır. Veri madenciliği deyimi yanlış kullanılan bir deyim olabileceğinden buna eş değer başka kullanımlar da literatüre geçmiştir. Veritabanlarında bilgi madenciliği (knowledge mining from databases), Bilgi çıkarımı(knowledge extraction), data/pattern anaysis (veri ve örüntü analizi), veri arkeolojisi gibi.

Bunların arasındaki en popüler kullanım Veritabanlarında Bilgi Keşfi (VBK – Knowledge Discovery From Databases – KDD) ‘dir. Alternatif olarak veri madenciliği aslında bilgi keşfi sürecinin bir parçası şeklinde kabul görmektedir. Bu adımlar:

1- Veri Temizleme (gürültülü ve tutarsız verileri çıkarmak)
2- Veri Bütünleştirme (birçok veri kaynağını birleştirebilmek)
3- Veri Seçme (Yapılacak olan analiz ile ilgili olan verileri belirlemek )
4- Veri Dönüşümü (Verinin veri madenciliği tekniğinden kullanılabilecek hale dönüşümünü gerçekleştirmek)
5- Veri Madenciliği (Veri örüntülerini yakalayabilmek için akıllı metotları uygulamak)
6- Örüntü Değerlendirme (Bazı ölçümlere göre elde edilmiş bilgiyi temsil eden ilginç örüntüleri tanımlamak)
7- Bilgi Sunumu (Madenciliği yapılmış olan elde edilmiş bilginin kullanıcıya sunumunu gerçekleştirmek),

Veri madenciliği adımı, kullanıcı ve bilgi tabanı ile etkileşim halindedir. İlginç örüntüler kullanıcıya gösterilir, ve bunun ötesinde istenir ise bilgi tabnına da kaydedilebilir. Buna göre, veri madenciliği işlemi, gizli kalmış örüntüler bulunana kadar devam eder.

Bir veri madenciliği sistemi, aşağıdaki temel bileşenlere sahiptir: ·Veritabanı, veri ambarı ve diğer depolama teknikleri ·Veritabanı ya da veri ambarı Sunucusu ·Bilgi Tabanı ·Veri Madenciliği Motoru ·Örüntü Değerlendirme ·Kullanıcı Arayüzü

Veri madenciliği, eldeki verilerden üstü kapalı, çok net olmayan, önceden bilinmeyen ancak potansiyel olarak kullanışlı bilginin çıkarılmasıdır. Bu da; kümeleme, veri özetleme, değişikliklerin analizi, sapmaların tespiti gibi belirli sayıda teknik yaklaşımları içerir.

Başka bir deyişle, veri madenciliği, verilerin içerisindeki desenlerin, ilişkilerin, değişimlerin, düzensizliklerin, kuralların ve istatistiksel olarak önemli olan yapıların yarı otomatik olarak keşfedilmesidir.

Temel olarak veri madenciliği, veri setleri arasındaki desenlerin ya da düzenin, verinin analizi ve yazılım tekniklerinin kullanılması ile ilgilidir. Veriler arasındaki ilişkiyi, kuralları ve özellikleri belirlemekten bilgisayar sorumludur. Amaç, daha önceden fark edilmemiş veri desenlerini tespit edebilmektir.

Veri madenciliğini istatistiksel bir yöntemler serisi olarak görmek mümkün olabilir. Ancak veri madenciliği, geleneksel istatistikten birkaç yönde farklılık gösterir. Veri madenciliğinde amaç, kolaylıkla mantıksal kurallara ya da görsel sunumlara çevrilebilecek nitel modellerin çıkarılmasıdır. Bu bağlamda, veri madenciliği insan merkezlidir ve bazen insan – bilgisayar arayüzü birleştirilir.

Veri madenciliği sahası, istatistik, makine bilgisi, veritabanları ve yüksek performanslı işlem gibi temelleri de içerir.

Veri madenciliği konusunda bahsi geçen geniş verideki geniş kelimesi, tek bir iş istasyonunun belleğine sığamayacak kadar büyük veri kümelerini ifade etmektedir. Yüksek hacimli veri ise, tek bir iş istasyonundaki ya da bir grup iş istasyonundaki disklere sığamayacak kadar fazla veri anlamındadır. Dağıtık veri ise, farklı coğrafi konumlarda bulunan verileri anlatır.
Devamını oku “Veri madenciliği” →

Çocuklarımız Geleceğimizdir -4

Önceki 3.bölüm için tıklayınız

Ölüm, bilinenden bilinmeyene AYRI olma algısından BİRLİK olasılığına geçiş yaptıgımız bir başlangıç inisiyasyonudur. Tüm ölümler, hayatın bize getirdiği armaganlardan vazgeçmemizi gerekturir.
Parçalanma, şamanların inisiyasyon niteligindeki klasik deneyimidir. Anadolu mistizminde ÖLMEDEN ÖLMEK, Toltek bilgeliğinde geçmisın silinmesiyle bilinen dunyanin çökmesi, insan kalıbını yitirmek olarak ifade edilmiştir.

Türk şamanlığındaki parçalanma ve şamanın yanlızlaşması konusu için tıklayınız

Hawaili Kahuna Hale Makua’nın gözlemlerine göre; savaşçılığın pozitif kutupluluğu ikna, nagatif kutupluluğu ise zor kullanmaktır. Nagatif, kötü anlamında değildir, o da hayat derslerini öğrenmemizi sağlar fakat sıklıkla ZOR yolundan gidenlerin zarafet ve güzelliği kaybettikleri görülmektedir. Urban shaman konseptinde güzelce açıklanmıştır bu konu, tıklayınız

Bizler çocuklarımızın hayata karşı tutku duymalarını istiyoruz. Onlara maddesel dünyada satın alabileceklerini aşan içsel zenginliği nasıl bulacaklarını öğretmek istiyoruz.
Çocuklarımıza DOĞAnın güzelliğini ve bize hayat veren toprağı,havayı,suyu,güneşi ve ağacı nasıl onurlandıracaklarını öğretmek istiyoruz. Anneler başta olmak üzere bu küçük filizleri geleceği kurmak için duyarlı, barışçıl bireyler haline getirmenin sevinçli yollarını bulmak ve uygulamak hepimizin üzerine düşen mutlu bir sorumluluktur.
İnsanlığın eski negatif kitle rüyasından uyanma olanağının, şimdi ve ilk kez mümkün olduğu pek çok yerli şamanın görüşüdür.

Devamını oku “Çocuklarımız Geleceğimizdir -4” →