Gerçek Şimdi Burada

Algı alanınızın genişlemesine karşı doğal bir biyolojik tepki var. Ego hala oyun alanındaki yaşamın bir parçasıdır, bu yüzden onu sık sık dengelemeniz gerekir. Yaşamınıza giren yeni fikir ve vizyonlara karşı ego doğal bir tepki üretir, değişimin başını çekenler zaman algısıyla ilgili çarpıklıklar yaşarlar. Bunun belirtilerinden biri acele etmeniz ve tüm gücünüze hemen sahip çıkma konusundaki endişenizdir. Bu endişe, eğer acele etmezseniz dünyanın siz olmadan başını alıp gideceği izlenimini verir. Bazıları bunu o kadar yoğun bir şekilde hisseder ki, enerjisini ve odağını tamamen o yöne çevirir. Bunun doğal biyolojik bir tepki olduğunu, yeni zaman algınızla ilgili bir yan etki olduğunu bilin. Buraya yapmaya geldiğiniz her şeyi yapacak kadar zamanınız var. Bu konuda endişe hissetmeniz, aslında ilerleme kaydettiğinizi gösterir.
Zamanı değiştirmenin karşısındaki en büyük zorluk, hedeflerinizi, egonuzu ve inanç sistemlerinizi aşamayacak kadar büyük tutmanızdır. Şimdiki inanç sistemleriniz bir zaman yolculuğunu desteklemediği için zamanı ancak hafifçe saptırabilirsiniz. Zamanı genişletip daraltmak daha yüksek boyutlarda uygulanacak faaliyetlerdir. Onları şimdi sınırlı bir ölçekte de olsa uygulamak sizi ilerde bekleyen şeye hazırlayacaktır. Yakın bir gelecekte, bugün çok mistik görünen bu güçler olağan ve sıradan hale gelecekler. Hatırla


Biz hayalperest doğanlar, bilimkurgucular özellikle biraz daha aceleci ve heyecanlıyız galiba. Ufacık çocuktan beri bu günlerin gelmesini bekliyordum 
Yeni yazarlar yetiştirdiğimiz Ölümsüz Öyküler Yayımevi zamanlarında, çocuklar ve gençlerle sayısız hayaller toplantısı yapardık sabahlara kadar süren. Onların içinden sonradan ünlü olan bi tanesi şöyle demişti: Ben hayal ettiklerimin gerçek olmasını hiç dert etmem, örneğin şu terasa bi UFO konsa şimdi başımı çevirip bakmam, beni ilgilendirmiyor!.
Oysa pek çok daha gençler ve çocuklar ve tabi ben ona hayret etmiştik, biz hayal ettiklerimizin gerçeğe dönüşmesiyle çok ilgiliydik, çok heyecanlıydık. Onları beş duyumuzla algılayabilmek için dört açılmıştık, nasıl da tetikteydik bilseniz, artık gülümser miydiniz, acır mıydınız, vah vah mı derdiniz bizlere bilemiyorum. Hahahahahaha
Özetle biz bi çoğumuz hem kurgucu hem deneyciyiz, gerçekleri çoğu kez başka boyutlara gidip gözlemekle birlikte burada şimdi nasıl şekil alacağını da merakla ve büyük istekle bekleriz 

Hiçbir şeyin adının olmadığı koru

Bu,’ diye düşündü Alice, ‘hiçbir şeyin adının olmadığı koru olmalı. Oraya gidersem, acaba benim adıma ne olacak. Adsız kalmak hiç de hoşuma gitmez…çünkü o zaman bana başka bir isim vermek zorunda kalacaklar, bu da hiç kuşku yok ki çirkin bir ad olacak. Ama o zaman da eski adımı alan yaratığı bulmaya çalışırken ne eğlenirim doğrusu! Bu, insanların köpeklerini kaybettiklerinde verdikleri ilanlar gibi bir şey…Fırla* diye adıyla çağırdığınız anda hemen tepki verir, pirinçten tasması var…Biri karşılık verinceye değin karşınıza çıkan her şeye *Alice diye seslendiğinizi bir hayal edin! Ama akılları varsa buna karşılık vermezler!’

Böyle dolaşıp durduğu sırada birde baktı ki koruya varmış; pek serin ve gölgeli bir yerdi burası. ‘Neyse, yine de bu da bir teselli,’ dedi Alice ağaçların altına girdiği anda, ‘bu kadar sıcaktan bunaldıktan sonra, bu şeyin, şeyin altına girmek…neyin?’ diye devam etti, o sözcüğün bir türlü aklına gelmemesinin verdiği şaşkınlıkla . ‘Yani demek istiyorum ki, bu şeyin altına…şunun altına, hani işte şu!’ dedi elini ağacın gövdesine değdirerek. ‘Acaba bu kendine ne ad takmıştır? Hiçbir adı olmadığından eminim…Yok canım, kesinlikle yoktur!’Düşüncelere dalarak bir dakika öylece sessiz kaldı; sonra birden yeniden başladı. ‘İşte şimdi gerçekten başıma geldi! Şimdi kimim ben? Elimden gelse hatırlayacağım! Kararlıyım, anımsayacağım!’ Ne ki, kararlı olmasının ona çok da bir faydası olmamıştı, büyük bir şaşkınlıktan sonra tek söyleyebildiği, ‘L, biliyorum, adım L ile başlıyor!’ oldu.

Tam o anda bir Yavru Alageyik çıkageldi; o kocaman uysal gözleriyle Alice’e bakıyordu; ama hiç de korkmuşa benzemiyordu.’Buraya gel! Buraya gel!’ dedi Alice, elini uzatıp onu okşamaya çalışarak; fakat Yavru Alageyik irkilerek biraz geri çekildi ve tekrardan Alice’i seyretmeye başladı.’Adın ne?’ dedi Yavru Alageyik sonunda. Öyle yumuşak, tatlı bir ses tonu vardı ki!’Keşke bilebilseydim!’ diye aklından geçirdi zavallı Alice. ‘Şimdilik hiçbir şey,’ dedi hüzünle.’Bir daha düşün,’ dedi Yavru Alageyik, ‘böle olmaz.’Alice düşündü, ama aklına hiçbir şey gelmiyordu. ‘Lütfen söyler misin, senin adın ne?’ dedi Alice çekine çekine. ‘Belki bu birazcık bana yardımcı olabilir.’Birazcık ileriye gelirsen söyleyeceğim,’dedi Yavru Alageyik. ‘Burada anımsayamıyorum.’ Bunun üzerine Alice, kollarını Yavru Alageyik’in yumuşacık boynuna sevgiyle doladı ve koru boyunca başladılar birlikte yürümeye; sonunda başka bir açık alana vardılar; Yavru Alageyik burada aniden havaya zıplayarak, kendini Alice’in kollarından kurtardı. ‘Ben bir Yavru Alageyik’im!’ diye haykırdı sevinç içinde. ‘Aman Tanrım, sen bir insan yavrususun!’ Yavru’nun o güzelim kahverengi gözlerine birden bir korku çöktü ve anında dörtnala koşup oradan uzaklaştı.”

― Lewis Carrol, Through The Looking Glass

Hatırlatma

Kaynak tektir, ancak siz farklı kişiliklere sahip olduğunuz için gerçeğe giden yol birçoktur. Doğru ya da yanlış yol diye bir şey yoktur. Tüm bilgi ifade edilebilmek için süzgeçlerden, filtrelerden ve en sonunda bedenlerden geçmek zorundadır. Bu yüzden berrak bir kanal ya da kaynağa giden berrak bir yol yoktur, dolayısıyla bilginin biraz değiştirildiğini söylüyoruz. Perdenin bizim bulunduğumuz tarafında da böyledir, aramızda kişilik bakımından sizden çok daha büyük farklılıklar var. Sizden bilginin geçmek zorunda olduğu filtreleri bir çeşni gibi görmenizi istiyorum, bu çeşni ağız tadınıza ya uyar ya da uymaz. Bu noktada yaratıcı düşünceye sahip büyük varlıklar olduğunuzu unutmayın. Eğer çeşnilerden birini dışlarken onu olumsuz enerji olarak yargılarsanız aslında olumsuz enerjiyi yaratmış ve ona hak ettiğinden daha fazla güç vermiş olursunuz. Kötülük dediğiniz şey için de durum aynıdır. O sadece yanlış yönlendirilmiş enerjidir ve yargılama ihtiyacınızın bir yansımasıdır. Dolayısıyla, size göre doğru olanı seçerken içinizde yankı bulmayan bilgiyi yargılamadan dışlamanızı istiyoruz, çünkü o oraya sizin için değil başkası için yerleştirilmiş bir gerçektir. Dikkatinizi hak etmeyen şeylere güç vermemenizi rica ediyoruz. Hatırla

Birlikte Yaratım Gücü

Birlikte yaratma konusunda bilinmesi gereken dört unsur vardır. Eğer birlikte yaratma gücünü kullanmayı istiyorsanız bu dört mekaniği öğrenmelisiniz

.1. Niyet: Her ne pahasına olursa olsun Nötrlenmeyi dileyin. Bu Kryon dilinde karmadan temizlenip Işik bedene geçmek, Don juan’in dilinde uçurumdan atlayıp özgürleşmek demek. Fark etmez. Niyet birinci dereceden önemli.

  1. Realite : Birlikte yaratim gücü, üzerine oturdugunuz bir sandalye gibi araclar sunacaktir. Bi sandalyeye otururken sizi tasiyip tasimayacagini dusunmezsiniz, oturursunuz, onu kullanirsiniz. Evvelce sihir gibi olan şeyler, bilimkurgu olanlar şimdi realiteniz olmadi mi? Sürecin nasil olacagina bunu yapip yapamayacaginiza takilmayin. Realiteye dönüşmeyecek bi sey, günlük yaşamda kullanmayacaginiz bi sey icin niyetlenmek neye yarar ki! Dikkat edeceginiz tek şey, sandalyenin bi araç oldugunu hatirlamaktir, tapinç öznesi degil

.3. Sözle ifade etmek: sürecin mekaniğidir bu. Ağzınızın söylediklerini kulaklarınızın işitmesi önemlidir. Sözleriniz havaya karışır ve tekrar zihninize geri döner. Bu süreçte o Ruhun sizden işitmek istediği şeyle “tokalaşır.” Özle sözün birligi.

  1. Kendiniz için yaratmak: işte son yıllarda birlikte yaratimi yanlis anladigimiz icin aksayan nitelik budur. Biz bunu diger insan kardeslerimizle birlikte ortaklasa bir kullanim olarak algiliyorduk oysa birlikte yaratim kişisel bir uygulamadir. Kendin icin, kendi tutkun icin bi sey yaratmak bencillik degil, kimseye zarar verebilecek bi eylem degil.Eğer karmadan temizlenmiş ve aydınlanmışsanız, çevrenizdeki insanlar için uygunsuz olaylar yaratmayacaksınız demektir. Bu edim gezegenimizin titresimlerini yükseltir, diger insan kardeslerimize ve baska varliklara örnek olur. Birlikte yaratimin “birlikte”sini şöyle açiklamak istiyorum: Sonsuz potansiyeller denizi ile niyetlenen özgür bireyin kavuşumudur bu. İçimizdeki tanrisalligin işlev kazanmasidir. Tanridan artik korkmadigimiz onunla bir oldugumuzun resmidir.

Mekanizma budur, alin kullanin.

 

Ben de kendim dahil her birinize, tüm varliklara, sonsuz yaraticiya tesekkür ediyorum, sevgi ve sayginin sicakligi ile alip kullaniyorum. Yolumuz açık olsun.

 

Not: HER NE PAHASINA OLURSA OLSUN ne demektir? Ya istiklal ya ölüm demektir. Ölümü danisman almaktir.

Ebeveyn olmak

İnsanlik tekamül ettiginde, domates de, tavuk da, tüm diger yaşam formlari da tekamül eder. Kryon
Hepimiz akrabayiz. Hepimiz birbirimize hizmet ediyoruz hem de zevkle.

Belki damdan atladim kolum kirildi “atlama atlama” diye telaş ediyorum oysa belki o atladiginda yaylaniverecek ya da ucacak bunu bilmiyorum. Bir çocuk ebeveyni olmak o kadar zor ki! Dilini dudagini kemirirsin, yuregin gup gup atar senin acı çektigin bi deneyimi cocugun denerken ama belki o yapabilir ümidi vardir, yapamiyacaksa da kendi bulmalidir bunu.
Gercekten cok zorlu bi seydir karismamaya calismak ve ancak talep edildiginde yardima hazir olmak. Ben demistim, ben biliyordum demeden yaralari sarmaya hazir olmak. Hele başardiysa ne büyük bir kutlamadir allahim o, tum çarpıntilarini, ic kanamalarini aninda iyileştirir.
İşte bu bizatihi kendine gercekten büyume, bilinçlenme izni verebilmektir.

 

*

Ayırt-etmenin, yargılamadan seçimlerde bulunma sanatı oldugunu ve onun Yeni Dünyanın yüksek titreşimlerinde kullanacaginiz ilk alet oldugunu hatirlayınız. Kryon
İşte bu cümlesi, Don Juan’in “İZ SÜRÜCÜLÜK/Denetimli divanelik” sanatı edinilmeden neden tam özgürlüge gecilemeyecegini söylediginin bir başka ifadesi