Algı alanınızın genişlemesine karşı doğal bir biyolojik tepki var. Ego hala oyun alanındaki yaşamın bir parçasıdır, bu yüzden onu sık sık dengelemeniz gerekir. Yaşamınıza giren yeni fikir ve vizyonlara karşı ego doğal bir tepki üretir, değişimin başını çekenler zaman algısıyla ilgili çarpıklıklar yaşarlar. Bunun belirtilerinden biri acele etmeniz ve tüm gücünüze hemen sahip çıkma konusundaki endişenizdir. Bu endişe, eğer acele etmezseniz dünyanın siz olmadan başını alıp gideceği izlenimini verir. Bazıları bunu o kadar yoğun bir şekilde hisseder ki, enerjisini ve odağını tamamen o yöne çevirir. Bunun doğal biyolojik bir tepki olduğunu, yeni zaman algınızla ilgili bir yan etki olduğunu bilin. Buraya yapmaya geldiğiniz her şeyi yapacak kadar zamanınız var. Bu konuda endişe hissetmeniz, aslında ilerleme kaydettiğinizi gösterir.
Zamanı değiştirmenin karşısındaki en büyük zorluk, hedeflerinizi, egonuzu ve inanç sistemlerinizi aşamayacak kadar büyük tutmanızdır. Şimdiki inanç sistemleriniz bir zaman yolculuğunu desteklemediği için zamanı ancak hafifçe saptırabilirsiniz. Zamanı genişletip daraltmak daha yüksek boyutlarda uygulanacak faaliyetlerdir. Onları şimdi sınırlı bir ölçekte de olsa uygulamak sizi ilerde bekleyen şeye hazırlayacaktır. Yakın bir gelecekte, bugün çok mistik görünen bu güçler olağan ve sıradan hale gelecekler. Hatırla
Hiçbir şeyin adının olmadığı koru
Bu,’ diye düşündü Alice, ‘hiçbir şeyin adının olmadığı koru olmalı. Oraya gidersem, acaba benim adıma ne olacak. Adsız kalmak hiç de hoşuma gitmez…çünkü o zaman bana başka bir isim vermek zorunda kalacaklar, bu da hiç kuşku yok ki çirkin bir ad olacak. Ama o zaman da eski adımı alan yaratığı bulmaya çalışırken ne eğlenirim doğrusu! Bu, insanların köpeklerini kaybettiklerinde verdikleri ilanlar gibi bir şey…Fırla* diye adıyla çağırdığınız anda hemen tepki verir, pirinçten tasması var…Biri karşılık verinceye değin karşınıza çıkan her şeye *Alice diye seslendiğinizi bir hayal edin! Ama akılları varsa buna karşılık vermezler!’
Böyle dolaşıp durduğu sırada birde baktı ki koruya varmış; pek serin ve gölgeli bir yerdi burası. ‘Neyse, yine de bu da bir teselli,’ dedi Alice ağaçların altına girdiği anda, ‘bu kadar sıcaktan bunaldıktan sonra, bu şeyin, şeyin altına girmek…neyin?’ diye devam etti, o sözcüğün bir türlü aklına gelmemesinin verdiği şaşkınlıkla . ‘Yani demek istiyorum ki, bu şeyin altına…şunun altına, hani işte şu!’ dedi elini ağacın gövdesine değdirerek. ‘Acaba bu kendine ne ad takmıştır? Hiçbir adı olmadığından eminim…Yok canım, kesinlikle yoktur!’Düşüncelere dalarak bir dakika öylece sessiz kaldı; sonra birden yeniden başladı. ‘İşte şimdi gerçekten başıma geldi! Şimdi kimim ben? Elimden gelse hatırlayacağım! Kararlıyım, anımsayacağım!’ Ne ki, kararlı olmasının ona çok da bir faydası olmamıştı, büyük bir şaşkınlıktan sonra tek söyleyebildiği, ‘L, biliyorum, adım L ile başlıyor!’ oldu.
Hatırlatma
Kaynak tektir, ancak siz farklı kişiliklere sahip olduğunuz için gerçeğe giden yol birçoktur. Doğru ya da yanlış yol diye bir şey yoktur. Tüm bilgi ifade edilebilmek için süzgeçlerden, filtrelerden ve en sonunda bedenlerden geçmek zorundadır. Bu yüzden berrak bir kanal ya da kaynağa giden berrak bir yol yoktur, dolayısıyla bilginin biraz değiştirildiğini söylüyoruz. Perdenin bizim bulunduğumuz tarafında da böyledir, aramızda kişilik bakımından sizden çok daha büyük farklılıklar var. Sizden bilginin geçmek zorunda olduğu filtreleri bir çeşni gibi görmenizi istiyorum, bu çeşni ağız tadınıza ya uyar ya da uymaz. Bu noktada yaratıcı düşünceye sahip büyük varlıklar olduğunuzu unutmayın. Eğer çeşnilerden birini dışlarken onu olumsuz enerji olarak yargılarsanız aslında olumsuz enerjiyi yaratmış ve ona hak ettiğinden daha fazla güç vermiş olursunuz. Kötülük dediğiniz şey için de durum aynıdır. O sadece yanlış yönlendirilmiş enerjidir ve yargılama ihtiyacınızın bir yansımasıdır. Dolayısıyla, size göre doğru olanı seçerken içinizde yankı bulmayan bilgiyi yargılamadan dışlamanızı istiyoruz, çünkü o oraya sizin için değil başkası için yerleştirilmiş bir gerçektir. Dikkatinizi hak etmeyen şeylere güç vermemenizi rica ediyoruz. Hatırla
Birlikte Yaratım Gücü
Birlikte yaratma konusunda bilinmesi gereken dört unsur vardır. Eğer birlikte yaratma gücünü kullanmayı istiyorsanız bu dört mekaniği öğrenmelisiniz
.1. Niyet: Her ne pahasına olursa olsun Nötrlenmeyi dileyin. Bu Kryon dilinde karmadan temizlenip Işik bedene geçmek, Don juan’in dilinde uçurumdan atlayıp özgürleşmek demek. Fark etmez. Niyet birinci dereceden önemli.
- Realite : Birlikte yaratim gücü, üzerine oturdugunuz bir sandalye gibi araclar sunacaktir. Bi sandalyeye otururken sizi tasiyip tasimayacagini dusunmezsiniz, oturursunuz, onu kullanirsiniz. Evvelce sihir gibi olan şeyler, bilimkurgu olanlar şimdi realiteniz olmadi mi? Sürecin nasil olacagina bunu yapip yapamayacaginiza takilmayin. Realiteye dönüşmeyecek bi sey, günlük yaşamda kullanmayacaginiz bi sey icin niyetlenmek neye yarar ki! Dikkat edeceginiz tek şey, sandalyenin bi araç oldugunu hatirlamaktir, tapinç öznesi degil
.3. Sözle ifade etmek: sürecin mekaniğidir bu. Ağzınızın söylediklerini kulaklarınızın işitmesi önemlidir. Sözleriniz havaya karışır ve tekrar zihninize geri döner. Bu süreçte o Ruhun sizden işitmek istediği şeyle “tokalaşır.” Özle sözün birligi.
Ebeveyn olmak
İnsanlik tekamül ettiginde, domates de, tavuk da, tüm diger yaşam formlari da tekamül eder. Kryon
Hepimiz akrabayiz. Hepimiz birbirimize hizmet ediyoruz hem de zevkle.
Belki damdan atladim kolum kirildi “atlama atlama” diye telaş ediyorum oysa belki o atladiginda yaylaniverecek ya da ucacak bunu bilmiyorum. Bir çocuk ebeveyni olmak o kadar zor ki! Dilini dudagini kemirirsin, yuregin gup gup atar senin acı çektigin bi deneyimi cocugun denerken ama belki o yapabilir ümidi vardir, yapamiyacaksa da kendi bulmalidir bunu.
Gercekten cok zorlu bi seydir karismamaya calismak ve ancak talep edildiginde yardima hazir olmak. Ben demistim, ben biliyordum demeden yaralari sarmaya hazir olmak. Hele başardiysa ne büyük bir kutlamadir allahim o, tum çarpıntilarini, ic kanamalarini aninda iyileştirir.
İşte bu bizatihi kendine gercekten büyume, bilinçlenme izni verebilmektir.