Asimilasyon ne demektir?

Elbette hem biyolojik hem sosyolojik tanımlarını kısaca eklemek mümkün;

Biyolojide ; Asimilasyon (özümleme ya da anabolizma; yapım metabolizması)
Psikolojide; Asimilasyon; baskı altında hissetme.
Sosyolojide; Asimilasyon; çoğunluk veya erk sahibinin baskısıyla, farklılık gösteren grupların, bunların kültür birikimleri ve kimliklerinin, baskın yapı içinde eriyerek yok olması.

Peki bu kelimeye üç grupta karşılık gelen Türkçe kelimeler nedir? Veya tam karşılığı olmasa da gelebilecek kelimeler.

Entegral üzerine bi sohbet

  • Murat Uhrayoğlu Yani demek ki, herşeyi toplumlar ve marks’ın öngördüğü gibi, sınıfları dahil birleştirip parçalarına ayırmak teorik olarak mümükün anlamına gelir ki, modern anlamdaki yorumu, sosyalizm ve sosyo-ekonomi’de ve hatta mikro-iktisatta bunun uygulamaları mevdut olduğu görülür.. Daha özel anlamda psikolojik yorumu ise, tüm yaşamış olduğumuz hayatımızın (egomuz), kendi hayatımızın bu genel çözümlerden (süperego veya toplu bilinçaltı) kendi seçmiş olduğumuz özel değerlerin verilmesinin bir integrali olduğunu da düşünebiliriz..
  • Sibel Atasoy Evet şimdi anlaşılır oldu teşekkürler. Tabi bu brleştirip ayrıştırmaişi bildiğimiz dünyanın tüm oyunlarını kapsayan üst oyun olagelmiştir. Kendimizi zeki bulmak için bu işlemlere ihtiyaç duyuyorduk muhtemelen, merakımız ve bu motivasyon bizi yaşadığımıza ve değerli olduğumuza bizi ikna ediyordu. Sizce bundan sonra da bu motivasyonu derinleştirerek sürdürecek miyiz yoksa başka şeyler mi bekliyor bizi?
  • Murat Uhrayoğlu Evet yapboz şekline bir oyun teorisi aslında her şey. ama burda bir nokta var: Oyunun kurallarını kendimizin belirlkemesi bekleniyor birisi tarafından ve oyun genel anlamda izleniyor dışarıdan. Ama sebebi ne: bunu bilmek mümkün değil, çünkü oyunun dışına çıkamıyoruz..

Kişisel Yol Öyküleri-1

Dört bir yandan, değişim, dönüşüm, kişisel yol haberleri alıyorum bu günlerde, bunları duymak harika, emeklerimiz boşa değil, hepimiz bir yanımızdan şifalanıp, özgürleşiyoruz. Bazen ümitsizliğe kapılır gibi olsak da o kadar geçici ki, üzerinde durmaya gerek bile yok. Dayanışmamız, sevgi ve saygımız galip geliyor. Bireyselliğimiz ve bütünlüğümüz birbirleriyle dengeye geliyor, ,her biri diğerinin varlığını kendisi için sebep görüyor! İşte bu dualitenin ve ikili aristo mantığının aşıldığına işaret değilse nedir frekanslar?

İşte Şenayımızın öyküsü:

Rüyalarla,BAKla,Sibelle Değişim/Dönüşüm Yolculuğu

Sibel’i tanıyalı 2 sene olmuştur herhalde. O süre içinde de neredeyse tüm BAK çalışmalarına katıldım. Katıldıkça da BAK bende bi tutkuya dönüştü. Nasıl dönüşmezki; beni kendimden çıkaran, anı yaşatan ve gelen rolle başka bi gözle dünyaya baktıran… Uzun vadede, kolaylıkla kendimden çıkmam ve dünyaya farklı gözlerle bakmamda bana yardımcı oldu, BAKlar… Nerde olursa alırdım bu oyunu. Çünkü o kadar kendi içimde ve kötü olarak gördüğüm dünyamda kaybolmuştum ki.. Neyseki BAKlarda rahat bi nefes alıp o dünyanın dışına çıkıyordum yada bi şekilde bana kendi dünyama dışardan baktırıyordu çünkü aldığım rollerin hep benle alakası vardı.. Kendi dünyamın hem dışına çıkıp hemde ordan dünyama baka baka annemle yada babamla tartışırkende birden o tartışmanın dışına çıkarak durabildim. Tüm yaşadığım olayların içinde kaybolma derecem ciddi oranda düşmeye başlamıştı. Bir senelik BAK katılım süreci sonunda Nepal’e bir yolculuk yaptım. Orada da olaylara dışardan bakabilme sürecim devam etti. Döndükten sonraki ilk BAKımda Sibelle uzun uzun konuşma fırsatı bulduk. Daha doğrusu ben konuştum; Nepali ve kendimi anlattım, o da dinledi. Orada sanki aramızda bi bağ oluştu.

Özümüzün Bütünselliği

Özümüzün bütünselliği son derece akıl almaz bir iştir. Yaşamımızdaki en karmaşık işlerin üstesinden gelebilmek için onun yalnızca çok küçük bir parçası bize yeter. Oysa öldüğümüzde, özümüzün bütünselliğiyle ölürüz.cc

*

Kendini yadsıma bir düşkünlüktür. Yadsıma düşkünlüğü gerçekten de en kötüsüdür; bizi önemli şeyler yaptığımıza inanmaya zorlar; oysa aslında kendi içimizde sıkışıp kalmışızdır.

*

Çoğu kez kendi hakkımızdayaptığımız tespitler çok eksik kalır. Eğer gerçekten kendinize bakmak istiyorsanız mahirbir dedektif gibi davranın, somut ve soyut çöpünüzü didikleyin. Belki eliniz, üstünüz başınız kirlenebilir ya da kokudan rahatsız olursunuz ama bunun başka yolu yok .sa

*

SONSUZ duyumuzu sıkıştırarak ÇOKLUĞU görürüz VE genişleterek BİRLİĞİ görürüz.
WILLIAM BLAKE

Vaillant Hüsran öyküsü

Beyaz eşya almanın zorluğu var bilirsiniz, karar verirken hangi kıstasları öne alacağınızı belirlemek zordur.

Açıkçası ben kombi seçerken kaliteli olduğunu savunan ve bunun karşılığı olarak kendine astronomik ücret biçen Vaillant’ı seçmiştim. Pahalı olan güvenilirdir gibi bi inancı olan annemin ısrarları sonucu oluştu bu kararım.

Keşke haklı çıksalardı ve şimdi ben bir teşekkür öyküsü yazıyor olsaydım -ki bunu hep yaparım, memnuniyetimi şikayetimden daha sık belirten biriyim- Her neyse üçbuçuk yıl önce standart kombi fiyatının 3 misline yakın bedel ile aldığım kombi için defalarca teknik servis yardımı  almak durumunda kaldım, ev hiç bir zaman arzu edilen standart ısıya ulaşamadı. Ayrıca bu süre içinde yıllık ya da üç yıllık  extra servis kontratı -oldukça pahalı bir ücretle- yapmaya zorlandım. Servis kontratını yenilemem için defalarca arandım hatta bu aramalar gizli tehditler içerir hale geldiği için hem şaşırdım hem de üzüldüm.