Dun gece cok gec uyudum , uyku ile uyaniklik arasinda soyle bir dusunce geldi :” Mylane Farmeerr , yahu ne zamandir dusunmedim onu ” , o zerafet , o guzellik , o hanimefendilik , o sexyliik , o sempetiklik .
ve yine o modda dusundum ki ” o kadar srki gonderdim siteye ,Mylene aklima gelmedi, yaziklaar olsun ” ve iste geldim daha afyonum patlamamis halde bu bolumu aciyorum ,hayirlara vesile olsun insallah .
Peki; bugün hikaye nerededir?
Bunu çok önemsiyordum. Bana uzattığı parayı tuttuğu eliyle mi yoksa diğeriyle mi hapşırığını perdelediğini önemsiyordum. Merak mı demeli? Her neyse evet merak ediyordum…için için…üstelik parayı itiraz etmeksizin alıp şoföre uzatmıştım bile…elimi, bana ait olmayan, hatta vücuduma uyumlu olmayan, sonradan idareten takılmış protez bir parça gibi izliyor dirsekten ve bilekten kırılmış gibi mümkün olduğunca kendimden uzak tutarken bu durumu elbette oldukça abartıyordum… abartı? Evet bunu yaparım..bir yaşam biçimi olarak oldukça doğulu bir anlayış ve anlatı biçimi olduğunu düşündüğümü de eklemeliyim. Böyle sıradan, bir öncekinden belki sadece tükürüğe bulanmamış bir elin farkı ve neredeyse anlamsız ayrıntısı ile ayrılmış günün telaşı, kaygısı, beklentisi… Saate bakarken çoklukla düşünülesi şeylerin de aynı olduğunu söyleyebilirim. Peki, o zaman hikâye nerededir? Bir kış mevsimine ait herhangi bir günün nemli, soğuk ve karanlık fonunda hikaye; benim elimden şu an derhal kurtulmak isteyişim olabilir mi? Peki abartı, kabul e ne yani üstüme mi sileyim..hiç tanımadığım birinden bir peçete istemenin bir yararı olabilir mi? Ya da hemen arkamı dönüp madem az önce hapşırıp bana paranızı uzattınız o halde bir peçeteyi sizden istememin mahsuru yoktur herhalde diye sorduğumda sesine bakılırsa üniversite yıllarında olabilecek ancak parayı uzatırkenki edasından eğitimini kesinlikle yarıda bıraktığı izlenimine kapıldığım bu genç kızın hayretle ve bir an için kurduğum cümleyi kesinlikle anlamamış ve öfkeyle fal taşı olmuş gözlerine bakmak istemediğimi düşünüp vazgeçtim…
Tohumlar
Yeşerme Potansiyeli taşıyan siz bütün Tohumlar !
Zifiri Karanlığa Gömülmeden asla Yeşeremezsiniz…
Varlığınızın amacı yeşermek ve çiçek açmaksa hayata ,
varlığınızın derinliklerine inip karanlık ve sessizliğin sihirli elleriyle
yoğrulmayı göze alacak kadar cesur olun …
Ya da , tohum olarak , yeşeremeden çürüyün…
yapı/ alfabe/ mimari

Yukardaki resimlere bakınca ne görüyorsunuz?
Bi ara fırsat bulursam, arap mimarisi ile arap alfabesi, antik yunan ve Roma mimarisi ile (farklı dönemleri olsa da) eski yunan ve latin alfabesi filan derken, bulabildiğim örnekleri yanyana getirmeye çalışacağım.
Yapı mimarisi ile alfabenin mimarisi arasında bir ilişki var mı/olabilir mi diye düşündüm sadece.
Amatör ve yersiz bir düşünüş de olmuş olabilir tabi, bu konuda herhangi bir yazı veya çalışma okumuş değilim.
Hristiyan misyonerliği faaliyetlerine nasıl bakıyorsunuz?
- Destekliyorum, daha fazla yapılmalıdır.
- Yapılmasında bir sakınca görmüyorum.
- İsteyen yapsın fakat hoşuma gitmiyor.
- Kesinlikle yapılmasına karşıyım, durdurulmalı.
- Bunların dışında bir durumdayım ve yorum olarak yazıyorum.