Kuantum Fiziği neden korkutur?

“Büyük sorun – ve bu genel olarak bilinç araştırması söz konusu olduğunda ortaya çıkan bir sorundur – tekrarlanabilirliktir. Gözlemlediğim olayların hepsi kendiliğinden olmuştu. Öyle olmak zorundaydı. Eğer onları önceden planlarsanız, onları çoktan değiştirmiş olursunuz. Tüm bunlardan şu sonuç çıkar: tekrarlanabilirlik ve kendiliğinden oluş birbirine uymaz ve bilimsel topluluğun üyeleri bilimsel metodolojide tekrarlanabilirliği aşırı önemsedikleri sürece bilinç araştırmasında çok fazla ileriye gidemezler.

“Kendiliğinden oluş yalnızca önemli olmakla kalmaz, amaç da odur. Herhangi bir şey için öyleymiş gibi yapamazsınız. Eğer bir bitkiyi yakacağınızı söylüyorsanız, ama bunu kastetmiyorsanız hiçbir şey olmayacaktır.”Cleve Backster

İnsanların çoğunluğu için korkutucu çünkü eğer kuantum fiziğine kanacak(!) olursak, yaratımın ikili doğasının eşit düzeyde bir ucunun kendimize ait olduğunu kabul etmek zorunda kalacağız! Yani yarı tanrı olacağız. my god! İşte bu daha önce söylenmemiş bi şeydir. Animistik dönemde yaşanmıştır ama söylenmesi için aradan beş bin yıl geçmesi gerekti.

Depresyon Mantık İlişkisi

Depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

Merak ettiğim şunlar:

Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?

Kurgular Denizi

Yaşayan bir edebiyat, saatini düne ya da bugüne göre değil, yarına göre ayarlar. O, seren direğine çıkmış bir gemici gibidir: Direğin tepesinden batan gemileri, buzdağlarını ve yaklaşan fırtınaları görür, güvertedekiler ise bundan habersizdir. Yevgeni Zamyatin

**

Umutsuzluk romanlarının niyeti uyarı yapmaktır çoğu kez ama bence, tıpkı pornografi gibi, vardıkları yer çoğunlukla kaçış edebiyatıdır; yani eylemi ikame ederler, gerilimi azaltırlar. Bu yüzden iyi satarlar. Yazar ve okur için çığlık atma bahanesi oluştururlar. Yürekten birtepki-düşünmeyen bir tepki. Çığlık atmaya başlayınca, soru sormayı da bırakmışsınızdır.U.L.Guin

*

Her ülke hak ettiği hükümeti bulur derler. Bence bunu “Her ülke hak ettiği sanatçıları bulur” diye tamamlamak gerekir. U.G.

Rüyalama Merkezinden notlar

Bu hafta kampta hep BAKçılaar vardı, defalarca birlikte oynamıştık belki böylece bilinmeyen bi dil birliği vardı aramızda,aynı gece dördümüz de rüyamızda birlikte olduğumuzu gördük. Sevgili Şenay, görüşmecilik yolunda kararlı adımlarla yürüyor, hatta benim bir rüyamı bile analiz ettiler gece muhabbet seansında.
Rüya çalışma saatlerinde ise her rüyanın çözülmesi yunus gösterileriyle kutlandı.Hava güzeldi biz güzeldik. Sonunda tuzlu suda yunup nötrlendik kendi yolarımıza gittik.

*

Ben, niyete güvenmeyi seçtim. Bu sebeple “bozma/zarar görme” vs gibi şüpheleri geride bıraktım. Niyetimi açık ve net olarak bilemesem de şaşırtıcı düzeyde isabetli deneyimleri yaşatır.Yani seni de niyetin, senin için tam da gerekenleri planlamaktadır. Burada bizim yapabileceğimiz kendimizi kasmamak, sabırsızlık göstermemek ve anın getirdiklerinin kıymetini bilip bunun için teşekkür etmeyi unutmamaktır.