CHP li Şehirler

Belediye seçimlerinde CHP nin aldığı şehirlerin ve bölgelerin güzelliği ve modernliği tartışılmaz. Zaten bütün insanların oralara göç ettiği de açık.

Merak ediyorum hem başka bir partiye oy atıp hem de CHP’lilerin yaşamlarına özenmek iki yüzlülük değil mi?

Yazı ve fayda

Yazılı eserlerden faide temin etmek, bir çuval keçiboynuzunu bi damla şeker için kemirmeye benzer. sa

Ben çok kemirdim de ordan biliyorum.

Öğrenme yöntemi tüm zamanlarda değişmedi bence; konunun uzmanını bulacaksın ve o bu işi nasıl yapıyor onu dikkatlice izleyeceksin, sonra denemeye cesaret edeceksin. Denerken kendi özgün yöntemlerini işe kattığını göreceksin.
Yazılı şeyler büyük oranda hatırlatmak içindir, bi şeyin özünü aktaramazlar. Tabi aynı zamanda eğlenmek içindir yazılı şeyler, hatırlarken zevk almak için. Onu da gücendirmeyelim bayram bayram.

Gerçek öğrenme yukarıda tarif etmeye çalıştığım YOL’un deneme safhasında, işe kendi özgünlüğünü katmakla gelişir fakat hele de başkasına öğretme aşamasına geçtiğinde yerleşir. Öğretme edimi öğrenmenin pişirilmesidir bence.

Neden 23 Nisan?

TBMM’nin açılışıyla ilgili coşku neden çocuklara ithaf edilmiş?
Her şey YENİ doğunca çocukluk dönemini geçirir diye mi?
Çocukluk özelliklerinin TBMM’ne sirayet etmesi için mi?
Demokratik bir yönetimin, çocuklara sirayet etmesi için mi?
veya başka hangi nedenlerle?

Ley Sabah Hepsi olası, bence de çocukları değerli olarak algılama algılatma fikri.

**

Günde farkında olmadığımız binlerce karar veriyoruz. Hatırladıklarımız ise bize bir şekilde duygu yaşatanlardır; kararımıza ya bir coşku ya bir çaresizlik vb. eşlik etmiştir.
Çocuktan beri ilgimi çeken bir söylemi vardır insanların: “Başka seçeneğim yoktu!” derler. Bu bazen pişmanlığı, bazen sorumluluktan kaçınmayı ve nadir olarak alçakgönüllülüğü gösterirdi.
“Ya o ya da bu”, hatta “sadece bu” deme alışkanlığından kurtulacağımız günlere kavuşmak dileği ile happy 23 Nisan.
Her zaman başka seçenekler vardır.

Etik Çeyiz…

gamaro:
konu dışı yorumların silinmesi meselesi etik bir mesele değildir, kural hatası var.

gamaro:
zaten bizzat bu kararın alınmasına evet oyu veren iki etik kurul üyesi bir başka başlık altında konu dışı yorum yaptılar

gamaro:
siz de (sonsuz) şikayet ettiniz, ve ben ona da kalsın dedim

gamaro:
gerçi neye şikayet ettiğiniz belli değildi ama, farketmezdi benim için
gamaro:
bazen ne kadar kötü kokarsak o kadar iyidir

sonsuz:
yok o genel bir şey değildi, yani şikayet başlığına özel kaldırdım ben o yorumları.

sonsuz:
o başlıktaki tartışmalar ara ara siliniyor (7-8 defa temizlendi tamamen)

sonsuz:
şikayetimi belirtmemeye gelirsek 🙂 etik kurulun yolunda olmayan şeyi bulacağına eminim.

gamaro:
etik kurula göre kim içerde daha uzun cümleler kurarsa o daha etik:)

Diktatörlük

Diktatörlük cinslerinin denenmeyeni kaldı mı bilmiyorum, sermaye diktatörleri,işçi sınıfı diktatörleri, din adına diktatörler, askeri diktatörler, kendi adlarına diktatörler… Dikte eden olmanın neresi zevkli anlamış değilim.

Selim B: hak veriyorum,fakat bazen toplum bir yalana inandırılmıştır ve o yalanın;yalan olduğunu topluma göstermek için şuursuzca inanıp o yalana hizmet edenlerin cebren susturulması gereklidir.Bu yönden bazen dikdatörlük uygulanması zorunlu ıslah durumudur.
buna terör sorununu şahit gösterebiliriz,osmanlıda isyanlar halkın önünde bastırılırken hukuk devletlerinin en büyük sorunudur terör…
herkes gibi insan yerine koyulur ve nice insan onlar yüzünden zarar görür.
Bazen sert bir tavırda ya da daha sert yönetimlerde saadet olacağı kanısındayım.

Sibel Atasoy Hayatta KAZA faktörü vardır. Ancak kaza önceden belirlenemez, tanımlanamaz, haklı bulunamaz.. Hatta bununla da kalınmaz, hata beklenmeyen ve istenmeyen arizi bir durumdur. İnsanlar kazadan kaçınmak için tüm güçlerini ve yeteneklerini ortaya koyarlar. Tabi tüm bu çabalara rağmen evrimin işlemesini sağlayan kaza bilinmeyen bir şekilde ortaya çıkabilir. Bana göre diktatörlük ancak kaza ile ilişkilendirilebilir.