Bildiğimizi yaşayamıyorsak…

“Keşke bir şeyi bilmek, onu yaşamak için yeterli olabilseydi” diyor bir dost.

Yani bildiğimizden emin olabiliyoruz da, yaşadığımızdan mı emin olamıyoruz?!
Bu tespit şu anlama mı geliyor;  “Bildiğime güveniyorum ama yaşadığıma güvenemiyorum.”
Ya olay bunun tersiyse?!

Yaşadığımızı bilmeye çalışarak olayı tersine çevirsek ne olur acaba?

Neyi neden yaşadığını anlamaya çalışmak; fakat bunu yaparken yargılamamak gerekiyor. Yargı, sana ait olmayan ve sana azmettirilen bilgiler sebebiyledir.

varlık felsefesi

Varlık Felsefesi

 1.    Varlık felsefesinin konusu varlığın kendisidir. Varlık felsefesi Aristoteles'in ilk felsefe dediği disiplindir. Felsefede varlık çok geniş anlamlar içermektedir. "Varlık" ın bazı farklı anlamları vardır. ÖrneğinFelsefede varlık, "töz" anlamına da gelir. Töz, var olmak için kendisinden başka hiçbir şeye gereksinim duymayan varlıktır. Tözün bir başka anlamı da değişmelerin gerçekleştiği kalıcı varlıktır. Örneğin zihin veya madde bu anlamdabirer tözdür.

     Genel olarak Varlık, var olan her şeydir. Varlık, evrende var olan her şeyin ortak adıdır. Varlıkları iki gruba ayırabiliriz.

İnsan zihninden bağımsız olan varlıklara gerçek varlıklar denir. Örneğin: okul, ağaç, insan, aslan taş vb.
Varlığı insan zihnine bağlı olan varlıklara düşünsel (ideal) varlıklar denir. Örneğin, açılar, rakamlar, geometrik semboller, “Pi” sayısı, Kaf dağı, peri.
Var olan hem bilimi hem de felsefeyi ilgilendirir. Bu nedenle bilim ve felsefenin varlık konusuna nasıl yaklaştıklarını görelim.

Yaşayan’ın anıları-5

Öncesi için Tıklayınız

Günaydınnn Frekanslarımmm, güneş gibi parlayasınız, parlayalım. Ne harika bir gün değil mi? Bu gece uzun uzun uyudum, rüyalar gördüm. Bunların birisinde dünyamızı gördüm (dışardan) şahane çok açık sarı ipek bir kurdele ile hediye paketi gibi sarılmıştı. Özellikle fiyongu öyle şirindi ki! Ben bu görünüşünü çok sevdim ve içimden dedim ki: “dünya kime hediye olarak hazırlanmış acaba?” hepinize mucukslar ve görebileceğinizi umduğum en şirin gülümseyişimi sunuyorum. (Y)

**

Doğmadan iki ay kadar önce bi latin müziği çılgınlığı gelmişti bilinmeyen anneme. Doğrusu bundan şikayetim yoktu. Ha bire dans edip durdu, ben de bi oraya bi iburaya çalkalandım , güzeldi 🙂 Doğduktan soonra ise bakımımdan sorumlu annişim latin müziğine devamm etti ama dört gün önce benim bundan zevk almamaya başladığımı fark etti, radyodan öylesine bi frekans seçti, tepkilerimi ölçtü. Ne yalan söyleyeyim bu frekans şu an bana daha iyi geldi, çok hareketli çok gürültülü ama benim hoşuma gidiyo. Anniş de şaşırarak beni izliyor.

Gözlerimiz gerçekten var mı?

Gözlerimizin gördüğünden şiddetle şüpheleniyorum!

Ya aynaya baktığımda gördüğümün kim olduğu?! Şöyle boş anına gelse insana korku filmi gibi gelir.  Gelebilir!

Görme fikri bile şu an bana komik geliyor.

Evet bu konuda yapılmış bilimsel araştırmalar var; görme denilen şeyin aslında öğretilme olduğunu biliyordum.

Ama bilmek hiç bi şey, aymak her şey!

Diyelim ki bir bebek doğdu ve beslenmeye ihtiyacı yoktu. Bu demektir ki o bebek kendisine hiç bakım yapılmaksızın büyüyebilir. Ve diyelim ki; çevresinde ona rehber olacak ne insan, ne de hayvan vardı.

Yaşayan’ın anıları-4

Yine uyandım, yine yaşıyorum 🙂 Bu harika.

Küçükken (3 gün önce 31 Aralık gecesi) gördüğüm bi rüyadan minik bi sahne hatırladım. Çok güzel bir erkek sesi beni şahane bi oteli gezdiriyor ve tanıtıcı bilgiler veriyor. Derken bi kapı açıyor içeri giriyorum, iki metreye bir metre gibi yerler taş bomboş basit bi yer. O ses buranın bi tuvalet olduğunu istenirse banyo da yapılabileceğini söylüyor. Ortalarda hiç bi tuvalet deliği ya da en azından bi gider deliği yok! Kendimi sağ tarafa doğru çekiyorum güya banyo olması gereken yere. Orada da sadece alçak bi basamak var aynı taşla kaplı. Başka hiç bişey yok. Ben bu anlamsızlığı çözmeye çalışırken adam duvar dibinde bi kırmızı düğmeye basıyor (kendi yok herhalde sesi bu işi yapabiliyor!), birden ortada taşın üzerinde aperatif yiiyecekler beliriyor. Ben artık buna dayanamayıp tuvalette yiyceğin ne gereği olur ki diye söyleniyorum. O ses de şöyle cevap veriyor: “otelimiz çok lükstür, her opsiyona yer verilmiştir. Kullanıp kullanmamak müşterilerimizin insiyatifidir”
Bişey anladıysam ne olayım, rüya dersleri almış büyüklerimin dikkatine sunuyorum.(yaşayan)