Yaşayan’ın Anıları-6

Önceki bölüm için Tıklayınız

Günaydınnn sevgili canlar, güneş gözümüzden canımıza akarken yeni ve heyecanlı bi güne daha başlıyoruz. Dün geceki cörk olayından sonra taşıyıcı annem kendini sorgulamaya başladı, sorumluluğunu yeterince yerine getirememiş olduğunu düşünüyor ve bana arada tasalı gözlerle kaçamak bakışlar atıyor. Sanırım sizlerle bi süre görüşemeyebilirim. Bu beni üzüyor (Yaşayan)

İçine doğduğum bu dünyanın en hoş tarafı, kimse kimseden saklanamıyor. Her şey samimi, apaçık.

Taşıyıcı annem biraz yoruldu, başka bi sürü anniş ya da babişimden biri en azından bi haftalığına beni alsa biraz dinlenebilecek 🙂

Bizimki (taşıyıcı annem) bugün gerçekten acaip hamarat. Bir ayda yapmayacağı işlerin hepsini üç saatte yaptı. Ben bunu büyük bilinmez annenin karnından hatırlıyorum. Kadınlar kendini temizlik işlerine verirse bi karar almaya çalışıyordur. Ve ben bu kararın benimle ilgili olmasından şüpheleniyorum. Çok huzursuzum.

Kapital’in güncelliği ve kriz

Kapital’in güncelliği ve kriz

Kapitalist ekonomi 1929’dan bu yana en derin krizlerinden biri ile debelenmekte. Finans sisteminin krizi, reel ekonomiyi de içine alarak büyümekte. Üstelik bu, şimdi, içinden daha bir çıkılmaz hâl aldı.
Banka ve şirket iflaslarının devletlerin iflaslarına yol açtığı –çünkü devletler, banka ve şirketleri kurtarmak için kasalarını, kimseye hesap vermeden sonuna kadar boşaltmışlardı- şu sıralarda; üstelik bir tarafta Arap Baharı, diğer taraftaysa Wall Street İşgal Hareketi; Avrupa, Rusya ve dünyanın daha pek çok yerinde meydana gelen kitlesel gösteriler, kapitalist sistemi ve onun meşruiyetini sözüm ona “orta sınıf”lara ama aslında işçi sınıfı ve onunla beraber toplumun diğer tüm kesimlerine sorgulattırırken; yalnızca ekonomileri ve devletleri değil, ama insanlığın genelini de içinden çıkılmaz krizlerin içine sürükleyen kapitalist sistemin işleyişi üzerine Kapital merkezli bir tartışma yürütmek yerinde olabilir.
Daha krizin ilk yıllarında belli başlı ülkelerde “Bestseller” listesinde yerini alan; insanların okumak için daha önceki dönemlere kıyasla daha bir yöneldikleri Kapital, yaşamakta olduğumuz krizle de birlikte bir kez daha güncelliğini korumuş oldu. Elbette bunun neden böyle olduğunun cevabını Kapital’in kendisinde değil, ama kapitalizmin, daha ortaya çıkışından bu yana aynı yasalarla işlemeye devam etmesinde aramak gerekir.
Kapitalizm, yaşlanan ve çürümeye yüz tutmuş dış kabuğuna rağmen, çekirdek hâlinde, onu var eden asli unsurları ile birlikte yaşamaya (ya da ayakta kalmaya) devam ediyor.
Rekabet ve kâr, tekelci kapitalizm çağında hâlâ, hem ekonominin işleyişine hem de onunla birlikte insanlığın geneline hükmeden biricik yasa! Acaba bu temel dinamiklerin ortadan kaldırılıp, onun yerine ekonominin insanlığın yararına olacak şekilde dönüşümü nasıl gerçekleşecek, işte önümüzde duran asıl sorun bu!

The Power Of The Dark Side (Darth Vader)

Herkesin, sevdiği, beğendiği, örnek aldığı veya kendini bulduğu çeşitli filmler veya bu filmlerdeki karakterler vardır. Heleki bu karakterlerin kültleşmiş sahne ve o sahnede replikleri yokmudur.. tadından yenmez valla… Ben Darth Vader n Luke’ a aslında babasının belli olduğu sahneyi paylaşmak istedim. herkes dilediğince paylaşır…

Ciddiyet yok bu forumda dünyayı yarın kurtaralım şimdilik böylesi iyi: )

Görünmez olmak için…

Zannediyoruz ki, görünmez olmak; yalnızca bilimkurgu/fantastik eserlerde var.

Evet oralarda var ancak metaforik olarak. Oysa biz bunun aslını kendi dünyamız içinde her an yaşıyoruz. Hatta görünen insan sayısının çok çok az olduğunu bile iddia edesim geliyor.

Görünürlük; hani “çözünürlük” kelimesi gibi değişik netlik katogorileri barındırıyor.

Bazı insanlar tamamen görünmez olmuşlar. Görünürlükle görünmezlik arasında uzunca bir netlik skalası var.

Ya işte böyle bi ironi mevcut. Bir yandan  “görünmez olmayı” ulaşılmaz bir hayalmiş gibi algılayıp, hatta belki derin derin iç geçirirken, diğer yandan görünmez olmuşuz da haberimiz yok!

Eğer siz de görünmez olmak, ya da görünmezlik skalanızı ilerletmek istiyorsanız, sizin için, kullanışlı olduğunu düşündüğüm bir liste hazırladım:

Bilgelik yolunda

Bundan onbeş yıl önce, çok sevdiğim bi arkadaşıma; “bi gün gelecek biz insanlar birbirimizin aklından ve yüreğinden geçenleri aynen -bi araca gereksinmeksizin-bileceğiz. Gel seninle bunun pratiğini yapmaya başlayalım. Bu ayrılık nereye kadar?” demiştim hatta sesim titremişti, öylesine içten bi talepti. Gizleyecek bişeyim yoktu sadece birazcık korkutucuydu, yine de bunu denemeye gerçekten cesaret etmeyi teklif ederken sonuna kadar samimiydim. Arkadaşım mutfak tezgahında yapmak olduğu işi bıraktı ve bi an için yüzüme baktı ve “Yoo hayır Sibel buna hazır değilim” dedi. Bu denemeyi yapamadık. Ama şimdi dünya öyle bir yere geldi ki (Yaşayan’ın rüyasında gördüğü dünyanın hediye fiyongu aklıma geldi), artık gizlenebilecek hiç bir yer ve zaman yok. Çok çıplağız. Umarım bunu dilediğim için pişman olmam. Gerçi hiç bişeyden pişman olmadım bugüne kadar. sa