satrançtaki çelişki

Bu yazıda satranç ve matematiğin ilişkisi farklı bir bağlamda incelenecek
Bugüne kadar satranç ve matematikle uğraşanlar(sadece satrançla uğraşanlar bile )bu iki YAPI arasındaki çeşitli bağlamları fark etmiştir.Yani satrançla uğraşan biri sezgisel bile olsa “Ben bir nevi matematik yapıyorum” demese de demiştir.Bu cümleye belki itiraz edebilirsiniz.Yani “Matematik yapmakta ne demek?” diyebilirsiniz.Bu gerçekten ucu çok açık olan bir deyimdir.
Ama sezilen şu Gerçektir: “YAPISAL BENZERLİK”
Yine bir soru sorabilirsiniz “Matematiğin yapısı nedir?”
Şöyle ki matematik , aksiyomatiktir.Yani matematiğin yapısı “Aksiyomatik Model” diyebileceğimiz bir yöntem üzerinden inşa edilmiştir.
Şimdi bu yapıdan bahsedelim.

Şöyle ki bu modelde , modelin başlangıcını tanımsız önermeler oluşturur.Yani tartışılamayan(uzun tartışmalardan sonra),belki sezgisel,beklide anlamsız önermeler.Ama şurası kesin ki başlangıç için gerekli olan önermeler(Yine bir soru “Bu kesinlik nerden kaynaklanıyor?”Şöyle ki matematik ,pozitif bir bilimdir.Yani neden-sonuç ilişkisine göre ilerler:İleri sürdüğümüz önermeler bir sonuçtur(Aynı zamanda neden) O halde bu sonucun bir nedeni olmalı ve bulduğumuz neden de bir sonuç .O halde bir nedeni olmalı: Bu böyle gider.Bundan dolayı sabit bir noktada dan başlarız veya dururuz).Daha sonra bu önermeler doğanın yapısına ya da doğamızdan kaynaklanan yetilerimize göre diğer önermeleri oluştururlar(Tabi ki bunu yapan insan !)Ancak öyle bir an vardır ki işler yolunda gitmez ve çelişkiyle karşılaşırız.İşte aksiyomatik modelin özelliklerinden biri budur.

Gelelim asıl konumuza yani satranç denen şeyinde matematiğin yapısına benzediğini göstermeye ve dolayısıyla satrançtaki çelişkiye sizleri ikna etmeye.
Öncelikle sizi satrançta aksiyom olduğuna inandırmalıyım
Şöyle ki :
Temel bir aksiyom oluşturalım,

AKSİYOM 1: Satranç tahtası baştan başa aksiyomdur(Garip bir aksiyom oldu ama aksiyomlar garip olur napalım)

AKSİYOM 2:Satrançta piyon , fil , vezir,…,at gibi taşlar vardır.

AKSİYOM3:Bu aksiyomu örnek üzerinden açıklamaya çalışalım.
Örneğin fil’i düşünün daha doğrusu filin satranç tahtasındaki ilerleyişini(çapraz gider) Kabul edelim ki bu bir aksiyom olsun.Hatta diğer taşlarında ilerleyişleri de bu şekilde aksiyom olarak düşünülebilir.

Galiba bu üçüncü aksiyoma itirazlar yükseliyor .Yani taşların ilerleyiş önermesini aksiyom olarak kabul edebilir miyiz ?Çünkü bazı taşların ilerleyişi diğerlerine nispeten daha çok avantajlı (İlham kaynağı nede olsa Hiyerarşi ) HIMM…

O halde bu aksiyomları kabul etmeyenler için bu ilerleyişlere Teorem diyelim.
O zaman bende şu soruyu sorarım “Piyonun ilerleyişi hangi taşın ilerleyişine oranla daha çok avantajlı?”
CEVAP YOK
O halde piyonun gidişini aksiyom olarak tanımlayabilirim.
Şimdi ,herhalde satrançta aksiyom olduğuna inanmışsınızdır.
Teoremleri fazla tartışmayacağız(Yoksa işin içinden çıkılmaz)
Ancak şöyle bir esneklikte bulunabiliriz:Bu üç aksiyom dışındaki her şey teorem olabilir yani taşların gidişi,hamleler vs
Şimdi merak ettiğiniz yere yani çelişkiye gelelim.Aslında çelişki olarak nitelendireceğim durum bütün bu yazdıklarımı okumasanız bile sezgisel olarak bildiğiniz bir şey.
“PAT yani oyunun sonuna doğru tek kalan şahın sıra kendinde olmasına rağmen kımıldayamaması”
Evet satrancın çelişkiye yakalandığı yer.Bazılarınız Pat durumunu yeteneksizlik olarak yorumlayabilir.Lakin mesele şu ki satrancın yapısı buna müsait yani bu o tahtanın üzerinde gerçekleşme olasılığı olan bir durum ,orda bir yerlerde mevcuttur.Eğer yeteneksizlik dersek matematikteki çelişkilere matematiksel yeteneksizlik mi demeliyiz?
Çelişkiyi kabul edenler için bir soru daha “Bu çelişki nasıl aşılır”
Cevap : Oyunu baştan oynayarak .Ama yeni oyunlar beraberinde yeni çelişkiler getirecek.Farklı bir yol bulmalıyız.
Matematikte çelişki kabul edilen aksiyomların ,çelişki bulunmasından sonra bu aksiyomların ,bazılarının değiştirilmesi veyahut silinmesi suretiyle aşılır.Satrançta ,matematikle aynı yapısal özelliklere sahip(Gösterdik)
O halde galiba piyonun ilerleyişine bir ayar çekmek gerek !

Belki asıl soru şu “Mat nedir?”
Belki de Mat bir teoremdir yani şu ana kadar saydığımız her şey Mat teoreminin uğraşlarıdır
Belki de satranç bir teoremdir ,Mat da onun ispatı

Bu yazı böyle gider çünkü ilişkiler çeşitli şekillerde yorumlanabilir
(Ben burada bitiriyorum yoksa çok uzayacak !)

ah bu negatif enerji korkusu yokmu..

kimsede varmı bilmem de ; benim bu negatif enerji korkum son buldu artık.. nasıl korkardım ama biri ses yükselticek, biri içten içe olsada kızıcak, yok biri yanlıs algılayacak yahut içten içe bir hasetlik olucak.. sonra sebebi ben oldugum negatif enerjiyi yayıcak etrafa ve sonunda gelip beni bulucak bu aksilikler..

derken..

dedimki yahu sebebi aslen sen olmadıktan sonra yaysın dilediğince negatiflik.. hem değilmiydi küpüne zarar veren keskin sirke.. öfkeyle kalkanlar oturmamıs mı zararla..

negatifliği hissedilir boyutta olan insana karşı boş mu duruyor senin enerjin diye sorarken kendime; birden insanın bağısıklık sistemi geldi aklıma.. evet evet bu mikropların hasta etmeye calıstıkları anlarda bizi korumaya kalkan bağışıklık savaşçılarımızı düşündüm.. vucut hastalanmaya kalkar kalkmaz bu bağışıklık savaşcısı olan antikorların üretimi bir artar bir artar.. negatif dış etkenler geldikçe , hayır ben bu vucudu koruyacagım dercesine antikor artışı gözlemlenir..

sonra da; negatif enerji artıyor da senin pozitifliğin sabit mi kalıyor diye sordum.. fikrimce hayır.. pozitif enerji artısını tetikleyen olaylardan biride aslına bakarsak negatif enerjinin yükselişi oluyor bu durumda.. yeterki bağışıklığımız bozulmasın; antikor üretmek saniyeler alıyor..

e o zaman başkalarının pozitifliğinde var olabilmek oldukça kolayken; negatifliğinde hala gülüyorsak enerji kanserinden oldukça uzağız demektir..

yani şimdi beni birileri negatif enerjisiyle boğmaya kalktıgında; duraga gittiğim anda otobus gelicek, dopdolu olan otobuste bindiğim gibi boş yer beni bulucak, kapının zili çaldıgında en sevdıgım yemeği yapan üst komsu bi kase getirmiş olucak, pantolonumun cebınden unutlumus paralarım cıkıcak, tam karsıya gecmek ıstedıgımde arabalara kırmızı yanıcak..

evet bütün bunların olucagından şüphe dahi etmıyorum; birisi 3 eksi gönderıyorsa vucudum korunmak için 5 artı üretıyor; e bu durumda hem eksiler bana ulaşamazken yönlerini şaşırıp kürkçü dükkanı hesabı oluyorlar, hemde artılarım bana kalıp hayatımı kolaylastırıyorlar..

enerji böyle şey olsa gerek..

Elektrik sinyalleri (ne romantik!)

Önemli olan o elektrik sinyallerinin yorum kasedi! Ki nerdeyse onbeşyıldır bu kasedin nasıl ne zaman kimler tarafından doldurulduğunu yazıp çiziyorum. Sonunda böyle videolar yapıldığını görmek sevindirici. Ancak videonun sonunda söylendiği gibi gerçek hayat sandığımız bu şeyden bigün öylesine uyanıvermek çok olası değil. Beyindeki yorum kasedi değiştirilmeden bu uyanış gerçekleşemez. Değiştiğinde ise yine bir başka rüyaya uyanmak söz konusu olacak. Bunların hepsi rüya biri diğerinden daha hakiki değil, diğer bir deyişle oyun oyun içinde.

Video adresini vereceğim ama facebook adresleri bazen başka sayfalara çıkıyor:)

http://www.facebook.com/profile.php?id=100000352852204#!/video/video.php?v=1458932356227&ref=mf

Hatta beni izeyenler hatırlayacaktır çarpıcı bi etki yaratmak için “gözlerimiz içerden dışarı yansıtan bir projeksiyon aletidir” demiştim çok eski bi yazıda 🙂

sadece BİR…

Gözlerimde ki yükler bile, su damlacıklarını oluşturmaya yetmiyor…
Kızarıp kızarıp şişiyorlar…

Bu kadar kolay yıkılmıyordu bedenim.
O da şimdi kanayıp kanayıp kuruyor…

Sevgi ile acımak duygusunu iç içe geçirdim sanırım.
Ruhum bile artık ayırt edemiyor…

İsteklerim ile amaçlarımın kaynaşması bile beni uyandıramıyor…
Ruhum ile egom arasındaki savaşta yenik ayrılan benim.
Yitik bir zihinde, silik bir kalp taşımanın bedeli bu olsa gerek…
Sevmenin bile zamanı değil artık..
Sadece düşünmenin vaktidir şimdi..

Senin oluşumun belli…
ruhunun hiçbir şeye ihtiyacı yok aslında…
bedenine hapsolmaktan başka da mahkumiyeti…
Bunu bilirsin; ama yinede ruhunu, bedenine köle etmekten geri durmazsın…
Onu doyurduğun kadar acıkır oysa…
Yinede bazı sınırları vardır. Kendi kendine öğrenebildiği söylenir.
Bedenine söz geçirmekte zorlandığın anda;
bilki özünü kaybetme yolunda bir adım daha atmışsındır.
Düşün… nerde olduğunu düşün… teksin… bütünsün…
–Tümsün… hepsinin parçası ve hepsi de senin parçan olmalı ki
Kim olduğunu düşün… seni oluşturan şeyleri düşün…
Hala bugününde misin ? yoksa zamanın eridiğinin farkında mısın ?
Ruhunda eksilmelerin olması normal.
Eklenenlerin belirtisi de göze çarpmalı; ne de olsa iyi olmalıki kendine eklemeye karar veresin…
Gittiğin yerde bilgiler sana gelecek. Erişemediğin veri olmayacak.
Bırak kendini, bedeninin zincirlerinden kurtulma zamanıdır.

Cosacak
09.11.09

YURT KÖYÜ Doğal Sanatsal Bilimsel Sportif Yaşam Derneği

Adı: YURT KÖYÜ Doğal Sanatsal Bilimsel Sportif Yaşam Derneği 

YURT VILLAGE NATUREL ARTISTIC SCIENTIFIC SPORTS LIFE SOCIETY

İnsanlığın, DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ ile, her türlü sosyal, kültürel ve yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği,
TEMİZ HAVA- TEMİZ SU- TEMİZ TOPRAK- TEMİZ KALPLER
felsefesi ile ve İMECE ile kurulmakta olan köy…

TÜKETİM değil ÜRETİM TOPLUMU OLMALIYIZ.
Bu manada tüm giderler, emek bazlı ve en ekonomik çözümlerle programlanmış olup, Dernek ve destekçileri arasında İMECE ile gerçekleştirilmektedir.

Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadırr.

Bu köyün kurulumu ile birlikte, PARA gereksinimlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekecektir.
Her tarzdan insanın, paraya ihtiyaç duymadan, imece ile böyle köyler kurabilmesi , o köylerin içinde dışa ve paraya bağımlı olmadan yaşaması çok önemlidir.
İnsanlar kaybettikleri özgürlüklerini, sağlıklarını, DOĞAYA UYUMLU YAŞAMA KOŞULLARI İLE geri kazanabilecektir.

 
İnsanlığın, DOĞAYA SAYGI ve SEVGİ ile, her türlü sosyal, kültürel ve yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştirebileceği,
TEMİZ HAVA- TEMİZ SU- TEMİZ TOPRAK- TEMİZ KALPLER
felsefesi ile ve İMECE ile kurulmakta olan köy…

TÜKETİM değil ÜRETİM TOPLUMU OLMALIYIZ.
Bu manada tüm giderler, emek bazlı ve en ekonomik çözümlerle programlanmış olup, Dernek ve destekçileri arasında İMECE ile gerçekleştirilmektedir.

Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadırr.

Bu köyün kurulumu ile birlikte, PARA gereksinimlerinin tekrar gözden geçirilmesi gerekecektir.
Her tarzdan insanın, paraya ihtiyaç duymadan, imece ile böyle köyler kurabilmesi , o köylerin içinde dışa ve paraya bağımlı olmadan yaşaması çok önemlidir.
İnsanlar kaybettikleri özgürlüklerini, sağlıklarını, DOĞAYA UYUMLU YAŞAMA KOŞULLARI İLE geri kazanabilecektir.

 

İletişim Bilgileri

İnternet Sitesi: http://www.yurtturkiye.com
Ofis:KARAMÜRSEL
Yer:Kocaeli, Turkey

DERNEK 22/3/2010 itibari ile kurulmuştur.

Şu anda köyün inşaa işlemlerinin başlaması ile ilgili gerekli kurumsal görüşmeler ve hazırlıklar yapılmaktadır.

Yurt Köyü Felsefesi:

Nerede karşılıklı sevgi ve saygı varsa orada itimat ve itaat vardır. İtimat ve itaatin olduğu yerde disiplin, disiplinin olduğu yerde huzur, huzurun olduğu yerde başarı vardır. Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamak isteyen toplumlar önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybederler.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Atamızın güzel kelimelerle anlattıklarına ek olarak;

En önemli felsefemiz, PARA araç olduğu gibi PARALI-PARASIZ ayrımı köyümüzde yoktur. Bizim değer ölçülerimiz para değil , SEVGİ- SAYGI, FEDAKARLIK-EMEK ve PAYLAŞIMdır.
Gelecekte köyümüzde, paranın sözünün bile fazla edilemeyeceği bir yaşam kurmayı amaçlıyoruz.

BU nedenle kurucu üylerimiz de maddi katkılarına göre değil, kişilikleri , yetenek ve tecrübelerine göre belirlenmiştir.

Köyümüzde İDAME edebimek için aşağıda detyalrı verilen gelir kaynakları oluşturulacak olsa da, bu köy TİCARİ bir mekan olarak görülmemelidir. Bugüne kadar edindiğimiz kazanımları paylaşarak , ÖRNEK YAŞAM oluşturma mekanı olarak görülmelidir.

Kurucu ekibimiz tamamen bu zihniyette olup, herkes karşlılıklı bir güven, sadakat içindedir. Ana felsefemiz ve kuralımız budur. Yüce Atatürk’ün sözleri bu aşamada klavuzumuz olacaktır.

Bu köye dahil olan ve maddi katkı yapanların, maddi katkıları yapamayanlarla hakları eşittir.

Kuruluş günlerinde maddi katkı yapamayanalrdan bir kısmı, gelcekte yapabilme imkanına sahiptir,
bir kısmı köyümüzü kurarken göstereceği üstün hizmetlerle, ve aynı şekilde köyümzüdeki yaşam esnasında bu maddi katkılarla karşılaştırılamayacak büyük katkıyı sağlamış olacaklardır. Planlanan cüzi katkıların, burada harcanacak emek, fedakarlık ile karşılaştırılmasının mükün olmadığını bir kez daha belirtmek isterim. Özellikle İNŞA ve YARATMA aşamasında çalışacak dostlarımızın bir kısmı , hem maddi imkanlarını hem de emeklerini koyacaklardır. Bir kısmı ise tüm bilgi ve birikimlerini ve yaşamlarını koyacaklardır. Buna karşılık köyümüzde hemen yaşayamayacak olan köylülerimiz ise, başka yerlerde emek harcayarak maddi katkı koyacaklardır. Buna İMECE denir.
ADİL ve SEVGİ İLE PAYLAŞIMDIR.

OLAN OLMAYANLA PAYLAŞSIN mantığı ile köyümüz KURULACAK TIR. Bu konuda karşılıklı sadakat ve güvene haiz olanlar kurucu oalrak seçilmiştir.

Dünyada ömrümüzü tamamladığımızda, MİRAS olarak, bir gün tükenebilecek maddi kazanımları değil,
Birlik ve beraberlik, çalışma ve azim örneği olarak yaratacağımız DOĞA SANAT BİLİM köyümüzü bırakabilmek , gururumuz olacaktır.
Bir nevi dünyadaki CENNET diyeceğimiz, doğal, estetik, sevgi ve anlayışa dayalı, İMECE ile , ÇALIŞKANLIK ile her gün büyüyen UMUT KAPISI olan bir dünya kurmak için birleştik.
İçinde yaşadığımız dünyanın maddiyata dayalı kurallarından, işleyişinden, temiz olamyan ortamalrından ve beslenmelerinden bıkmış, kalbinin sesine kulak verebilen cesaretli ve azimli ilk ekip, adını tarihe yazdırabilecek bir dayanışma ve emek örneği ile, insanlık değerlerini yükseltecektir.

Her gün temiz bir çevre ve doğaya, temiz insanların gülümsemelerine uyanan bir TOPLUM oluşturmak istiyoruz. Gelecek kaygısını ortadan kaldırıp, sanatlarımızı, bilmimizi, keyiflerimizi, misyonlarımızı en rahat şekilde yaşamak , en rahat şekilde üretmek istiyoruz. İ yi niyetlerle ve menfaatler gözardı edilerek yola çıkan bu seçkin kurucu ekiple bunların mümkünlüğü her gün biraz daha gözler önüne serilmektedir.

Başlangıçlar her zaman zordur. Yine de Yaradan’ın yardımları ile bir çok zorluk çok kolayca , hatta mucizevi bir şekilde aşılarak bu aşamaya gelinmiştir. Kuruluş aşamasında yine bazı zorluklar yaşayacağımız kesindir. Çileler olmadan güzel işler başarmak beklenilemez. SABIR erdemine sarılarak, ve ANLAYIŞ güzelliğine tutunarak hepsini birer birer aşacağımzıdan kuşkumuz yoktur.

Kurucu üyelerimizin kısıtlı imkanlarıyla oluşturacağı ilk köyümüz ve kamplarımızın, büyük bir hızla büyüyeceğini, köyler, kasabalar haline geleceğini de umut ediyoruz. Şu anda projemizi gerek internet ile gerek şahsi görüşmelerle takip eden, yakın gelecekte bir parçası olmak isteyen bir kalabalık vardır. Bu arkadaşlarımıza örnek olarak, onlarında bu hayata geçmelerine büyük katkı sağlayacağız. Gelecek projeksiyonumuzda adına parasız özel okul diyebileceğimiz, eğitim yuvaları açmak vardır.
Mümkün olduğunca çok yetenekli çocuğumuzu, ihtiyacı olan evrensel öğretileri , bilmi, sanatı ve doğa sevgisini aşılamak insani görevimizdir. Toplumlar böyle kişiler sayesinde yükselmekte, dünyayı böyle çocukalr güzelliğe kavuşturmaktadır. Köyümüzün imkanları çoğaldıkça ve kendi kendini idamesi artıp, dışarı açılabildikçe, gelirleri arttıkça bu konudaki projelerimizi hayta geçirme imkanı bulacağımıza yürekten inanıyorum. Gerekli çevre ve birkim, tecrübe hem köy içindeki dostalrımızda hem de köy dışından destekçilerimizde vardır.
Köyümüz, atölyeleriyle, tarım ve hayvancılıkla, doğanın, sanatın, bilimin ve sporun kaynakları ile kendi ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Yıllarca köyden çıkılmasa, mutluluk ve huzur içinde yaşamaya elverişli köyler kurulması amaçlanmaktadır.

Kurucu- Sevgi Yüreklik