Yeryüzü aşkı

“savaşçının aşkı dünyadır… iki savaşçının yeğlediği budur. bu toprağı, bu dünyayı. bi savaşçı için bundan büyük aşk olamaz…kişi ancak bu dünyayı tutkuyla severek arınır kederlerinden. bi savaşçı her zaman sevinçlidir, çünkü sevgisi değişmez; bunu iyi bilen aşkı, yeryüzü, ona akla hayale gelmez armağanlar sunar. Üzüntü, yalnızca varlıklarına barınak sağlayan şeyden nefret edenlere özgüdür…son zerresine dek canlı olan ve her türlü duyguyu anlayan bu sevgili varlık beni sağalttı, acılarımı dindirdi ve sonunda ona olan aşkımı anladığımda bana özgürlüğü öğretti…’on yaşımdayken giydiyim pijamayı anımsıyorum. yalnızca bi gün geçmiş gibi geliyor bana, nereye uçtu zaman?’ demişti o adam bana… o zehrin panzehiri burada işte. büyücülerin açıklaması ruhu tümüyle özgür kılmaz. yalnızca bu muhteşem varlığın sevgisi özgürlük getirebilir bi savaşçının ruhuna; özgürlükse sevinçtir, etkililiktir, çıkmazlar karşısında kendini bırakabilmektir. son derstir bu. hep en sona bırakılır, ölümü ve tek başınalığıyla nihai yalnızlığı içinde yüzleşen adamın son anına. çünkü yalnızca o an bi anlam taşır.”

Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor!

Reddedilmenin, kişinin IQ seviyesini ve analitik düşünme kabiliyetini büyük ölçüde düşürdüğü bildirildi.

ABD’de Case Western Reserve Üniversitesi’nden Roy Baumeister liderliğindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, reddedilmenin etkilerini gözlemlemek için iki farklı yol izlendiği belirtildi.

Sonuçları New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, önce bir grup yabancının bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya başladıkları ve daha sonra ayrıldıkları kaydedildi.

Bu gruptaki her bir katılımcıdan, gruptan hangi iki kişiyle bir işte birlikte çalışmak isteyecekleri soruldu ve gruptakilere, hiç kimse tarafından seçilmedikleri ya da diğer herkes tarafından seçildikleri söylendi.

Araştırmacılar ayrıca, kişilik testi yapılan bir gruptakilere, hayatta yalnız kalacakları veya arkadaşları ve aileleriyle yaşayacakları söyleyerek, sahte geribildirim verdi.

Araştırma izlenen her iki yolda da reddedilen gruplarda saldırganlık puanlarının arttığı, aynı zamanda IQ puanlarının birdenbire yaklaşık yüzde 25 oranında, analitik düşünme kabiliyetleriyle ilgili puanların da yüzde 30 oranında düştüğü gözlendi.

Roy Baumeister, reddedilen çocukların, saldırganlaşma eğilimi içinde olduklarının uzun süredir bilindiğini hatırlatarak, araştırmanın sonuçlarının, insan doğası hakkında çok şey anlattığını söyledi ve “İnsanlar gerçekten diğerleriyle iyi geçinmeye tasarlanmışlar, dışlandığınızda, bunun önemli etkileri oluyor” dedi. (milliyet)

 

Yaratıcılığın Nörolojik Açıklaması

Castaneda’nın sol ve sağ yanla ilgili tezini (bana göre) destekleyen bir deney bu aşağıda sunduğum:

Süre:10:21

Dünyanın Tartıştığı Yaratıklar

Bir Kanada firması (Bio-genica), “Bu bir oyuncak yada robot değildir” diyerek piyasaya sürdüğü garip canlılar dünyada tartışma konusu oldu.

Bio-genica isimli firmanın bir grup çılgın genetikçiye yaptırdığı bu garip yaratıklar, firmanın iddiasına göre canlı.

Firma bu yaratıkların evcil hayvanların yerini alacağını iddia ediyor. Yeni çağın evcil hayvanları olarak adlandırdıkları projede kullanılan hayvanlar da genetik değişime uğramış mutant hayvanlar ve içlerinde chip de takılı.

Nefes alıp verebilen, kalp atışları değişen ve günlük olarak beslenilebilen bu canlılar, minimal bir yaşam destek ünetisiyle birlikte satılıyor.

Bu yaratıkların hepsinin karakterleri de birbirinden farklı.

Markette “raflardaki” hayvanlar, bir boru ile özel yapım raftaki besleme sisteminden besleniyorlar ve sürekli “taze”kalıyorlar.

Raftaki hayvanı beğendiğinizde hayat destek sisteminden çıkartıp paketi açıyorsunuz.Pakette sol altta görülen dört tane lamba hayvanın “son kullanım tarihini” belirliyor. Bir tane kaldığından artık”değiştirme zamanının yaklaştığını” ifade ediyor.Bir yıl ömürlü ve üç yıl ömürlü iki ayrı “model” olarak sunulan hayvanların. karakterleri paketteki renklerle ifade edilmiş. Bu renklerin anlamı şöyle:

Kırmızı: Atletik ve enerjik

Yeşil: Yardımsever, uyumlu ve barışçıl

Mor: Gelişime açık ve ruhsal olarak gelişkin

Mavi: İletişimci

Turuncu: Maceracı, kendinden emin ve meraklı

Sarı: Oyuncu ve eğlenceli

Paketlerin içinde sıra sıra asılı olarak mağzalarda duran genpet’ler(bu hayvanlara bu isim verilmiş), paketteyken bir hortum vasıtasıyla yavaşça besleniyorlar ve hayatta kalıyorlar. Bio-genica firması bu sistemi evde de kullanabileceğini böylece tatili vs. giderken hayvanı bitkisel hayata yatırabileceğimizi de belirtiyor!

Bu hayvanların diğer özellikleri ise şöyle:

Büyümüyorlar (zaten en büyük boyutları paketteki halleriymiş), konuşmasalar da sesler çıkarabiliyorlar, duygularını ifade edebiliyorlar, paketten çıkarınca 20 dk. içinde uyanıyorlar ve gözlerini açıyorlar. Haftada bir kere özel yemleri ile beslenmek yetiyor ve sorunuz olduğunda “teknik destek deparmanını” arabiliyorsunuz.

İşte en ilginç yanına gelince.Tüm genpet’lerde uzaktan iletişime imkanı veren bir iletişim ve kontrol çipi takılı.Böylece Bio-Genica ağına doğrudan bağlı olarak güncelleme işlemi sizi meşkul etmeden yapılabiliyor.LCD takılı modellerinde hayvanın üzerindeki LCD ekrandan durumunu izleyebiliyorsunuz.

Yakında marketlerin raflarını süslemesi beklenen bu garip yaratıklar için şimdiden tartışmalar başladı.

Genetik canlıların evde bulunması fikrine karşı çıkanlar bu yaratıkların hemen yasaklanmasını istersen özellikle psikologlar, Genpetlerin çocukların psikolojik gelişiminde kapanmaz yara ve travmalara neden olacağını savunuyor.Bu yaratıkların yetişme çağındaki çocukları gerçekle hayal dünyası arasında bırakacağını belirten psikologlar, ürünün yasaklanmasından yana görüş bildirdi.

http://www.genpets.com/index.php

Not: Bana ilk anda çok kötü bir his verdi!

Üzücü

güncellenme zamanı  5.11.2009

 İNGİLTERE’DEKİ bir laboratuvar çalışanının kaydettiği görüntüler, görenlerin kanını dondurdu

Tüyler ürperten karelerde, Hants’teki Wickham Laboratuvarları’nda üzerinde yeni bir kırışık tedavisinin test edildiği tavşanlar görülüyor. Kulaklarına botoksa rakip olarak üretilen “dysport” maddesinden enjekte edilen ve küçücük kutulara sadece kafaları dışarda kalacak şekilde tıkılan tavşanlar, işkence görüyor. İçişleri Bakanlığı, hayvan eziyetine göz yummayacağını açıkladı. (Milliyet)

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=5&ArticleID=1158278&Date=05.11.2009&b=Bilimsel iskence