Paylaşırken nasıl bir yol izlemeliyiz?..

Bu platformda paylaşmak değil mi amaç. Ancak bunu gerçekleştirirken nasıl bir yol izlemeli, nelere dikkat etmeliyiz? Kanımca saygı çerçevesini zedelemeden yapabilmektir daima. Hatta bu temel olgu fikirlerimizi\düşüncelerimizi vb. paylaşmaktan daha öncelikli duruyor ortada. Fikirleri ne yermek ne yüceltmek ne doğrulamak ne de yanlışlayıp çarpı atmak işimiz olmalı, asl-olan saygı. Geçen gün sayın canu’nun bir yorumunda yer alıyordu ;incittiğimizde aslında incinen biziz. İncitmeden varolmanın deneyimi; sanırım ki, bunun sınavını veriyoruz.

13 yorum “Paylaşırken nasıl bir yol izlemeliyiz?..”

  1. Anlayamadığımız ya da anlamak istemediğimiz bir şey olsa gerek sevgili leyla… Herkes farklı düşünçeler içinde olabilir ama önemli olan birbirimize saygımızı ve sevgimizi kaybetmeden var olabilmek ve paylaşabilmek… Yıkmak, yok etmek, inçitmek o kadar kolay ki…
    Girdiğim bütün forumlarda çoğunlukla insanlar bu yanlışa düşüyor. Lütfen biz bu yanlışa düşmeyelim diyorum bende sizin gibi…Ümit ederim bu sınavda geçer not alırız:)))
    Güzel bir noktaya damga vurmuşsunuz ve hatırlattığınız için teşekkürler…

  2. benim anlamadığım bir şey var. Tamam şöyle güzel böyle sakin …..ve bunu dilemek..tamam çok güzel de…açık sevgisizliğe, ayrıştırıcılığa neden “bana ne” yaklaşımı…sevgi bir duyarlılık işi midir yoksa sonsuz bir umursamazlık mı…

  3. ”Bana ne yaklaşımı” olsaydı eğer, kimse yorum yapmaz yazısını yazar geçerdi:)))

  4. Evet paylaşımlar ve saygı bağlantılarını iyi kurabilmek lazım. Kişisel saldırırlardan kaçınmak lazım. Gerçi o kadar ince çizgide şeyler ki. Kimseyle ilgili olmasa bile fikrini söylemek bazen suç olabiliyor.

    Kesinlikle duyarlı bir şekilde yaklaşılmalı herşeye. Özellikle insana….

    xenix: Aman tanrım, bunları ben mi söylüyorum :))

  5. Sevgili Leyla, böyle bir konu başlığı açmak bile ne yapılması gerektiği konusunda insanların düşünmelerine vesile olmuştur umudundayım. Duyarlılığın ve ince düşüncelerin için teşekkür ederim.
    Ve .. sevgili medisis; sevgi ve saygıyı koruma konusundaki düşüncelerin içimi ısıttı.
    Sevgli arkadaşlarım iyi ki varsınız!
    Sizin gibi düşünen ve eyleme geçenler sayesinde yalnız burası değil, yazı yazdığınız ve varlığınızı hissettirdiğiniz her yer güzelleşecektir.
    Çok anlam taşır mı bilmem, ama açılan konu başlığında atılan her olumlu adım ve yapıcı davranış tarafımdan alkışlanacak ve yürekten desteklenecektir.
    Zira, burası ne bir kale ne de öfke ve düşmanlık oluşturularak ve sürekli gübrelenip sulanacak bir platform olmalıdır şeklinde düşünmekteyim.

    Nasıl bir yol izlersek daha yapıcı oluruz diye kafa yorup çare arayan herkes takdire şayandır. Allah sizlerden razı olsun sevgili dostlarım;)

  6. Kıymetli Medisis ve Canu sizlere gönülden teşekkür ediyorum. Burada barış içinde olsun tüm -tartışma, paylaşım vs.- edimlerimiz, dileğim\temennim bu yöndedir. Ve daima nazik olmak desturumuz olsun. İçinden geçtiğimiz çağda buna çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum ben.

    Daima aydınlığa doğru…
    Saygı ve sevgilerimle selamlıyorum

  7. Sizlerle aynı ortamda bulunmak benim için büyük bir zevk. Teşekkürler…

  8. Sevgi saygı; evet. Ancak incitmemek konusu farklı. Sevgi saygı içerisinde de olsa kimi şeyler, kimi gerçekler insanı incitebilir çünkü.

    Hasta doktora gider. Doktor muayene eder ve hastayı karşısına alarak şöyle söyler:

    • Size bir gerçeği söylemek zorundayım.
    • !?
    • Malesef kansersiniz.

    Bunun gibi yani. Kişilerin hoşuna gitmeyeceği, hatta üzüleceği kimi şeyler de yeri geldiği zaman söylenmeli.

    Karşıdaki insan çok da çıtkırıldım olmamalı yani.

  9. bende bi fıkra anlatıcam bu konu ile ilgili.
    2 adam yolda yürürken, koyun koyuna yatan 2 köpek görmüşler.
    Birisi demişki; ne güzel ya koyun koyuna uyuyorlar herkeste hep böyle yaşasa ya!
    Öbürküde şöyle demiş; Güzel güzel uyuyorlar ama, sen aralarına birde kemik at bak ne oluyor;))

    Evet gerçektende böyle arada bir kemik parçası oldumu saygıda sevgide unutuluyor.
    Hepiniz bir gün öleceksiniz bırakın didişmeyi, çekişmeyi, menfaatler için insan kırmayı. Bir kerede olsun insan gibi davranmayı deneyin. Çok hoşunuza gidicek.

  10. çok zor bi soru bu;
    başlı başına içtenlik ve iletişim kurma isteği ve iletişim kurma deneyimi kendisi çözümleyebilecektir bunu belki sanırım;
    paylaşma çok büyük bi kelime, empati ise bir yanıt
    açık söylemeli-bencil bir paylaşım bu; kendinin paylaşımını-paylaşılmasını bekleme

    Sosyal ilişkiler ve özellikle sanal ilişkiler yıprattı bizi,
    Gerçek bir kişi-kişilik ve iletişim oluşturmak çok zor burada; Herkes hatta hepimiz bi çoğu zaman akıl verme-öğüt verme; çabucak kusma içindekini yoluna gidiyoruz

    Burada
    Bir karşıt ve karşıtlık arıyorsak (ve bir savaş) hemen hızlıca buluyoruz ya da oluşturabiliyoruz; Bir çatışma yani ya da tartışma ki bazen tartışmak iyidir belki bilmiyorum ve emin değilim;
    Çok takılmamak lazım belki de bunlara- İnsan insandı, Kim kırıldı, Kimse kırılmadı

    düşünüyorum ve düşünüp duruyorum; Buradaki hangi insanla ya da insanlarla gerçek iletişim kursam ne olurdu ya da yüzyüze iletişim biçimim ve tavrım ne olurdu, Yazdıklarımdan ne hissederdim
    Hiç biriyle hiç bir gerçek çatışma kurmazdım sanırım ve bu ilişkiler-iletişimler hiç böyle gelişmezdi;
    bu halde
    Sanal iletişimin sanal oluşunun özgürlüğü deneyimlenmeli ya da keşfedilmeli
    çok fazla sınırlar koymak iyi değil sanırım; saygı yaşatmak ben emin değilim
    ifadeye ve karşı tepkiye de vurulmuş her zincir zincir sonuçta ve her sıkıştırma da öyle; kişiye biçimlemeyecek ya da geliştirmeyecek aslında;
    bilmiyorum belki de herkes daha özgürce kırmalı ve kullanmalı bunu, bilmiyorum
    bu sanal oluşun, sanal dünyanın bir oyun gibi tanımlanması ve görülmesi üzerine daha çok düşünüyorum;
    fiziksel bi incitme olmaksızın nasıl incitilebiliyor insan ve sözcükler nasıl kırabiliyor zihinleri

  11. ben bir şey anlatacağım;
    nasıl yazılmalı bilmiyorum-bi deneyeceğim
    kardeşimle ben her gün kavga ederdik; Gerçek kavgalar ve gerçek incitmeler;
    Büyükler akıl verseydi bize- çekip konuşsaydı, demek
    Ya da o gün öyle görmeseydik bakmasaydık hayatı demek bilmiyorum boşuna;
    her şey olduğu gibi oldu;
    Bugün ise hiç kavga etmeyiz asla büyüdük gibi bilmiyorum
    Aramızda en ufak bir kızgınlığı-kırgınlığı ve kalıtı yok bu kavgaların sanıyorum ki

    Her şeyi payşalabiliriz-Birlikte yalnız olabiliriz;
    Varlığı ne varlığıma yüktür ne varlığına
    Belki her durumda -bi çok durumda- ilk arayacağım/koşacağım insandır yine
    Hiç yargılamaz-hiç yargılamam gibi; böyle şeyler
    dediğinin/diyeceğinin hiç birinden gocunmam incinmem gibi

    ve kavgalar
    Hiç bir oyunda keyfimizi kaçırmadı bu
    ve sonraki barışma-unutma-görmeme de keyfimizi kaçırmadı bu
    hiç bir zaman biraz sonra kavga edeceğiz diye düşünmedik

    ;ARkada bir öfke kin kalmadı-nasıl dağıldıysa dağıldı ve olduysa oldu; her şey doğal olduğu yerinde olduğu gibi oldu işte
    tepkiler verildi-doğal tepkiler herkes gücü kadar hiç çekinmeden

    Bin yıl yaşarım onla diken ucu kadar batmaz
    diken ucu kadar yalnızlık hissetmem ve yine de varlığıma ve yalnızlığıma/bağımsılzığıma diken ucu kadar yükü/ağırlığı ve çekincesi olmaz

  12. aynen sanal olunca rahat atıp tutuyoz ama ben biliyorum normalde asırı kibarık:D

  13. “hiç bir kusma biçimi bu tiksintiyi gidermeyecek”

    günlük hayatta etmem örneğin bu lafı; susar, bakar ve gülümserim

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.