Pozitif Ayrımcılık

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü yaklaşırken bir kaç noktaya değinmek istiyorum. Yüzlerce yıldır kadın gerek töre, gerek din, gerek fiziksel şiddet kullanılarak arka plana atılmış hak ettiği insanlık onuru elinden alınmıştır. Bu yüzden diyorum ki kadınlara eşitten öte pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. İş ve yaşam alanına daha çok katkılarını sağlamak için zorlanmalı yönetim kadrolarına getirilmeli daha bir çok alanda pozitif ayrımcılık yapılmalıdır.

Elbette bu konu sadece kadınlara göre ele alınmamalı. Baskıya uğramış her halk, her kültür, cinsel yönelimi yüzünden dışlanan her insan, ırkı, dini, dili yüzünden ötekileştirilmiş her kimlik için pozitif ayrımcılık yapılmalıdır. O kişilerin, halkın, kültürün normalleşebilmesi için, üzerindeki baskı ve şiddetin kalkması için bu gereklidir.

Pozitif ayrımcılık; İnsanların şartlanmışlıklarıyla oluşan etkiye eş ve ters yönde bir tepki olarak oluşturulmalı. Normalleştirmek etkiye tepki göstermemektir.

12 yorum “Pozitif Ayrımcılık”

  1. Bir de plaza tipi kadınlar var. Bu kadınları emekçi kadınlar arasına mı yoksa entrikacı kadınlar arasına mı koyacağımı kestiremiyorum. Değişik bir kültür yapısı.

    )kapa parantez

  2. Genel olarak katııyorum Bunun nasıl yapılacağı konusunda bir sıkıntı var.

    “İş ve yaşam alanına daha çok katkılarını sağlamak için zorlanmalı”

    Devrimciler bunu yaptılar zaten. Sonuç ortada. Zorlamayla olmuyor. Sosyolojik değişim, insanlığın hayrına da olsa tepeden inme kararlarla gerçekleştirilemez. Doğal sürecinde 100 yıl alacak değişim, zorlamayla 60 yılda yapıldı diyelim. Sonuç yedi aylık çocuk gibi oluyor. Sonra bir de bilinçli olup da yaşam alanına evden katkıda bulunmayı tercih eden kadılar da var. Öyle mutluysa, illa ki dışarıya çıkıp katkıda bulunacaksın ulen demenin anlamı yok insanlara. 🙂

  3. Toruk Maktoya katılıyorum. Zorlamak baskının bir başka türü.

    Şu karikatürü çağrıştırdı bana.

    Bu arada okumuşsunuzdur. “Kellenizi alırız” tehditleri eleştiri sayıldığı için sanıklar beraat etti.

  4. “Reikimaster bir sevgilim var. Neyseki buraya yazdığımı ve beni tanımıyor. Nedir bu reiki anlamadım. Dişim ağrıyor, geliyor reiki verecem diye. Başım ağrıyor yine aynı bir bakıyorum elleriyle bir şeyler çiziyor havada sonra koyuyor başımın üstüne. Tamam eyvallah işin ilgi ve cinsellik tarafı bir tarafa hiç bir yararını görmüyorum arkadaşım. Reiki verdiği yer geçmesi bir yana daha çok ağrıyor.”

    Tanıdınız mı bu satırların sahibini?
    Kim dersiniz bu adam?
    Saron!

    “Pozitif Ayrımcılık” başlığı altında bu forumu açan kim?
    Saron!
    Ne diyor?
    “Kadınlardan yana pozitif ayrımcılık yapalım” diyor.

    Doğru diyor da,
    aynı adamın
    “Reiki” başlığı altında,
    sevgilisinden habersiz,
    belki karısından da habersiz:)),
    sevgilisinin ardından
    atıp tutan bu adama biz nasıl bir pozitif ayrımcılık uygulamalıyız şimdi?

    Kendisini protesto etmek için yazmayacaktım bu başlık altında. Yine de protesto edip yazmıyorum!

    Ben kendisini sitenin kadınlarına havale ediyorum şimdi!
    Kadınlar dikkat edin yalnız, “aranızda en çirkin hangisi ise, beni o öldürsün!” diyecek kadar zeki bir provakatördür.:))

  5. Affederek pozitif bir ayrımcılık yapalım mı kendisine? Belki o da bir daha yapmaz abisi. 🙂

    Olay güzel olmasa da karikatür bayağı güzelmiş xenix.

    Bu tür tiplerin alışkanlığıdır o. Önce vandallığı yaparlar, sonra özür diler ve karakolda tatlıya bağlarlar nasıl olsa. Olmadı mahkeme sürecinde aynı karikatürdeki gibi boyun bükerler. Beraat eder etmez de aynı tavırlara kaldıkları yerden devam ederler…

  6. Plazada çalışan biri olarak belirtmeliyimki plaza kadınları diğer kadınlardan çok daha emekcidir. Çok daha zor şartlarda ve çok daha riskli bir iş’te çalışmaktadır. Bu yüzden plaza kadınları deyip geçmemek lazım.

    Ayrıca emekçi kadın ayrımı bence gereksiz bir ayrımdır. Günümüz şartlarında bütün kadınlar emeklemektedir.

    Zorlanmaktan kastım zorla çalıştırmak değil olanaklarını arttırmak, görev ve sorumluluklarını erkeklerle eş hatta daha çok yetki vermek anlamında kullandım.

    Gelelim Hüseyin beye, birincisi evli değilim. İkincisi ise yazdığım yazıda kadını aşağılayan bir durum göremiyorum. Samimi bir paylaşımımı, bir avuç tuz bulunca hıyar tarlasına koşan birisi gibi buralara taşıdığınıza göre sizin bu konuda söyleyecek önemli şeyleriniz olmalı diye düşünüyorum.

  7. Saron,
    Birincisi sen evlisin!
    İkincisi tuz da hıyar da senin olsun!

  8. 8 Mart Rusya da emekci kadinlar gunu degil , yalnizca “Kadinlar Gunu”dur , resmi tatildir ve yogun sekilde kutlanir.
    Bu gun tum erkekler kadinlarina cicekler, hediyeler vermek ,surprizler yapmak her turlu simartmak durumundadir.
    medya da bayram modundadir . Tum komedyenler Muzisyenler devrededir.

  9. Türkiye’deyse evli adamlar, eşlerinin kadınlar gününü kutlamazlar. Dışarda gördüğü hatunlara çiçek de alır, kutlama da yapar. Evli olmadığım için mi bu durum bana garip geliyor acaba? 🙂

  10. Size katiliyorum. Sibirya’da da (Rusya sayilir mi bilemem ama Sibirya demeyi tercih ediyorum, cunku cok karisik insanlari barindiriyor) adi resmen kadinlar gunu. Uc gun resmi tatil.

  11. Guzel bir konuya deginmisiniz Saron, tebrik ederim.

    Positif ayrimciliga evet diyorum. Ama bunu haketmeleri gerekir. calisilmadan elde edilen haklar degerini kaybeder. Bunun dozaji nasil ayarlanir bilemem.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.