Bilgilendirme Seansları I
Danışanlarım randevu alıp geldiklerinde, ilk seansta genel bilgileri veririz. Bu bilgiler, sözel ve yazılı olmak üzere iki başlıkta toplanabilir.
a) Sözel Bilgiler:
Eğitimi hangi seviyede olursa olsun, her danışanımızın bilgilendirilmesi gerektiğine inandığım için, genelde aramızda geçen diyaloglar aşağıdaki gibidir:
- Merhaba, hoşgeldiniz.
= Merhaba, selamünaleyküm, hoşbulduk, siz doktor musunuz? Randevumuz vardı. Doğru yere mi geldik acaba? (Bazılarımız doktora tüm ailesi ile birlikte gelmeye alışkın oldukları için) kapıyı kapatmayın doktor bey, daha gelecekler var. Veya, sadece sessizlik…
Mümkün olduğunca danışanlarımı birbirleri ile karşılaştırmama prensibinde olduğum için, randevu saatlerim sadece o kişiye ve o aileye aittir. Dolayısyla, danışan veya danışanlarımı öncelikle görüşme odasına değil, salona alırım. Doktor gömleği giymem, masa başına oturmam, karşılıklı koltuklara otururuz. Çoğunlukla rahimsel otorite nedeniyle E.Q. problemli olan danışanlarımın beni de bir otorite figürü olarak kabul etmemelerine itina gösteririm.
http://www.psikoestetik.com/
Bilgilendirme Seansları I
Danışanlarım randevu alıp geldiklerinde, ilk seansta genel bilgileri veririz. Bu bilgiler, sözel ve yazılı olmak üzere iki başlıkta toplanabilir.
a) Sözel Bilgiler:
Eğitimi hangi seviyede olursa olsun, her danışanımızın bilgilendirilmesi gerektiğine inandığım için, genelde aramızda geçen diyaloglar aşağıdaki gibidir:
Mümkün olduğunca danışanlarımı birbirleri ile karşılaştırmama prensibinde olduğum için, randevu saatlerim sadece o kişiye ve o aileye aittir. Dolayısyla, danışan veya danışanlarımı öncelikle görüşme odasına değil, salona alırım. Doktor gömleği giymem, masa başına oturmam, karşılıklı koltuklara otururuz. Çoğunlukla rahimsel otorite nedeniyle E.Q. problemli olan danışanlarımın beni de bir otorite figürü olarak kabul etmemelerine itina gösteririm.
Bu andan itibaren siz okurlarım arasında, genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek, ağır bunalımlı (psikoz) veya hafif bunalımlı (nevroz) olabileceğini düşünerek ve sizin benim karşımda oturduğunuzu varsayarak devam edeceğim. Psikoz çok ender rastlanan bir rahatsızlık olduğundan ve genelde hastane tedavisine ihtiyaç duyduğundan, sizin takıntılarınız ve hafif bunalımlaınız olduğunu düşünüyorum. Eski hocalarımızın kullandığı ruh ve sinir hastalıkları uzmanı gibi kavramlar ve psikiyatristlerin deli doktorları olduğu gibi yanlış ve yerleşmiş kanaatler veya ekonomik krizin daha da artırdığı maddi sorunlar yüzünden bana gelmeyi isteseniz dahi gelemediğinizi kabul ediyorum. Kitabımı alıp okumaya başladığınızda karşılıklı oturuyormuşuz gibi hissetmenizi sağlamaya çalışacağım. Takdir edersiniz ki bu oldukça zor olacak. Gök gücü yanımızda olsun… Kendinize uyan bölümü daha dikkatli okuyunuz lütfen.
Orta yaşlı bir kadınsınız… (kendinizi genç hissediyorsanız bu bölümü dikkatli okumanıza gerek yok. Bir arkadaşınızla veya ailenizle geldiyseniz tabiidir ki görüşme özel odamızda yapılıyor olacak.)
Enerji seksi, pornografik tuzaklarla öğretilmeye çalışılan şehvet seksinden çok farklı olup, Tao’ya göre gök gücü ile temas için şarttır. Vajinal orgazmı öğrenmeyen bir kadının vücut kapısı, dolayısıyla da beyin kapısı gök gücüne kapalı olduğu için, yer gücünün yani rahim gücünün esiri olur. Dolayısıyla Tao erkeğe boşalma şartı koymaksızın, seksin kadının vajinal orgazmıyla biteceğini anlatır ve klitoris orgazmını yasaklar.
= Anlaşıldı doktor bey, rüyalarımı tüm ayrıntıları ile yazmaya söz veriyorum. Eğer para durumum müsait olursa bunların analizi için size kaç seans gelmem gerekecek?
(Bilgilendirme Seansları I için Kaynak: İyileşme Kitabı, Doç.Dr.Nusret Kaya, Sistem Yayıncılık 9. Basım, sayfa 49-60)
Beynin Yapısı
İnsanın karakutusu keşfediliyor
Psikiyatrinin yeni yıldızı ‘beynin yapısı’. Bu karmaşık yapının sırları kimi bağımlılıkların ve sorunların kaynağını ortaya çıkarıyor, sapmaların tedavisinde yeni ufuklar açıyor.
Çağımızın bir numaralı sorunu, her gün binlerce insanın karşı karşıya kaldığı ruhsal çöküntüler. Giderek içinden çıkılmaz bir hal alan bu gizemli konuda uzmanlar yeni açılımlara yöneliyorlar. Psikiyatrinin geldiği son noktada artık terapilerden ve ilaçlardan daha önemli bir nokta ele alınmaya başlandı, “beynin yapısı”. Tıpkı bir karakutu gibi çalışan, kayıtlar taşıyan beynin, daha doğrusu “alt beynin” çözümlenmesi ve sonuçta gizli noktaların açığa çıkarılması mümkün mü? Psikiyatrist Doç. Dr. Nusret Kaya bunun mümkün olduğunu söylüyor. Rüyaların analiziyle, bu karakutunun kayıtlarına yaklaşılabileceğine, birşeylerin farkına varabileceğimize dikkat çeken Kaya, Tempo’ya psikiyatrinin yeni ilgi alanlarını ve rüya analizlerinin basit yöntemlerini anlattı.
Tempo: Beynin yapısı psikiyatriyi neden ilgilendiriyor?
Doç. Dr. Nusret Kaya: Beyni, üst beyin yani tıptaki ismiyle korteks ve alt beyin olarak bölümlendirmemiz, birçok tıbbi terime boğulmamak ve kolay anlaşılabilmesi açısından en doğru tanımlama olacaktır. Bir de bu ikisinin arasında benim ilkel libido seviyesi diye tanımladığım tabaka mevcut. Korteks bir milimetre kalınlığında, bir kabuk gibi iki beyin yarımküresini kaplar. Biz bu korteks kısmıyla okuruz, düşünürüz, felsefe yaparız, para kazanırız. Bu kısım IQ’nun ölçüldüğü ve beyin hücrelerinin %28’lik bir kısmının kullanıldığı yerdir. İlkel libido seviyesi için “Klasik Freud Ekolü” şuuraltı der. Bu tabakanın tamamında seksüel içerikli takıntılarımız vardır. Üst beyin yani korteks gelişmiş dahi olsa bu tabakada takıntılar varsa insan alt beynin zenginliklerine ulaşamadan yaşar, çünkü bu tabakaya toslar. Alt beyin ise tüm duygularımızın ve içgüdülerimizin kaynağıdır,
– refleksif olarak iç organlarımızı çalıştırır
– RNA yoluyla atalarımızdan gelen bilgi şifrelerini depolar.
Bu kısım beynin %72’lik hücre kullanan ve EQ diye tanımlanan yeridir. İnsanlık tarihinin ne kadar eski olduğunu ve tek bir RNA molekülünün 20 milyon bilgi çipi taşıdığını düşünürseniz alt beynin nasıl bir hazine olduğunu anlayabilirsiniz. İşte ben insanları bu hazineyi keşfe çağırıyorum. Unutulmamalı ki takıntısız şuuraltı ve alt beyin olmaz. Takıntısız şuuraltı kişinin kendi elinde değil, daha çok ebeveynlerinin elindeyken, takıntısız alt beyin atalarının elindedir.
Tempo: Sorun “ilkel libido” seviyesindeki sorunları aşmak mı?
Doç. Dr. Nusret Kaya: Bu tip takıntıların giderilmesi için cinsel enerjinin yani libidonun açığa çıkması, boşalması gerekiyor. Kadınlarımız genç kızlık dönemlerinde klitorisi kullanıyor, olgunluk dönemlerinde ise vajinal orgazmı bir türlü yaşayamadıklarından rahme yöneliyorlar. Çünkü libido açığa çıkmak için kendine bir organ arar, vajinayı bulamadığı zaman iki yol vardır. Ya klitorise yönelir ya da rahme. Kadın klitorise yöneldiğinde ya klitorisin bebeklik koduna döner ve kendini kolej talebesi gibi hissedip öyle yaşar veya klitorisin anatomik olarak erkeğin cinsel organına benzerliği yüzünden, o kodu alır. Bu durumda kadın erkek ilişkisi aslında anne çocuk ilişkisi gibi yaşanır. Kadın, birlikte olduğu erkeğe de çocuk gibi bakar ve öyle davranır. Kadınlar rahim, erkekler ise çocuk alt beyinli olarak kalıyor. Gerçi bir istatistik çıkarmak güç ama ben toplumumuzun %90 gibi bir oranla bu durumda olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden kadın cinsel yaşamını doğru yaşayıp, benim dişi gücüm vajinamla erkeğime, rahim gücümde çocuğuma aittir deyip dengeyi kurarsa sorun ortadan kalkar. Erkeğin zevki de kadının gönderdiği bu ‘erkeğim’ koduna bağlıdır.
Tempo: Alt beyinle ilişki kurmak ve duygusal zekayı geliştirmek nasıl bir fayda sağlayacak?
Doç. Dr. Nusret Kaya: %28’lik üst beyin hücreleri hiçbir zaman %72’lik alt beyin hücreleriyle başa çıkamaz. Bunun için biz aslında alt beynimizin hakimiyeti altındayız. İşte, eğer alt beyinde çözülmemiş anneden ve genetik bilgi şifrelerinden gelen olumsuz kodlamalar yani takıntılar varsa o insanın psikolojisi sağlam olmaz. Alt beyin takıntılarımız ortadan kalkınca üst beyinlerimiz yaratıcılığı ve gücü yakalayacak. Çünkü üst beynimiz şekillere bağlı olarak insanlarla hatta diğer canlılarla ‘alfa frekansı’ ile iletişim kurarken, alt beynimiz ‘delta frekansı’ yoluyla yani daha derinden iletişim kurar. İnsanlar arası iletişimde de eğer alt beyninizdeki takıntılar sert değilse, birbirinizi daha kolay anlarsınız.
Tempo: Alt beyin takıntılarından kurtulmanın yöntemi ne?
Doç. Dr. Nusret Kaya: Burada esas olan üst beyni devre dışı bırakıp alt beyne olumlu telkinler yapmaktır. Bu konuda Batı’da psiko-analiz yoluyla, rüya analizi ve serbest çağrışım metodu ile üst beyin devre dışı bırakılarak, alt beyne inmeye çalışılıyor. Doğu’da eskiden beri çeşitli metotlar uygulanmakta, meditasyon, Tao veya Budha ile Konfiçyus felsefeleri. Bir de kaynağını Kuran’dan alan İslam Tasavvufu. Bu öğretilerin tümü evrenin sembol dilini kullanmaktadır. Sembol dili anlatımı ile, ‘alt beynin derinliği’ nin aynı şey olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu dilin diğer adı kuş dilidir. Yunus Emre’nin şiirinde dediği gibi:
Benim dilim kuş dilidir
Kimse bilmez benim dilim,
Ben söylerim ben dinlerim
Kimse halim bilmez benim.
Tempo: Rüyalardan nasıl yararlanılır?
Doç. Dr. Nusret Kaya: Ben rüyalarınızı yazın diyorum; rüyalarınızı nasıl yazacaksınız. En doğrusu uyanır uyanmaz yazmaktır. Ya da en geç kahvaltıdan önce. Üst beyin tam olarak devreye girmemiş olsun. Çünkü üst beyin devreye girerse yorumsuz olarak yazmak mümkün olmayabilir. Örneğin alt beyin rüyaları çok ilginç rüyalardır. Kişi burada daha önce hafızasında hiçbir kaydı ve benzeri bulunmayan olaylar, yerler ve kişiler görebilir. İnsanlar böyle rüyalar gördüklerinde reenkarnasyona uğradıklarına inanırlar, bu doğru değildir. Bu şekilde 4-5 kuşak önceki akrabasının mezarını bulan ve çok önceki olaylara ilişkin ayrıntıları öğrenenler olmuştur. Kişi rüyasını anlatırken takıntıyı açığa çıkarıyoruz ve ortadan kaldırıyoruz. Çünkü takıntıya konu olan şey realiteyle karşılaşıyor, yani realize oluyor.
Tempo: Peki alt beyinler de üst beyinler gibi farklı değil mi?
Doç. Dr. Nusret Kaya: Temelde aynı, spermin yumurtayı döllediği anda tohum beyazdır. Ancak felsefelerden öğrendiğimize göre bu beyazlığın üstüne örülen yedi katman vardır. Fakat anneden başlayarak ortaya çıkan takıntılar bu katmanların siyahlaşmasına sebep olabiliyor. Bir de genetik bilgi şifrelerinden gelen etkiler var tabii. Biz tohumun üstüne örülen bu yedi katmanı geriye doğru dönüp beyazı, o tohum beyazlığını yakalamak amacındayız. O pırıltıyı yakalamak kolay bir şey değil, doğaya uygun yaşamamız gerekli. Onun için ben doğaya uygun bir tedavi uygulamaya çalışıyorum.