.
Sokak lambaları gölgeleri sever
çoğalır çocuklar oynarken
o kadar istekli
o kadar biz olmaya
o kadar oyunbaz
artar hareleri gitgide
içimizden geçeni bilir
hesapsız sobelenmek bile güzel
an içinde
“elim sende”
sokak lambası evinize üç beş adım yakın
ve uzak
ama olsun
elim sende
Islık çalmayı bilmeyen
damdaki denize giremez
saklanamaz dağlarına
kaçakta olduğu günler
soluk soluğa kalır ormanında
ve güneş tam dalacakken denize
ıslık çalmayı öğrenir
en çiçeğimiz
son anda
Dün mahallede
ne kadar oynadıysak
dayak yediysek ne kadar
yenildiysek yendiysek
yan mahalleyi
o kadar güzel
o kadar masum uyurduk
Kirli karanlık ve siyah
gecelerin suçlu sabahlarına
uyanmadan önce
Şimdi …
NK: BŞ: kendiyle konuşmalara kulak misafiri olmak
.
AY ZEYTİN GECE
Kamçılı karanlıktı geldin üstüme
Bütün masalları dolaştın
Ay zeytin gece
Ay vurmuştu alnına
Perçemlerin Tokat akıtması
Yorgundu atılmış yılan derisi
Değiştirilmiş güvercin gömleği tende
Nereye gidiyorsun, dedim
Zeytinlerin arasından
Siste silinip giderken yollar
Aydı zeytindi geceydi
Korkmadım bağırdım ardından
Aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı
Nereye böyle
Aldı rüzgar sesimi duyurmadı
Vurdu geçti durduğum yeri
Gümüşünü silkeledi yüzüme
Atının kanatları
Ben öldüm, ölüm bulunamadı
Kamçılı bir karanlıktı
Hikayemin gecesini dürdüm de
Kimse çıkamadı dışarı
Ay kaldı zeytin kaldı gece kaldı
Sis kaldı yollar kaldı
Karanlıktı
MURATHAN MUNGAN
Ladin A.
Erteleme
Öbür gün, evet, yalnızca öbür gün…
Yarın öbür günü düşünmeye başlayacağım,
Belki her şey olup bitecek; ama bugün değil…
Hayır, bugün değil; bugün yapamam.
Öznel nesnelliğimin şaşırtıcı inadı,
Gerçek yaşamımın uykusu, araya girmesi,
Sezinlemesi, bitimsiz bezginlik-
Bütün dünyam bir tramvaya yetişme çabası-
Öyle bir ruh o…
Yalnızca öbür gün…
Bugün hazırlanmak istiyorum…
Hazırlanmak istiyorum kendi yarınım için, öbür günü düşünmek için…
Sonucu belirleyecek olan bu.
Halihazırda planlarım var, ama hayır, bugün planlama yok…
Yarın planl yapma günüdür.
Yarın dünyayı fethetmeye masama oturacağım;
Ama ancak öbür gün fethedeceğim dünyayı…
Ağladığımı hissediyorum,
Apansız ağladığımı hissediyorum, derinden içime doğru…
Bugün ne olup bittiğini bilmeyin, bu bir giz, söyleyemem.
Yalnızca öbür gün…
Çocukken her hafta Pazar günü sirki beni eğlendirirdi.
Bugün bütün eğlencem çocukluğumdaki tüm hafta süren Pazar günü sirki…
Öbür gün, bambaşka biri olacağım,
Yaşamım zaferle taçlanacak,
Zekamın bütün gerçek nitelikleri, iyi öğrenimim, uğraşım-
Hepsi toplanacak bir araya herkese duyurmalı …
Ama herkese sunulan boşa gidecek yarın…
Bugün uyumak istiyorum, gerçek nüshayı yarın yapacağım…
Bugün için, hangi gösteri yineleyecek çocukluğumu bana?
Yarın bir bilet satın alabilirsem,
Gerçek gösteri öbür gün çünkü…
Daha önce değil…
Öbür gün göstereceğim halkın karşısında yarınki kendimi
Öbür gün bugün ben olmadığım görülecek sonunda.
Yalnızca öbür gün…
Sokak köpeği gibi uykuluyum.
Gerçekten uykum var.
Yarın size her şeyi söyleyeceğim, ya da öbür gün…
Evet, belki de yalnızca öbür gün..
Adım adım…
Evet, adım adım..
Fernando Pessoa
14 Nisan 1928
Türkçesi: T.Asi BALKAR – Ergin ŞEHİRLİ