Işınlılar nedir?

Mikrofotograflar bugün baktim ve bu güzellik buldum- “büyüleyici” Mr Spock söylerdi 😉

Işınlılar ya da Radiolaria; ameböid hareket eden Protozoa altaleminin bir sınıfı ya da Protista aleminin bir şubesidir.

Genellikle küre şeklinde, her tarafa uzanmış ince yalancıayakları olan, daha çok sıcak denizlerde bulunan silisten oluşmuş kabukları bulunan planktonik canlılardır. Hepsi denizlerde yaşayan, heterotrof canlılardır. En büyük özellikleri; vücutlarını iki bölgeye ayıran bir iç kapsülün bulunmasıdır. İç tarafta kalan kısım, endoplasma, dış kısım ise; ektoplasma olarak adlandırılır.

Işınlıların çoğunda silisyum dioksitten yapılmış iskelet bulunur. Başlıca iskelet elemanları; iğneler, dikenler ve uçları dallı ya da çatallı çubuklar ve değişik şekillerde delinmiş kürelerdir. Bunlar, kapsülün hem iç, hem dış kısmında bulunabilirler ve değişik kombinasyonlarla çok ilginç görüntüler oluştururlar. Bazılarında çan, vazo, kafes gibi şekiller alıp, simetrili görünmelerine sebep olurlar. Kabukları jeolojik devirlerde kalın katmanları oluşturmuştur.

Yalancıayaklar çoğunlukla filopot tipinde, her yöne doğru ışınsal uzanmışlardır. Işınlıların vurgan kofulları bulunmaz. Başlıca besinlerini kamçılılar, diyatomlar, ve küçük kopepotlar oluşturur. Çoğalmaları; ikiye bölünme ve çoğa bölünme şeklindedir.

Ernst Heinrich Philipp August Haeckel (d. 16 Şubat 1834, Potsdam – ö. 9 Ağustos 1919, Jena), yüksek rütbe sahibi Alman bir biyolog ve filozoftur.

Başlıca ilgi alanını evrim oluşturmuştur. Darwinin Almanya’daki çalışmasını ilerletmiştir. Organizmaların biyolojik gelişimi ve türlerin evrimsel gelişimi teorisini geliştirmiştir. Lamarck görüşüne yakın, Darwin’in görüşlerini benimsemiş bir bilim adamıydı. Biyogenetiğin temel yasasını oluşturdu. Artık geçersiz olduğu bilinen bu teze göre bireyoluş (gelişim) soyoluşun tekrarıdır. Şube ve ekoloji terimlerini ilk kullanan bilim adamı olmuştur.

5 yorum “Işınlılar nedir?”

  1. 😉 evet böyle biraz görünüyor, ve bunu bir şeyi hatırliyorum: Sürü – Frank Schätzing

    Kim bu kitabi biliyor? Bir adam bunun üzerinde yazdi:

    “Kitabın en başında basit bir harita ile deniz diplerinin yapısı, kıta sahanlığı, derin deniz çukurları gibi yüzey oluşumları gösteriliyor ve insanoğlunun uzay hakkında bildiklerinin denizlerin altı hakkında bildiklerinden çok daha fazla olduğuna dikkat çekilerek kitaba bir giriş yapılıyor.

    Peru sahilleri, Norveç açık denizlerindeki petrol araştırmacıları, İngiliz Kolombiyası gibi kuzeyden güneye bir hat üzerinde denizlerde bir takım anormallikler meydana gelmeye başlıyor. Kaybolan balıkçı, balinaların sebepsiz yere teknelere saldırması ve saldırganlaşması, petrol araştırmacılarının deniz tabanının garip mikroorganizmalar tarafından işgal edildiğini tespit etmesi (bilinen ama evrim geçirmiş deniz altı canlıları) gibi olaylar silsilesine bilim adamları şüphecilikle yaklaşarak bunların bir tesadüf olamayacağını söylerler. Önce bireysel ve küçük gruplar halinde başlayan araştırmalar, bir süre sonra durum tüm ülkeleri ve hatta gezegenimizi tehdit eder hale gelince, dünyanın en iyi bilim adamları ile bir araştırma grubu kurularak araştırılır.

    Matematik, fizik, biyoloji bilimleri ve tabii ki dünyamızın ekolojik dengesi ile ilgili birçok bilgi içeren kitap 800 sayfa ve küçük puntolarla basılmış olmasına rağmen kesinlikle sıkıcı değil. Kitabın sonunda, yazarın araştırmalarından ve kendilerinden yardım aldığı bilim adamlarının bir listesi var. Yani bu kitap “uydurma ya da hayal ürünü” değil. En azından bence %80’i.

    Mükemmel bir kurgu ile yazılmış, hem adrenalin, hem macera, hem bilim kurgu, hem de ciddi bilgi içeren bu kitap yıllarca okunacak ve gündemden düşmeyecek. Bildiğim kadarıyla bu yıl ya da önümüzdeki yıl filmini de izleyeceğiz.

    Şöyle söyleyeyim, hani bazen gazetelerde okuruz, “balinalar karaya vurdu”, “….. denizinde yeni bir canlı keşfedildi” türünden haberleri, bu kitabı okuduktan sonra bu haberleri daha iyi anlıyorsunuz, ve ben bunu SÜRÜ’de okumuştum diyorsunuz. İnsanoğlu teknolojide ne kadar ilerlerse ilerlesin, henüz bilinmeyen ve keşfedilmeyen öyle çok şey var ki… Ben bu kitaptan bir kez daha aslında ne kadar aciz olduğumuzu ve hala ne kadar az bilgiye sahip olduğumuzu öğrendim. Kendinizi bu kitaptan mahrum etmeyin arkadaşlar…” 

    Belki gercekten uzaylılar gibi, belki cok daha özgür, nasil düsünüyoruz… bu ne dersiniz?

  2. …ve insan geldi… en büyük karınca yuvası bozmak ;-(

    Bu süper organizma deniz mikro organizmaya benzer mi? Hangi kenetleme kabiliyeti? -çeşitli evrenler yan yana – bu tüm zekânin boyutu belki göremeyiz?!

  3. Tüylerim diken diken oldu!.. Bu deneyi yapmak için çimento dökmek dışında başka bir yöntem bulamamışlar mı??

  4. Hakkaten bu ne ya?

    Ben bu kadar salakça bir deney görmedim.

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.