Evrim wikipedia’da şöyle tanımlanmış:
“Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma sürecidir.
[…]
Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun rastgele mutasyonlar yoluyla zamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu turun bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin (varyasyonların) ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.”
Evrim çok tartışılır bir kelimedir. Evrimi en tartışmalı kılan ıafdesi ise gelecekle ilgilidir. Olguların herhangi bir hedefe doğru ilerlediğini rededer evrim. Onun için öyle bir önceden belirlenmiş deterministik bir yapı yoktur. Evrime göre tabiat bir deneme tahtasıdır. Hangi yapının önceden uyum sağlıyacağı belli olmadığı için tabiat kuş avlamaya saçma tüfekle gider, çünkü o iyi bir nişancı değildir. O koru korunu atar ve saçmalardan birinin kuşu vuracağını umut eder. “Saçma” değimine “varyasyon” dendiğinde tabiat deneme ve yanılma ile yol aldığı gözlemlenir. O bir problem için çok çözüm üretir ama bunlardan gerçekten başarılı olanı ayakta kalacaktır ve bu enformasyonlar gelecek nesile verilir. Diğerleri elenir.
Evrim hayatın her tarafında kendini gösterir. Herşeyin önceden bilindiğini savunmak bir nevi kendini kandırmak gibi birşeydir. Bu nedenle evrimsel yol almak şöyle bir algoritma izlenebilir:
1) Sürekli yeni şeyler dene
2) Yeni birşey denediğin zaman o şeyin boyutu faciaya sebeb olmayacak derecede büyük olsun.
3) Geri bildirim iste ve hatalarından öğren.
Sorun sürekli yeni şeyler deneyecek enerjiye sahip olmayışımızda. Bu yüzden daha az enerji harcadığımız alışkanlıklarla yaşıyoruz.
sürekli değişimi baz alırsan bunun stabil olmaktan hiçbir farkı kalmaz.mesela çocukluğundan beri taşınan bir insana dışarıdan handikaplı bir değerlendirme yapılsa da o kişinin normalide o durumdur/o durum olmuştur.tıpkı bunun gibi sürekli değişim baz alınırsa sonuçta elimize stabil hayattan çıkabilecek sonuçların daha fazlası geçmez.bütün bunların aşılması gerekir.değişim ya da durağanlık hiçbir şey ifade etmemeye başladığında,bunların önemi kalmamıştır.önemi kalmadığında bu konu aşılmıştır ve ancak böyle olursa bir üst basamağa geçilir.yani içsel açıdan bunun böyle olduğunu düşünüyorum/deneyimliyorum
3) Geri bildirim iste ve hatalarından öğren.
Gerçekten böyle bir aşama var mı?
Evrimin asıl işe yarar kısmı birçok rastgele şeyden sonra veya yanısıra, ‘kendini sürdüren sistemler’ ortaya çıkarmış olması olabilir. Canlılık bir ‘kendini sürdüren sistem’ (salt üreme bazında değil, günden güne de kendini sürdüren bir sistem. Tabii bir ömrü de var)
Öğrenmek, akıl belirtisi göstermeyi gerektiriyor. Ama sistemin rastgele yeni durumlar üretmesi içerisinde bir akıl veya niyet unsuru gözlenmiyor veya atfedilmiyor. Örneğin evrim kuramı, ‘iradenin evrimin yönünde bir rolü olabileceği’ olasılığını da kabul etmiyor (ki bence hiç de fena bir olasılık değil. Aslında bunu kabel etmemesi hem araştırılmasının zorluğundan (evrim konusunda bin ya da milyon yılları konu alan kontrollü deney yapmak pek de olası değil gibi), hem de biraz keyfi gibi). Çünkü kabul ederse temel olarak bir ‘makina’dan bir ‘mekanik sistemden’, daha öte birşeyler olduğunu ima etmiş olacak, istemeden. Bu da materyalizme darbe vurur.
Peki bir makina ne kadar akıllıdır? Aklı ‘duruma/konuma uygun davranış gösterme yeteneği’ gibi düşünürseniz makina akıllıdır, veya akıllı olacak şekilde programlanabilir. Ama o zaman sandalye de akıllıdır. Çünkü sandalye bir sandalyeden beklenen şeyi yapıyor. Bir dijital veya analog saat de akıllıdır. Onlar da yapmaları gerekeni, durumun gerektirdiğini yapıyorlar. Öte yandan durumun/konumun neyi gerektirdiğini (ki bu size göredir) ve dolayısı ile aklı saptayan sizsiniz.
Ben de o kısma takıldım. Geribildirimi kimden veya neyden isteyeceğiz?
Bende bu konuyu açacaktım. Turan kardeşimize teşekkür ederim.
Alıntılar yaparak eleştirecek fikrimizi yazacağız.
Sevgili materyalist ateist evrimcilerimiz yine KÜPLERE BİNECEKLER, YAZIMI ENGEL OLMAK, KÖTÜLEMEK İÇİN ÇIRPINACAKLAR AMA ne yapalım.
Gerçekler bulutların ardındaki güneş gibidir er geç ortaya çıkar. Kimilerinin isteğine, keyfine, inancına göre değişmez.
= = =
EVRİM YANILGISI
Evrim teorisinin böylesine yaygın ve etkili olmasının en önemli nedenlerinden birisi şüphesiz ki materyalist-ateist felsefenin paralelinde olması, materyalistler tarafından tam anlamıyla sahiplenilip, desteklenmesiyle birlikte dinsel bir kimliğe büründürülmesidir.
Bu gün evrim bilimsel yöntemlerden çok dinsel bir taassupla savunulup yaşatılmaya çalışılmaktadır.
Evrim teorisi kendilerini bilimin tek mirasçısı gibi gören, bu nedenle bilimi ve bilimsel kimliği sahiplenmiş materyalist-ateist felsefe mantığına uygun olarak şekillendirilip kurgulanmıştır.
Fakat bilim tam bir tarafsızlık ister. İnanca dönüştürülmüş herhangi bir mantığın güdümünde olan bilim, bilim değildir.
Cevabımız:
= = =
Devam edeceğiz.
Haklısınız. Kendi kendini yenilemek enerji ister.
Evet, deneme yanılma ile çoklu seçeneklerden birkaç tanesi yaşamayı sürdürebiliyor.
Evrim önceden kimin ayakta kalacağı konusunda bir fikir yürütmüyor. Bu nedenle “akıllı” veya “akılsız” olmak evrim kriteri olamaz. Evrim ayakta kalanlara “doğal seçilim” sürecinden geçti diyor. Diğerlerine elendi diyor.
Akıllılık bulunduğumuz değisken ortama uygun çözüm aramak değil midir? Beklenilen davranışı sergileyen bir sandalye pek akıllı sayılmaz. O ancak “bildiğini okur”.
Eğer öğrenmek için evrimsel yol izlenmek isteniliyorsa geri bildirim şart. Geri bildirim ya anketlerle olur, ya da soru sorarak.
Sayın tersinim,
öğrenmek ile evrim arasındakı düşünceniz nedir?
EVRİM TEORİSİNİN SAKAT MANTIĞI
Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.
son cümlenize katılmıyorum.
çünkü bilim deyince 2×2=4 eder’ i anlıyorum. bilimde evrim olsaydı iki kere ikinin önce dört sonra beş, sonra altı… etmesi lazımdı.
evrimleşen tek şey, “evrim teorisinin kendisi”dir.
GENETİK KOMBİNASYONLARIN MUTASYONLARLA DEĞİŞTİĞİ KONUSU
Evrim zannedilen olay sadece TÜRLER İÇİNDE OLUŞAN bir çeşitlenmedir. Çeşitlenmede genetik kombinasyonlar kadar çevreye uyumda önemli bir etkendir.
Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.
Benim görebildiğim bu başlık evrimle ilgili değil, evrimi baz alan bir öğrenme modeliyle ilgili. Ancak belirttiğim gibi ‘geri besleme’ evrimin kullandığı bir yöntem değil iken, öğrenme için de neredeyse olmazsa olmazdır, dolayısı ile modele eklemlenmiş gözüküyor.
Canlıların ilk dönemlerdeki öğrenme arzusu sonraki dönemlere göre çok daha güçlüdür. Nedeni ise merak edilen şeylerin daha çok olmasıdır.
Bilgi, kimi insanlarda merakı-öğrenme arzusunu- tetiklerken kimi insanlarda güdükleştirir.
Bilimi elde edilen bilgilerin diğer nesillere aktarılarak birikimi olarak tanımlarsak sloganımızı doğru kabul edebiliriz.
Gerçekten de bilgimiz her geçen gün artıyor, gelişiyor yani BİLİM EVRİMLEŞİYOR.
Tek evrimleşen de o.
Burada zatan anlatılmak istenilen şey evrimin betimlenmesi tam olarak değildir, burada “evrimsel yol” dan bahsediliyor. Evrimi kendi hayatımıza uyguladığımızda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği acıklanıyor. Sınama ve yanılma yöntemi ile geri bildirimin önemine vurgu yapılıyor.
Sizce türlerin çeşitliliği neye bağlıdır? Veya başka bir soru: yeni türler nasıl oluşur?
Canlılardaki değismezlik ve kalıtım kanunları nedir? Ben canlılarda değismeyen hiç birşey göremiyorum.
Bilimsel bulgu zaten gösterilemez, eğer öyle olmuş olsaydı evrimi kendi gücümüzle de yönlendirme olasılığı olacaktı. Bilimde deneylerin tekrarlanma ilkesi vardır.
Bilim de evrimselleşiyor ama diğeer tüm canlılar da. Evrimleşen şey aslında enformasondur. Her enformasyon akımı hatalarla boğuşur ve gereği ile kaynaktan yola cıkan enformason deformasyon olur. Bu kat ettiği kanala ve o enformasona dışardan gelen etkenlere bağlıdır, daha da önemlisi o enformasonun deşifre edilirken yapılan hatalar da göz önünde bulundurulmalıdır.
Öğrenme mekanızması sizce evrimsel yol cizebilir mi? Yani yukarda anlatılmak istenilen o 3 noktada eksik birşey var mıdır?
Aslında geri bildirimi istesek de istemesek de alıyoruz bir şekilde. 🙂
Tabi seve seve almakta fayda var.
Ya da para!
Tersinim size iki soru daha sormak istiyorum
1-genlerde varyasyonlar nasıl ortaya çıkarlar?
2-canlılar dünyasında varyasyonlar neden vardırlar? canlı ve canlılık dünyasında varyasyonun işlevselliği nedir?
Turan’a,
Çeşitlenme üremenin hızı, miktarı ve canlının yaşamda bulunduğu süre ile doğru orantılıdır.
Türlerden türlere geçiş yoktur. Her türün uygun yer ve zamanlarda yeterli miktarlarda eksiksiz var edilmiş arı ırkları vardır. Diğer ırklar arı ırkın çeşitlenmesi (özellikle dar alanda çeşitlenme) yoluyla oluşur.
Turana
1)-Canlılar zaman içinde elbette değişir. Fakat bu değişim gen havuzu dahilinde SADECE AYRINTILARDADIR ve tersinim yönündedir. Johann Gregor Mendel’in kalıtım kanunlarına bakınız.
2)-Evrimi gözlem ve deneylerle sınayamazsınız ama tersinimi sınayabilirsiniz. Bu nedenle tersinim tek gerçektir.
3)- Canlılar evrimleşmez (değişerek gelişmez) sadece gen havuzu dahilinde çeşitlenirler. Bilim ise ulaşılan bilgilerin diğer nesiller aktarımı yöntemiyle devamlı büyür, değişir ve gelişir yani evrimleşir.
Turana
Bilgi arttıkça öğrenme yöntem ve mekanizmaların çoğalıp gelişeceği tabiidir.
Baal’a
a)-Tüm düzen ve sistemler mutasyonlardan etkilenirler. Genlerde düzen ve sistemler bütünlüğü olduğundan etkilenebilir. Etkilenme diğer nesillere geçerse genetik rahatsızlıklar ortaya çıkar.
b)-Üreme anne ve babadan gelen ayrıntı genlerinin karşımı olduğundan neredeyse sonsuz sayıda kombinasyon meydana getirir. Bu nedenle aynı türden olsalar dahi hiç bir canlı tıpatıp birbirine benzemez ve benzemeyecektir.
c)-Canlarda üreme genetik yenilenmedir.
yani size göre mutasyonların genetik bilgiyi çeşitlendirmesi olasılığı yoktur?? düşünceniz bu ise çok yanlış biliyosunuz demektir.
en son yapılan sayım çalışmalarında bir nesil ortalama 63 adet yeni mutasyonun ortaya çıktığı gösterilmiş bir çalışmadır..
yani sizde anne ve babanızda olmayan 63 adet SNP’i mutasyon muhtemelen vardır ve çocuklarınızda da sizde olmayan ortalama 63 adet mutasyon ortaya çıkmıştır.
bunlar birinin masa başında tasarladığı afaki şeyler değil…bilimse çalışmalarla ispatlarıyla gösterilmiş bulgulardan bahsediyorum..
hatta eğer mutasyonun genetik bilgiyi çeşitlendirdiğine gösteren başka örneklerde getirebilirm.
mutasyon mutlaka zararlıdır,kanser yapar,yıkım getirir türküsünü artık bırakma zamanı geldi de geçiyor.
.
varyasyon, varyant özellikte olabilecek aleller arasında gerçekleşir
şuan için tespit edilmiş 23.000 gen vardır mesela ama bunların hepsi birbiriyle yer değiştirerek varyasyon oluşturmaz..yani beli locus alanlarındaki genleri oluşturan ”aleller” arasında crossing over ,rekombinasyon /değiş tokuş olabilir…bahsettiğiniz gibi sonsuz sayıda kombinasyonu üretmek mümkün değildir.
mesela kan grublarını belirleyen değişik alelerin ortaya çıkışını da mutasyonsuz açıklayamazsınız..mutlaka bir alelde mutasyon gerçekleşmesi ve kodda farklılık oluşması gerekir..
ancak bu sayede yeni bir alelden ortaya çıkar ve diğer alel genlerle değişik varyasyonlara girebilir.
pardon!!
s,z zaten bildiğimiz rekombinasyon ve crossingover’ dan bahsetmiyormuşsunuz..
‘ayrıntı genleri’ diye tanımladığınız birşeyin varlığını iddia ediyorsunuz doğru mu?
yanlış mı anlıyorum burayı bir açıklar mısınız?
ayrıntı genleri nedir?
Baal’a
Genetiik bilgilerin ETKİLENMESİ (bozumu=tersinimi) başka ÇEŞİTLENMESİ (bilgi ilavesi=evrimi) başkadır.
Genetik rahatsızlıklar bozumdur ve bozumun=tersinimin kanıtıdır. Peki ya evrimin kanıtı?
Rastlantısal mutasyonlarla bilgi ilavesi olmaz. Olsa olsa bilgi bozumu yani tersinim olur.
Sonsuz sayı da derken NEREDEYSE kelimesini (yanlış anlamalara önlemek için) özellikle ekledik. Bunu yazarken muradımız ÇOK ama ÇOK SAYI DA KOMBİNASYONLAR idi.
Aynı türden olsalar dahi hiç bir canlının tıpatıp birbirine BENZEMEMESİ ve de BENZEMEYECEK olması bu öngörümüzün kanıtıdır.
Diğer değindiklerinizi yeri gelince yanıtlayacağım.
Tersinime göre her canlının ayrıntı kümelerinden oluşan bir ANA ŞABLONU (Gen havuzu ana planı) vardır.
Canlılar ayrıntı kümeleriyle (binlerce olabilir) şablona uygun şekilde yapılanırlar.
Her kümedeki gen bir ayrıntı genidir.
CANLILAR ORTAK BİR ATADAN MI GELİYOR?
Alıntı:
Cevabımız:
Yukarıdaki ifadeler evrimcilerin en iddialı fakat bilimsel verilerden uzak, pek çok temel sorun ve sorulardan soyutlanmaya çalışılmış; miyop ve şaşı gözlerle çok yükseklerden kuş bakışı gözlemlerin sonucudur ve çok vahim hatalar, mantıksızlıklar, sorular, sorunlar içermektedir.
Evrim teorisini mantıksızlıkların, çelişkilerin, içlerinden çıkılmaz soru burgaçlarının içine iten bu sakat mantıktır.
= = =
Evrimleşen Tek Şey Bilimdir.
anladım..”ayrıntı geni” diye spesifik bir gen grubu tanımlamıyorsunuzda, her canlının göstermiş olduğu ayrıntıyı, ona yoracağınız bir gene bağlıyarak büyük bir havuz oluşturuyorsunuz..
böylece bilinen genetiğe bir yandan daha yakınlaşmış olurken diğer yandan yine yaratılışçı düşüncelerinize yaşam alanı sağlayacak bir boşluk çıkarmış oluyorsunuz.
tersinim siz bu hayalgücünüzle neden roman hikaye veya senaryo yazmıyorsunuz..??
çünkü bilim yapmak böyle birşey değil.
bilimde her bilgi,her iddia her tespit nesnel temellere dayanmak zorundadır.
yukardaki resimde polinezya yerlisi bir çocuğu görüyorsunuz.
solomon adalarında yaşayan popülasyonun yüzde 5 ila 10 ‘nunu sarışın ama siyah tenli insanlar oluşturuyorlar..
adalara insanlar gittiğinde varolan tek gen siyah saç rengine olandı…daha sonra saçın rengini belirleyen gen üzerinde tek bir nükleotidlik mutasyon gerçekleşti ve yeni oluşan aleli taşıyanlar zamanla ada popülasyonunun belirtiğimiz kısmını oluşturan doğal sarışınlar oldular.
buyrun size mutasyon ve gen havuzuna yeni bilgi katılması.
Evrim teorisi kimin evrimsellesecegini ongormuyor, o sadece evrimsellesmis olgulara evrimsellesmis diyor. Evrim teorisi sonradan yakistirmadir, bu nedenle de bilimsel değildir. O hiç birşeyi ongormez.
Baal’a
Örnek verdikleriniz sadece bir çeşitlenmedir. Johann Gregor Mendel’in kalıtım kanunlarına bakmanızı öneririm.
Turan’a
Evrimleşmiş olguları evrimleşmiş demekte ne demek?
Yani peşinen hiç bir kanıt manıt göstermeye gerek görmeden canlıların EVRİMLEŞTİKLERİNİ kabul ediyorsunuz sonra da EVRİMLEŞTİ diyor, evrimi de bilimin anası babası, sönmez ışığı filan ilan ediyorsunuz öyle mi?
Evrim yanıtlayamadığı binlerce sorunun altın kalıp ezilmiş bir TEORİDİR.
Önce bu soruları yanıtlasın sonra yadsınamaz gerçek kabul edelim.
Öyle beleşten bilimin tahtına oturmak yok.
ben neyden bahsediyorummm
Mendel’den bahsediyosun
senle evrim tartışmak sıkıcı bir uğraş!
Evrimi, kalıtım kanunlarını, canlılardaki çeşitlenmeyi bilmiyorsan ben ne yapayım?
kanıtlarını sunmanı hala bekliyoruz..
ses var ama görüntü yok malesef..
sonra palavracı deyince suçlu oluyorum..
evrimin konusu değildir
yani evrimin kabul edilmesi için bu sorunun cevaplanmasına gerek yoktur..evrim kendisini ilgilendiren sahada açıklayıcılığını gösremiştir
bu üç soruyada evrimsel biyologlar cevaplar üretmişlerdir
merak edenler pek çok başka yerde ve şu adreslerde bilim insanlarının görüşlerine ulaşabilirler
link to evrimianlamak.org
link to evrimagaci.org