
*3 yasından küçük çocukların televizyona olan ilgilerinin çok düşük oranda olduğunu herkes gözlemlemiştir.3 yasından sonra ise çocuk televizyonu ve rekli karakterler dünyasını keşfetmeye başlar ve beklenen odak noktası artık bulunmuştur: ÇİZGİ FİLMLER…
***Herkes çocukken izlediği çizgi filmleri paylaşabilir mi bizimle 🙂 ***
–>Yapılan araştırmalara göre 3-6 yaş arasındaki çocuklarda görülen taklit yapma ve etrafındakileri kopyalama yeteneği had safhadadır.Bu dönemde çizgi film dünyasını keşfeden çocuk haliyle gördüğü bütün şeyleri bilinçaltına işleyip kişiliğinin genel çizgilerini şekillendirmeye başlar. Çizgi filmlerin sizi yönlendirmesiyle birlikte “Merhaba sevgili ben” dediğiniz dönem başlar…
–>Artık çocuk düşünme ve kendi başına karar verme yeteneğini kazandığı yaşlarda (6-12 diyebilirz) çizgi filmlerin içeriğini ve konusunu seçer hale gelmiştir.Ve artık Tusubasa, Şirinler, He-man, Heidi, Candy Candy, Pokemon, Clementine, İnspector Gadget vb gibi çizgi filmler birbirinden ayırt edilip izlenmeye başlanır.Bu içerikler çocuğun hayatta karşı duruşunu ve davranışını belirler.Artık birey olarak toplumdaki yerini almaya hazırlanır duruma gelinir.
–>Biraz daha büyüyüp muhakeme yeteneği gelişen çocuklarda(12-17 yaş desem olur sanırım) işe etkilenme daha az görülür ve artık çizgi filmlerin misyonu tamamlanmıştır.Birey topluma karışmaya ve toplumdan etkilenip kişiliğini geliştirip hayatını devam ettirmeye hazır hale gelmiştir.
Çizgi filmlerin olumlu ve olumsuz etkileri:
*Şiddete yöneltebilir.Özellikle 12 yaş öncesinde içerik bakımından şiddet içeren çizgi filmerin çocukları kolayca şiddete eğilimli hale getirdiği söylenebilir.
*Çevreye olan dikkat ve odaklanma sorunu yaratabilir.Televizyonun başında günde 2 saatten fazla çizgi film izleyen çocuklarda hipeaktivite ve dikkat bozukluğu gibi sorunların olduğu gözlemlenmiştir.Bu durum yetişkin hale gelindiğinde topluma ayak uyduramama, okulda ve iş yerinde başarılı olamama gibi sorunlar doğurabilir.
*Hayal-gerçek ayrımının yapılmasını güçleştirebilir.Gereğinden fazla çizgi film alemine dalan çocuklarda bir süreden sonra gerçekliğin ve hayalin ayırt edilemez duruma gelindiği saptanmıştır.Uçabileceğini düşünüp balkonlardan atlayarak hayatını yitiren çocuk haberlerini mutlaka okumuşuzdur.
*Negatif yönlerinin yanında, birçok pozitif yönleri de vardır.Bunlardan birisi hayal gücünün artmasıyla yaratıcılığın gelişmesidir.İzlenme dozunun aşılmaması halinde çok yaratıcı bireyler yetiştirilebilir.Oyuncaklar da bu gelişimde önemli rol oynarlar.
*Düşünme yetişinin hızlanması da bir diğer olumlu yöndür.Bazı çizgi filmlerin düşündürmeye yönelik eğitici tarafları göz önüne alındığında çocuk üzerinde hızlı düşünme ve sonuca ulaşma yönünden önemli derecede etkli olurlar.
*Dinleme ve görsellik algılarının oluşumu da bir diğer yapıcı yöndür.İşitsel ve görsel bireyler bu dönemde kendilerini belli ederek bir çok bilgiyi duyarak veya görerek bellekte saklamayı öğrenirler.Dokünşallık gibi diğer algılar da tabiki diğer etmenlerle geliştirilebilir.
Şimdi hadi bakalım! Çocukken izlediğiniz çizgi filmi söyleyin, size kim olduğunuz söyleyelim :))