Ayakkabı ve Çanta

Kadınların vazgeçilmezidir ayakkabı ve çanta. Her kadının rengarenk, çeşit çeşit ayakkabısı ve bunlara uyumlu çantası vardır. Peki hiç düşündünüz mü neden mont ve çanta, kazak ve ayakkabı, etek ve çanta değil de ayakkabı ve çanta?

Gelin hep beraber beyin fırtınası yapalım ve neden bu ikilinin uyum içinde olması gerektiği hakkında fikirler üretelim.

Yeni Bir Meslek, Din Psikoloğu !

Her gün yeni güne uyanırken AKP’nin yeni projeleri ne olacak diye merakla bekler olduk. Çağdaş toplum yapısına uygun en medeni projeler AKP’nin işi. Yeni projesi : din psikologları 🙂 ve sıkı durun bu psikologlar bildiğimiz imam hatiplilerden oluşacak. Tabi sürekli imam hatip lisesi açmaktan oluşan imam birikimini eritmek için mezun olan imamları hayatın her alanında yaymak zorunda kalıyor. Ayrıca bir taşla üç beş kuş vurma talim tarbiyesi alan bu sistem, bir yandan imamlara istihdam sağlarken diğer taraftan da insanları dine iyice bulayıp sarıp sarmalama düşüncesini hayat geçiriyor.
Psikologların yıllarca aldıkları eğitimi bir çırpıda yok sayan bu yönetime ne desek bilmem! İmam her derde deva demekki:) Kesin tıp bilimi ile bir problemi var başkabanın zira önce jinekologlar, şimdi psikologlar… Sırada kim var acaba???

Bir Varmış, Bir yokmuş:)

Geçmişe bakıldığında üstteki başlığın doğruluk derecesini daha iyi anlayabiliriz. Türban vardı konuşulan, konuşuldu, ortalık karıştırıldı, tabiri caizse “dost- düşman” belli oldu, karşı çıkanlar – destekleyenler. Bir yokmuş oldu… Artık başörtüsü zulmünden bahsedilmiyor…

İmam hatipliler üniversiteye girecekler mi –giremeyecekler mi? Bu konuda da ayrı bir mağduriyet senaryosu işlendi. Filmi çekildi, seyircisi bol, katılımı geniş propagandalar yapıldı. Sahnede yeniden din üzerinden “dost-düşman” ayrımcılığı… Ayırım yapıldı, gerekli düzenlemeler ışık hızıyla gündeme dahil oldu eğitim sistemi “iyileştirildi” filan falan… Karışıklık çözüldü, konu kapandı. Bir yokmuş oldu.

Ama başkabanın canı halen sıkkın, e tabi bir de gündemi değiştirmenin zarureti gelip kapıya dayanınca!!! Toplumu ayrıştırmanın başka bir boyutu olan “yaşam biçimlerine saldırı” şu sıra gündemde. Kendi kontrolü dışında, izni dışında oluşan ilişki biçimlerine acayip sinirleniyor. Hele kadının her anlamda özgürleşmesi ödünü patlatıyor olmalı ki!!! Konu geldi oturdu kadının göbek kısmı ve bacak arasına…

Ney miş ? Bir var mış: Ney miş “kürtaj ve sezaryen”mış…
Hani demeye getiriyor ki; “doğmamış çocukların öldürülmesine göz yumuyorken….” Uludere için göz açamazsınız…

Üç çocuk istemini de sezaryen ameliyatlarını kontrol altında tutarak hayata geçirmeyi planlıyor mu ne?

Eee doğurun gariiii :))

Büyü ve Büyücüler 1

İYİ NİYETLERLE YAPTIRILAN BÜYÜLER VE MUSKALAR TEHLİKELİ OLABİLİRLER Mİ?

Bazı kişilerin enerjileri, bir takım enerjetik çalışmalar yapan insanlara çok çekici gelir. Bulduklarında, bu enerjilere bir şekilde kanca atarlar ve kişilerin enerjilerini kullanırlar.

Toplumumuzda, cinlerle-büyülerle uğraşan ve muskalar yazan bazı hocalara (hepsinin bu şekilde olduğunu söylemiyorum) koruyucu muska yaptırmak veya evliliğini kurtarmak, evlenebilmek ya da işlerini açtırmak gibi nedenlerle giden insanların ne kadar tehlikeli bir duruma düştüklerini sunumlarda birçok defa gördük. Bu kişilerin (özellikle de enerjileri güçlü olanların) yaşam enerjilerini, hocaların ele geçirdiklerini ve kişilerin enerjilerini kendilerini güçlendirmek, istedikleri alana girmek, kısaca kendi çıkarlarına kullanmak için yönlendirdiklerini Kökcanlandırmak sunumlarında defalarca deneyimledim.

Bu tarz hocalara özel bir isimle sesleniyorum, ama burada bu ismi yazamayacağım… Sizin hayal gücünüze bırakıyorum.

Tekrardan belirtmek istiyorum: Çok değerli hocalarımız vardır. Burada tüm hocaları bu grubun içine koymuyorum. Ama sizleri, özellikle gittiğiniz yerlerde bilmediğiniz alanlarla ilgili büyüler yaptırırken veya herhangi bir enerji alanına inisiye olurken daha dikkatli olmanızı öneriyorum.

Bu Pazar günü de Ankara’dan bir gencin sunumunu açtım. Genci tanımıyorum ve hakkında da herhangi bir şey bilmiyordum. Ablası, sunum açmam için beni aradı.
Sunumda, delikanlının üzerinde büyüler olduğunu, ama büyülerden birini, yardım almak amacıyla gittiği hocanın yapmış olduğunu ve kişinin alanını negatif bir enerji varlığının kullanması için o varlığın hizmetine verdiğini gördüm.

Ablası ile konuşup, kardeşinin durumunu anlattığımda, sunumda ortaya çıkanların doğruluğunu onayladı. Kardeşi kötü bir durumda olduğu için psikolojik desteğin yanı sıra hocalara da götürüldüğünü söyledi.

Kardeşin bu kadar kötü durumda olmasının aslında büyülerden değil, genetikten aldığı lanetten ve bedduadan kaynaklandığını ayrıca sunum bize sergiledi. Atalarından biri, en fazla 16 yaşında olan bir kıza tecavüz edip, sonrasında da onu parçalayarak öldürmüş. Bunun laneti ve bedduası ise, torunun mirası olmuş. Delikanlının yaşadığı içsel sıkıntıların aslında nedeni buymuş.

Aile, çocuklarının içsel bir sıkıntı içinde olmasından dolayı şifa bulacak niyetiyle gittiği hocalardan birinin çocuğa yaptığı büyü ile onun içalanını tümüyle kendi yönetimine almış.

Herhangi bir insandan yardım alacağınız zaman veya bir enerjiye inisiye olduğunuzda arada gizliden bir anlaşma olur. Bu anlaşmaya göre yardım isteyen veya enerjiye uyumlanacak olan kişi tümüyle kendisini ve enerjisini karşısındaki insana açarak karşısındakinin, kendi içalanlarına girmesine izin verir. Aynı şey fal baktırılırken de olur.
Burada yapılması gereken, aynı anlaşmalar gibi, uygulamanın zamanla ve şartlarla sınırlanmasıdır. Yani kendi içalanını açan kişi daha bilinçli olup karşısındaki insanın sadece o an ve içalanlarında sadece bu noktalara kadar giriş yapabileceği şartlarını niyetiyle ortaya koymalıdır ve “diğer alanlarım kişiye kapalıdır” demelidir.

Bu alanda pozitif gibi gözüken her şey, pozitif değildir. Sevgiyi ağzına alan ve güzel sözler söyleyen herkes yüreğinde sevgi taşımaz.

Bunları okumak hoşunuza gitmeyebilir, ama inanın yaşamak hiç mi hiç hoşunuza gitmez. Bu nedenle ayaklarınız yere daha sağlam bassın.

Algılarınıza, duygularınıza, zihninize, bedeninize, yaşamınıza ve dünyanıza sahip çıkmanız dileğiyle…

Yaradan’ın bilgeliği ve sevgisinin ışığı daima yanınızda olsun!

Sevgilerimle…

Vildan Çolak