Bir bilge tanıdım

Bu yaz bir kadın tanıdım.

İlk tanıştırıldığımda isminden başka bir şey bilmiyordum.İnce uzun bedeni,kırçıl saçları ,derin ve hüznü gülücükle cem etmiş gözleri,asil yüz ifadesi ilk anda üzerimde hoş bir intiba bıraktı.Çok sadeydi .

Biraz tedbirli olduğunu ve hemen sohbet etmenin zor olabileceğini düşündüm nedense.Mesafeyi algılayabiliyordum.Çekim hissettiğim için odaklandım 🙂 Yavaş yavaş sohbet başladı.Genelde benim girişimimle.

Cevherin nerede gizli olduğunu ehli bilir deyip,kendime pay çıkarayım 🙂 Yaklaşık bir hafta beraberdik.Her gün birbirimizi görmek istedik ve sohbete doyamadık.Tanıdığım için sevinç duyduğum bir insan oldu.

Sohbetlerimde uzun yıllardır,genelde ruhsal konulardan söz etmeyi seviyorum.Gene başladım ordan burdan girmeye.Laf lafı açtı… gördüm ki ruhsal konularda çok bilgisi ve ilgisi yok.O bir kimya profesörü.Uzun yıllar kendini bilime adamış.Ailesi,sevgilisi,işi,hobisi mesleği olmuş.

Çok zeki,bilgi birikimi harika,ifadesi sade ve zengin bir insan.Yumuşacık veriyor içindekileri.Saldırgan  değil,yargılardan uzak,ben bilirim,başkası ne bilir vurgusu yok,yani geldiği noktaya atlayarak değil,hazmederek gelmiş.

Yıllardır sprit insanlarla hemhal oluyorum.Her rengini gördüm.Bazen egoları nasıl parlattığını ve gözleri iyice perdelediğini de bilirim.Bilgiyi yüklenip,vitrini süsleyip,öze dokunamayanların farkındayımdır.

Bu kez,bu bilgilerden uzak ancak özünü pırıl pırıl  ortaya çıkarmış,üstatları hiç tanımasa da :))) onların hikmetlerini zaten yaşam biçimi haline getirmiş bir insandı karşımdaki.

Hayranlık duydum.Neyi bildiğimiz önemli değil,neyi yaşadığımız önemli.

Bilgiyi hangi üstatlardan,öğretilerden aldığınızın önemi yok.Bazen yaradan sizi  kodlayıp gönderiyor.

Pozitif bilimle de uğraşsanız,dağda çoban da olsanız,ev kadını da olsanız içinizde kodunuz varsa ve açıksa,kendinizi ve var olanı hilkatten seviyorsanız bilgi sizinle.Açığa çıkıveriyor.

Öte durumda taşıma suyla değirmen dönmüyor.Ha babam bilgi kovasıyla su taşıyın,akıp gidiyor,sizinle kalmıyor,size dönüşmüyor.

Papağan bile ezberletirsen tekrarlıyor.Mesele dilinle,zihninle,gönlünle bütün olup yaşayabilmekte.

Gerçekten edindiği bilgiyi yaşamı haline getirmiş dostları da tenzih ederek ifade ediyorum elbette.

Model olmak böyle bir şey.Üstelik “ben model oldum” demeden.

Saygı duydum,sevdim,o da beni sevdi.Biliyorum ki,orada bir yerlerde aklıma geldiğinde beni sıcacık saran biri var.Şükür varlığına

Berr

 

 

 

Kendinizi ikna edin

Parayı her türlü eylemin başarı ölçüsü sayan bir maneviyat ile, derinliğin, anlayışın ve merhametin olduğu bir maddiyat arasında birinden birini seçmek zorunda değiliz, karşıtımızı içerebiliriz ki bunu reddeden sadece zihnimiz, biz zaten bütünüz.

*

Padişahı kendi iradesiyle üzerinden silkelemeyen, kanunla cumhuriyet şapkası giyen varlığımız, şimdi hangi yana uzayacağını bilemiyor, güneşe bakıyor ki bilsin gölgesi ne yöne düşmüş!.

*

Toplumun sivil toplum örgütlerinden, medyadan mahrum bırakılması büyük sorun çünkü insanlar kendilerini ifade mercilerini kaybetmiş oluyorlar ve diyemedikleri duygu ve düşünceler içlerini şişiriyor. Bu şişkinlik sık sık kaynama noktasına getirir artık insanları. Bence yönetimin psikolojik sosyolojik danışmanları -herhalde vardır- bu aksaklığı bir an önce gidermeliler. Yoksa “hesap sorarım” cümlesi ve ses tonu ile sindirilen kurumlar bu yönetime kar değil ciddi zarar getirecektir. Bunu zaten herkes görüyordur çok önemli bi buluş yapmadım sadece hatırlanması ve hatırlatılması lazım diyıe düşünüyorum o kadar.

*

Referandum kararı bence makul bir çözüm, en azından başlangıç olarak.
Hele ki referandum İstanbul çapında değil Taksim merkezli de olabilir diye açık çek verildiyse (ki öyle ifade edildi) bana adil bir öneri olarak görünüyor.
Zaten şu an yürütmeyi durdurma kararı var, bu kesinleştiği takdirde zaten başka bi şeye gerek kalmaz.

Tabii bu çözüm, polisin aşırı ve orantısız güç kullanımından dolayı açılacak davaları ve dolayısı ile sorumluların gereken bedeli ödeyecekleri gerçeğini engelleyecek bi şey değil. Bence artık şimdi resmi olarak hak aramanın istikrarlı olarak hazırlıklarının yapılması ve sürdürülebilir kılınması konusunda çalışma yapma zamanı.

Referandum kararı şu anda tüm emeklere değecekk denli önemli bir başlangıç. Daha az bi çaba bunu sağlayamazdı. Sağduyulu olmak ve kanunlar çerçevesinde bu adımı en iyi en geniş biçimde değişime yol açacak bi hale çevirebilmek gerekli.
Referandum çözümü çoğu kişiyi hele gençleri memnun etmeyebilir ancak hayatta her istediğimiz olmuyor ayrıca bugünkü gelinen noktada her birimizin bizatihi bireysel ve akraba atalarımızın sorumlulukları var. Böyle sanki uzaydan gelen bi şeyle karşı karşıyaymışız gibi sızıldanmayı savaşçılığa uyduramıyorum ben.

Ses tonu çok önemli! AKp adına yapılan açıklamanın sesi duymak istediğim bir tondu. Hiç kimse hiç bi gurup hiç bi kurum bi günde değişmez. 
Belki fazla temkinli biriyimdir. Bi de öfkeyle kalkan zararla oturur diye atasözümüz var ve bu olayda tam olarak başbakana olan buydu. Ben bunun farkında olunmasını istedim.

Sonuç olarak, halihazırda her cephede bi çok değişiklik olduğunu, hiçbi şeyin bi daha eskisi gibi olmayacağını, bunu zaman içinde -eğer unutmazsak- açık biçimde göreceğimizi sanıyorum

*

Dün bir demeç vardı, kimindi kaçırdım, Diyordu ki özetle; bu olayların Türkiyeye zararı gezi parkındaki her bir ağaç başına şu kadar liraya patlamıştır. Parapara para Napolyon kulağın çınlaya!

Tanrı’dan 1 adet mailiniz var !

TANRI’dan 1 adet MAİL’iniz var !!

Bilim-din tartışma kulübü’nden alıntı

Eğer ben allah isem;

Niye musa’yı göndererek cumartesi’yi, isa’yı göndererek pazar gününü, ve muhammed ile cuma gününü tatil yapayım??!!!

Niye isa’nın müritleri kilisede şarabı rahat içebilirken, diğerleri içtiğinde kırbaç yemek zorunda kalıyor??!!

Niye birisini kara çarşafa sarmam gerekirken diğerinin üstsüz gezmesine müsaade edeyim?

Birisi imamı ile diğeri peygamberi ile bir başkası hayalleri ile mutlu olsun ama sonunda neden birisi hatem diğeri matem olsun??..

Eğer ki ben var isem ve dinlerin anlattığı gibi bu denli sevgi dolu isem; tarihteki en kanlı savaşlar, dini vecibelerin yerine gelmemesi sonucu meydana gelen katliamlar neden hep din adına gerçekleşti????!!!

Hiç düşündünüz mü ölenler cennet’te midir yoksa cehennem’de mi????

Veya düşündünüz mü; musa, isa ve muahammed öncesinde doğan ve ölenlerin hesabına nasıl bakılacak??

Düşündünüz mü; ben böyle bir allah olsaydım; niye o zaman bir çok yamuk insanın benim adıma allahlık yapmasına, benim vekilimmiş gibi davranmasına ve yeryüzünü cehenneme çevirmesine müsaade ediyorum??

İbadete muhtaç olan bir allah?!…

Emirlerinden vazgeçenleri gaddarca cehenneme göndereceğine yemin eden bir allah?!…

Yeryüzünü bir deney ortamı ve insanları deney faresi gibi gören ve yeryüzünde yasakladığı her şeyi (şarap, zina vb…) Cennet için vaat eden bir allah?!…

Emin olun ki, o ben değilim ve olamam!…

Arkadaş ayak ayaküstüne atıyorsun ve bekliyorsun ki, falan veya filan ermiş gelecek seni ihya edecek öyle mi?

Madem onu bekliyorsun bugünden itibaren cennetin kapısını mühürlüyorum ve kimseyi sokmayacağım anlaşıldı mı?

Hepinizin beyninde bir kaç milyar gri hücre vardır bozulmasınlar veya tozlanmasınlar diye asıl siz onları çalıştırın…

Dünyanın içine eder, dönüp “allah’ın takdiri” dersiniz. Hiç mi aklınıza gelmiyor?!…

En azından bir google müdürü kadar beceri sahibi değil miyim ki, hem üreticiler hem tüketiciler memnun olsunlar?!…

Siz bir kez google için sıgn-ın yapınca uzun bir süre o bağlantıyı koparmadan götürebiliyorsunuz.

Peki, her gün benim için 5 defa sıgn-ın yapmanıza ne gerek var. Gönülden benimle iseniz yeterli, bir ömür ve sürekli olarak o bağlantı ile devam edebiliriz.

Şahsınız ve yakın çevreniz için ettiğiniz dualarınıza gelince; emin olun onların %99.99 spam olarak kalıyor ve hiç maıl box’ıma yansımıyor.

Ben size düşünün diye akıl verdim,
Harekete geçin diye el verdim
Yürüyesiniz diye ayak verdim,

Ve en önemlisi özgür irade verdim.

Göz kulak, ağız ve diğerleri siz karar veresiniz, uygulamaya koyasınız diye bunlar verildi. Yoksa vermeyip dualarla, muskalarla, kendi kanunlarımla sizin yerinize karar verip uygulamaya koyardım.

Siz benim her dini yaratırken birisi veya birilerinin huyuna ve zevkine göre ve aralarında bu denli farklılıklar bulunabilecek kadar kararsız ve dengesiz olduğumu nasıl düşünürsünüz?

Veya her yeni din ile birlikte temelden her şeyi baştan değiştirmemi nasıl beklersiniz????!!

Aklınızı kullanmanızı tavsiye ederim!…
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl
Akıl, akıl, akıl

Diyelim ki, ben hiç bir zaman var olmadım, o zaman bu mail’i boşverin; gidin adam gibi yaşamaya bakın; eger var oldum ise; benim adıma elçi ve vekil yaratıp birbirinizi kandırıyorsunuz, onu anladık da, peki benim adımı niye ortaya atıp kullanıyorsunuz?!.

Continiuum

1 ya da 2 bölümünü izledim az önce (kırk parçaya böldükleri için anlaşılmıyordu), ilginç bir başlangıç. Back to future ile Sarah Connor terminatörü karışımı bişey olmuş. Kız iyi bi seçim gibi duruyor.
Fakat unutulan ve beni rahatsız eden bi ayrıntı oldu, aynı lisanı konuşuyorlar! Atmış yılda lisan ciddi biçimde değişir. (Yirmibeş sene önceki ingiliz ingiizcesiyle şu andaki nerdeyse farklı lisan gibi lehçe değiştirdi!)
Benim bytları yitip bitirir bu dizi! :))

Luck Dizisinden de bahsetmeden geçemeyeceğim.  Büyük oyuncular Dustin Hoffman, Nick Nolte ve diğer oyuncular da fevkalade. Konu usanmadığımız yeni ve duygusal bağlantılarla örülmüş. O şahane atları uzun uzadıya seyredebilmek güzel. Her kare büyük bir özenle çekiliyor o sebeple diziden çok film tadında. Hele jenerik görüntüleri ve müzik tekrar tekrar izleme isteği uyandırıyor. Umarım yeni sezonda da çekimi devam eder.

Castaneda: Efsane, İnsan, ve Şükran / Victor Sanchez – Röportaj (5. ve Son Bölüm)

Jordan Gruber’in 17 Eylül 1998 tarihinde Hilton Oteli lobisinde Victor Sanchez ile yaptığı röportaj.  (Beşinci ve son Kısım)

Enerji, Bağlantı & Özgürlük

Sanchez : Bu bilgelikteki diğer büyük fark ise, özgürlüğü tek başına elde edemediğindir. Bazen kendimizi özgürleştirmeyi, kişisel gelişmemizi artırmayı, düşündüğümüz bir noktaya geliriz, bu tür gelişmeler insani boyutta hissediliyor. Psikoloji bile, bireye ve zekaya fazlasıyla odaklanmıştır. Dağlarda olan ise tam tersidir. Her şey tüm Güçlerin katıldığı bir süreçtir.
Sana her ne oluyorsa onlarla bağlantılıdır, diğer insanlarla bir bağlantısı vardır. Onlar birbirlerini selamlarken, “Sen benim diğer yarımsın.” derler. Kısaca, sana olan her şey ve paylaştığın deneyimler benim sürecimin bir parçasıdır. Sen kendini geliştirmeye çalışabilirsin ve aslında bunu yaparsın da, fakat çok az kişi tüm evrenin yaptıklarına katıldığı bir seviyeye ulaşır.
Bu senin işini yapmaya benzer. Sen işini para için, veya topluma hizmet için yaparsın, ki bu daha iyidir. Fakat sen işini yapabilirsin, ve güçleri ona katılabilirsin, çünkü sen güneşe bir şey sundun. Veya, belki de yalnızca babana yadım ediyorsun, güneşe, her türlü karanlıktan geçerken ona biraz ışık katıyorsun. Böylece yaptıkların tüm bu inanılmaz olgularla bağlantılıdır. Buna benzer bir deneyim tamamen farklıdır. Bu çeşit bir deneyimde sen soyutlanmış değilsin ve yaptıkların yalnızca kendinden olmuyor. Her şey önemlidir, her şey birbiri ile bağlantılıdır, ve sen bu şekilde yaşıyorsun.

JG : Yani, güneş bilinçli mi? Güneş farkında mı, bizim olduğumuzdan daha fazla mı farkında?

Sanchez : (Gülüyor) Bu cevaplanması zor bir soru. Daha farkında olduğunu söyleyemem. O, Güneşin farkında olması gerektiği şekilde farkında. Ama kesinlikle canlı.

JG : Ve rüzgar da, rüzgarın farkında olması gerektiği şekilde mi farkında?

Sanchez : Biliyor musun … Yerli birinin bir kez beni çağırdığını hatırlıyorum. “Bulutların canlı olduğunu, havanın canlı olduğunu düşündüğümden benim deli olduğumu sandığını biliyorum. Ama eğer bize hayat veriyorlarsa nasıl canlı olmayabilirler? Canlı olmadan nasıl hayat verebiliyorlar?” O, su, doğa için konuşuyordu.

JG : Bununla ilgili bir sorunum yok. Castaneda, kişinin yaşamındaki enerji kalitesi, hamile kalınan anda ebeveynlerinin aşk durumuna kısmen bağlıdır, dediğini hatırla. Tüp bebek olarak doğan çocuklarda durum ne olur? Çünkü aslında gebe kalma anı test tüplerinde başlıyor. Tutkulu bir aşk esnasında başlayan bir hamileliğe karşın tüp bebek olarak doğan birinin enerji seviyesi ne olur?

Sanchez : Bir bilgim yok. Uzun vadedeki sonuçlara göre tanıklık edebileceğiz hatta ölçümleyebileceğiz. Bu yolla doğan kuşaktakiler ve belki de bu deneyim bize cevabını verecek, fakat şu anda bir fikrim yok.

JG : Özgürlüğü isteğine ve enerjiyi tasarruflu kullanmak için son sözleriniz?

Sanchez : Enerjiyi tasarruflu kullanmak için iki şey var. Enerji tasarrufu için yapabileceğin en iyi şey kendini önemsemeden uzaklaşmak için yollar bulmaktır. Mütevazi olmayı öğrenmene ihtiyaç var. Mütevazi olmanın anlamı kendi boktan durumunun vizyonunu kaybetmemektir. Bir yazar veya herhangi bir şey olabilirsin, yaptığın her neyse onda kaybolabilirsin, kendini önemsediğinde, o zaman izini kaybedersin, ve aradığın her neyse onu da kaybedersin.
Geçekten devam edebilmek için tek yol, kendi boktan durumunun görüşünü korumaktır, çünkü ancak o zaman hepimizin karşısında durabilir ve karşında duran insanın aynısı olduğunun fakına varabilirsin. Ondan büyük değilsin, büyük birini oynamaya çalışmak yerine kendi boktan durumunu hatırlayabilir ve bunun için rahat olursun, bu tür farkındalıkta çokça enerji vardır.
Gerçeği söylemek gerekirse aynı zamanda çok enerji tasarrufu da yaparsın. Yalancı olmak daha çok enerji harcamana sebep olur.

JG : Gerçeği söyle, alçak gönüllü ol, ölümü danışman olarak kullan …

Sanchez : Evet. Toltek savaşçısının ilk ve nihai hedefi özgürlüktür, ve bu nedenle de Toltek savaşçısı bir disiplin değildir, bu nedenle Toltek savaşçısı bir usta değildir, çünkü o özgürlüğe aşıktır.
Özgürlük, özel bir anda, çok özel bir şey olmalıdır. Soyut bir yolla özgürlüğü arar ve, bunun ne olduğu hakkında en küçük bir bilgin olmadan,“Ben toptan özgürlük istiyorum” dersen, o zaman hiçbir yere varamazsın. Ama biraz ağlayana kadar, eğer görebilir ve iletişim kurmakta altından kalkamadığın bir problemin olduğunun farkına varırsan, ve bu hayatını zorlaştırıyorsa, ve insani yolla biri ile iletişim sağlayabileceğini gerçekten istediğini hissedersen, bu o andaki senin özgürlüğündür.
Özel bir anda yaşam için ihtiyacın olan bir şeyi yapma özgürlüğünün olması. Senin görevin bu olacak. Herhangi bir sınırlama olabilir, bu yalnızca bir örnektir, senin başarman gereken hayatını zorlaştıran herhangi bir şeydir: aradığın özgürlük budur. Oraya vardığında, özgürlük başka bir şey olacak. Özgürlüğün yeni yüzüne bakacaksın, ve onu kucaklayacaksın, yürüdüğümüz, nasıl hareket ettiğimiz tarz işte budur. Özgürlüğün peşinden koşmak, ve özgürlük her zaman gözlerimizin önünde şekil değiştirmektedir.

JG : Hayatı ilginç yapmaktadır.

Sanchez : Evet. Yalnızca soyut özgürlük anlatımının yerine, bu çalışabileceğin bir şeydir, bu dünyada yaşarken özgürlüğü aramak için nereye gideceksin? Neden? Bu dünya ile sorunun ne?

JG : Oldukça iyi.

Sanchez : Evet, burada yapılacak çok şey var. Sorun insanların özgürlük, bilgelik, ve benzer şeyler konusunda, hakkında hiçbir şey bilmeden peşinden koştukları bu tür soyut düşüncelere bağlandıklarında, hiçbir yere varamadıklarıdır. Herhangi bir şey yapmadan yalnızca üstünde düşünemeye saplanıp kalıyorlar. Demek ki, gelin dünyaya geri dönelim ve yaşamla olduğu gibi yüzleşelim.

JG : Verdiğiniz bilgiler ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim.

Sanchez : Rica ederim.

Çeviri : Aki