Gelir Dağılımına Göre Haklarımız Azalıyor

Batı modelleri yerine biraz da doğu modellerini baz alan hükümet, gelir dağılımına göre sosyal kast sistemi oluşturmaya niyetli. Bu sisteme göre kimileri efendi olurken, kimileri de neredeyse köle olacak.

Geçtiğimiz günlerde toplanan Sosyal Kalkınma Bakanlığı üyeleri daha önce eşine rastlanmamış bir yasa teklifinde bulundular. Bu teklife göre, gelir dağılımı esas alınarak sosyal statümüzü belirlemek ve kullandığımız kaynakları tüketme oranlarını kişiye özel hale getirmek için yapıldığını açıklayan, Sosyal Kalkınma Bakanı Necati Özefendi, “İhtiyaçlar sonsuz, kaynaklar kısıtlıdır” ilkesinden hareket ettiklerini de açıkladı.

Bazıları oy bile kullanamayacak

Gelir dağılımında aylık 500 TL nin altında gelirleri olanların daha yüksek gelir dağılımındaki insanlara göre daha az haklardan yararlanması gerektiğini tasarlayan yasaya tepkiler önce Avrupa İnsan Hakları derneğinden geldi. Hindistan’daki kast sistemi bizde uyumsuzluk yaratır diyen yetkililer, Bakan Özefendi’yi kınadılar. Gelir dağılımı az olanlar oy kullanamayacak, sosyal güvenceleri azalacak, en az iki kuşak çocukları yönetim kadrolarına geçemeyecek gibi özellikleri olan yasada insanlar adeta birer köle gibi yaşayacaklar.

İnsanlar Artık Leylekler Gibi Yön Bulabilecek

Amerika, University of California Los Angeles (UCLA)’ da yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük yankı yarattı.

Prof. Oscar Overland ve ekibi DNA’mızda bulunan GH453 adını verdikleri geni aktive etmenin bir yolunu buldular. “Leyleklerde bulunan yön bulma ferromanyetit özellikleri insanda da gizli ve bastırılmış durumda bulunmaktadır. Biz bu geni açığa çıkacarak yeni bir ilaç geliştirdik. Fe3O4 içeren bu ilaç sayesinde insanlar yönlerini çok rahat bulabilcekler” diye konuşan Prof. Overland “Yeni dünya insanı asla kaybolmayacak” şeklinde noktaladı.

Navigasyon Üreticileri İlgili

Navigasyon şirketleri konuyla yakından ilgilendi. Eğer cep telefonunuz aracılığı ile bu genin ortaya çıkardığı yön bulma duyularımıza sinyal gönderilebilirse, böylece istediğiniz adresi sanki daha önce yüzlerce defa gitmişsiniz gibi kolay bulabileceksiniz. UCLA ve navigasyon üreten şirketlerin ortaklaşa bir proje yürütmesi bekleniyor.

Nükleer Santral İçin İşci Alımları Başladı

Türkiye’de yapılacak olan Nükleer Santralde görev alacak işçilerde aranacak kriterler Enerji Bakanlığı tarafından belirlendi. Oldukça titiz bir araştırmayla belirlenen kriterlerin hazırlanmasında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da katkısı oldu. Buna göre Nükleer Santralde çalışacak adaylarda şu özellikler aranacak:

  • 35 yaşından büyük ama 65 yaşından gün almamış
  • Fazla akrabası olmayan
  • Cep telefonuyla günde en az 10 saat konuştuğu halde radyasyona bana mısın demeyen
  • Ortadan kaybolduğunda arayanı soranı olmayan
  • Kendisini mutasyon olasılığına kapatmamış ve bu fikirle barışık

Maaşlar oldukça yüksek

Aranan özelliklere sahip olan ve Bakanlıkça yapılacak yetenek sınavında başarı sağlayan adaylara oldukça geniş sosyal imkânlar sunulacak. Bu imkânların başında da çok yüksek maaş geliyor. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada Nükleer Santral işçilerinden hayatta kalmayı başarabilenler olursa bu kişilere daha erken emeklilik imkânı da verilmesinin planlandığı vurgulandı.

Şamanlık Sertifikası Almak İçin Acele Edin

Yeni kurulan Şaman Akademisi kayıtla şamanlık sertifikası vermeye başladı. Şaman Akademisinin kurucuları Nihat Saman ile Hasan Hüseyin Elver, kimin şaman olup kimin şaman olamayacağını ön test sınavından sonra belirlediklerini ve 3 aylık bir eğitim sonrasında şamanlık sertifikalarını vereceklerini söylediler.

3 aylık eğitim sırasında kazandırılacak bazı özellikler arasında,
* Gırtlaktan Böğürme (Hömey)
* Öfke fırtınalarını denetleme,
* Darılma, küsme çalışmaları,
* Siyasette şamanizm kullanımı,

gibi öğeler yer alırken, eğitimin kimlere ve nasıl verileceği konusunda iki kurucu arasında fikir ayrılıkları da mevcut. Nihat Saman, sadece Türkler’e eğitim vermek ve ortaasya tarihinden başlamak taraftarıyken, Hasan Hüseyin Elver, “şamanizm Türkler’e mal edilemez herkes şaman olabilir” görüşünü savunmakta ve konunun anlatılmasına Cumhuriyet sonrasından başlanılmasının uygun olacağını ısrarla vurgulamaktadır.

Şamanlık konusunda kendilerine bir hayli güvenen ikili, bir çok kişiyi sertifikalandıracaklarını da iddia etmekten geri durmadılar.

İnce Topuklu Ayakkabıya Yasak Geliyor

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Bakanlar Kuruluna sunduğu öneri ortalığı karıştıracağa benziyor. Bu öneride bayanların ince topuklu ve açık ayakkabı giymelerinin yasaklanması isteniyor.

Gerekçe olarak “bayanların sağlığını düşünüyoruz” diye açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığı, “İnce topuklu ile yürümek zordur, ayrıca bilek burkulmasına sebep verebilir. Dinimizce caiz olmayan bu ayakkabı modeli ayrıca bayanların boyunu uzun göstererek Allah’ın yarattığı boyu beğenmemektir. Yüksek tahrik edici unsuru ise yadırganamaz” şeklinde devam etti.

Konunun Bakanlar Kurulu gündeminde tartışılması ve oylanması sonucunda önümüzdeki günlerde topuklu ayakkabıya belirli bir ölçüye kadar veya tamamen yasak gelebilir. Halkının sağlığını düşünen Başbakan’ın bu konuda, bayanların ayak bileklerini burkmamaları için uygulamaya destek vermesi bekleniyor.