Bu şiir, sonsuzus’un nadir gördüğümüz üyelerinden yunus’un bulduklarından.. Ona da, tüm üyelere de selam olsun. Hüzün iyidir, açın kollarınızı damardan giriversin.
Buhran
çok fazla
çok az
ya da çok geç
çok şişman
çok zayıf
ya da çok kötü
kahkaha
ya da gözyaşı
ya da kusursuz
kayıtsızlık
nefret edenler
sevenler
ellerindeki şarap şişelerini sallayarak
önlerine çıkanları süngüleyip
kadınların ırzına geçen ordular
ya da ucuz bir pansiyon odasında
Marilyn Monroe’nun fotoğrafıyla yaşayan bir ihtiyar
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu saatin kollarının ağır hareketlerinde
bile görebilirsiniz.
o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık
onu Vegas’ta, Baltimore’da ya da Münih’te
yanıp sönen neon ışıklarında görebilirsiniz.
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz
birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
korkuyoruz.
nefretin gücü simgelediğini
sanıyoruz.
cezalandırmanın
sevgi olduğunu.
daha az sahte bir eğitim bize gereken
daha az kural
daha az polis
ve daha iyi öğretmenler.
bir odada
bir başına acı çeken
öpülmemiş
dokunulmamış
bir başına bitki sulayan
olsa da çalmayacak
bir telefondan yoksun
insanın dehşetini unutuyoruz.
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
müşfik davranmıyoruz birbirimize
boncuklar sallanır, bulutlar örter
köpekler gül bahçesine işer
bir çocuğun kafasını koparır cani
dondurma külahından bir ısırık alır gibi
okyanus bir gelip
bir giderken
anlamsız bir ayın esaretinde.
müşfik davranmıyor insanlar birbirine
Charles Bukovski
insanlar yorgun,
hayat tarafından cezalandırılmış,
ya sevgiyle ya da sevgisizlikle
sakatlanmış.
yeni hükümetlere ihtiyacımız yok
yeni devrimlere ihtiyacımız yok
yeni kadınlara ihtiyacımız yok
yeni yollara ihtiyacımız yok
şevkate ihtiyacımız var.
müşfik davranmıyoruz birbirimize.
müşfik davranmıyoruz.
Öyle diyorsanız, sizin için öyledir. Ben dizedekilere katılmıyorum malesef.
Yeni hükümetlere, yeni devrimlere, yeni yollara ihtiyacımız var. Herkes kendi eksikliklerine ihtiyaç duyarmış. Bukovski’nin de şevkate ihtiyacı varmış. Ama nedense kitapları hep hayatında ki yeni kadınları anlatmakla ve onlara nasıl şevkatsiz davrandığıyla ilgilidir.
Siz anladınız,
Bukowski yi sizin kadar iyi bilmem.
Hiç okumadım bile,
Aslında dizedeki
‘u silecektim orjinalliği bozulsun istemedim…
Saygılar Sayın Saron…
Charles Bukowski bu şiirle gerçek devrimin sevgi ve şefkatle olacağını vurgulamak istemiş bence:)
Bu olduğunda insanlık en büyük devrimini gerçekleştirmiş olacak.Şiir bilincin dışından,bedenin odağından gelen duygular ve dürtülerle akıl tarafından yazılmış. Yüreğin ve beynin isyanı çıkmış ortaya.Hüznü severim,kollarımı açtım damardan giriverdi 🙂
“o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık”
Aslında dünyayı içine alabilecek kadar büyük!
Ayrıca isteseniz de istemeseniz de bir yanılgıdır yalnızlık; çünkü yalnız değilsiniz! Bakın; biz buradayız; size yanıt veriyoruz; pekiyi ne işiniz vardı burada?/ Pekiyi bizim sizinle işimiz ne?
Ne yazı-k ki saron da haklı; Yeni devrimlere gereksinim var; insanı yalnızlaştırmayan, çoğaltan devrimler. Öyleki hem doktor olmalı bir insan hem de çöpçü/ hem balıkçı olmalı hem de ressam/ filozof olmalı filozof/ hem de başarabilir bunu her insan!
“görmüşler ileriyi
atalarımız demek
herkese yeter dünya
herkese yeter ekmek”…
Bukowski’yi de, Burhan’ı da özlemişiz.