Errealitatea

Eskiden yaşayan insanlar dünyanın aslında var olmadığını, şu an dokunduğu gördüğün her şey Tanrının gördüğü rüyanın bir parçası olduğuna inanırdı.Yani asli olarak Tanrı uyuyor ve düşlüyor. İşte o düşte biziz. Şu anda nasıl evrenin sınırını bilemiyorsak bir başkasının düşü olduğunuzda bulamazsın, ama inanılmaz geliyor sonuçta insanlar bencil ve ben merkezlidir. Güneşin Dünyanın etrafında dönmediğini dünyanın evrenin merkezi olmadığını kabul etmesi bile asırlar sürmüştür. Ama bir düşünün dünya aslında yok sen aslında yoksun ben bile yokum kıyamet de yok her şeyin sonu basitçe Tanrı uyanınca gerçekleşecek deprem yok sel yok meteor yağmuru değil
dağılan bir sis gibi puf….Son inan yada inanma ama her zaman hayal ettiğinden daha fazla gerçeklik vardır…..

16 yorum “Errealitatea”

  1. Var böyle evren modelleri. Hologram evren falan. Ne olduysa matrixten sonra sayılarında epey artış oldu.

  2. Aslında herşey yaratıcının oynattığı bir bilgisayar simulasyonu.
    O farkındalığa varınca çok kolaylıkla hissedebiliniyor.

  3. Eğer bizler ,yani yaratılanlar tüm evren, gerçek değilse…gerçekten var değilsek,o halde tanrı da gerçekte ‘yok’ demektir.

    Çünkü ortada yapılmış,yerine getirilmiş bir ‘tanrılık’ görevi olmaz. Bir şeyi yaratmamışsanız kısaca onun tanrısı değilsiniz. Hatta tanrı olduğunuz bile şüphelidir.

    İslam’ın tanrı anlaşıyına göre tanrı var olmak zorundadır.Ve eğer var ise tüm sıfatlarıyla eksiksiz var olmak zorundadır.Bu demek oluyor ki yarattıkları da gerçekten var olmak zorundadır.

    Vacib-ül vücud olmak budur.

    Mantık bunu gerektirmektedir..Bu sadece islam’ın tanrısıdır başka bir tanrı böyle olmak zorunda değildir ..vs şeklinde bir düşünceyle ‘mantık’ kuralları ihlal edilmeden geçiştirilemez.

  4. Tanrı var olması için bir şey yaratması gerekmez o Tanrı dır çünkü var olan herşeyden öncede vardı sonrada olacak yani islam dininde
    evrenin yaratılışı anlatılır evren yokken hala Tanrı değilmiydi tamamen saçma var olmak için başka bir şey ihtiyacı olmayan uzay-zaman ve mekan uzak olandır Tanrı….Gerçekliğe şu an bildiklerinle göz atamasın hakikat başka düşüncelerin ardına saklanarak gelmez…

  5. yaratmayan bir varlık..ezelde veya ebedde, hiçbir şeye muhtaç olmadan ‘var’ olabilir fakat …hiçbirşey yaratmadan ”tanrı” olarak var olamaz.

    birşey yaratmamış bir varlığa nasıl tanrı denilebilir?

    islamın tanrısı , bilinmek istediği için yarattığını söylüyor…ve esasında buradaki ”bilmek” ise tanrının kendi kendisini bilmesidir.

    buda demek oluyor ki, bir tanrı varsa eğer,kendisini bilmek istemesini beklemek mantığa uygun olanıdır.

    yani yaratacaktır..

    gerçekliğe gözatma çabamız veya kaygımızla için bir takım bilgilere asılarak yükselme yapmıyoruz..aklın mecbur kıldığı bir sonuçtan bahsediyoruz…akıl bir bilgi midir?

  6. Elbette ama …benim açıkladığım var olmak için yaratması gerekmez Tanrı var oluş itibariyle hiç bir şeye ihtiyaç duymaz ne saygı nede sevgi tüm duygular insanidir çünkü iyiliği de kötülüğü de o yaratmıştır ona insani fıkıhlar verilemez…açıklamaya çalıştığım buydu…

  7. Peki senin inandığın tanrı düşünür mü, veya sever mi, bağışlar mı patiayak?

    Yoksa bunlardan da münezzeh mi?

  8. Bir yol düşün bu yolda senin dışında binlerce böcek var nereye adım atsan onlarcası ölecek ama senin böceklerden daha önemli işlerin var , Tanrının yürüdüğü yolda buna benzer yaratılan her şeyden sorumlu biz insanlarda bu satranç tahtasında piyonuz yerini bilmeyen piyona ihtiyaç yoktur merhamet ise yalnızca hak edene verilir . Tanrı gökyüzünde oturan sevecen bir baba değil zor ama binlerce yıl boyunca savaşlar soykırımlar kölelik işkence var oluşunu izleyip bunları öldükten sonraya bırakmıştır bu durumda Tanrı bu dünyaya minimum düzeyde karışmak için feda edilebilir her şeyi feda etmiştir (Ciddiyim yalnızca insanlar ağlar üzülür ve sevinir bunların hepsi birer zayıflıktır)
    Güven Bana dedi Yalancı
    Güven acının rengidir
    Güven bana dedi ihtiyar güven
    Güven yasın rengidir
    Güven bana dedi Bilge güven
    Güven ihanetin rengidir
    Anlıyor musun dünyaya hiç bir duyguya sahip olmadan gelseydik acı yok ayrılık yok umut yok gerçek bir araf duygularsa sadece bizim şu an arafta olduğumuzu gizler gerçek mi daha acı keder mi bilemem ama gökten bir kurtarıcı bekleme kurtarıcı limitleri dolmuş….
    Tanrının yolu fedakarlık yoludur ama O kendinden feda edemeyeceği için bizi feda eder…. Bunu okuduktan sonra güneşe bak önceki kadar sarı mı ?

  9. Bir cismin arkasındaki ışık kaynağı nasıl ki cismin diğer tarafında gölge meydana getirirse , bu kainat ve yaratılmış şeyler de birer gölgedir. yani bu kainatta var olan her şey Allahın zatının değil !!! ama sıfatlarının gölgesi yansımasıdır.

    Yani düş değildir. Bana inanmıyorsanız islami kaynaklara bakın

  10. Son yorum bana Platon’un rasyonalist düşüncesini anımsattı, o diyordu; “bizler bir mağarada yaşıyoruz ve gerçekliğin gölgeleridir gördüklerimiz ve hatta bizler… Asıl gerçek yaratıcılar ve kaynak ışık mağaranın dışındadır.” İslam’ın Yunan felsefesinden etkilendiği bariz ortada… Bana inanmıyorsanız İslami kaynaklara bakın

  11. Evet, felsefi rasyonalizm.

    Antik yunanın el yazmaları yüzyıllar boyunca bilmenin* el kitabı olarak görüldüğünden, herkes kendine uyarladı.

    Nihayetinde;

    Hristiyanlar kadar müslümanlar da, başta Aristotales olmak üzere önüne geleni iğdiş etti.

    Tasavvufta da vardır, diğerlerinde de.

    Takva filminin son sahnesinde konuşan Platon’dur mesela.

    Sonra da oturup bizim alimler şöyle şöyle düşünmüş der dururlar.

  12. düşünce durağan bir şey değildir ki her şey bittiğinde de eklenecek bir şeyler vardır yani geçmişte ki insanlardan etkilenmenin kötü bir şey olduğunu sanmıyorum ve aynı anda farklı mekanlarda aynı sonuca ulaşan pek çok bilim adamı vardır………bununla ilgili bir teorem vardı bir adada bir maymun taştan bıçak yaparsa tamamiyle farklı bir mekandaki farklı bir maymunda taştan bıçak yapmayı öğrenir…..
    bu tüm dünyanın etkileşim içinde olduğunu kanıtlamaz mı

  13. bence burada kastettiği sevmediği değil bir sevgi düşün tıpkı saf oksijen gibi nefretle öfkeyle yada başka bir duyguyla lekelenmemiş bir sevgi kullarını sevdiği için ateşe atıyor daha bilge daha büyük olabilmeleri için acı çektiriyor tıpkı bir demirci gibi işliyor onları bir insan idrak edebilir mi böyle bir sevgiyi yada anlayabilir mi verdiği acıyı sahibine o bize zulmetmez yalnızca insanlar insanlara zulüm eder……

  14. Sonucta herkesin kendince bir hayali vardir ama gercek acimasiz olabilir sonucta bahsi gecen sonsuzluk hayal edebiliyor musun Tanri denince herkesin aklina birsey gelir benim aklimaysa bir bahcivan gelir her seferinde ayri ayri bir fidan diker onu sular gubreler ama herseye ragmen fidan olurse uzulmez onu kopartip yerine yenisi eker

  15. Bahçıvan iyi model. En azından bitkilerini kendisi yakmıyor.

  16. ””Bana inanmıyorsanız islami kaynaklara bakın””

    haha iyi mizah:D

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.