KURANA BAKIŞ

KURANA BAKIŞ
Kuranın hedefinin ana ekseninin ;insan-insanlık-insanlaşma ,metodunun da retorik-diyalektik-mantık üzerine kurulduğu ,evrensel konum-varoluşsal durum ve insanbilim ile test edilmesi sonucu ortaya çıkar…..
İnsanlık serüveni;insan türünün tüm zamanlar boyunca sembolü Adem üzerine diyalektik bir üslupla dillendirilir…
Adem yasak meyve deyimiyle sembolize edilen ; şuur,irade-görüş kazanımı sonucu bir bilinçle donanır veyeryüzünde ki serüvenine başlar…
BU SERÜVEN ÖZ-EYLEM BAĞLAMINDA tüm insanlığın serüvenidir…..
Beşer-insan diyalektiğinde tüm coğrafyaları kuşatacaktır….
Dil ve konuşma öz yapının nesnel yapıya aktarım ve yapılanmasında belirleyici olacak insan tümlüğü veya parçacı hali kendi varoluşunun keyfiyetini belirliyecektir….
İnsanlaşma hedefi ,Kuranın tüm anlatışının ana temasıdır….
Yine Kurana göre insan her şey olabilir….
Hayvandan aşağı ve meleklerden üstün…
Bütüncül bir bilgi edinmek için;evren yapısı, geçmiş ümmetler ve insanın geçirdiği biyolojik tekamül birbiri ardınca akleden ,aydınlık ve adalet istenci içindeki topluma anlatılır….
Kurandaki konuşma -diyalektik ve mantık silsilesini RESULLULAH kullanmış ,anlatım uslubuyla esrarengiz ve etkili bir iz bırakmıştır….
Temel hitap nas yani ;insanlık konumu üzerinedir…
Halk ve toplum zihin ve vicdanına hitap edilerek adalet yurdu ve yasası tanzim edilmek istenmiştir….
Ancak ilim adamınada seçkin bir yer tayin edilmiştir….
Kuranda o günkü zamana kadar gelen tüm hayat tarz ve uslubu değerlendirilerek Tevhidin üstünlüğü ortaya konmuştur….
Tabiata ve zamana tapıcılıktan ,hıristiyanlığa ,prağmatizm ve oportünizme ,ırkçılığa değin insanın üzerinde her ne kadar parçacı yapı var ise konu edinmiştir…
Kurandaki mantık örgüsü ve işleyişi ,minumum boyut ve sonsuzluk arasındaki bağ ve evrenin ögeleri arasındaki iletişim eşsiz bir diyalektik üslup içinde anlatılır…
firavun-nemrut gibilerinin aklı hezeyanlarına farklı ve insani bir büyüklük tanımıyla ortaya çıkarken, evrensel konum-varoluşsal durum ve insan bilimi diyalektiğinin ana merkezi yapmış
ve yalancıları şaşkınlığa düşürmüştür….
Yine Kuran öz-nesne ilişkisini ibadet bağlamında da ortaya koyarken ,hem halka hemde ilme seslenmiş, devasa bir işlerlik ve mahiyet sunmuştur….
Kuranın dili, bilindik ve bilinmedik alemlerin kesiştiği alan üzerinde çok boyutlu ifade ve anlam grafiği sergilemektedir….

VAROLUŞCULUK ÜZERİNE

VAROLUŞCULUK ÜZERİNE…

Kendi bütünlüğünü sağlama ve kurma ;doğal ve psişik tatmine ulaşma çabası ,tüm canlılık ve bu canlılıktan özsel olarak ayrılan insanın tarihsel süreç boyunca birincil istencidir……
İnsanın mahiyeti ve eylemleri; tarihi neden ve oluşumların ,hareketlenme ve yapıları oluşturan bütün kültürel hayatiyetin altyapısını teşkil eder….
insanın tarihsel süreç boyunca oluşturduğu kimliği ;,birde ilimle henüz tam anlamıyla ortaya konamamış olan devasa bir öz yapısı vardır….
Özü değerlndirme; Sokratı,Budhayı,hz. isayı,Hz.muhammedi,imam Aliyi ,weberi,marksı,millici,evrenselsci tüm yapıları oluşturan ana ameliyedir….
Sokrat;zamanının yunan dünyasının,hiyerarşik-gayriahlaki,yapısına, vicdani,irfani insani adalet ve genel erdem öğretisiyle, insan özünden hareketle muhalefet etmiştir…..
Bilinç-eylem anlayışıyla mevcut strüktür ve bakıştan ayrılan Sokrat ,ütopik insan özünden hareketle varoluşculuğun temellerini amıştır…..
Aslında bu bir ütopya degil,tam insan değerlendirmesidir….
Kökeni İbrahimi dinlerde bulunmaktadır….
Hz.ibrahim,musa,isa,muhammed(a.s) insan özünün Ademi boyutları Allah-insan-doğa öğretileri ;nesnel dünyanın görünüşünün arkasındaki gerçek yapı ve işleyişi üzerine;bir öz ögretisidir….
insan mahiyetinin değerlendirilmesidir…..
İmam Ali ,insan özünün gerçek nitelikleri ve eylemlerinin içeriği nedeniyle mevcut yapıyla ters düşmüştür…..
yani tüm bu inançlarda ,nesnel yapıyı dikkate almakla birlikte gerçek ve tam insan özü hakkında öznel bir duruş bulunmaktadır…..
varoluşculuk akımı aslında sistematik olarak modern dönemlerde ,endüstriyalizmin ,1.2.dünya savaşlarının sebeb-neticelerine bir muhalefet akımı olarak çıkmıştır…..
Ancak bu akımlar insan özünün bilinemiyeceğinden,hayatın anlamsız ve amaçsız oluşundan ve iradeli olmadığından hareket etmişlerdir….
insan tanrısal bir öze sahip değildir…
ancak kendi özünü oluşturabilir ve insanlaşabilir….
bu ekolün temsilcileri nietzsche,sartre,camustur….
Fakat;insan özü olmazsa olmaz bunlara göre….
varoluşculuğun temel göstereni canlılığın ve sürecin yorumlanmasına dairdir…
sorun bilinç-irade ve eylemin yapısı ve içeriğidir….
faşizm,kapitalizm,marksizm,demokrasi anlayışlarıda varoluşculuk yani;canlılığın işlerliğinin yorumlanmasıyla esastan ilgilidir….