İnsan zihni, sonsuz bilgi okyanusunda yüzmek için yapılmış bir gemi değildir; daha çok, fırtınadan korunmak isteyen küçük bir limandır. Her gün binlerce iddia, haber, yorum ve görüntü zihnimize ulaşmaya çalışır. Hangisini içeri alacağımıza karar verirken yalnızca mantığı kullanmayız. Kimliğimizi, korkularımızı, aidiyetlerimizi ve geçmişte verdiğimiz kararları da kapıda görevli yaparız. İşte bu görevlilerin oluşturduğu görünmez savunma hattına epistemik balon denir.
Epistemik balon, kişinin yalnızca kendi dünya görüşünü destekleyen kaynaklara, insanlara ve verilere maruz kaldığı ortamdır. Bu ortam bazen aile sohbetinde, bazen arkadaş grubunda, bazen de sosyal medya akışında kurulur. Balonun tehlikesi, insanı açıkça yalan söyleyerek kandırması değildir. Daha incelikli bir oyun oynar: Karşıt bilgiyi görünmez kılar. Görmediğiniz bir kanıtla tartışamaz, duymadığınız bir soruyu soramazsınız.