Maya takvimindeki 9 Altdünya döngüleri ile kendi kişisel döngülerim arasında tesadüfü aşan paralellikler var. E ne olmuş diyebiliriz 🙂 Sadece Dünya ağacının yayının, bizler tarafından- konuyu hiç bilmesek dahi- algılandığı ve bu akışla yönlendiğine dair kişisel bir gösterge, bir kanıt olabilir. Biraz da şaşırıp mutlu olma vesilesi diyebiliriz. eminim bir çok insan bu devreleri hayatıyla karşılaştırdığında şaşırabilir 🙂
Galaktik Altdünyanın başladığı 1999 yılı zaten ülkemiz ve yaşayanları açısından bir nevi milat gibi (depremden dolayı), hayatımın bütünüyle değiştiği bir sınır çizgisi gibi adeta. İlk Kitabım Sırıtkan Kırmızı Ay 1999 yılında yazılmakla kalmıyor bizatihi 11.11.1999 tarihini baz alan bir zaman kaymasını, paralel dünya kavramını ele alıyor.
12,8 yıl süren sekizinci döngü, Galaktik bilincin evrimi dönemi oluyor; Maddi yaşam çerçevesini aşmak, telepati, ışıkla beslenmek, genetik teknolojisi ve galaksiler halinde düzenlenme esaslarını içeriyor.
Yine bu döngünün içinde,Maya’ların çok önem verdiği ve Venüs geçişi olarak bilinen, Venüs’ün güneşin önünden geçiş tarihi Haziran 2004 tarihi var. Maya’lara göre Venüs gezegeninin güneş diskinin önünden bu yedi saatlik geçişi sırasında, güneş insanlık için kozmik bir ayna görevi üstlenmektedir. Bu sebeple Venüs Geçişi insanlığın ruhsal birliğinin bir kutlaması niteliğindedir.
Bu geçişten tam bir yıl önce Haziran 2003 yılında Venüs Bağlantısı kitabım çıkıyor ve Venüs’le tam da açık seçik belli olmayan bir bağlantı sunuyor! Kişisel yaşamımın özellikle en vurgulu çocukluk döneminin yaralarını sarmayı da ihmal etmiyor. Ve hemen ardından 2004 yılında benim için bile akıl sır ermez “Oyun kuramı” ortaya çıkıyor ve Bir Kadını Öldürmek kitabıyla tam da Venüs Geçişinde buluşuyor! Editörün ifadesiyle Bir Kadını Öldürmek romanı, bildiğimiz insan medeniyetinin türlü çeşitli öğretilerle yakaladığı ortak gerçekliğın temelden çatıya detaylarını anlatıyor, özetleyip rafa kaldırıyor.