Boşluk, dipsiz Kuyu

Egosal zihnin ayrılmaz bir parçası olan duygusal acının bir başka veçhesi de derinlere gömülü bir yoksukluk, bir eksiklik, bir bütün olamama duygusudur. Bazı insanlarda bu bilinçli, diğerlerinde bilinçsizdir. 

Eğer bilinçliyse, sürekli olarak tedirginlik ve değerli olmadığını yada yeterince iyi olmadığını hissetmek şeklinde tezahür eder. Eğer o bilinçsizse, sadece dolaylı olarak şiddetli bir arzu, istek ve ihtiyaç olarak hissedilir.  

Her iki durumda da çoğunlukla, insanlar içlerinde hissetikleri bu boşluğu doldurmak için, egonun doyumunun ve özdeşleşecek şeylerin peşine düşerler. Böylece onlar temelde kendilerini daha tamam hissetmek için malın-mülkün, paranın, başarının, gücün, ünün yada özel bir ilişkinin peşine düşer, bunlar için uğraşıp çabalarlar. Ama, onlar tüm bu şeylere eriştiklerinde bile, çok geçmeden boşluğun hala orada olduğunu, onun dipsiz bir kuyu olduğunu anlarlar. O zaman başları gerçekten dertte olur, çünkü artık kendilerini aldatamazlar. Eh aldatabilirler de, bunu yaparlar da, ama bunu yapmak giderek zorlaşır. 

Egosal zihin yaşamınızı yönettiğinde gerçekten rahat ve huzur içinde olamazsınız; siz -istediğiniz şeyi elde ettiğiniz, bir arzunu doyuma ulaştırdığınız o kısa zamanlar dışında, doyum içinde olamazsınız. Ego bir şeyden alınan bir benlik duygusu olduğundan, o dışsal şeylerle özdeşleşmeye ihtiyaç duyar. O sürekli olarak hem savunulmaya hem de beslenmeye ihtiyaç duyar. en yaygın ego özdeşmeleri; mal-mülk, yaptığınız iş, toplumsal statü ve itibar, bilgi, eğitim, fiziksel görünüm, özel yetenekler, ilişkiler, kişisel ve ailesel geçmiş, inanç sistemleri ile ayrıca siyasi, milliyetçi, ırkçı, dini ve diğer özdeşleşmelerle ilgilidir. Bunların hiçbiri siz değildir. 

Siz bunu korkutucu bulmuyor musunuz? Ya da bunu bilmek bir çare olabilir mi? Siz tüm bu şeyleri er ya da geç bırakmak zorunda kalacaksınız. Belki siz henüz bunu inanılması güç birşey olarak görüyorsunuz ve ben kesinlikle sizden kimliğinizin kesinlikle bu şeylerde bulunamayacağına inanmanızı istemiyorum. Siz bunun gerçeğini kendiniz bileceksiniz. Siz bunu en geç ölümün yaklaştığını hissetiğinizde bileceksiniz. Ölüm siz olmayan herşeyin soyulup gitmesidir.

Yaşamın sırrı “ölmeden ölmek” ve ölüm diye birşeyin olmadığını görmektir.

Egonun Bütünlük Arayışı / Eckhart Tolle

Eckhart amcanın söylediği boşluğu bazılarımız gözleriyle gördü, birçoğumuz da şimdilik boşluk hissini doymaz bi açlıkla doldurmaya çalışıyor. Dünyada manevi ve milli değerlerin yükselişe geçmiş olması da bunun bir göstergesi.

“… Amerikan pilot üniversitede tüm öğrenciler ve hocalar ağız birliği etmişcesine, yıkıan ve kaybolan değerlerden, yalnızlaşan ve meta haline gelen, aidiyet duygusunu yitirmiş insan ilişkilerinden söz ediyorlar…
Dini değerlere, inançlara ve yaşam biçimlerine sarılıyorlar…
Din bir ilaç gibi, yalnızlaştırılmış, çaresizleştirilmiş, yıkılmış hayatları tedavi ediyor…
İnsanoğluna duygusal ve manevi destek sağlıyor…
En önemlisi de insanın içinde “gittikçe yozlaşan ilişkiler karşısında bir umut ve hala güzel kalabilecek bir dünya vadediyor…. Sevgisiz, ilgisiz ve desteksiz bireyler, yeni dünyanın yeni figürleridir… bunlara karşın “dinin yükselişi” kaçınılmaz ve anlaşılabilirdir…”

Bilim dünyasının ve kapitalizmin sunduğu hizmetler (maalesef içinde gerçek bir şefkat barındırmadığı için) birey olmanın, tamamlanmış olmanın hazzını henüz yaşamayan büyük çoğunluğun içindeki o “dipsiz kuyu”yu acı acı guruldatıyor.
Her şey bir süreçtir gözlemlediğim kadarıyla. İnsanlık sırasıyla tüm evrelerden geçiyor, bi kere de yetmiyor spiral her dönüşünde aynı evreler yine ve yeniden tadılıyor, zaten evrilmenin başka bi yolu da yokmuş gibi görünüyor.
“Yaban diyarlarda bir Yabancı” olmamak için bu girişim desenlerini iyi groklamak lazım yoksa insan Heinlein’in deyimiyle “çözülür” gider.

Ego-Gölge Oyunu: Mentalist

Mentalist eski ve devam eden bir dizi, eğer takip eden varsa fark ediyordur mutlaka; Ego ve gölge durumu bu kadar iyi anlatılamazdı 🙂 Patrick, kendinde bulunan durugörü kabiliyetini şarlatanlık ve insanları kandırma diyerek reddettiği ve kendini -egosunu- hassas, iyi, hayattan beklentisi olmayan kişi pozisyonuna ittiği oranda, gölgesi olan Red John büyüyüp vahşileşiyor, kabiliyetleri ve bunu kötüye kullanma oranı artıyor. Bence bu dizi psikoloji bölümlerinde ders olarak okutulabilir, hem de zevkli bi öğret-öğrenme olur 🙂
Kendimi benden (ego) daha iyi kim bilebilir? GÖLGEm şüphesiz.

mentalist

Bilincime Rağmen Bilinçaltım!

Bilinçaltında neler olup bittiği çoğumuzun merak ettiği bişeydir ancak bunların açığa çıkması yani bilinçli alana katılması gerçekleştiğinde (rüyalar usulüne uygun biçimde analiz edildiğinde) çoğu kez “ben ama ben” diye dönüp duran sınırlı ve sancılı kişiliğimiz (ego) ortaya çıkanlardan pek de memnun olmayabilir. İşine gelmez. Burada hayatii soru şudur; kişide bu karşı durma basıncına göğüs gerebilecek, bütünlüğüne erme isteğini uygulamada tutabilecek kararlılık var mıdır?
Şahsi kanaatim şu ki, bu gerçekten de bir erk meselesi.

*

Rüyalarımın analiz edilmesini istiyorum çünkü  neden hala sevdiğim biriyle evlenemediğimi  öğrenmek ve buna ulaşmak istiyorum,
Yoga öğreniyorum çünkü neden hala güzel bir arabam yok buna ulaşmak istiyorum,
Nefes tekniklerini öğreniyorum çünkü neden babamla durmadan kavga ettiğimi öğrenmek ve onu yenmek istiyorum,
Reiki öğreniyorum çünkü neden en iyi işleri başkaları buluyor öğrenmek ve buna ulaşmak istiyorum,
BAK uygulamalarına katılıyorum çünkü neden dünyanın böyle berbat olduğunu öğrenmek ve dünyayı düzeltmek istiyorum,
vs vs böyle gidiyor…
İnsanlar bu eğitimleri özgürleşmek için değil inatla istedikleri şeyi elde etmek için aldıkları sürece, ne eğitimciler ne de katılımcılar için büyük bir yol kat edilemiyor, çok küçük kıpırdanmalar sağlanabiliyor ama bu da kimseyi tatmin etmiyor.
Kendimize pek de açık değiliz sanki, istermiş gibi yaptığımız özgürleşme acaba sadece bir perde mi?

Kusursuzluk ve mükemmellik

Castaneda’nın Kusursuzluk kavramı ile, dünyanın çeşitli şekillerde bize dayattığı “mükemmellik” kavramı arasında bir fark var mı?

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”kusursuzluk” erkin doğru kullanımıdır.

    Sibel Atasoy örneğn tasavvufta kamil insan kavramı var, yine islam da mümin olmak var, spiritüellerde melek olmak, bi de ne olduğu bilinmeyen başarılı olmak var. Şimdi aklıma gelmeyen bi sürü hedef konulmuş, aralarında ne gibi farklar var?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü erkin doğru kullanılması, car cur edilmemesi demektir..erk nasıl car cur edilir? kendimizi önemseyerek…o nedenledir ki DJ “kişisel yansımanın yok edilmesi” konusunu çok önemser.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü islamda ki mümin kavramının kelime anlamı sanıyorum “inanan” demek.bu şekliyle çok geniş bir skalada yorumlanabilir..melek, duaitenin içinde olmayan bu nedenle de hata yapmayan..ama hata yapmamak demek, yerinde saymak demek anlamına da gelebilir.yani düşünülenin aksine melek olmak çok cazip bişi değil benim açımdan:) başarı ise, bize öğretilmiş dünyanın olması bilgisi içerisinde yer alan yapay bi kavram. birisi için başarılı olmanın yegane göstergesi para olabilir, başkası içinse kendi gibi olabilmek vs..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Kamil insan olmak….,az önce derin derin bu konuıyu düşünüyordum tevafuk oldu…Başarılı olmak için her yol gerçekten mübahmıdır?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü başarıyı nasıl tanımladığınıza bağlı bu sorunun cevabı 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kusursuz olabilmek için, ölümü bi danışman olarak kullanmak şarttır. ölüm, zamanın ne kadar değerli olduğunu bize anımsatan bilgedir..zamanının sonsuzca olduğunu düşünen kişi, eylemlerinde kusursuzluğu aramayacaktır.. anda, gerekeni ve yapabileceğinin en iyisini yapmak kusursuzluktur.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü yani bi eylemi yaparken gerekeni ve yapabileceğinin en iyisini yapmak kusursuzluktur diyorsun. Çok kolay görünüyor:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü göründüğü kadar kolay olduğunu sanmıyorum:) kişinin yapabileceğinin en iyisini yapması kendiliğinden pek mümkün bişi değil çünkü kendimizi kandırma konusunda çok ustayız biz..bunun olabilmesi için o şeyin bu dünyadaki “son hamlemiz” olduğunu iliklerimize kadar hissetmemiz şart..bu da tamam deyince olacak bişi değil..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ee ben kusursuzluğu bu güne kadar yanlış biliyormuşum öyleyse..hep mükemmellikle aynı şey diye düşünmüştüm..akıllı olmak, yalan yanlış iş yapmamak, başarılı olmak, iyi bi statü falan gibi..bunlarda kusursuzluk demek değil mi canım?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü O zaman para pul sahibi, iyi bir sosyal statüde kişilerin kusursuz olmaya daha yakın durduğunu düşünmek gerekirdi. Bu durumda, tam zıddı konumda olanların bu şansı hiç olmayacak mıydı? pek adil gelmedi kulağıma.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bir şeyi yapmanın birçok yolu vardır.Kendi aleyhimize olmasına rağmen daha çok birimin iyiliğine bir çözüm var ise bunu yapabilmek kusursuzluktur ve kamiliyettir bence..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Islamda mumin kelimesi Emin olan demektir inanan degil..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ben de “emin” diye biliyorum. O sebeple de islamın bi inanç sistemi değil emin olanların bölgesi gibi algılıyorum.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”Kendi aleyhimize olmasına rağmen daha çok birimin iyiliğine bir çözüm var ise bunu yapabilmek kusursuzluktur ve kamiliyettir” diyosunuz, demek ki burada “kendilik” nedir durumu önem arzediyor, diğer arkadaşımızın dediği gibi kandırma olasılığı var bir de! Peki gerçeklik kandırmanın dışında mıdır? Böyle bi şey söz konusu mu?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Kamil insan; Allah in isimlerinin kendinde tecelli eden insan. Burada muthis bir nefs mucadelesi var en zor olan aliskanliklarin (ve cok sevdigim bir soz ) ve zanlarin kirilmasi. Allah u Teala insani meleklerden ustun yaratmis denir nedeni de meleklere tum isimlerini vermemis ve ancak bazi isimleri titresimleri tasimalarina musade etmis bu melekleri bazi insanlardan ustun kilmis ama kamil insanin cok gerisinde birakmis. Islamda basari kelimesinin gectigini sanmiyorum insanin kendine karsi bir cihadi soz konusu.. Az yeyin az konusun az uyuyun nafile ibadetler (farzlar yaninda) oruc ve namaz ozellikle artirin. Bunun neden insandan beklendigi biraz dusunuldugunde kendiliginden anlasilir..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”O kullarimdir ki benim goren gozum isiten kulagim olurlar”

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben castanedanin kitabinda buyuculerin hata yapmadiklari ve tesaduf olmadigi ustunde cok duruldugunu gordum. Cunku insanin benligi aradan cekildiginde ve sadece olmaya basladiginda hem kaybettigi gucunu yeniden kazaniyor hem de ondan akan zaten ilahi planin kendisi oluyor…

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kandırdığını bilmiyorsan buna pekala gerçek diyebilirsin.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnsanın en iyi kandırdığı kişi kendisidir..kendini çok kolay ikna eder, inandırır.Burada nefs -egoyu ne kadar temizleyebildiğiniz önemlidir. Bu temizlendiğinde rububiyet anlayışı açılır külli akılla külün hayrına olan anlayışa meyil verilir.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü egoyu temizlemek kısmını biraz açar mısınız?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü cihad yani savaş değil mi, kendilik savaşçılığı diyebilir miyiz?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnsanın yaratcının yeryüzündeki halifesi olması meselesinden konuyu devam ettirirsek ;Varlığımızdaki ilahi nuru ve gücü ortaya çıkarmak zorundayız. Bir ben var ,benden içeri demiş Yunus..Tıpkı bir arkeolog gibi üstündeki tozu topraüğı silkeleyip o gizli hazineyi ortaya çıkarmaktır egoyu temizlemek.Kim ki nefsini bildi,rabbini bildi diyor kutsal kitaplar..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü peki, ego eğer temizlenmesi silkelenip atılması gereken bir şeyse, başlangıçta ki varlığına nasıl bir anlam getiriyorsunuz?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü bir de yukarda bi yerde- nefs-ego demişsiniz..yanlış anlamadıysam aynı anlamda kullanmışsınız..”kim ki nefsini bildi, rabbini bildi” cümlenizde nefs yerine egoyu kouarsak, egoyu bilmek- temizlemek demiyorum- rabbini bilmek anlamına mı geliyor?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Nefsini bilmek rabbini bilmek anlamına geliyor evet..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü nefis ve ego aynı şey midir?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Kusursuzluk konusu gene nasıl oldu da buralara geldi anlamadım ben!! Kusura bakmayın ama YENİ DOĞAnlar da her açılan başlığın altına din terminolojisiyle yazıp çızen arkadaşlar beni bunaltmaya başladı.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Mutasavvıfların tanımı ile psikologların tanımı aynı değildir.Burada ortak bir dil kullanmak adına aynıdır diyebiliriz.Pek çok şeyi ıskalamış oluruz ama mecburuz..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ben sizin tanımınızı sormuştum.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Din terminolojisi veya Castenada terminolojisi ,

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Buda,Shiva,vs ne farkerder..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İngilizce ,fransızca konuşanlar sizi rahatsız etmiyorsa ?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Benim tanımım nefs demeyi gerektirir,arkadaşlar rahatsız olmazlarsa..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü mesele dayatmaya çalıştığınız içerik. eğer herşeyi sizin inancınızla tanrıya kitaba bağlarsak kapatalım bu mevzuları. camiye çevirdiniz ya!

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Dayatma olduğunu da nereden çıkardınız? testinin içinde ne varsa dışına da o sızar.Herkes eğitimi aldığı içselleştirdiği öğretinin jargonu ile konuşuyor.Dahası birlik boyutunda öğretilerin farklı jargonlarla aynı şeyi anlattığının keyfini sürmek yerine neden kendinizi bu din şablonuyla anlatılmış diyerek kısıtlıyorsunuz? Sizi rahatsız eden ne?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü beni rahatsız eden, artık suyu kurumuş kuyulardan farksız din öğretisiyle her türlü tartışmanın içine dalmanız ve içinde yeni olan hiçbir şey bulunmayan söylemlerinizle insanları bunaltmanız. düşündüğünüz ne? burada din iman söylemleriyle milleti islama mı yola mı getireceksiniz?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Suyu kurumuş olması sizin düşünceniz diye düşünüyorum.Bir olan Birdir.Herkes kendini anlayışına yakın öğretiden onu tanır.Siz new age akımları ile onu tanıyor olabilirsiniz.Bu suyun kuruduğu anlamına gelmez.Sizin onu farklı şekilde tanıyabildiğiniz anlamına gelir sadece…

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kendinizi sadece bir kul olarak gördüğünüz dini inançlarınız çerçevesinde yeniden doğanlarda ne paylaşacaksınız bilmiyorum ama burası bugünlük fazlasıyla cuma hutbesi kıvamına geldi. siz devam edip bitirin. iyi fetvalar.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Yeni olan nedir biliyormusunuz Hiçbirşey:)) tanımlar yeni yaratılış eski…Yeni ‘nin bu gruptaki kelime anlamı doğmatik olarak birşeyi kabul etmemek ,görüşlere ve fikirlere açık olmak,sorgulamak,varlığın keşfedilen bölümlerini sevinçle karşılamak,bulduğumuzu birleştirmek..Fikri olarak geniş olmak demek..Siz yenidoğmuşsanız ve anlayışınız eski ve kapalı ve reddedici ise ; her konuşulanı götürüp zihninizdeki bir panoda hazır şablona yapıştırıyorsanız bu gruptan da verim alamazsınız diye düşünüyorum…
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Terminolojiler bizi etkilemez, biz insanı dinliyoruz. Kelimeler bir vasıta ne de olsa 🙂
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Nefs ile ego bir degildir. Ego tanimi nefsi kapsamaz ama nefs egoyu kapsar..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ben hala şu egonun nasıl temizleneceğini anlamadım:P

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Islamiyetin dort nehirden olustugu soylenir. Seriat,tarikat, marifet ve hakikat.. Olmeden once olunuz hadisini hatirlarsak ve Mevlana Hz lerinin ancak dogum oldugu zaman sut olur sozunu, ki islami ruya yorumculari sutu ilim olarak kabu ederler, konumuza uzak olmadigini goruruz. Ayrica “yaratilmis hersey bir tas bile yaratilis gayesini bilir” der sufiler, kacimiz taslarin kuslarin soylediklerini dinleyebilecek duzeydeyiz. Ve meleklerin indiklerini fark edip onlarin zikirlerini duyacak. Ibni Arabi Hzretlerinin Fusus el Hikem adli eserini okudugunuzda dogma gormeyeceginize ve cok sasiracaginiza eminim. Ki kitap ruya yoluyla gelip yazdiriliyor…

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Sufizmi, deyişlerini ve İbni Arabiyi okudum, şahane buldum. Velakin neden şahane buldun diye sorun. 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü çok enteresan bi nokta: bir taşın bile yaradılış gayesini bilmesi..sufiler sizce bunu söylerken ne anlatmak istemiş? sanıyorum hepimizi bir taşın- ki cansız deriz biz ona-bu da tartışılır- bildiğimiz anlamda bi bilinci yoktur..peki burada yaradılış gayesini biliyor oluşu sonucuna hangi durumdan ulaşıyoruz?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Nefs kelimesine odaklanip egoya oradan varmayi deneyin derim. Odevleriniz var diyelim kalkip yapmiyorsunuz bekletiyorsunuz atalet ve tembellik var, bu nefstir. Nefs otur der, uyu der, abur cubur ye der, siz bilirsiniz yediginiz bedeninize zararli ama yersiniz, kendinize engel olamazsiniz, cok cabuk ofkelenirsiniz ve baskalarini yargilarsiniz bu da nefstir, nefste her turlu yalan giybet, baskasini cekememe, deger kayiplari vs vardir biraz incelendiginde nefs bizi dogru bildigimizden uzak tutar. Bize kendi yanlislarimizi hakli ve guzel gosterir..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Egosunu temizleyeceklere velinimet önerilir…

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Okudunuz da anladınızmı?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü anladım çok muğlak olurdu 🙂 Ben şahane buldum
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Tas canlidir, bu soyut bir ifade degildir oyledir, goren kalp icin titresir, ben pek cok defa elimde tutugum taslara sen ne ise yararsin diye sordugumda pek cok bilgi almistim..
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Neden sahane buldunuz?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü tüm gözlemlerimle birebir uyum içindeydiler
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü O zaman erdiniz siz he ?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü göbek adım evrim, adım eren :)))
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Nice :)))

Not: YENİ’denDoğanlar Kulübü’nde otuzbeş üyenin bu konuda aradığı cevaplardır.

Kendin Nedir?

Kendine ait olanla, kendine ait olmayan nasıl ayırt edilir?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü kendine ait olan derken neyi kastediyoruz ki?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ne anlıyorsanız:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü beni ben yapan herşey bana ait olandır.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü valla ben de tam tersini düşünmüştüm:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü nasıl?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”ben” dediğim de kişiliğimden bahsediyorsam eğer, bu kişilik neredeyse benden bağımsız ve belki de bana rağmen oluştu diyorum.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü olur mu canım? yıllarca sayısız deneyim yaşayıp bunların sonuçlarını analiz edip kendimi bu hale ben getirdim. herkesin farklı farklı kişilikleri var zaten.bu da benim söylediğimi doğruluyor

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Demek ki her ikisi birden 🙂

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Benliklerimizin çokluğundan ve birinin patron olduğundan bahsetmiştik.Bunların ağası egodur.Kendilik duygusunu veren de odur.Mülke ait cismani herşeyin heveslisi odur.Ama duyguya sevgiye ve cömertliğe ait ne varsa o da ruhundur.Ruhta da tikellik olmaz.Kendilik yoktur.Biz vardır..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü bunu gelece değil geçmişe bakarak söyleyebilirim ancak.bişey bende neredeyse hiç değişmeden kaldıysa o bana ait olan diyebilirim.kişiliklerimizde zaman içinde değişip duruyor unutmayalım bunu.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü gene dualite yarattınız ama arkadaşım:) madde kötü, ruh iyi mi anlayacağım bundan şimdi ben. bir de benliklerin ağasına ego demişsin.bence benliklerin bi ağası olsa süper olurdu ama sorun onların ağa paşa takmamasında yatıyo

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Her ego ağasının etiğine tabiidir 🙂 Dualite yaratmışsınız diyorsunuz da İyi kötü demedim.Kendilik imajı egonundur dedim..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü mülke ait şeyleri egoya, sevgi cömertlik ve duyguyu ruha bağlamışsınız ya, ondan dedim.bide şu ruh mevzu ne ilginç bişi.ne zaman burada bi konu açılsa ruh kavramı işe dahil oluyor.ama birimiz de çıkıp tam olarak bu ruh ne menem bişi anlatamadık:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben onu anladım sanırım; rabıta imiş. En azından biraz aydınlandım

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü “Bir ışık çıktığı mecrada hükmedilemez” ‘den hareketle Bir’den çıkan ışığın sirayet ettiği yere ruh diyebiliriz..Bize ait olmadığı için ve varlığını icraasıyla keşfedebildiğimiz için tarifi zor biraz..

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ooo bence bu gayet anlaşılabilir olmuş, dilinize sağlık, allah razı olsun.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Varlığın icrasıyla keşfedilen… Mükemmel. O halde varlık (yani tarif edilenler) olmadan ruh keşfedilemez, bu durumda biz varlıkların bulunduğu yerden, biz istersek, keşfetme çabası duyarsak, onu bilirsek ortaya çıkan soyut bi şey ruh. Soyut diyerek küçümsediğimi sanmayın, somut olanların soyuta taşınması yolculuğundayız zaten. yani şimdilik öyle sanıyorum.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü İnkişaf ettiren sorular ne güzel 🙂
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ruh bu durumda “bilinmeyen” mi oluyor? CC nin kitaplarında bahsettiği bilinen-bilinmeyen-bilinemeyen çerçevesinde soruyorum.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü
    O halde “sevgi cömertlik” gibi dilimize hoş yerleşmiş kelimeleri ruha atfederek varlığımızı incitebiliriz. Kendini eksik gören varlığımız bu noksanlığı nasıl alteder? Yoksa adamus bahsinde ki Kerri durumlarına bu sebeple düşüyor olabilir miyiz? Bilinmeyeni tarif etme çabamız mecburiyetten oluyor belki, çünkü yaradılışımızda merak ve keşif var. Bu güzel ama keşfettiğimiz şeyler tanımlıdır ve varlığa aittir, öyle değil mi?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ruhun varlığı beden ülkesindeki fiil ve hareketleriyle bilindiğini söyleyebiliriz.Buda her cesette farklı şekilde tezahür edeceği için bir bilinmeyen -bileneni izah edilemeyen ama deneyimlenebilen diyebiliriz sanırım…

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü ‎”izah edilemeyen ama deneyimlenebilen”… Bu bana ilham verici oldu. teşekkürler frekans. Bu durumda DJ’nin bi isim vermek zorunda kaldıkları için kartal, nagual deyip bunları asla tarif etmeye çalışmamalarını, hatta bunu men etmelerini anlaşılabilir kıldı.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü bu keşifler nereye kadar sürecek çok merak ediyorum.çünkü bilinenlerin kaynağı bilinmeyenler.bilinmeyenin kaynağı bilinemeyen mi demek lazım.ama o zaman bilinemeyenin nihai yeri bilinen olur ki bu da doğru değil.bilinmeyen ne kadar acaba? (sorum saçma gibi farkındayım ama kuyruklara bakınız lütfen:))

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bilinenin kaynağı bilinemeyen diyen arkadaşım.Bunu bakmak ve görmek arasındaki fark gibi düşünebilirsiniz.Algı varsa referans vardır noktasından hareket ettiğimiz için bu bilinenin kaynağı bilemeyen döngüsüne yanlıştır diyemeyiz.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bu oyunlar nereye kadar? diye ben de sormuştum ama cevabımı aldım 🙂
  • Turan Erdal Cok basit, bicak gibi bir ortadan kesin. Cok basit algilandiginda aslinda sinir cekmekle olur ama insan kendinde olmayani görebilir mi? Eger kendinde olanlari görüyorsa hic yeni birsey göremiyecek mi? Görmek bilinc ile ilgilimidir? Kafamizdaki “sablanlar” olmayinca görebilirmiyiz?
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Görmek sadece göz ile alakalı bir durum değil.Ama gördüğümüzü yorumlamak için akla düşmesi ; içinde olanlarla benzerlik ve ayrılığının kıyasının yapılması ve idrak oluşturması için kafamız dediğiniz gibi bize lazım :))

Not: Burada 35 kişi aynı isim altında YEN’den DOĞAnlar kimliği altında cevaplar aramaktadır.