ŞAMAN RÜYASI İLE DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK

Bu çalışma bize gitgide rüya görmeyi derinleştirecek ve sonunda nihai şaman rüyasını, vizyon arayışını anlamamızı sağlayacak.

Hawaii kültüründe evrenin PO ve AO diye 2 ‘ye bölündüğünü öğrenmiştik.

PO içsel rüya olup görünmeyen gerçekliklerin dış dünyaya aktarılmasından sorumludur yani Ao’nun doğmasını sağlıyor. Ao, Po’dan etkilenerek doğuyor.

Toltec’deki karşılığı; PO Nagual, AO Tonal

Po’nun görülmeyen ve bilinmeyeni temsil etmesi, batı dünyasınca onun zihin ya da ruh olduğu izlenimini vermiştir. Hatta gece ve karanlık sözcükleriyle de tanımlanmıştır. Çok eski şiirsel Hawaii zamanlarında gece zamanı Po içsel dünyanın sembolü olurken, AO da bunun dışsal ifadesi olarak kullanılmış ki aynı zamanda Ao öğrenme ve öğretme anlamına gelir. Günbatımı, tüm yaratımın tezahür ettiği geceyi işaret eder. Polonzeyada PO, batı anlamına da geliyor fakat batı anlamına gelmesi Asya’yı işaret etmez, ruhun diyarı anlamında bir işarette bulunuyor.

Dışa yansıyan rüyayı değiştirmek, içsel gerçekliğin ya da ruhun rüyasını değiştirmekle mümkün olur.

PO’nun 3 bölgesi var.

Devamını oku “ŞAMAN RÜYASI İLE DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK” →

Kişinin iç rüyası onun dış rüyasını belirginleştirir

Rüya nedir..?
-Basit işte uyuduğumuzda bilinçaltımızın bizi götürdüğü yerler. Beynimizin uydurduğu kurgusal olaylar dizisi..
-Hep bu düşünceye sabitlenip kabullendiğiniz için bir çoğunuzda böyle gerçekleşiyor zaten..
İÇTE VE DIŞTA DEVAMLI BİR RÜYADAYIZ ASLINDA..
Kişinin iç rüyası onun dış rüyasını belirginleştirir.

Soyut denilen bir çok şey bulunduğunuz alanın titreşimleri ile uyum sağlayarak netleşerek somut hale gelir.

Aslında o görünen şey ilk andan beri ordadır. Yavaşlayarak gözlerinin kısıtlık alanına iner. Ve senin fiziksel gerçekliğin halini alır..
_________________________

Kitapda sanki aradığımı buldum. Resmin bütününden de ötesini görmeyi arzu edenlere sanki hücre çeperlerinden sesleniyor. Yaşam dediğimiz şey sadece kıyılardan oluşmuyor. Bir çoğumuz bunun farkındalığında yaşıyor olmamıza rağmen mantığımızın kabul sınırlarını esnetmeye cesaret edemiyoruz.

NASIL..?

GER-çek dediğimiz şeyi arar iken hep fiziksel teyitler içinde boğuluyoruz.

KABUL VE RETLERİMİZ.

Rüyada olma ile uyanma arasındaki incecik çizginin oktavların içinde nazikce eriyip gidiyor.

Belki saliselerin içerisinde ya can simidine sarılmış veya incecik kumlara ayak basmış oluyoruz.

Bir BİZ var bizden içeri..

LANIAKEA

Kitabı okumaktan keyif alıyorum.
Teşekkürler Sibel Atasoy

Özcan Kurt

Kurgu değil gerçeklik aktardıklarınız

Uzuuuuunnnnn yıllardır ilk defa bi kitabı akşam uyumadan önce elimden bırakıp sabah çaydan önce elime aldım Sibel hocam☺ 5 kitabinızı 1 haftada okudum. Laniakea’nın diğer bölümleri de bir an önce bizlerle buluşur ümidindeyim. Bana yeni arkadaşlar kazandırdığınız için sonsuz teşekkürler ediyorum.
Duygularımı hem size daha önce yazabilmeyi hem de sayfamda ve sizin sayfanızda paylasmayı çok istedim aslında. Bununla birlikte duygularıma bir tanım bulup söze dökemediğimden ( ne desem eksik kaliyor çünkü benim için kurgu değil gerçeklik aktardıklarınız) haksızlık yapmaktan korktum. Sadece arkadaşlarıma sözle ve çocuksu coskuyla anlatabildim.
Umarım tüm okuyanlara da en az benim yaşadığım kadar coşku yaşatır kitaplarınız. Sevgilerimle
Mine Dok
*
İçimi sevinçle dolduran bir okuyucumun duygularını paylaşıyorum bugün.
Sizlere söylemiş miydim bilmiyorum:
VENÜS BAĞLANTISI kitabımı bulamayanlar…
Taşınma esnasında bir miktar Venüs Bağlantısı kitabını bir köşede saklanırken bulmuş durumdayım 🙂 Bunu önceki hafta face  sayfamdan sevinçle bildirmiştim çünkü hiç bir yerde bulunamıyordu. Kitaptan arzu edenlere ilk parti teslimatı geçen hafta gönderdim. Mine Hanım da kitaplara böyle ulaşmış oldu, ne iyi oldu 🙂
Eğer ilgilenenleriniz varsa lütfen bana özel mesajla veya mail adresinden ulaşınız.
Bu arada kitapları PTT kargo ile gönderiyorum inanılmaz ucuz ve Düzenli bir hizmet veriyorlar kendilerine Bu hizmet için gerçekten müteşekkirim

Belirsizliğin koynunda ilk uykusu 

Laniakea

Kitabı aslında bir kitap gibi okumadım daha çok bir yazarın nerelere kadar gidebileceğini ve okuyucuyla kurduğu bağdaki etkileşimi izleyerek okudum. Bu konu ve bu türe ait tecrübem az olmasına rağmen.

Her kitabın bu etkileşimi nasıl yarattığı ve oluşturduğunu izlerim içimde. Bir kitaba başlamak zordur benim için onu bitirmek iki katı zor. Bu kitabı bitirebildim.

Bu nedenle kitap benim için bir çok iyi romanda hissettiğim tadı hissettirdi. Belirli bir yere kadar daha az inişli ve çıkışlı bir yapıyla takip ederken bir noktaya gelindiğinde aniden bir yükseliş enerjisiyle doldurur okuyucuyu, bunu Laniakea’da da hissettim diyebilirim. Daha çok duygular üzerinden yerini alan bir okuyucu kategorisine girebilirim tabii.

Bazen Karar Vermek Zordur bölümüyle başlayan ani yükseliş tekrar bir şok yaratarak güzel bir bağıntı oluşturdu devam etmek konusunda.

Kitabın en başında dönecek olursak ilk bölümlerindeki tasvirler bir şiir ikliminden gelen biri olarak okuyucuyu cezbeden bir nitelikte olduğunu söylemeliyim. Bazen bir şiirde olsa garipsenmeyecek dizeler gibiydi benim için not aldıklarım…

-Belirsizliğin koynunda ilk uykusu 
-Bulanık bir saydamlık 
-Islak olmayan sıvı bir hal 
-Sonra beyaz bir kelebek peydah oldu 
-Beyaz baloncuklu bir bulut

Sonraki bölümlerde ise zihnin ve sezginin olanaklarına teslim edilmiş bir yapı hakimdi. Bir çok tadın bir arada olduğu ve uyumlu bir masa gibi Laniakea. Polisiye, fantastik, bilim kurgu ve gerçeğin katmanları. Algı kapıları, şimdi geçmiş gelecek zaman, kuantum, şamanizm bu masada uyumlu bir şekilde bir araya gelmiş ve okuyucuya güzel bir ziyafet sunan keyifli bir zaman hediye ediyor. Lezzetliydi de efendim.

Romanın ana dinamiği Serap’ın zamansız bir bölgede geçen etkileşimler, deneyim ve keşfetme dikkatinde bulunmaktadır. Bu durumda oluşan vizyonlar olanaklar ve çeşitliliğin uyumu sürekli anın ihtiyaçlarına göre yer değiştirmekte ve canlı bir hazır oluş halinde devinmektedir. Bu devingenlik hayali gibi görünse de gerçeklik zamanında yaşayan formlara özgüdür de.

Okuduğum dönemle de ilgili sanırım, bir çok konuda ortak buluşmalar yakaladım. Meraklandım ve bütüne doğru ilerlemekti okurken yanyana ilerleyen.

Bir gün önce okuduğum Enerji Tıbbı kitabından bir alıntı selamlıyor gibiydi kelimelerin arasında dolaşan bir şimdiyi: 
“Belki Einstein’ ın inandığı gibi, yalnızca tek bir enerji vardır,”birleşik alan” 
Teşekkürler ve sevgiler…Sibel Atasoy

Cemil Yüksel

Gözüm yaşardı Cemil Bey. İşte böyle anlarda, yazarken çektiğim ve hala bazı sağlık sorunları olarak çekmeye devam ettiğim sıkıntıların bir ilacı gibi geldi yorumunuz, teşekkür ederim.
O birleşikliği beynimin içinde seyretmeden önce bir kelime bile yazamayanlardanım ben. Önce yaşayıp sonra çok çok az bir miktarını kayıt altına, zaptı rapt altına alabiliyorum, çoğu altın çiçek tozları gibi savrulup gidiyor dünyaya kozmoza. Zaten yıldızlardan gelmedik mi? Bizden de karşılığı gidiyor, hiç bir şey tek taraflı değil, tekil hiç değil.

Aradan 2 yıl geçti, zaman zaman Serap’ı görüyorum, devam ettiği üç yıllık hayatını seyrediyorum, şeyler gelişiyor, ilk kitapta geçitten adım atmıştı şimdi gerçek bir takla atmak gerekiyor gizemin merkezine dalmak için, onu yapabildiğini de görüyorum. Bazen tam yatmışken gözümün önüne geliyor bir kahkaha atıyorum onun hallerine.

Kısaca Güç Hayvanları

Erk hayvanı genellikle örtülmüş en derinde ki siz’in yansımasıdır ve bu dünyada ihtiyacınız olan nitelikleri bulundurur.
Üst Dünya, ilham veren ve AKUA tarafından ilahi şekilde desteklenen bir yerdir (ya da konumdur). Akua ise “bütünüyle biçimlendirilmiş eylem halindeki düşünce, zeki bir enerji özü” anlamında kullanılmaktadır.
Shaman kaynaklarda bahsi geçen güç hayvanları burada bulunur, hepsi birçok rol ve form altında değişimin kişiselleşmiş güçleridir.
Bir güç hayvanı, Akua’nın hayvan formu olup, ruhsal bir oluştur ve size birçok rüya yolculuğunda rehberlik edebilir. Onları bulmak için çeşitli yollar önerilmiştir. Onlarla iyi arkadaş olun ve bahçenizi (Garden Tiki) her ziyaret edişinizde Laniakea’ya geçip güç hayvanınızla buluşun. Böylece KU’nuz bunu hoş bir alışkanlık olarak kaydedecektir.
Aloha sa
Not: Bu arada güç hayvanları üst dünyada yaşıyor olsa bile, bizim niyet ve düşüncelerimize öyle odaklılar ki, örneğin ben her garden tikiye gittiğimde daha girişin önünde sabırsızlıkla beni bekliyor oluyorlar. Yaniüst dünyaya filan gitmeme gerek kalmıyor. Onlar beni karşılamaya inmiş oluyorlar. Aramızda gerçekten gözle görülür anlaşılır bir bağ ve özlem var.
Güç hayvanınızı bulmak için detaylı bir açıklama için tıklayınız
*
Tüm bunlarla ne alakası var diyecek olsanız da şunu da buraya ekliyorum:

Devamını oku “Kısaca Güç Hayvanları” →