Sirius Yıldızı ya da Tarık yıldızı -1

“Göğe ve gece ortaya çıkana and olsun.Gece ortaya çıkanın ne olduğunu sen bilir misin? O, ışığı ile karanlığı delen yıldızdır.Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.” (TARIK,86/1-4)

“Üzerinde “gözetici varlıkların” yaşadığı açıkça ifade edilen bu yıldız “Sirius Yıldızı”dır.

Bu yıldızın Sirius Yıldızı olduğu Sure’nin isminden de kolaylıkla anlaşılmaktadır.Çünkü bugünkü Astronomi Bilimi’nin Sirius Yıldızı olarak isimlendirdiği yıldız,o devirde Tarık Yıldızı olarak isimlendirilmişti.

Bunca yıldan beri sizde oluşan bilgiler, birbirleriyle bağlantısı güçlü olmayan, kuşkulu tarif ve kavramlardan ibarettir. Dininiz, ilminiz ve şimdiki yolunuz da buna dahildir.
Elbetteki zaman yaklaşıyor. Biz, psişik boyuttan, üstün vazife sadakatine sahip bir planı, üç yerde görevlendirmiştik. Bunlardan ilki ve en dolgun olanı sizlere bilgi vermişti….
İkincisi Meksika da, üçüncüsü Arjantin dedir. Onlar sizi bulacaklardır.

Atlantisin uluları bizim memurumuzdu.Agra (agarta)da bizim hükmümüz sürer. Pramitler, sirius kültürünün eğitim yeridir. Anadolu, son devre için, sirius tesiri için hazırlanmış bir jenaratördür. buradaki halk seri devreler halinde bağlantıya geçmektedir.1982 E.Arıkdal

**

Sirius binlerce yıldır danışman ve öğretmen enerji olarak işlev yaptı ve insanlar hala Giza’daki “Sirius Yıldız Kapısı”na bağlanmak için Mısır’a yolculuk yapıyorlar. Pleiadesliler de Terra/Dünya programına çok fazla enerji yatırdılar ve Orion’daki varlıklar Dünya evrimi konularına sabit ilgileri var. Ama şimdi danışmanlık ilişkinden çok partnerliğin zamanıdır.

Yeni Dünya ayağa kalkmaya ve Gezegensel uygarlıktan sorumlu olmaya hazır. Bu, bizler “eski” 3 ncü boyut sisteminin parçalanmasının son aşamalarından geçerken böyle hissettirmiyor olabilir, ama Yıldız Ulusu dostlarımız, Dünyadaki Yıldız Tohumları ve Yıldız Çocukları tarafından desteklenecek olan ortaya çıkan yeni bir yaşam şekli var.

Ama bu, ayağa kalkıp Dünyamızdan ve Dünyada yarattığımız şeylerden sorumlu olmak zorunda olduğumuz anlamına geliyor. Veya en azından, Gezegenin Yükselişine ve Güneş sisteminde Çok Boyutlu bir Gövde olarak ortaya çıkışına yardımcı olmak için burada olduğumuzu hissedenler.

Tam şu anda, birçoğumuz Kuyruklu Yıldız Lovejoy’un bu geçişinin fiziksel etkilerini hissediyoruz.

Başlangıç olarak, Zaman Çizgilerindeki enerji dalgacıkları insanların enerji alanında yerçekimsel bozunum yaratırken, bir çok insanda endişe seviyelerinde artış oldu.

Bir çok insan sindirim sisteminde sorunlar ve Solar Pleksus ve Kalp Çakralarında ağrı ve huzursuzluk bildirdi.

Bunun nedeni dışsal rehberlere ve öğretmenlere zihinsel ve ruhsal bağlılığın çok eski sorunlarının sona eriyor olmasıdır. Ruhsal “çocukluk ve bağımlılığın rahatlık bölgelerinden” çıkıyoruz ve Galaksi ve Kozmos ile kendi ilişkisine sahip olan “yetişkinler” olarak ortaya çıkıyoruz.

Bu yeni enerjiyi bütünleştirirken, aynı zamanda Yıldız Uluslarının bazılarıyla ve Orta Doğudaki daha karanlık ve daha az stabil Yıldız Kapıları ile bazı temaslarımızın olumsuz yan etkisi olmuş olan “dini” ve “ruhsal” suistimal ve hükmetmenin yıllarını ve hayatlarını salıveriyoruz. Eski zihinsel acı ve endişenin bu salıverilmesi fiziksel bedende ağrı, endişe ve rahatsızlık olarak hissediliyor. Ama bu salıverilmek ve Ruhsal olgunluk için ve İnsan İlahi Kalıbına uygun olan evrim için DNA’daki Orijinal İlahi Kalıbın aktivasyonuna izin vermek üzere ortaya çıkıyor.

Baskı ve kontrol korkusunu, suistimal korkusunu ve yoksunluk ve ıstırap korkusunu salıveriyoruz. Hepimiz Atlantis’in çöküşünden önce Yıldız Ulusları ile etkileşimlerimizle Dünyada “tohumlandık.” Sonunda o korkuyu ve endişeyi salıverme ve Sevgi Ve Neşenin Bahçesine girme zamanıdır. Çünkü bu Lovejoy Kuyruklu Yıldızının amacıdır, Bahçeyi hatırlamamıza ve bir kez daha Gezegensel Yuvamızı Sevgi Ve Neşenin Bahçesi yapmaya yardım etmek! 2015

*

Bu zamanda (2018 -20), bu döngüde, Dünyanın aynı anda birlikte var olan iki versiyonu var, Çok Boyutlu Yeni Dünya ve düşük Boyutlu Alternatif Dünya, çünkü 3ncü Boyutsal Dünya artık var olmuyor. Deneyimlediğiniz kaosun bir kısmı boyutlar arasındaki geçişlerdir, ki çoğu insan için bilinçsiz ve gelişigüzeldir. Ama Ruhunuzun rehberliği ile deneyim toplayan sizler için, boyutlar arasında ve aslında Dünyalar ve Zaman Çizelgeleri arasında travma ve drama olmadan İnayet ve Zarafet ile gidip gelmeyi öğreniyorsunuz.

çok yakında yaptığınız her şey ruhun ve ilahi yaratımın bir ifadesi olacak. Ruhunuz ışıkta dans ettiği zaman bedeninizde hissedebileceksiniz veya Ruhunuz yaşam planınız ile uyum içinde olmadıkları için seçimleriniz ile rahat olmadığında bedeninizde hissedebileceksiniz(hastalığı kastediyor)

Bu aynı zamanda Bedeninize özen göstermenizin gerekeceğini bir zaman olacak. Bedeniniz şu anda Ruhunuzun Kutsal Tapınağıdır ve bedenin ruh algıları ve hisleri ile aşılanmasıyla gelen yüksek frekanslara ve farkındalığa ayarlanması bir süre alacak. Beden, bu yoğun frekansları işlemek ve eski ego zihnin yaratabildiğinden çok daha güçlü olan yoğun deneyimler ile başa çıkmak zorunda olduğu için, tükenmiş hissettirebilir. Burada anahtar her zaman teslimiyettir. Gevşeyin ve bedeniniz

Devamını oku “Sirius Yıldızı ya da Tarık yıldızı -1” →

Sıfır

Sıfır nasıl kabul gördü? “Hiçliği” gösteren bir simgenin kullanılmaya başlanması bundan binlerce yıl önce oldu. Günümüzdeki Meksika’da yaşamış olan Maya uygarlığı sıfırı farklı şekillerde kullanmıştı. Onlardan bir süre sonra, Babillilerden etkilenen gökbilimci Klaudyos Batlamyus, kendi sayı sisteminde modern 0’a benzer bir simgeyi yer belirteci olarak kullandı.

Sıfır ne işe yarar? En basit ifadesiyle, sıfır olmasaydı bilim de olmazdı. Sıfırıncı boylam, sıfır derece sıcaklık, sıfır enerji ve sıfır kütleçekimi bunun örnekleridir. Hatta sıfırdan başlamak, sıfır tolerans, sıfır hata gibi sayısız terimle günlük konuşma dilimize girmiştir.

Sıfır ilk tanıtıldığında insanlara garip gelmiş olsa gerek; fakat matematikçilerin, faydaları çok uzun zaman sonra ortaya çıkacak olan kavramlarla uğraşmak gibi bir huyları vardır.

Seyahat arkadaşları arıyorum

Güney Amerika’ya, özellikle Meksika ve peru’ya düşündüğüm bir seyahat için yol arkadaşları arıyorum. Belki de yalnızca hayal kuruyorum, olsun ben niyetimi bir kez üflemiş olayım ortalık yere, arkadaşla ya da yalnız yeterli enerjim var ise bu seyahati yapabileceğim değilse rüyalarda buluşalım olacak 🙂

Ayrıca bu tür bir seyahati daha önce yapmış olanların da yolculuk hikayelerini ve tavsiyelerini dlnlemek isterim, eğer paylaşmak lütfunda bulunurlarsa. Teşekkürlerimle

Not: Aslında bu ilanı yapalı biraz zaman geçti ve benim arzum da şekildeğiştirdi, şimdi TUVA’ya gitmek istiyorum. Bu yaz benim gibi Tuva’ya gitmeyi arzu eden bi kaç arkadaş da var, ama nasıl organize olacağımızı bilemiyoruz. Bu konuda çalışan bir Seyahat Acentası var mıdır acaba?

Umarım bu dileğimize de ilgili kişilerden yanıtlar gelir 🙂

Hayatımın ilk iki bölümünde en çok istediğim şey; bir gün sadece “one way ticket” aldığım bir yere gidebilmekti. Sonunda başardım, büyük mutluluktu; Satıcı sordu:
-Dönüş bileti ne zaman olsun?
-Kalsın, istemiyorum!…
Süper bi duyguydu, hala hatırladıkça içime bi gülme ve genişlik duygusu gelir. Daha sonra hep tek yön bilet almaya başladım ve her gidişimde dönüp dönemeyeceğimi bilemezdim, en basit seyahatlerim bile bir anlamda ölüm kalım meselesi gibi oldu; acaba bu kez dönebilecek miyim? :)))
İşin ilginci o ilk kezden sonra, dönmek de sevilene gitmek gibi olmaya başladı!

Not1: Eğer bu sayfaya geldiyseniz, yorumları da okumanızı öneririm, çünkü bir çok kimse hem bilgilendirici hem de haberdar edilmek istediğini belirtir görüş bildirdiler. Kimbilir belki aradığınız şey oradadır.

Kendi yaptığım gezilerin bir kısmında günlük tuttum, eğer ilginizi çekerse ana sayfada, solda “kategoriler” böümünde “gezi notları” başlığına tıklayarak ilginizi çeken bir ülke var mı bakabilirsiniz 🙂

Not2: Auroville’e gitmek için istekliler var mı?
https://blog.sonsuz.us/?p=3986
Küçük de olsa bir gurup kurabiliriz diye umuyorum

Pueblo Yerlileri-2

Konu Başı için: https://blog.sonsuz.us/?p=1108

Köy ortasından geçen dere

Pueblo’nun güneyinde bulunan San Geronimo kilisesi, ‘beyaz adamın’ köy mimarisine ilk ve son katkısı olarak yükseliyor. Fotoğraf çekilmesine izin verilmeyen kilisede yerliler pazar ayinlerini sürdürüyor.  

Pueblo’nun etkileyici mimarisi ve doğal güzelliği ne kadar etkileyiciyse tarihinde yaşanan olaylar da o kadar derin ve unutulmaz nitelikte. 1600’lerde Meksika’dan bölgeye ulaşan İspanyolların yıkamadığı ender yerleşim birimlerinde biri olan Taos’ın geçmişi savaşla, kanla yazılmış. Herşey İspanyolların Meksika’nın kuzeyini keşfetmesiyle başlıyor.

 Yolları Taos’a kadar uzanan savaşçılar (bir anlamda küçük haçlı ordusu) bir yandan yerlileri hıristiyanlaştırıyor bir yandan da topraklarını ellerinden alıp onları köle olarak çalıştırmaya başlıyor. 1630 yılında bir İspanyol rahibin öldürülmesiyle başlayan olaylar sonucu yerliler Taos’u iki yıl boyunca terkediyor. Hemen ardından başlayan Pueblo ayaklanmasında Taos merkez olarak kullanılıyor ve topraklarındaki işgalcilere karşı mücadele kendilerine 13 yıllık bir özgürlük kazandırıyor. Ayaklanmaya Acoma, Zuni, Hopi pueplo yerlilerinin dışında Apache ve Navajo kabileleri de katılıyor.

Ayaklanmadan sonra İspanyollar New Mexico’nun güney sınırlarına yerleşiyor. Bölgedeki 33 rahipten 21’i ve 400 kadar İspanyol klolonist yerliler tarafından öldürülüyor. Santa Fe kuşatılıyor ve İspanyol valisi ve beraberindekiler bölge dışına, güneye sürgün ediliyor. 13 yıllık özgürlük yerlilere yaramıyor. Kendi aralarında anlaşamıyorlar ve kabile savaşları başlıyor. Pueblo yerlilerinin geleneksel düşmanları Comanche’ler bölgeyi talan etmeye başlıyor. Karışıklığı fırsat bilen İspanyollar geri döndüklerinde bir zamanlar fetettikleri toprakları yerlilerin elinden geri alıyor. İspanyonların geri dönüşü kanlı oluyor ve Taos tamamen yerle bir edilip yaşayanlar kılıçtan geçiriliyor.

  Kızılderililer zorla hıristiyanlığı seçmek zorunda kalmış. O tarihlerde köyün ortasına inşa edilen kilise bugün de ayakta 

1837 de tekrar ayaklanan yerliler bu sefer de Amerikan yönetimine başkaldırıyor ve Vali Charles Bent’i öldürüyor. Bu olayın ardından Taos’a giren Amerikan ordusu binaları yerle bir etmekle kalmayıp 150 kadar yaşlı çocuk ve kadını bu binalarla birlikte ateşe veriyor. Bütün bu kanlı çatışmalarda Taos merkez konumunda yer alıyor, tabi beyaz adamın intikamı yine burada Taos’ta yoğunlaşıyor.

 -devam edecek-

http://www.uzaklar.com/content/view/766/370/