DÜNYADA KAÇ KİŞİYE YER VAR ?

Dünyada sorumsuzca çoğalma devam ediyor insanlık olarak.

 1 .  Çevremizde  gidebileceğimiz  yaşanası   bir  gezegen varmı?
  2.  Temiz   su  kaynakları  kaç milyar insana ve diğer canlılara yetebilir?
  3. Küresel  ısınma  doğrumu.  kaç milyar insan  olunca  tehdit  oluşturacaktır ?
  4.  Bu gün  sorumsuzca yaşarken  çok ileriki  yüzyılda yaşıyacak 
         insanların  hayatlarına  ipotek koyuyor  olabilirmiyiz?
  5.  Dünya  nüfus planlaması diye bir  şey varmı  yada kurulabilirmi?
  6. Nüfus  planlaması sadece tek  çocuk yapın derse   insanlık  buna uyacakmı?
   7.  Olası bir kıtlıkta  3 dünya  savaşı  çıkarmı ?
    8. Dünyanın  barındırabileceği  insan sayısı tahminen  kaçtır ?
    9.  Bu  konuda ne yapmalı,  dünyada akılcı  çözümler ya da düşünceler varmı ?
     10. Bir devlet başkanının çıkıp  3  çocuk yapın  demesi ne kadar doğru ?

         Akıl ve mantık çerçevesinde yapılabilecekleri  düşünen iletmek  isteyen  gerçekten  sorumlu  insanların  yorumlarını   bekliyorum. saygılar.

hayalinizdeki TANRI nasıl olmalıydı ?

Şayet Tanrı, yani bir yaratıcı olsaydı dünya böyle olmazdı… yada
şayet Tanrı olsaydı…. gibi başlıyan yazıları yazanlar Şayet gerçekten bir TANRI olsaydı diye düşünenler ; Dünya ve insanlar nasıl olmalıydı ? yada Siz TANRI olsaydınız ne yapardınız diye düşündüm? Çünki herkesin kafasında farklı TANRI modelleri var. Atesitlerin bile inanmasalar dahi Tanrı olsa şöyle bir olay olmazdı gibi teorilerinin başlangıç düşüncesi nedir ?
Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir ?
ideal TANRI tipi nasıl olmalıydı ?
Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız ?
Peygamberleriniz olurmuydu örneğin ?
Kitap gönderirmiydiniz ?
ilk çağlardaki insanlara nasıl ? sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı.
Ciddi düşüncelerinizi bekliyorum. saygılar..

Gerçek manada ölüm var mıdır ?

Ölümden korkmayınız siz varken zaten ölüm yoktur.. Ölüm varkende siz olmayacaksınız .

Gerçek manada ölüm varmıdır ?
Kurana yani Allah’a göre yoktur. Şayet gerçek manada ölüm olsaydı ahirette bütün insanları yaratacağını söylemesi abes olurdu.
Ateistleri ise tek yanıltan şey ÖLÜM konusudur.
Öleceğiz kemik yığını ve toprak olacağızda binlerce sene sonra milyarlarca insanı yeniden Allah diriltecek ohooo . olmaz bir şey diye düşünüyorlar.,
Kainata ve dünyanın çalışma düzenine bakalım. Hiç bir şey yok olmuyor. sadece şekil değiştirip karşımıza çıkıyor. yani üretilen şeylerde öyle tüketilmese bile çürüyerek sürekli şekil değiştiriyor. Düşünsenize Dünya kurulalı beri sadece üretilen karpuzlar böylece kalsa dünyada oturacak tek yer kalmazdı diye düşünüyorum 🙂
Kainat evren bütün düzenekler böyle çünki yok olma yok.
Var ve hep var. Ruh ta aynıdır. vardır ve hep vardır.
madde sadece enerjiye dönüştürülebilir ama yokedilemez. Ruh ise zaten enerjinin ta kendisidir.
var ve hep var olmak ayrı şey ^^kendi benliğinin farkında olmak ^^ ayrı şeydir.
Ruh denen enerjiye verilen görev işte budur: düşünme yeteneği..
düşünme gücü ve kendini bilme yani farkındalık.
Ademi yarattım sonrada ona RUH’umdan üfledimderken…
Sonsuz enerji yani sonsuz düşünce gücü kendinden bir enerji göndererek insana düşünme gücü ve yeteneği vererek Dünya tiyatrosunu başlatmıştır. hayvanlar ise sadece beyinleri programlanmış düzeneklerdir.
Bir kısmı sadece ot yerken bir kısmı sadece et yer örneğin.
tat almakta RUH un beynin yorumlamısının farkına varılmasıdır.
Tat sadece beyindedir. elinizdeki meyva yada bal tatlı değildir örneğin yani balın sizin beyninize ulaşması mümkün değildir. Beynin dışına çıkıp maddenin kendi ile muhatap olsanız tasız tussuz ve renksiz bi dünya ile karşılaşırsınız. Yoktan varetmek sadece dünyayı ve evreni yaratmak değil. tatsız tussuz ve renksiz bir dünyayı. Görenlerin ve tatanların inanacağı bir sanal alem yaratmaktır ayrıca.
yoksa köpek ve domuzlar niye b.k yesin. Sinekler neden bataklıkta yaşasın. ve programladığınız hayvan türlerine sanki maddeden tat alıyormuş rolünü vereceksinizki (yalanmak ve kuyruğunu sallayıp bir daha istemek gibi) Düşünen insanlar bak gördünmü hayvan tat alıyor diyebilsin.
Her şey , düşünme gücümüz bile hep zıttı ile düşünüp kararlar veriyor.
var yada yok gibi. bunun için yaratılışçılar var diyor inanmayanlar yok diyor tanrıyı. Başka bir seçenek yoktur düşünme sisteminde fakat ;
Aslında Tanrı hem var hemde yoktur !!!!! şaşırmayın…
Tanrı madde olarak yoktur……
fakat Metafizik olarak her yeri kaplayan ve ondan başkası olmayan bir Tanrıdır. Yani Tanrı YOK_VAR dır. Kendini herşeyden münezzeh olarak nitelemeside bu yüzdendir.
Bunun için var diyenlerle yok diyenlerin mücadelesi kıyamete kadar sürecektir.
SOYUT ve SOMUT her zaman olacaktır ve tartışılacaktır.
Fakat bildiğim bir şey varki bir insanı diriltmekle yüzmilyar insanı aynı anda diriltmek Tanrı için aynı şeydir. Bu sizi yanıltmasın dünyaya kaç milyar insanın gelip gittiği ile ilgili düşünceleriniz……..

MUHKEM ve MÜTEŞABİH Ayetler

Bütün dini kitaplar best seller olmuş kitaplardır. ve bu eserlerin tek sahibi Allahtır. biz müslümanlarda Kuranı Kerimin Allahın eseri olduğunu bilir ve iman ederiz. İncil ve Tevratında Allahtan geldiğini fakat tahrif olduğuna inanırız Hiç bir insan eserine benzemeyen kitabımız Kuran ne roman tarzı nede hikaye kitaplarına benzer. İlk defa okuyanlar yada inancı az olup fitne için arayanlar Kuranın içinde eskilerin hikayesi diyecekleri o kadar şeyi bulup çıkarırlar ki aslında o ayetler farklı yorumu olan ayetlerdir.

Bazı kesimler diyeceklerdirdki: nerden çıktı bu farklı anlamı olmak hususu. Şimdi, eserin sahibi olan Allah Ali imran suresinde öyle noktaya temas etmişki. Kuranın okunması için gereken klavuz bu olmalı cinsindendir. Ali İmran suresi 7. ayetinde Allahın bildirdiği üzere Kuran muhkem ve müteşabih ayetler olarak farklı iki kategoride incelenmelidir. Elmalılı Hamdi Yazır Ali İmran suresi ayet 7-Sana bu muazzam kitabı indiren O’dur. O’nun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da anlamları benzeşik olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece anlamı benzeşiklerin ardına düşerler. Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir.

İlimde derinleşmiş olanlar da: “İnandık, hepsi Rabbimizdendir. ” derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez. özellikle müteşabih ayetler, farklı anlamlar içerdiği için Kuranın özünü anlamayanlar tarafından farklı anlaşılır ve bu günlere kadar gelen yanlışlıklar bu müteşabih ayetlerin ayrımının yapılmaması ve halka ve Kuranı okumayan insanlara anlatılmadığındandır. ve kalbinde iğrilik bulunanlarda Ali İmran suresi 7 de anlatıldığı gibi bu ayetlerinn peşine düşerler. Biz Kuran dostları olarak İyi yaklaşımlarda bulunduğumuz için anlamak anlamak yüce yaratıcının ne demeye çalıştığını anlamak için çalışmalıyız. Şimdi eserin sahibi bize Kuranı böyle okuyun dediği halde bu gün 80 milyon nüfusu olan Türkiyeyi örnek alalım. kaç kişi bunu biliyor yada kaç müfessir Kuranı iki kategoriye ayırmıştır ? Kuranın hangi ayetleri müteşabih hangileri muhkem diye ayırıma gitmişlerdir ? Arap ülkelerinde durum nasıldır bilgim olmadığı için bu konuya geçiyorum.

Müteşabihin anlamı; yoruma açık ayetlerdir. farklı anlam içerebilen ayetlerdir. üzerinde düşünülmesi gereken ayetlerdir. Muhkem ( yani kitabın anası ) olan ayetlere benzemez. bence yapılabilecek en önemli iş Müfessirlerin, din adamlarının ve ilahiyatçıların ortak çalışması olan bir Kuran meali olması ve müteşabih ve muhkem ayetlerinin belirtilmesi ve insanlara anlatılmasıdır. Yukarıda ali imran suresi mealini sadece bir örnek olarak vermiştim. daha iyi karşılaştırma olsun diye diğer müfessirlerdende örnekler veriyorum: Ali Bulaç 7- Sana Kitabı indiren Odur. Ondan, Kitabın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkemdir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allahtan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: Biz ona inandık, tümü Rabbimizin katındandır derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. Diyanet Vakfı 7. Sana Kitabı indiren Odur. Onun (Kuranın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab`ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onu tevil etmek için ondaki müteşâbih âyetlerin peşine düşerler. Halbuki Onun tevilini ancak Allah bilir. İlimde yüksek pâyeye erişenler ise: Ona inandık; hepsi Rabbimiz tarafındandır, derler. (Bu inceliği) ancak aklıselim sahipleri düşünüp anlar. Edip Yüksel 3: 7 O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı ayetleri kesin anlamlıdır (muhkem), ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır (müteşabih).

Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların gerçek anlamını ise kimse bilmez, ancak istisnadır ALLAH ve derin bilgiye sahip olanlar “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır, ” derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz. 2 Elmalılı Hamdi Yazır 7-Sana bu muazzam kitabı indiren Odur. Onun bir kısmı anlamları kesin olup kitabın temelini oluşturan ayetlerdir. Diğer bir takımları da anlamları benzeşik olanlardır. Ama kalplerinde bir yamukluk bulunanlar fitne aramak ve keyiflerince yorumlamak için sadece anlamı benzeşiklerin ardına düşerler.

Halbuki, onun gerçek yorumunu ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar da: “İnandık, hepsi Rabbimizdendir. ” derler. Bunları özü temiz olanlardan başkası düşünemez. Süleyman Ateş 7. Kitabı sana O indirdi. Onun bazı ayetleri muhkemdir (ki) onlar Kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabih(birbirine benzeyen, sonucu tam bilinmeyen)dir. Kalblerinde eğrilik olanlar, fitne çıkarmak, uyardığı sonuca uğra(yıp belalarını bul)mak için onunmüteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun tevili(uyardığı sonucun ne zaman gerçekleşeceği)ni Allahtan başka kimse bilmez. İlimde ileri gidenler: “Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır” derler. Sağduyu sahiplerinden başkası düşünüp öğüt almaz. Yaşar Nuri Öztürk 7 Kitapı sana indiren Odur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitapın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitapın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır. ” derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.

SONSUZLUK

Evrenin sınırlı ve sürekli genişlemekte olduğu kanıtlanmıştır.
ya sonrası nedir ? BOŞLUK… sonsuz boşluk…
Akıl oyunu yapalım önce:
şu anda içinde bulunduğunuz bedeninizi düşünün
yer kaplamaktadır. çünki madde. uzayda yer kaplayan herşeye denir.
nerde yer kaplıyorsunuz ? bir adım atınca nerde yer kaplıyorsunuz ?

Şimdide sonsuzluktan bir hayali çizgi çekin ve merkezi siz olun.
siz şu anda sonsuzluğu ikiyemi bölüyorsunuz ?
aynı şeyi fanusta üşünün ve fanusu boşaltın ne var içinde.
Hiç dediğiniz bir şey var..
muhakkak adınızı koymak gereken bir şey var fanusun içinde.
yapılan araştırmalarda fanusun içi ne kadar boşaltılırsa boşaltılsın
içinde enerjinin olduğu yönünde..
SONSUZ ENERJİNİN İÇİNDEYİZ
hayalinizde bedeninizi parça parça boşaltın boşalan yerde ne var ?
sonra evreni düşünelim evet yer kaplıyor ama nerde yer kaplıyor?
yer kaplayan bir şeyin. yer kaplaması için (yer kaplamayan bir yere)
muhakkak ihtiyacı vardır. yer kaplamayan bir ŞEY olmasaydı
yer kaplayan şey yer kaplayamazdı..
yani maddenin (yer kaplayanın) yer kaplaması için metafizik bir alana ihtiyacı vardır.
NASIL HAREKET EDERİZ.
evren tamamen madde ile dolu bir havuzdur..
diğer maddeler ile yer değiştirerek hareket ederiz

          yer kaplayan şey  başka  yer kaplayan  bir şeyde yer  alamaz.
   bunun içindirki  farkında  olamasakta yaşarken  sürekli  milyonlarca  atomu  iter  ve  kendimize  yer açarız  günlük  yaşamda.
      Buna  kanıt  şudurki    DUVARIN İÇİNDEN GEÇEMEYİZ
      ama  duvarı  yada herhangi bir şeyi  iterek  onun  yer kapladığı  yerde   yer  kaplarız.
         METAFİZİK SONSUZLUK (yer  kaplamayan yer)  olmasaydı  bizde olamazdık.
      peki  nedir  bu metafizik  sonsuzluk ?
        Din  adamlarının  anlatmaya  çalıştığı bumudur  sizce ?
          Tanrı  her an  her  yerdedir ?
           her an  heryerde olabilmeniz  için  metafizik  sonsuzluk  olmanız  gerekir.

          Bütün  hayatımızı  yönlendiren şey   ayaklarımız  ellerimiz  yada  bedenimizmi  yoksa  DÜŞÜNCELERİMİZMİ?
         hayatın  anlamını  günlük işleri ve  hatta  bu  yazıyı  okurken bile ve Tanrıyı  bile düşüncelerimizle
        anlayabiliyor  isek   Tanrı  neden  DÜŞÜNCE   yada  ŞUUR   olmasın ?
           Tanrı  sonsuzdur diyenler  tam tersini  düşünmüşlermidir ?
               yani :  SONSUZLUK  Tanrıdır  diyebilmişlermidir ?
         şimdi  soruyorum:
           TANRIMI  SONSUZDUR ?  
  yoksa   SONSUZLUK  TANRIMIDIR ?
            Milyarlarca atom  molekül ve madde  haline  getirdiği   şekliyle   bir  ROBOT  yaratıp  ona  ruhundan  üfleyen(akıl veren) ve  insan dediği
              bu  robotun   beyninde düşünen şey  ONUN  yansıması  ve  ÖZÜmüdür ?
          SONSUZ  BİLGİSAYAR.(şuur)     maddeden yarattığı  bu  robota (insana)  metafizik  hafız  kartımı  takmıştır?