Şayet Tanrı, yani bir yaratıcı olsaydı dünya böyle olmazdı… yada
şayet Tanrı olsaydı…. gibi başlıyan yazıları yazanlar Şayet gerçekten bir TANRI olsaydı diye düşünenler ; Dünya ve insanlar nasıl olmalıydı ? yada Siz TANRI olsaydınız ne yapardınız diye düşündüm? Çünki herkesin kafasında farklı TANRI modelleri var. Atesitlerin bile inanmasalar dahi Tanrı olsa şöyle bir olay olmazdı gibi teorilerinin başlangıç düşüncesi nedir ?
Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir ?
ideal TANRI tipi nasıl olmalıydı ?
Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız ?
Peygamberleriniz olurmuydu örneğin ?
Kitap gönderirmiydiniz ?
ilk çağlardaki insanlara nasıl ? sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı.
Ciddi düşüncelerinizi bekliyorum. saygılar..
Ben tanrı olsaydım. İçinde çelişkilerle ve saçmalıklarla dolu bir sürü kitap gönderir, onlara inanmayanları cennete koyar. İnananları da cehenneme falan değil, direk yok ederdim. O kadar sadist değilim yani sonsuza kadar yakıcam.
xenix: Takiplerim
Aaaa, kopya peyst yapmışssın benden xenix, lütfen ama ayıp oluyor:)
Efenim ben tanrı olsaydım, önce robotik çiple programladığım melekleri insanlara hizmet etmekle görevlendirirdim, ardından da aşk seks şarap ve sanatla donattığım yaşamda all free deyip kullarımı sonsuza kadar şehvet ve mutluluk denizinde yaşatırdım. Herkesin süper videoları olurdu ayrıca, çünkü her bir kuluma kırk erkek ve kırk kadın gücü verirdim:)
Tanrı olsaydım insanlara ruh verir ama hayvanlara ruh vermezdim. Hayvanları çok seven bir Tanrı olduğum için onlara işkence edildiğinde ya da kurban edildiklerinde acı çekmemelerini sağlamış olurdum. Tanrıça’yım ya, kedinin hası ben de elbet 🙂
Ben tanrım olsaydım “Selam cicilerim ben geldim” diye ortaya atlardım…
…sanat güneşi bilem olurdum belki.
Ne bileyim ben…
…işte öyle bir şey.
Ben Tanri olsam neden bir seyler yaratma ihtiyaci hissedeyim ki ?
Mukemmel degil miyim?
Upppss! suphem mi var ki mukemmelligimden; insan, cennet, kitap, evren, cart curt yaratayim???
Yoksaaaaa cok mu nasrsistim de bir seyler yaratip egomu tatmin icin bana taptirayim??
Yok yok, yoksa sadist miyim bana karsi gelenleri cayir cayir yakayim??
Yaratmak bir ihtiyac degil midir?
Tanri olsam neye ve neden ihtiyacim olsun ki??
Yahu Tanriysam ben, otururum oturdugum yerde.. Gece-gunduzu bile yaratmam, (kuru sulu ne varsa) icip icip kendimden gecmek icin havanin kararmasini beklememek icin… (Ehhh tanriyim ne de olsa azicik kendime icki yaratmak gibi bir kiyagim olsun yahu)
G Milat
Tanrı olmak istemezdim…
korkunun verdiği iki yüzlülükle değil beni ben olduğum için seven insanlar olsun diye…
tanrı olmak istemezdim, hatalarım var çünkü yarattığıma dair…. Başarısızlığım yüzünden tanrı olmak istemezdim; “dört din bir sürü peygamber yolladım halen çalıyorlar, yalan söylüyorlar, öldürüyorlar vee en aklıılıları en bilgilileri bile insan denilen yaratığın ne işe yaradığını bilmiyor, bir de beni kullanıyor bir çoğu kendi çıkarları için” diye düşünürdüm… kompleksli bi yapı yarattığım için kendime kızardım.
tüm zorluklarına rağmen insan olmayı tercih ediyorum tanrılığa, en azından kendin oluyorsun… bi sürü etiket yapıştırılmıyor şahsına… her kafadan bi ses çıkmıyor kişilik yapına. en kötü konuşup yazabiliyorsun ve kendine dair belgesin…
hayır hayır tanrı olmak zor zaanaat ben istemezdim…
oooo. oyun bozanlık yok. soruların hepsine cevap beklerim
metafizik,
siz tanrı inancı taşıyan biri misiniz? eğer öyleyseniz tanrıyı tanrılaştırmanın ilk yolu onu ortaya döküp tartışmamak olduğunu hissedemiyor musunuz? halen yaptıklarını sorguluyor ve kendi kanaatiniz dışında başkalarının fikrini almaya çabalıyorsunuz… yazık…
tanrı inancının kişiye özgü olduğunu bilmeyecek kadar ahmak mısınız siz? yoksa her konuya tıkıştırdığınız eksik dini bilgileriniz yüzünden sürekli yenilmeniz sonucu ego tatmininde misiniz?
sahi ne siniz siz? saçma sapan sorulardan oluşan bi konu açıp ciddi yanıtlar beklemek??? hakikatten bende sizi beni eğitimim konusunda küçük gördüğünüzde bayaa yüksek bilgili biri sanıp eğitiminize saygı duymuştum:)) hayy allam yaa:))))
Yahu senin derdin ne ki?
Kendi yarattigin tanridan memnun degil misin(halbuki yuzyillardir ayni tanriyi sofraya kouyorsunuz)? Neden bizim yaratmamizi istedigin Tanri figurlerine agzin sulaniyor??
Yoksa seninkisi seni yeteri kadar tatmin edemiyor mu artik?
Bir sureligine din degistir, daga cik, uzun yuruyusler yap, kiz arkadas bul falan iyi gelir…
G Milat
her zaman söyledim kafalarında bilgi kırıntısı olmayan insanların verecek cevabı olmadığı zaman hemen hakarete başvurur çünki yok tın… evet ahmakım ben seni rahatlatacaksa.
akledin , düşünün diyen bir Tanrının kitabını okuyup hayatı insanları doğayı ve Tanrıyıda sorguluyorum ve körü körüne tarikat şeyhlerinin peşinde gidenleri uyutanların hiç bir şeyi sorgulamıyacaksınız ve mürşidine uyacaksın diyenleri gördüm. cami hocalarının Din iman işidir akıl işi değidir diyenleri gördüm. bunları diyenlerin Dinimizin akıl ve mantık dini olduğunu anlamadıklarını gördüm. Akletmeyip körü körüne bağlanmak benim ve Kuranın amacı olamaz.
evet yüzyıllardır aynı tanrı sofraya konmuş
bende sizin kafanızda ki tanrı imajını öğrenmeye çalıştım
size göre tanrı olsaydı dünya böyle olmazdı mantığının amacını öğrenmek istedim.
Size göre tanrı nasıl olmalıydı yada siz tanrı olsaydınız ne yapardnız diyesordum çokmu zorsorular soruyorum. bence 10 soruya bilinçli cevap verki kafalardaki İMAJ lar anlaşılabilsin.
1.Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir ?
3.Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız ?
sadece dünya yada sadece cennetmi yaratırdınız*
4.Peygamberleriniz olurmuydu insanlardan ?
5.Kitap gönderir nasıl yaşamaları gerektiğini ve ahiret alemi
olduğunu haber verirmiydiniz ?
6.ilk çağlardaki insanlara nasıl ? sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı.
Değildir.
Şimdi anladıkları gibi anlamaları en doğru yol.
Zevk anlamında evet, ama üremeye gerek yok.
Ya nasıl anlayacaktık adam olduğumuzu?:)
Barınma beslenme ve üreme güdülerini koymaz, ama Merak, Şüphe, Oyun, Sanat, Eğlence, Zevk, Başarı…
Bu kavramlar mutlaka olurdu…
Yani insansız insanlar!…
Nasıl ben tanrıyı yaratırken tanrı ile bölüşmüşsem yaratıcılığımı (ama o hepsine el koydu) onun da tüm insanlarla bölüşmesini isterdim. Yaratıcılığın hepsini kendi tekelinde toplayan bir tanrı olmak istemezdim. Yani çocuklarımın bana benzemesini ve benden daha ileride olmalarını istediğim gibi, yarattıklarımın beni aşmasını isterdim…
Muhabbet olsun işte:)
Hüseyin Aktaş teşekkürler.
yalnız 8. soruda adam olduğunu anlama için yazmışın yani kadınları yaratmazmıydın yada kadınlar sıgara alkol alırsa adamlıkmı anlıyor.yada ne bileyim ne demek istediğini sorayım..
9. soruyada atmasyon cevap diyebilirim yani gerçekten tanrı olsaydın bu yazdığın gibi davranmazdın diye düşünüyorum. Çünki matik kartı verirsen diğer savaş sorusunda karışmazdım diyorsun ya. adam savaşta öldükçe matikten çekerdi saçma olmamışmı düşünce ? o zaman kim savaşırdı ?
ya senin ahmaklığın beni neden rahatlatsın? başkalarının ahmaklığı seni rahatlatıyor mu? bilgi kırıntısı diye vız vız vızlayacağına günümüze dair bilgi paylaşsana? bunca insan sana bişiyi anlatmaya çabalıyo ben bile anladım olaya dahil oldum sen hala inatlaşıyorsun. hakareti asıl kendin yapıyorsun metafizik… insanların yığınla uğraşacağı tartışacağı daha önemli konular varken plak gibisiniz vallahi….
senin bilgin benim bi işime yaramıyor mesela… nuhun tufanı beni ilgilendirmiyo, günümüzün tufanlarından bahsetsene? madem bilgilisin bu bilgisizlerin işine yarayacak şeyler aktarsana????????????
tanrı sölemese akledemiyo mu insanevladı salak mı????????
akıl edilenin ne kadarı tanrının söylemi senin deyiminle heee? insanlar bu ilmi bilimi kurana küreğe bakıp tamı icra etmişş acaba heee??????
bi takılmışsınız plak gibi allah din peygamber v.s v.s bunları kaldırın bakalım konuşacak aktaracak konunuz var mı? asıll sen bunu düşün bakalım bi????
kötü söz sahibininse bana özür borçlusun üstün zekalı arkadaş? önce insan olmanın içini bi doldur sana saygı duyulsun.. ne diyor bu adam diye düşünülsün…
bak ben deliyim hem bilgisizim değil mi? ama insanlar beni seviyor neden zira hepsine saygılıyım inanan inanmayan dinli dinsiz bilgili bilgisiz akıllı akılsız.
benim gerçekten ahmak olmam seni rahatlatmaz.
Seni rahatlatacak şey hakaret etmen. bunun hangi cümleside önemli değil.
Bilgi kırıntın yok düşünüyorsun ne yazayım .. evet , ya saçmalıyacaksın ya inkar edeceksin ya hakaret edeceksin bundan evvelki deneyimlerin o çünki. öğrendiklerin ve tecrübelerin bundan ibaret.
sen ve birkaç kişi daha var burda tesbit ettiğim enaz 3000 kitap okumanız gerekir. okuduğunuzu araştırmanız gerekir. Boş kafalarla yorum yapanların düştükleri durumu görüyorsun. sen kendinin farkında değilsin.
ama insanlar beni seviyor neden zira hepsine saygılıyım inanan inanmayan dinli dinsiz bilgili bilgisiz akıllı akılsız.
Böyle yazmış yazısının sonuna deli şey. daha tek sayfada çelişkiye düştüğünn farkında bile değil ahmakmısın diye sorarak hakaret edeceksin hemde saygılıyım insanlar beni seviyor diyeceksin..
Bu ne yaman çelişki oy…..
çelişki filan değil ben sordum ahmak mısın?
değilsen kabul etmezsin… edersen de ahmaksın bu kadar.. ahmaklara da saygısızım sevmem demiyorum…. öyle kabul ederim sadece geçer giderim… yahuu ben plan yapıp saatlerse metafiziğe ne sölesem de alt etsem diyen biri değilim ki, içimden ne gelirse bilgim dahilinde yazar gçerim… ben böyleyim..
sen halen anlama çabasında değilsin halen beni alt etme çabasındasın… ben bu hastalığı tanırım ama ne iyi gelir biliyor musun kendin olmak… neysee:)))
Çelişki değil sadece sordum demiş
.
mesela yoldan geçen bir adama şöyle sorarmısın_
_Birader sen O.çocuğumusun ?
ya kızma birader ben sadece sordum amacım sana hakaret etmek değil. öğrenmek istedim. O. çocuğusan yine kabul ederim.Ben saygılı biriyim sadece sordum bu hakaret falan değil.Bak beni herkeste seviyor. Sen O.çocuğu olduğun için değil sadece sordum…. Öğrenmek istedim !!!!!
Buna yandaşların kıvırma toleransı diyor farkındamısın ?
hakaret hakarettir. sadece sordum olmaz. Burada sevildiğini nasıl anladın.Çünki onlarla aynı kaba işiyorsun. Şimdi başka kimlikle gir ve damarına basacak sorular sor bakalım seni seviyorlarmı ?
Sevgi ne sence acemi ?
Git bir tarikat evine ve onlara saygılı saygılı ben tanrıya inanmıyorum de bakalım seni seveceklermi?
tek bir isimle giriyorum o da delişey… sevdiklerini biliyorum söylemeleri gerekmiyor. benim sevgi anlayışım sizinkinden farklı. onu başka bi platformda tartışırız istersen.
acemiyim doğrudur. ama senin ustalığından öğrenmek içime sinmiyor. yavan geldi bakış açın… bunu hakaret olarak düşünme sadece öyle hissettim.
tarikat evindekiler beyinleri yıkanmış insanlar onlar karşılıksız sevgiyi biliyorlarsa severler tabi… ama cennet vaad edemem hiç birine:))
hehheeee,
yoldan geçenin dediğinin çocuğu olduğunu biliyorsam öyle hissettiriyorsa sormak bi yana suratının ortasına bi tane yapıştırırım bile:)
iyide konu şimdi onun bunun çocuğuna niye geldi, hemde hiç yeri değilken…
senin bu kıvırmalarını anlamayacak kadar saf değil buradakiler yahu:)) güldürmeyin beni…
yani bu örnek uymadı başka bi örnek lütfen beni alt edebilmek için:))
NOT: çoçuğun annesinin cinsel yaşamı tercihi beni ilgilendirmiyor.. sıfat olarak algıladım yani bana her hangi bir fiziksel hakaret ve taciz anlamında…
kimseyle aynı kaba işemem ben… onlarda bunu bilir o sebeple şimdi gülüyorlardır kıs kıs ne biçimde yanıldığını düşünüp…
içime sinmeyen hiç bişiyi kabul etmem… yandaş olmam… yandaş dediklerinle de karşı karşıya geldiğim noktalar oldu, olacakta… ama bu onların insan olmalarına duyduğum saygıyı asla azaltmaz… ama sen çok başka bi pencereden bakıyorsun yahuu çok başkaa ahh akıllım ahhh:)))
birine aptalmısın diye soruyorsan bu hakaret değil diye kıvırman çok anlamsız.
işin garibi inançlı inançsız kimseye hakaret etmem demen hepten anlamsız bak yukarıda birine daha tek sayfada iki çelişki dedim. çelişkinin sende farkına vardın kıvıran sensin. kabul et.
Kıvırmanda benim için önemli değil. Ben çelişkileri anında görüp size yazıyorum örnekler ile. fakat aynı ihtimamı sizde göremedim.
ama sen çok başka bi pencereden bakıyorsun yahuu çok başkaa ahh akıllım ahhh:)))
Senin baktığın pencerenin DOĞRU olduğuna nasıl karar verdin ?
hee soruyorum bak halen soruyorum???? çişin varmı?? hakaret ettim değil mi? sormayayımda işe etrafa heee???
o senin dediklerini demedim bir daha oku? akıllı bezelye… benim pencerem benim pencerem, doğrudur diye birilerinin gözüne sokmuyorum…
eğer doğru olmadığını fark ettirecek bi zeka çıkarsa karşıma düşünme yeteneğimi de kullanırım… öle yazılarını da iki de bir getirme karşıma.. ne o reklama mı başladın şimdi tanrıyı şekillendirmekten vaz mı geçtin???
YOKSA KANDIRILDINIZMI ?
İnsan beyni) ve ( Bilgisayar ile internet ) benzerliği: İnsan beyni çocukluğundan itibaren sürekli bir şeyler öğrenir. Çok ufak yaşlarda ise öğrendiği şeylerin doğruluğuna ve yanlışlığına hüküm veremez. Ailesinden, arkadaş çevresinden, öğretmenlerinden yada yabancı insanlardan gelen her bilgi (kırıntı) dahi olsa bir yerlere kaydolunur. Yaş ilerleyip akıl baliğ oldukça bazı muhakemeler yapar ve karekteri oluşma çizgisine göre yanlış yada hatalı öğretileri benliğinden atmaya başlar. Fakat orta yaşa gelince ve sonraki yaşlılık devresinde bile yanlış düşünceleri (DOĞRU) düşünceler olarak kabullenmiş bu yanlış düşünceleride doğru zannı ile yakınlarına ve ailesine ve arkadaşlarına empoze eden milyonlarca insan olduğu gibi yanlış bilgileri doğru sanan Hocalarda camilerde bu işi yapmaktadırlar Peki bilerekmi yapıyorlar = HAYIR. Yanlış olduğunu bilmediği DOĞRU lar adına hayatını feda edebilecek insanlar vardır gerçek hayatta 11 eylülde İKİZ KULELERE saldıran zihniyet sizce ne kadar cennete gideceğine inanarak bu işi yapmışlardır ? oysa Allah diyorki = Bir insanı öldürmek bütün insanlığı öldürmek gibidir. O masum insanları öldürerek ebedi cehennemi hak ettiklerini bilseler bu işi yaparlarmıydı ? Kıyamet günü kalktıklarında ŞOK olacaklarını tahmin bile edemeden birde Allah adına Allahu Ekber nidaları ile bu işi yapmışlardır. Şehit olacaklar ya !!! Şu an bile bulunduğumz dünyada kandırılmaya müsait milyonlarca insan olduğundan hiç şüphem yok. Bu tip insanların bir kere Kuranı açıp anladığı dilden okuduğunu ve yaratılışının gayesini düşünmediğinden bir o kadar eminim Bu durum sadece normal vatandaşlarda değil bilim camiasındada oluşur zaman zaman örneğin: Bir dönem yumurta zararlı ve kolestrolü artırıyor diyen bilim dünyası sonraki açıklamalarda içinde bol miktarda omega 3 bulunduğunu ve tüketilmesi gerektiğini söylemişlerdir. Şu an İNTERNET te oluşan ortama bir bakalım Kaç milyon yanlış ve hatalı bilgi vardır ? Kaç milyon zararlı yayın ve anlatı vardır. İnternetteki bütün bilgiler doğrumudur? Bilgisayarımızı nasıl resetlemeliyiz? reset : ilk duruma getirmek, sıfırlamak Beynimizi nasıl resetlemeli ve doğru bilgilerle yeniden doldurmalıyız ?? Etrafımızda ve bilgisayarımızda milyarlarca yanlış ve hatalı bilgi varken en azından yılda iki kere özellikle kendi beynimizi resetleyip bütün bilgilerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerekmezmi ? Asırlardır gelen bilgiler var bunların hepsi gerçekten doğrumu ? Tamamen doğru bilgilermi gelmiştir? Özellikle Dİn alanında söylenmiş milyonlarca YALAN olduğu aklınıza gelmişmiydi ? Delil ve KANIT getirenlerin gerçekten DELİL ve KANIT ları doğrumu yoksa sırf siz inanasınız diye bu peygamberimizdendir deyip kandırıldınızmı ? Tarih sahnesinde : Allahın kitabı Tevratı ve İncili tahrif edip kendi düşüncelerini Kutsal kitaplara geçiren bu kadar insan varken nasıl olurda Dİn konusunda gelen her düşünce ve anlatıya hemen inanır insanoğlu ? Oysa tahrif olmamış ve Kıyamete kadar korunacağı garanti olan Kuran varken başka delilemi inanırım deyip Kurana (Allahın ipi) ne sarılmaz ?
“gök ve yer yok oluncaya dek ruhsal yasadan (tanrının kanunundan) küçücük bir nokta ya da bir çizgi bile eksilmeyecektir.” (matta 5: 18)
“ot kurur, çiçek solar, fakat rabbimizin sözü ebediyen durur” (Yeşaya 40:9)
Demek ki, eski ve yeni ahiti tahrif eden zındıklar, tahrif ettikleri anlaşılmasın diye bu cümleleri de uydurup eklemişler kitaba, yoksa haşa tanrının kendisi böyle demiş olsaydı hiç tahrif edilebilirler miydi?:))
bu konular çok işlendi burada zahmet edip bi kurcalarsan bulabilirsin. bu konuları tartışmak yersiz zira bir sonuç çıkmıyor laf kalabalığından öte de gitmiyor, hatta var olan inançlarda azalıp yitip gidiyor. karşısında çok akıllıca belge ve düşünceler var… kuran ve içindekiler ruhani ve efsanevi şeyler, insanlar sorgulamaya çalıştıkça içindeki yetersizliği görüyor. evrensel olmadığını anlıyor…
kandırılmış olmak!!! insanlar çeşit çeşit, hepsi başka bir dünya burada kişinin düşüncesi ve inanç şekli önemli…
inancının doğrultusunda bu inancı diğerine bulaştırmaya çabalamadan dayatmadan yaşaması önemli. saygı duyulacak durum bu:)
üstümüze yapıştırılmış din, ırk, dil, siyasi kimlik v.s gibi etiketler değildir bizi biz yapan bana göre… bunlar soyulduğunda geriye kalan nedir ona bakmak lazım… beni ilgilendiren kısım bu 🙂 o sebeple bana yandaş, aynı kaba çiş yapan yok ilkokul mezunu v.s gibi etiketler takma… burası ekranın boyutu metrekareyi içeren bir kutucuk. sınırlı, muhatabımız ekranda yazan cümleler, düşünceler. hepsi bu:))
konuya dönersek tanrı olmak iyi fikir değil bence:) sebebide üstte yazdığım yorumda…
yav benim eski bir forum vardı… onun linkini bulursam ekleyeyim bari…
hah:)
“hah”
bilginin aktarımı her insanın anlayabileceği şekilde bu kadar mı güzel anlatılır??? şimdi bu adamın kalemini seviyorum diye beni kim yandaş ilan edebilir heee????
edersede etsin çokta umrumdu:))
bu kelime nasıl olurda kadınlarıda kapsar. Yada okuyan biri hımmm bu kelimede kadın anlamıda var diyebilir ?
soru nasılmış bakalım .:8. uyuşturucu,alkol,sıgara olurmuydu dünyanızda ?
demek neymiş adam olduğunu bir insan sıgara ve alkol ve uyuşturucu ile anlyormuş. ilginç.
hayatında sıgara ve içki kullanmamış milyonlarca kadın ve erkek sence adam olduklarını anlayamadılar öylemi ?
Senin teorine görede gençlik yıllarımda sıgara ve içki kullandım fakat bıraktım ve yıllardır içmiyor olmam benim ADAM lıktan vazgeçtiğim anlamınamı geliyor ?
sualin cevabındada senin yarattıkların .. bu çıkardığın ve uyguladığın kanuna isyan edebilirler ne biçim tanrı bu bazılarına iltimas geçiyo bazılarınada kısa ömür haksızlık adaletsizlik bu. ^^ben tanrı olsam limitsiz kart^^ verirdim diyebilirler. ve senin yarattıklarından bir çoğu bilgisayara geçip fom açabilir ve SİZ TANRI olsaydınz ne yapardınız diye sorabilir. bilmem KISSA dan HİSSe çıkartan arkadaşlar oluyormu?
Bak hüseyin foruma girip tanrı modellerini yazamıyorlar. yada tanrı nasıl olmalı gerektiğinin yorumunu yapamıyorlar. nedenini bir düşün bakalım. Çünki Tanrı modeli nasıl olmalının cevabını İNSANIN gözünden bakarak çözemessiniz. gerçekte tanrı olmanız gerekli ve bir gün tanrıya hesap verirken O GERÇEKLERİ söyleyipte eyvah bize biz bunu nasıl olduda düşünemedik dediğiniz günlerde gelecek ve son pişmanlık fayda vermez diyorum.
Ateizm her şeyden önce ahlaki bir seçimdir. Bu sayfalarda yazanlar bunun en güzel kanıtlarıdır.
Konuyla pek alakası yok ama okuduğum bir kitaptaki söz geldi aklıma:)
-İnananlar için tanrının kudredi sonsuzdur değil mi… yani tanrı “her şeyi” yapabilir.. bu aynı zamanda şu anlama geliyor.. Tanrı kendinin bile kaldıramayacağı bir kaya yaratabilir.. opsss tanrı kayayı kaldıramadı 🙂
Hayalimde olmasından öte var olduğuna inanmaya başladığım Tanrı kirletilmiş, çarpıtılmış olandan ötede kalbimdeki ateşte parlayan alevdir.
Niyeki? Aptalmısın demek anlayamamaktan kaynaklı bir soru da olabilir, karşıdakinin anlamamasından doğan bir soru da olabilir. Hakaret olduğunu mimikleri görmeden nasıl anladınız merak ettim. 🙂
“8. Ya nasıl anlayacaktık adam olduğumuzu?:)
bu kelime nasıl olurda kadınlarıda kapsar. Yada okuyan biri hımmm bu kelimede kadın anlamıda var diyebilir ?
demek neymiş adam olduğunu bir insan sıgara ve alkol ve uyuşturucu ile anlyormuş. ilginç.”
Ya metafizik19, sen tam bir osuruksun; yani boşa gidensin; yani havagazı; trıçkadan tayyare yani… Bana boşuna boşluk aratıp duruyorsun…
“8. Ya nasıl anlayacaktık adam olduğumuzu?:)”… Senin 8. soruna verdiğim bu yanıttan anladığın bunlar ise sen bomboşsun. Boşuna insanları oyalama. Uzun zamandır dizini kırıp oturduğun gibi, kalemini-klavyeni kır otur sen…
Şimdi anımsadım; seni muhatap almayacaktım ben, nasıl unuttum?!
Dalgınlığıma geldi kusura bakma…
Ya, bir yeri eğri olsa düzeltirsin. İki üç dört kabul.. Her yeri eğri ise deve gibi ve hatta deveden beter, neresini eline alacaksın?…
Bak kafalarında bilgi kırıntısı olmayan insanlara çelişkili olduğu yazıyı ŞAK diye vurunca suratına hemen ya osuruk edebiyatına ya hakarete yada küfüre başvururlar diye belki forumlarda 10 kere yazdım.
Gamarodan sonra Hüseyinde osuruk edebiyatına geçti hakarete geçti niye? Tınnn. Tınnn ne demek biliyormusunuz boş kafa bilgisiz cahil kafa tınn diye öter. Çünki yokki o konuda bilgisi yazsın ne yapmalı hemen saldırmalı hemen hakaret etmeli hemen kovmalı. hımm.
1…esrar sıgara içki kullanarak adamlığımı anlardım diyene sorduğum soruya yanıt veremiyor
2.esrar içki sıgara kullanmıyan milyonlarca hatta milyarlarca insan adamlığını anlıyamamışmı diye sordum cevap veremiyor
3. sıgara içki kullanıpta sonradan vazgeçip bırakan insanlar adamlığı bırakmışmı oluyor dedim cevap veremiyor
4. ayrıca ben tanrı olsam limitli yaşam kartı verirdim diyen birine o zamanda senin kulların bu adaletsizlik bize limitsiz kart vermeli idi TAnrı diye sizin düzeninize itiraz edebilirdi dedim yani ADİL değil. cevap veremiyor.
Yani siz Tanrı olsaydınız fiyasko olacaktı …
ve siz tanrı olsaydınız bize limitsiz yaşam kartı vermeliydi diyerek bu forumlara girip sizin tanrınız nasıl olmalıydı diye forum sayfası bile açabilirdi kullarınız dedim.
Şimdi soruyorum bu soruya bu cevabı veren birinin sözlerinden ne anlardınız ?
yada Kullarına limitli yaşam kartı veren bir TANRI olsaydı dünyanızda ne derdiniz ? gülermisin ağlarmısın. Hey Allahım ne kadar büyüksün..
Hüseyin nasılsa tınn sın ve rezil olacaksın yazdıkça en iyisimi muhatap olma git başka sayfalarda kopya ederek bir sayfadan öğrendim sandığın bilgileri insanlara sat beynini değil gönlünü hoşnut edersin..
Bu sorularıma vereceğin cevabın varsa ver.. yoksa anca gidersin. çünki her yazdığında bu soruları önüne koyacağım.
Ne demiştim;
Küfür sahibinin yani edenin filan değil, yiyenindir.
Yukarıda olan bitenler keza buna da en iyi örneklerden biridir!
şöyle yazmış misafir :
Misafir (doğrulanmadı) tarafından Çar, 15/06/2011 – 18:30 tarihinde gönderildi.
Konuyla pek alakası yok ama okuduğum bir kitaptaki söz geldi aklıma:)
-İnananlar için tanrının kudredi sonsuzdur değil mi… yani tanrı “her şeyi” yapabilir.. bu aynı zamanda şu anlama geliyor.. Tanrı kendinin bile kaldıramayacağı bir kaya yaratabilir.. opsss tanrı kayayı kaldıramadı 🙂
Hola vereceğin cevap varsa ver yada o 4 sorunun cevabını sen verebiliyorsan ver Hüseyinin hangi mantıkla bunu yazdığını düşün gerçekten tınn olduğunu sizde biliyorsunuz ama yandaşınızı kaybetmek sizi üzer diyerek o saçma yazılarda yazsa onu kolluyorsunuz.
ÇÜNKİ ADİL değilsiniz.
klorpromazin şart, çok adaletli bi ilaçtır:)
Metafizik! Din iman tanrı zırvalarından bıktım yahu…
…bu osurmaların meraklısı olsam camiye, kiliseye filan gider veya açar Sıddık Gümüş ya da Harun Yahya denilen soytarıları okurdum.
Yukarıda ve yan başlıklardaki zırvalarını adamdan sayılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Sen bir dincisin! Bana göre dinci ahlaksız, ahmak ve de fırıldaktır.
Nedenlerini de sayfalarca yazdım.
“Bu sorularıma vereceğin cevabın varsa ver.. yoksa anca gidersin. çünki her yazdığında bu soruları önüne koyacağım.”
“8. Ya nasıl anlayacaktık adam olduğumuzu?:)”
Metafizik19,
Sen daha bu tümcemi anlamadan ben gerisi ile niye uğraşayım?
Bu tümcenin ironisini, sonundaki gülme ikonu olan “:)” imini görmeden, sigara içmekle adam olunmayacağını, ama sigaraya her başlayan tıfılın, başlayınca büyüyeceğini sandığı özentisini görmeden bilmeden sözü sen tutulmayacak bir yerinden çekiştirip duruncaben sana ne diyeyim? Senin dediğini diyeyim:
“Bu sorularıma vereceğin cevabın varsa ver.. yoksa anca gidersin. çünki her yazdığında bu soruları önüne koyacağım.”
Önüme koyduğun ne senin?
Benim açımdan saçmalık. Saçmalık her zaman kötü değildir. Bazen saçmalamak ve kendinden dışarıya çıkıp kendine bakmana yardımcıdır. Senin saçmalığına “muhabbet olsun işte” (ilk yorumun son tümcesine bak)diyerek bir yanıt verdim. Bir düşün jimnastiği olarak deneyelim dedik ama sen ne yaptın? Yine saçmaladın…
İyi, sen önüme koy bu soruları, ben senin ardına koyayım, sen de anca gidersin…
Hola,
Bu gün kafam bozuk, dünya sözümün tersinde duruyor. Ama kimse benim küfür ettiğimi de iddia edemez…
Beni yorma artık…
Adaletli değilsiniz dedim neden mi ?
rakım, yükselti dünya coğrafyası lüt gölü civarıgibi blgileri önlerine koyunca telaşa kapıldılar ve başladılar ya kıvırma toleransına ya osuruk edebiyatınaki az önce yazdığım halde yine yazmışlar çünki kafa tın. 5 şey öğrenmişlerse biri osuruk. sonra hakaret sonra imalı cinsellik fantezileri..
kötü söz sahibinindir diye kabul ediyoruz. siz buna farklıda baksanız bizim bakış açımıza göre ooo siz uçmuşunuz…
ayrıca kötü söz niye sahibinindir biliyormusunuz?
Çünki buna muhatap olanlar aynısı yada denki ile karşılık verir.
bunada DENKlik denir.
Kurandada buna KISAS derler DENKi ile ceza nın bir değişik versiyonu.
adam öldürdüysen cezan denki yani ölüm cezasıdır. hemen biri atlamadan söyliyeyim trafik kazası yaptı yada nefsi müdafa oldu, yada savaşta öldürdü bu adaletmi diyebilir
Bunuda bi hakkın (yani haksızlıkla)diyerek ayırmıştır.
ama inanın ben böyle bir şeyi Allahtan korktuğum için yapmıyorum.
yapmıyor olmam yapmıyacağım anlamına gelmez ama inan bu güne kadar yapmadım tek söz etmedim. sadece uyardım kötü söz sahibinindir dedim. gerçi bu sözleri yazmanız sizin tınn olduğunuzu vallahi kanıtlıyor.
Yokmu kafalarda bilgi kırıntısı , hayal gücü.
Pardon…Hatalı algılama hatalı mesaj…silinebilir.
Yahu Metafizik… günlerdir yazdıklarına cevap yazan her bir kişi sonunda küfrü basıp gidiyor. Daha yazdıklarını adamdan sayan bir kişi çıkmadı. Yorum yazdığın her yazarla sonuç aynı…dönüp bunca adamdan onca lafı neden yediğine baksana.
Yazdığın her bir şey zırva.
Hüseyin Aktaş,
Birine osuruk demek her ne ise ne…
…kaldı ki benim argümanım senin ne dediğin ya da nasıl dediğin de değil…sana onu dedirten nedenlere bakıyorum ben.
Burada tek dellenen sen misin ki?
Gelen basıyor, giden çakıyor.
Bu ise “daha yok mu” derdinde…
Öncelikle, benim hayalimde bir tanrı yok, hiçlikten gelip hiçliğe gidecek olmak çok daha çekici bir karışım.
Ama metafiziği kırmayalım ve cevaplayalım bakalım, hani hayalimde bir sevgili varmış gibi sanki:)
Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir? Değildir, bunu küçücük çocuklar bile bilir. (Şaka değil, çocuklar siz onlara tanrıdan bahsetmediğiniz müddetçe doğal ateisttirler ve bu bir inanç sistemi değilidir:)
ideal TANRI tipi nasıl olmalıydı? şevkatli sevecen olmalıydı, arasıra kullarıyla sakalaşabilmeliydi, müziği resmi heykeli ve bütün sanatsal faaliyetleri sınırlayıcı değil, bilakis teşvik edici olmalıydı. Yontun demeliydi, çizin demeliydi, çalın demeliydi, minör major, kreşendo dekreşendo her türlü faaliyeti teşvik etmeliydi.
Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız? Yaratmazdım, çünkü bazı kullarım “imtehan” fikrini insani bulup varlığımdan şüphe edebilirlerdi:)
Kitap gönderirmiydiniz ? Emin değilim, ama göndersem bile onları bozulmaktan korurdum, ayrıca net olurdum, mesela dünya yuvarlaktır diyeceksem adam gibi yuvarlaktır diye yazardım, öyle şifre mifre yapmazdım, ayrıca şiirimsi takılıp kafa karıştırmaz, milleti arapça latince manyağı etmezdim, ilaveten adım hep aynı olurdu, namazı önermişsem Adem’e de Musa’ya da İsa’ya da önerirdim, ibadet şekillerini zırt pırt değiştirmezdim.
ilk çağlardaki insanlara nasıl, sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı? Kendimi ya hiç farkettirmezdim, veya öyle bir farkettirirdim ki herkes benim VAR olduğumu bilirdi. Ondan sonrası teferruat, hani ille de sınav yapacaksam, sonuca değil çözüm yollarına bakardım:)
Yav ben tanrı olsam, kesin rab isa gibi beden alıp insancıklarımın arasına iner, onlarla doğrudan konuşur ve dokunurdum:)
not: tufancık meselesine gelince… bence tanrı tepeden baktı ve küçcük bir çay kaşığıyla nuh’un yaşadığı araziyi insanların ruhu bile duymadan çukurlaştırdı da çukurlaştırdı, sonra da bi damlalık alıp oraya fışkır allah fışkırt su damlattı. Alın efem hem dağ yutan dalga hem bölgesel, hayvanları da sonra irdeleriz allahın izniyle:)
Öncelikle, benim hayalimde bir tanrı yok, hiçlikten gelip hiçliğe gidecek olmak çok daha çekici bir karışım…. demiş gamaro
yani gerçek manada ölümüde yaratamıyorsanız ?
benim Allahım gerçek manada ölümün olmadığını ısrarla söylüyor çünki.
sadece DÜŞÜNÜYORSANIZ ve yaratma gücünüz varsa ve sadece yaratma gücünüz olup YOK etme gücünüz yoksa. Nasıl hiçliğe gideceksiniz?
Ateizm, Tanrıya veya ruhsal varlıklara olan metafizik inançların reddedilmesi. Var olan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir düşünce akımıdır.
Ateistler; bazen “tanrıtanımaz” kelimesiyle anılsalar da, bu isimlendirme var olan bir tanrıyı reddetme fikrine atıfta bulunduğu için ateistler tarafından kabul görmez. Ateizm inanç koşullanmalarını, hayali yaratıkları ve olayları reddeder. Ateist bakış açısıyla tanrının yanı sıra tüm metafizik inançlar ve tüm ruhani varlıklar da reddedilir.
Ateizm sıklıkla “dinsizlik” ile özdeşleştirilse de, Theravada Budizmi gibi bazı dinlerde de tanrının varlığına rastlanılmaz.] Bu yönüyle ateizm ile dinsizlik birebir örtüşmez. Deist akımlara bakıldığında da, tanrıya inancın olduğu ancak dinlerin kabul edilmediği görülür. Ateizm, yaratıcı ve müdaheleci bir tanrıyı kabul eden teizm[ ile yaratıcı ancak müdahaleci olmayan bir tanrıyı kabul eden deizmden temelde ayrılır. Ayrıca, tanrının varlığı ve yokluğu konusundaki soruları “cevapsız” veya “cevaplandırılamaz” diyerek cevapsız bırakan Agnostizmden de ayrılır.
He anam he:)
Senin çapsız ve sanatsız bünyene… akustiksiz adam:)
Bana gore her yazilan yazinin, her soylenen sozun ve her sorulan sorunun bir amaci vardir…
Sizin bu sorulari sorma amacinizi merak ettim… Pul kolleksiyonu gibi “ideal tanri fikri” koleksiyonu mu yapiyorsunuz?
G Milat
ben her hangi bir forma giripte oradaki yazara ya bu soruları sormanızın amacı nedir diyen bir yazımamı rastladınız ?
madem her yazının bir amacı olduğunu kabul ediyorsanız yanıt vermez yada girdiğiniz gibi çıkarsınız. yoksa sizdemi o Tınn lar grubundansınız ?
Bak şikayetlerini yazmışın e güzel. peki nasıl bir tanrı olmalıydı yada siz tanrı olsaydınız ne yapardınız nasıl bir kainat , nasıl bir canlı türü yaratırdınız sorusuna hala yanıt yok neden ?
Size yanıt vermem için önce sizin yanıtınızı almam gerekiyor.
BUna adalet diyorlar bir sizden bir bizden…
size yanıt vereceğim merak etmeyin sadece fikrinizi yazın.
korkmayın ya..
..hani film olsa “17 yaş altı izlemesin” cinsinden bir ay edepsiz masallar…
Bana ayet numarası verme şansınız olabilirmi ?
Şikayet ha?
:)))
Komedi.
Kime şikayet?
Hahahaha.
Yazımın tamamına bak…cımbızlama.
Orada “tüm semavi dinler” diyor…
…benzer özelliklerini ortaya koyuyorum…
…aynı coğrafyadan çıkma, aynı topun kumaşı malzeme hepsi.
Kapı gibi beş ayet koydum Kuran dan önüne…dans etmekten bir hal oldun…”daha yok mu” diyorsun.
Bıktım sizin “ayet getir” deyip sonra da “kitapların tamamına bakacaksın” numaralarınızdan…
İşiniz gücünüz sahtekarlık.
“Konuyla ilgili bilgi ve hayal gucu” mu?? Haa yani demek ki bir tanrinin ancak hayal gucuyle yaratilabilecegini kabul ediyorsunuz…
Baslik hakkinda neden yazamayim yahu.. Yukarida bir yerlerde yorumumu yaptim konuyla ilgili. Ben tanri olsam yatmazdim hicbir sey.. Yaratma ihtiyactandir. Tanrinin neye neden ihtiyaci olsun ki… Cehennem yaratacak kadar sadist, herkesin seni sevmesini isteyecek kadar narsist, cikarlarin icin yaratacak kadar pragmat , her seyi esit olmayacak sekilde var edecek kadar adaletsiz olunmali bir seyler yaratiyorken.. Bu mudur tanriniz.. ???
Tanrilar cildirmis olmali…
Ancak sizin bir tanri fikrine ihtiyaciniz olur ve siz kafanizda bir tanri yaratirsiniz.. Bu yarattiginiz tanri sizi oyle bir kendinizden gecirir ki onun sizi yarattigini dusunursunuz… Bu tip sorulari da o icinizdeki tanri yaratma isteginden sorarsiniz..
(ilk yorumu anlamadiniz sanirimTekrarliyorum) Ben tanri olsam kilimi bile kimildatmam yaratmak icin.. Zaten mukemmel degil miyim, daha baska neye ihtiyacim olsun ki… Yoksa mukemmelligimden suphem mi var ki bunu onaylamak icin evren, dunya, insan yaratayim ????
G Milat
ideal tanrı tipi nasıl olmalıydı… soruya bak:)
Yahu illa ki bir sey yaratsam da seni kesin yaratmazdim Miitafiiikdontokuz…
G Milat
Madem kaplardan laf açıldı…
Semavi dinlerin tamamı aynı kaptan yerler. Bunlara ister ana hatlarıyla bakınız ister inceleyerek bakınız, bir dinin mezhepleri gibi olduklarını görebilirsiniz. Elbette merak edip incelemişsinizdir. Kitapları…hatta ayetleri birbirlerinin türevidir.
Çünkü tanrıları aynıdır. Aynı tanrının peşinden giderler. Sözüm ona farklı dillerde.
Oysa tamamı SAMİ DİLLERİ dir.
El-elohim-elah-ilah-allah…meraklısı açar inceler…sonsuz us sayfalarında da var.
Uzuv kestirmek, avucu gökyüzüne açmak, diz çökmek, domalmak…
…hani film olsa “17 yaş altı izlemesin” cinsinden bir ay edepsiz masallar…
…evlenmeden yatamazsın, boşanamazsın…
…örtünme, yiyecek, içecek, eziyet, esaret…
…cennet, cehennem…
…peygamber mekanizması…
…her türlü akılcı, gerçekçi bilime, gerçeğe kendini yamama…
…kadına eziyet, zulüm…
…kölelik, cariyelik, feodalite.
Bütün hepsi aynıdır.
Tamamı aynı kaptan yediği gibi aynı kaba da işer.
Bunların tanrılarında azıcık akıl olmalıydı bence…
Aklı kullanma beceriside gerekir tabii…
mesela, kendini biraz ayrıcalıklı yapsaydı.
Kitaplara bakıyorsun…
…okul öncesi seviyesinde zırvalar.
Çölün ortasında susuz, nebatsız, narenciyesiz…
…çiyan, akrep, yılan ile haşır neşir bir topluluktan çıksa çıksa ancak böyle bir tanrı çıkar işte.
Akılsız, acımasız…hatta ahmak.
Tabii böyle de kullar…
Sonra da gelir burada sorar!
“Nasıl bir tanrı hayal edersiniz!”
Başta kendi memnun değil tanrısından da ondan…
Yazık.
Kitapların tamamı tehdit, ceza, dayak, azap, yakma, helak etme, öldürme, ölüm ile korkutma dolu…
…bunlardan film yapsan çoluk çocuk gider mi.
Aha Mel Gibson yaptı…
…sahnelerin yarısına bakamazsın. Mezbaha daha iyi.
🙂
Azap kelimesi Kuran da 200 küsur defa geçer…
…öldür/öldürün 100 civarı.
Cehennem yaklaşık 180 kez. Helak 75 civarı.
Hayvan kelimesi 30 civarıdır…
…bunun üç tanesi de küfür/hakaret anlamında geçer.
Allah bu…tepesi atınca hayvan da der, beddua da okur. Hatta “Allah onları kahretsin” diye saydırır da.
🙂
“Bir insan yaptığı kuruntular yüzünden acı çekerse, bunun adı deliliktir. Pek çok insan kuruntular yüzünden acı çektiği zaman ise buna din diyorlar.”
Robert Pirsig
metafizik19 tarafından Per, 16/06/2011 – 23:21 tarihinde gönderildi.
..hani film olsa “17 yaş altı izlemesin” cinsinden bir ay edepsiz masallar…
Bana ayet numarası verme şansınız olabilirmi ?
sanırım diz çökmek, domalmak… yazınızla namazı kastediyorsunuz.
ve yine sanırım siz sabah programlarındaki spor yapan kadınlarıda
edepsiz buluyor ve RTÜK e şikayet ediyosunuzdur.
Diye soruyorum. gelen yanıta bakın cevap yok. verdiği cevap ise
kıvırma toleransı sadece.
hola ne demiş :
Bıktım sizin “ayet getir” deyip sonra da “kitapların tamamına bakacaksın” numaralarınızdan…
İddian varsa kanıt getirip bu ayetlerde böyle yazıyor diyeceksin eğer ayet getiremiyorsan inandırıcılığın kalmaz. hadi bakalım karıştır Kuranı bulabilecekmisin bir şeyler ?
17 yaş altının seyredemiyeceği cinsten senaryolar öylemi e iddiaya aye söyle deyince kıvırma toleransı. hımmm.. ne diyeyim tınn…
Bak yine cımbızlıyorsun.
Sabahlara kadar cımbızla da…
O yazdıklarım sana yazılmadı.
Yazdığın zırvalara binaen okuyuculara yazıldı.
Okuyucular bakacak, inceleyecektir.
Sen tınlamaya devam et…
Buralara zırva yazmak serbest…gerçekleri yazmak da serbest.
Okuyucu karar verir tasalanma…
…sen yediklerine bak.
Ben bir okuyucu olarak HoLa’nın yorumlarını ve tespitlerini çok yerinde buluyorum, diğerini ise çan buluyorum.
Bunun intikal mekanizmasına da iyi bakmak lazım. Üretim inanılmaz!
Demek arkadaş yazının tamamını okuyup sadece domalma kelimesine kilitlendi…
Kiliseye giden diz çökmüyor mu?
Çöküyor.
Namaz kılan domalıyor mu?
Domalıyor.
Bu kendini akıl, zeka, bilgi ve beceri konusunda şurada yazan herkesten evla gören zat gelip soruyor;
-Sanırım namazı kastediyorsun!
Daha önce de müthiş bir tespit yapmıştı arkadaş:
-Hola sanırım dini inancın yok!
Dönerci sorar ya;
-Paket mi, burada mı?
Bunlar sapıkmı diyeceğim geliyor neredeyse ya pazarda yerden domates beğenip alanda domalıyor. Bu ne ya.? gerçekten şaşkınım ? Sizin anladığınız din bumu?
sanırım siz tanrı olsanız insanlara kitabınızda şunu yazardınız:
_Dik yürüyün oğlum eğilmeyi size HARAM ediyorum .. sakın eğilme bak niye eğiliyon oğlum sapıkmısın ?
Pekala al sana bir değil üç ayet:
33:50
33:51
33:52
50 de Muhammed e sunduğu menü….
51 de bu menüyü keyfine göre ye, istediğini yap derken
52 de neden çark ediyor.
52 de Allah neden çark ediyor! Neden başından 52 yi akledemiyor.
Hadi bi çalış bakalım!
İdeal tanrı adına…
Koş!
Kapı gibi beş ayet koydum Kuran dan önüne…dans etmekten bir hal oldun…”daha yok mu” diyorsun. nerede bu 5 ayet. hayal gücün olmasın.
göremiyorum göremiyorum Allahım körmü oldum ))
Kurtlar vadisi filmine göz attım bir kerede figüran bulamıyorlarmış yüzlerce insan öldürülmüş vahşet bomba silah. O bile +7 sanırım.
Belki de Nuh başlığında idi…
…ne bileyim ben.
Bu aralar hangi başlığı kaldırsam altında din iman fışkırıyor.
Git oralarda da ara…işin ne.
Bak sekiz ayet oldular!
Hadi sen bir çalış bakalım!
Koş!
14 asır evveline ve o topluma gidelim ve soruyu cevaplıyalım .
Peygamberliği boyunca savaştan savaşa giden bir peygamber.
yani diyor ki, o yıllarda çikolata yoktu onun için çikolatalı leblebi de yoktu, heee güzel… ama sonra da diyor ki; şimdi leblebi üretimi bi sorun olmaktan çıktı, onun için çikolata bulunmuş olabilir.
:))
HoLa tarafından Cum, 17/06/2011 – 22:19 tarihinde gönderildi.
Belki de Nuh başlığında idi…
…ne bileyim ben.
DEMİŞ HOLA.
Gerçektende bak allah söyletiyor gerçekten ne yazdığınızı bilemiyecek hale gelmişiniz.
Bir sayfaya yazdığı bir şeyden kanıt getiremiyen ne bileyim ya diyen tınnn larla uğraşmak hakikaten komik. bence hiç yazma git Tv seyret
Kuran kim siz kim?
İkinci tınnn ın gelip ona destek vermesi hepten komik )
Yav bi süredir sabahları erken kalkıyor ve yarım saat civarında araba kullanıyorum. Meğer ne kadar çok allahçı radyo varmış, şaşırdım kaldım:)
Şimdi bunlar mütemadiyen, her sabah ve her akşam yarım saat giydiriyorlar bana, valla… göremeyenler, anlayamayanlar, akledemeyenler, acz içindekiler, bilmeyenler, zarflılar mühürlüler… Yolumda efendi efendi giderken, sarıya kırmızıya dikkat ederken, 105 km/ saatin üzerine çıkmazken, aniden yola fırlayan kedi ve köpekler için yüreğim pır pır atarken… adam geçiriyo da geçiriyo mutemadiyen:)
Demokrasi tabi, dedim ya fikir beyanı; Rousseau’nın yanında Muhammed, çırak bile olamaz, ha bi de bu metafizik gibiler biraz çantak:)
Ele alalım:
14 asır evveline ve o topluma gidelim ve soruyu cevaplıyalım .
Peygamberliği boyunca savaştan savaşa giden bir peygamber.
Bulunduğu toplumda kadınlara iş sahaları yok.
Ufak bir hesap yaparak tek eşli olduklarını düşünelim 1000 erkek ve 1000 kadın evli ve çocuklar yaşlılarda 1000 kişi. misal olarak 3000 kişilik bir toplumu hayal edelim.
yüzyılların gerçeği var savaşlar…. Korunma işini yapanlar erkekler ve 700 ü savaşa gitti ve büyük bir yenilgi ve 500 ü öldü . Antlaşma sağlandı ve hayat devam. nereden baksanız dul ve yetim kız sayısı en az 1000. şimdi çok akıllısınız ya siz cevap verin bakalım bu soruya KADIN ne yapacak ?
hayat devam ediyor yemek yemesi ve çocuklarını doyurması lazım
ihtiyaçların karşılanması lazım. İş sahaları yok. fuhuşmu yapmalı ?
hırsızlık ? yada bu hayat yaşanmaz deyip intihar yolunu seçmek
hangisini yaparsa yapsın allahın yasakladığı ve haram kıldığı cehennemle korkuttuğu ve vaat ettiği zorluklar ?
6 İşte bu toplumlarında yaptığı bu. Hali vakti yerinde olan bakabileceği kadar dul kadını ve yetimi himayesine alıyor. O yüzyılın toplumsal dayanışması
7.. sizin yazdığın şey ise o savaş halinden sonra olmuş olan bir olayın anlatılması
bumu + 17 vay babam vay harbidende tınnn bunlar ya..
Çok eğlenceli…
:)))
…diyor mu demiyor mu?
Şimdi senin bu süppppper ötesi açıklamandan yola çıkarsak, peygamber bin taneden 300 üne uçkur çözmüş olsa anlarım da…
…orada öyle demiyor.
Bu arada Muhammed in bilinen karılarının sayısı zaten belli. Evlenmeden uçkur çözüp senin 4 haneli rakamlar ile uğraştı ise oldu sana Muhammed Ali Erbil.
Şimdi kıvırmadan cevap ver.
Bir daha:
1.Bu liste, yani 50 deki liste, neden sadece peygambere mahsus.
2.Bu liste için keyfiyet 51 de sunulurken…
3.Neden çark ediliyor da BUNDAN SONRA denilerek liste bir anda 52 de elinden alınıyor.
Binlercesini memnun mu etti hepsini şu savaşa gidenlerin kadınlarını…
Oldu sana Muhammed Rasputin.
Bak uyarmadı deme ama: dansetmeye başladın…kendine gel!
Bu arada diğerlerini hatırlatayım:
Nisa 140 ve Enam 68. Diyor ki…Hola gibilerden uzak dur. Neden yamacımda geziyorsun! Allah ın emri bu. Be işin var senin benim gibilerle. Ha?
Enfal 1 enfal 41 ve Enfal 69. Allah nasıl oluyor da böylesi iğrenç bir duruma düşüyor. Nasıl oluyorda baştan düşünemiyor. Allah bu yahu…parmağını şıklatsa Muhammed enfal delisi olur. Gel gelelim minik hesaplarla uğraşıyor.
Koş!
Bak örnek vereyim diye kurtlar vadisini bile örnek verdim hala şu +17 nin örneğini veremedin. Bumu + 17 anlayışın.
Ya kanıt getir ya sus.
O yüzyılda yaşanan toplumsal dayanışmanın örnek verildiği ve savaştan sonraki manzarayı anlatan bir olayı kalkıp ta +17 olarak gören bir zihniyete ne denir ? İnsanların eğilmesini domalma zihniyeti olarak gören sapık zihniyetlere ne denir ?
Bak hola bu 4 kadın konusunu açıkladığım diğer blog sayfalarım var onları bir oku bakalım. Aynı din yani İSLAmın hz. ademden bu yana gelen din olduğunu anlatan Kuran neden hz. adem ve havva dan bahseder ilk yaratılışta ? Sizin anlayışınıza göre şöyle demeliydi. Biz ademi yarattık sonra ona eşler olarak ayşeyi, fatmayı,zehrayı ve havvayı yarattık !!!!
İlk yaratılışta bile Dünyada üremeye çoğalmaya en çok hak sahibi Ademe bile TEK EŞ veren allah ne olmuşta sonra bazı durumlarda RUHSAT vermişti Nisa suresi 3 te. az yukarıda yazdığım savaş hali ve kadınlara iş sahasının olmadığı toplumlara toplumsal dayanışma olarak verilen bir Ruhsatı kalkıpta efendim İSLAM da 4 eş vardır diyerek saptırmaya çalışan bir zihniyete söyleyecek söz çok
1. dünya savaşı ve 2. dünya savaşında kaç kadın fuhuş batağına düştüğünden haberiniz varmı ? çaresiz kalıpta kaç bin kadın intiharı seçti haberiniz varmı ? kaç kadın hırsızlık yaparak hayatta kalmaya çalıştı haberiniz varmı ? yok çünki düşünemiyen sorgulamıyan bir tınnn zihniyeti var. Sadece bu günki gördüğü pencereden bakıyor.
şayet islamiyette gerçekten 4 kadın olsaydı hz. ademe önce 4 kadın verilirdi.
Allah yaratılışı anlatıyor ve sizin gözünüzün içine soka soka ben Ademi yarattım onada eşi olan HAVvayı yarattım diyerek insan doğasının tek eşli olması gerektiğini vurgulamıyormu sizce ?
Bak yine başladın dansetmeye.
33:50
33:51
33:52
…İslam da bir erkeğin eş sayısını düzenlemez.
Muhammed in seks yaşamını düzenler…bak eş değil seks dedim.
Neymiş?
Seks yaşamı.
Ayetler burada yazmıyor ise bıktığımdan yazmıyor…sen atasın tutasın diye değil.
Göz göre göre yalan yazıyorsun.
Utanmadan sıkılmadan!
+17 nin açıklaması ise yazıda var. Ne diyor yazı? Kutsal kitapların tamamını kastederek; +17 cinsinden edepsiz masallar. Örnek de var…İsa nın filmi…Mel Gibson.
Ayrıca ekledim:
Öldür/öldürün, helak edin, azap, cehennem, hayvan diye küfür, beddua, kahır, tehdit. Bunlardan ne yapacaksın…Heidi Kabe de mi? Kezban Medine de mi?
Allah çıkıyor ve “Allah onları kahretsin” diye beddua okuyor!
“Hayvan” diye küfür ediyor!
Yalan mı?
Daha örnek istiyor isen yukarıdaki üç ayet (33:50,51,52) sana fazlası ile yeter artar. Amcasının, halasının, dayısının kızları…
kendini peygambere hibe eden kadınlar…
…mehirlerini verdiği kadınlar…
…cariyeler…
…bunlardan istediğini alır…
…istediğini bırakır…
…canı çektiğinde geri alır.
Ve bu sadece peygambere mahsustur.
Neymiş?
Savaşmış, kocasız bir sürü kadınmış…
Neymiş…yetim ve dullara sadece meyletmiş. Bunların tamamı fasafiso…
Aslolan nedir? Kuran da yazan.
Öyle kadınların halini acındırma masalları ile peygamber damızlıktır, süper dölleyicicidir masalları ile gelme bana.
Sanki Rasputin mübarek!
Bana maval okuma!
Yazdıklarımı çarpıtmaya kalkma…ben senin gibi işkembe yordamı ile yazmam!
Mert ol azıcık!
Aksini gösterir bilgi var ise getir!
Sallamadan, dansözlük etmeden!
Peki ya malı mülkü yerinde kadınlara hayırlara vesile olabilmesi maksadıyla nası bi ruhsat verilebilir aceba tarihin sayfalarında?
Haaa, ama o olmaz di mi, yardım edecekse etsin yedirsin içirsin kol kanat gersin tabi de.. koynuna alıp sevişmek niye:)
Bak gulyabani, kendi kendine anlattığın bütün o masallar, bütün o adem islam tek din sufleleri filan var ya, antropolojik olarak zerre değeri olmayan bir dizi zırvadan başka birşey değil.
Hele bi söyle bakem “dil” denilen şey nası oluştu? Adem babamızla havva anamız yeryüzüne indirildiklerinde, metafizik hafıza kartlarına yüklenmiş hazır bir dilleri de var mıydı? 🙂
Aksini gösterir bilgi var ise getir! demiş . ama yine +17 yok ?
peki getirirsem İMAnmı edeceksin. her şeye olduğu gibi onada bir kulp getireceksin. Ne zaman garip bir iddia hemen açıklamam geliyor biran şaşkınlık sonra yine saldırma. Yukarıdan aşağı yazılarımı okuyalım ve hakem tutalım.
hep yaya kalanlar siz oldunuz. özelikle nuh tufanı ile ilgili.
tınnn… Kanıt getir +17 ayetlerini yaz.
iddialarını kanıtla. iddia sahibi sizsiniz Kuranda 17 ayetleri var diyerek idddiada bulundunuz. hadi yazında görelim insanlarda görsün.
Tamamdır! Ritme girdi bu…gerdanı bir sağa kırıyor 17 diyor bir sola kırıyor 17 diyor…arada tınlıyor.
Hani ayetten bir sahne yapıp filme çeksek…
…sülaleyi uçkur kılıcından geçiren bir peygamber var.
Hala kızı helal…amca kızı helal…teyze kızı helal…dayı kızı helal…
…Evlatlığı Zeyd in karısını araklama helal.
Böyle bir filmi kalkıp çoluk çocuğa mı izleteceksin…17 yaş ve üstü izleyebilir damgası koyacaksın…
Bu burada hala tınlıyor.
gamaro tespit on numara.
Hani yardım edeceksen edersin…yatağa atma şartı nedir öyle.:)))
Hayalimdeki tanrı adil olmalıydı. Bak deveye…adil mi şimdi bu?
Hikayesi var!
Bir gün peygamber efendimiz yolda giderkene…
…yok bu öyle değildi.
Dur!
Hah…
Tanrı hayvanlar alemini yaratırkene olacaktı…
Evet tanrı hayvanlar alemini yaratırkene sıra gelmiş deveye…
…deve huzura gelmiş.
-Al bakalım
…demiş deveye.
Deve tanrının uzattığına bakmış, bakmış. Bütün cesaretini toplayıp;
-Ulan tanrı efendi, bir bana bak…bir de eşeğe…sonra eşeğinkine bak! Şimdi de bana verdiğine bak! Olacak iş mi?
-E bu kaldı başka yok…eşek daha önce geldi.
-Anlamam! İstemiyorum arkadaş. Kalsın!
Gerisin geri dönen deve gidiyor. Tanrı bakmış almaya hiç niyeti yok. Deve penissiz olursa da üreyemez…
…sığınmış kendi kendine fırlatmış penisi. Penis havada vış vış vış vış vış dönüp devenin kıçının deliğinin bir karış altına saplanmış.
Hani “Devenin pipisi nerede ve neden oradadır” diye soran olur ise nedeni budur, bir karış altındadır.
Aksini ispatlayacak var ise belge getirsin…yoksa tınnnlarım ona göre.
Nisa suresi 23 .
Hurrimet aleykum ummehâtukum ve benâtukum ve ehavâtukum ve ammâtukum ve halâtukum ve benâtul ahi ve benâtul uhti ve ummehâtukumullâtî erdâ’nekum ve ehavâtukum miner radâati ve ummehâtu nisâikum ve rabâibukumullâtî fî hucûrikum min nisâikumullâtî dehaltum bihinn(bihinne), fe in lem tekûnû dehaltum bihinne fe lâ cunâha aleykum, ve halâilu ebnâikumullezîne min aslâbikum ve en tecmeû beynel uhteyni illâ mâ kad selef(selefe), innallâhe kâne gafûran rahîmâ(rahîmen).
hurrimet : haram kılındı
aleykum : sizin üzerinize, size
ummehâtu-kum : anneleriniz
ve benâtu-kum : ve kızlarınız
ve ehavâtu-kum : ve kız kardeşleriniz
ve ammâtu-kum : ve halalarınız
ve halâtu-kum : ve teyzeleriniz
ve benâtu : ve kızları
el ahi : erkek kardeş
ve benâtu : ve kızları
el uhti : kız kardeş
ve ummehâtu-kum : ve anneleriniz
ellâtî : ki onlar
erdâ’ne-kum : sizi emzirdi
ve ehavâtu-kum : ve kız kardeşleriniz
min er radâati : süt kız kardeşlerinden
ve ummehâtu : ve anneleri
nisâi-kum : kadınlarınız
ve rabâibu-kum : ve üvey kızlarınız
ellâti fî hucûri-kum : sizin hücrelerinizde, odalarınızda, himayenizde olanlar
min nisâi-kum : sizin kadınlarınızdan
ellâti dehaltum : gerdeğe girdiğiniz (birleştiğiniz kadınlar)
bi- hinne : onlarla
fe in : fakat eğer
lem tekûnû dehaltum : gerdeğe girmediniz (birleşmediniz)
bi- hinne : onlarla
fe : o zaman, o taktirde
lâ cunâha : günah yoktur
aleykum : size, sizin üzerinize
ve halâilu : ve hanımları, eşleri
ebnâi-kum : oğullarınız
ellezîne : onlar
min aslâbi-kum : sizin sulbunuzdan, soyunuzdan, neslinizden
ve en tecmeû : ve toplamanız
beyne : arasında, birarada
el uhteyni : iki kız kardeş
illâ : hariç, ancak
mâ : şey, olan
kad : olmuştu
selefe : geçti
inne : muhakkak
allâhe : Allah
kâne : oldu, idi, …dır
gafûran : gafur, bağışlayan, mağfiret eden
rahîmen : rahim olan
MEALi :
Elmalılı (sadeleştirilmiş – 2)
Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) ve çok merhamet edicidir.
mu’mineten : bir mü’min (kadın)
in : eğer
vehebet : hibe etti
nefse-hâ : nefsini, kendini
li en nebiyyi : nebî (peygamber) için
in erâde : eğer isterse
en nebiyyu : nebî, peygamber
en yestenkiha-hâ : onu nikâh etmek ister
en yestenkiha-hâ : onu nikâh etmek ister.
Ve sadece bu kısmı peygambere özgü olandır.
peki yukarıdaki ayetlerde amca kızlarınızı ve dayı kızlarınızı nikahına alabilirsiniz diyormu ? KOCA bir HAYIRRRR
dindemi hata var din adamlarındamı ? yoksa zihniyetlerdemi ?
süt kardeşleri ile evlenmeyi bile yasaklayan akraba evliliğini yasaklıyan kuran ayetleri varken siz bunlara +17 mi diyorsunuz.?
Yukarıda düşünce yanlışına uğradım. Zeyd konusu kuranda geçer ama bu zeydin ise peygamberin evlatlığı olduğu rivayetlerin yalanıdır ve kuranda geçmez olarak düzeltiyorum..
Ahzab Suresi 37 Hani sen Allah’ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye “Eşini yanında tut, Allah’tan kork!” diyordun ama, Allah’ın açıklayacağı birşeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysaki kendisinden korkmana Allah daha layıktır. zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Bak bak bak…nasılda dansöz.
Nisa 23 müminlere hitap eder…
Sen de yazmışsın:
Ne diyor Nisa 23:
Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi bir araya getirmeniz. Ancak geçenler başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Bunu anladık…
Şimdi gelelim 33:50 ye yani meşhur Ahzab 50. ayete:
Ey Peygamber! Biz sana mehirlerini verdiğin eşlerini, Allah’ın sana ganimet olarak verdiklerinden elinin altında bulunan kadınları; seninle beraber hicret eden, amcanın kızlarını, halalarının kızlarını, dayının kızlarını ve teyzelerinin kızlarını sana helal kıldık. Ayrıca, diğer mü’minlere değil de, sana has olmak üzere, mehirsiz olarak kendini Peygamber’e bağışlayan, Peygamber’in de kendisini nikahlamak istediği herhangi bir mü’min kadını da sana helal kıldık. Mü’minlere eşleri ve sahip oldukları cariyeleri hakkında farz kıldığımız şeyleri elbette bilmekteyiz. Bütün bunlar, sana herhangi bir zorluk olmaması içindir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Ne yapıyorsun?
Sokaktaki adama hitap eden ayet ile peygamber için inen ayeti birbiri ile harmanlıyorsun.
Olsun. Ben alışkınım sizin dansözlüklerinize.
Ben zaten diyorum ki…Koskoca peygamberdir…olur tabii. Bir kaç kadının lafı mı olur. :))))
Bu dediğimi Ahzab 51 destekliyor: Ne diyor Ahzab 51? (Tınn tınncı buralara gelemiyor.)
Ey Muhammed! Bunlardan dilediğini geri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın. (kadınlardan bahsediyor) Uzak durduklarından dilediklerini yanına almanda da sana bir günah yoktur. Bu onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve hepsinin de kendilerine verdiğine razı olmaları için daha uygundur. Allah kalplerinizdekini bilir. Allah hakkıyla bilendir, halimdir.
İster bırak ister al…bıraktıklarını canın çekerse yine al.
Buna da lafım yok! Koskoca peygamber. Alır almaz…biz karışabilir miyiz? Ayrıcalık şart. Değil mi ama. :))))
Tınnn tınnncı hala kıvırmakta…gelelim 52 ye.
Ne diyor Ahzab 52?
Bundan sonra, güzellikleri hoşuna gitse bile, başka kadınlarla evlenmek, eşlerini boşayıp başka eşler almak sana helal değildir. Ancak sahip olduğun cariyeler başka. Şüphesiz Allah her şeyi gözetleyendir.
Bak yahu!
50 ile 52 farkına bakınız!
O menü gitti…OHAL ilan edildi. Allah diyor bunları.
HoLa soruyor! Sormaktan bıktı ama…olsun:
Yüce yaratan, her şeye kadir, her şeyi bilen Allah neden 50 ile 52 arasındaki farkı önceden göremiyor?
Şimdi Allah ın bizlere bahşettiği eyyyy dansöz, kıvırtkan ve de dinci zat…
..tınnnla bakalım.
KoŞ!!!
Gönder ayeti, diyeceğini de.
De ki mesela; “ey müminler, evlatlıklarınız eşleriyle ilişkisini kestiklerinde o kadını nikahlamakta sizin için bir sıkıntı (mahsur) yoktur, allah şüphesiz ki sizin için doğru olanı buyurmuştur.”
Yok ama, illa uygulamalı olsun demiş muhammed:)
Üç yaşında çocuğa sorsan bile ne düşüneceği belli, adam göz koymuş kadına, e önceki alışkanlıklara da ters bi durum var bi yandan, indirmiş ayeti çözmüş işi, bi de mağduru oynamış sözüm ona, allahtan korkacağına kuldan utandı diye kulağını bile çektirmiş hafiften.
Zeyd’in evlatlığı meselesine gelince… meto sen sınırdasın yavrucuğum, hemen ruh hastanesine müracat et kurtul allahın izniyle. (kendi yazdığından, aktardığın ayetin ne dediğinden bile bi habersin, uçmuşsun sen uçmuş: )
ayet ne diyormuş; “zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın.”
peki ya metafizik ne diyor; “Zeyd konusu kuranda geçer ama bu zeydin ise peygamberin evlatlığı olduğu rivayetlerin yalanıdır ve kuranda geçmez olarak düzeltiyorum.. ”
Bu neli leblebi, yeni bişi galiba, dışı çikolatalı ama tadına bakınca farklı:)
iyi okumayıp detayları geçmişin.
ve elindeki meal neden nikahtan bahsetmiyor. arapçasını gönderdim ve nikah ayetinide arapça bilmeyen bir insanın bile nikah sözü nerede geçtiğini bilebileceğini gösterdim peki ayetin neresinde diyor akraba kadınlarını sana mahsus olarak nikahlayabilirsin diye ?.
Diğer ayettte boşayabileceklerini söyledi diyorsunda neden nikahladığını yazan ayeti getiremiyorsun ?
Diğer ayette karılarından dilediğini boşayabilirsin diyor olaki anlaşmazlık çıktı ve karısından ayrılmak istiyor ne yapacaktı peygamber?
akrabalarından dilediğini nikahlayabilirsin diyormu ? getir bir ayet birdaha yazmıyacağım diyorum müfessirlerin. çevirmenlerin yaptığı hataları gösteriyorum hala tutunacak dalı kalmayıca aynı şeyi yazıyorsun.
evlatlık zeyd konusunu açmış ona göz koymuş güya peygamber.
bende evlatlık zeyd konusu ve zeydin karısına göz koyduğunu yazan ayet yok dedim. yani sizin yazdığınız gibi rivayetlerde geçer.
iddia ediyorsanız kurandan getirin dedim.
Ya saptıracaksınz konuyu yada saptıranların izinden gideceksiniz.
Söylem hatası yaptığım için de düzelttim.
halada söylüyorum hani evlatlık yazan ayeti bulun bakalım ?
saptırmayın ve soracağınız yada öğrenmek istediğiniz bir şey varsa saptırarak sormayın.
Sizde biliyorsunuzki akraba evliliği yasak kuranda.
Sizde biliyorsunuzki akraba kızlarını nikah edin demiyor ahzap 50 de. madem tefsirciler hata yapıp böyle yorumladı saldır bakalım saldır.
Doğrusunu allah ahirette sorarken bakalım ne diyeceksiniz.
_ allahım valla yanlış çeviri yapmışlar biz düşünemedik nikahlayın yazmadığını. olayın mekkeden medineye hicret ederken geçtiğini ve kadınların sorumluluğunu Muhammede verdiğin ayette görünce biz öyle anladık diyeceksiniz.
İş işten geçmeden araştırun bakalım nikah konusunu İslamda. bu ayetlerde nikah konusu nerde geçiyor anlatılmak istenen ne?
ayetin kitabın batsın senin, peygamberin batsın, arapçan batsın mealin batsın din adamın batsın..
Ben ahirette hiç bişi demiyeceğim, eğer sorarsa da 1400 sene önce mekkeden medineye hicret edilirken yaşandığı rivayet edilen düdük bir öykü ile evlatlıklardan boşanmış karıları nikahlayabilme ruhsatı edinme arasında filolojik arapça klavuzluğunda bir ilişki kurma girişiminin çok çüküm bişey olduğunu söyleyeceğim yeminle.
Len bu nasıl bişeydir be…
evlatlıklardan boşanmış karıları nikahlayabilme ruhsatı edinme demiş tınnn.
İlhan arselden araklamamı ?
getirin ayeti bırakayım yazmayıda İSLAMİYETİ de diyorum yokki elinde gerçek bir kanıt. Rivayetlerle ve sizi yanlış yola çeken ilhan arselin hezeyanları ile olmaz bu işler. varmı peygambere akraba kızlarınızı nikahlayın ayeti yine bırakacağım islamiyetide yazmayıda. inan söz veriyorum.
İnsanların Kuranı ne kadar anladığının kanıtı olan bir video seyrettim
Mesajı anlıyamıyanların Kuranı ne kadar saptırdıklarını anlatan bir video
Bu saptırmalara din adamlarının destek verdiği bir video seyrettim
akrabalarınızla ve hatta süt kardeşlerinizle bile evlenmiyeceksiniz diyen bir kuranın çarpıtılmış yada çevirisi tam yapılamamış ayetlerini alarak delil gösterenlerin hazırladığı bir videoyu seyrettim.
Bi hakkın adam öldürürsen ebedi cehennemle korkutan kuranın nasıl çarpıtıldığını seyrettim
Hırsızlık yapanların ellerini kesin diye okunan ayetin öyle yazmadığını çeşitli forumlarda yazdığım ve bu konuda yazan tefsircileri okumanızı tavsiye edebileceğim gibi Allah esirgeyen bağışlayandır orda ellerini kesin demiyor. (ellerindeki alışkanlığı kesin)diyor fakat yanlış yorum yapılan videoyu seyrettim.
Yüzlece yıldır cahil arapların uydurduğu rivayetleri ayetlere örnek gösterenlerin videosunu seyrettim
Cabir’den
Resulullah (sav)
a bir hırsız getirilmişti. "öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allahın Resulü, bu adam sadece çaldı” denildi. Bunun üzerine “Öyleyse (elini) kesin!” dedi ve derhal eli kesildi. Sonra aynı adam ikinci sefer getirildi. Yine: “öldürün onu!” diye emretti. Kendisine: “Ey Allahın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı" dendi. Bunun üzerine "Öyleyse kesin!" dedi ve derhal (sol ayağı) kesildi. Sonra üçüncü sefer getirildi ve hırsızlık yaptığı söylendi. Hz. Peygamber: "öldürün onu!" diye emretti. Kendisine: "Ey Allahın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı” denildi. Bunun üzerine: “(Sol elini) kesin!” diye emretti. Sonra aynı adamı dördüncü kere getirdiler. “öldürün onu!” buyurdu. Kendisine: “Ey Allah`ın Resulü, bu adam hırsızlık yaptı” dediler. Bunun üzerine “(Sağ ayağını da) kesin!” diye emir buyurdu. Aynı adam beşinci sefer getiririldi. Hz. Peygamber (sav): “öldürün onu” diye emretti. Hz. Cabir (ra) der ki: “Adamı götürüp öldürdük. Sonra sürüyerek götürüp bir kuyuya attık. Üzerini de taşla doldurduk.”)kapa parantez
iğrenç bir rivayet bakın Allah adına yemin ederimki yukarıda yazan rivayet gerçekten yaşanmışsa ben allahı inkar ediyorum.
Zaten ne gelmişse başlarına uydurdukları rivayet yüzünden gelmiş.
cabirde buharide tırmızide bir gün allaha nasıl hesap verecek bakalım. Sanırım şöyle diyeceklerdir :
Allahım biz senin dinine yardımcı olması amaçlı bu rivayetleri yazdık inan niyetimiz kötü değildi diyecek.
allahda şöyle diyecek _ Allahın dinini yayması için yalancılaramı ihtiyacı vardı ki insanları dinden imandan çıkaracak rivayetler uydurdunuz ?
Bak bunlar dini bir siteden.
Kur’an-ı kerim Resulullaha inmedi mi? Resulullah namaz kılmadı mı? Ömür boyu kıldığı namaz tevatürle yani icma ile bildirilmedi mi? Onun kıldığı namaz gibi kılmak niye yanlış olsun? Namazın nasıl kılınacağı, kaç rekat olduğu, hangi vakitlerde kılınacağı, namazı nelerin bozacağı, nelerin bozmayacağı hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.
Hadis-i şeriflere inanmayan Müslüman, Kur’ana da asla inanmaz. Çünkü Kur’anı toplayıp Mushaf haline getiren Eshab-ı kiramdır. Onların bildirdiği âyetlere inananın, onların bildirdiği hadis-i şeriflere de inanması gerekmez mi?
Hadis-i şeriflere nasıl uydurma denir? Peygamber efendimiz, 23 sene hiç mi konuşmad, hiç mi bir söz söylemedi, namaz şöyle kılınır demedi mi? Rüku nasıl yapılır, secde nasıl yapılır hiç mi göstermedi, hep evinde gizli mi kıldı? Camiye hiç mi gelmedi? Son hastalığı hariç, bütün namazlarda Resulü cemaate namaz kıldırmadı mı?
Eshab-ı kiram, Resulullahtan görerek Sübhaneke okudu, Ettehiyyatüyü okudu, salli barikleri okudu. Rabbena’yı okudu. Bunları Emevilerin uydurduğu nasıl söylenebilir?
Peki Emevi diye kimselerin bulunduğunu nereden öğrendiniz? Kitaplar mı yazıyor? O kitaplar hadis-i şerifleri de yazıyor. Emevilerin yaşadığına kitap yazdığı için inanıyorsunuz da, kitap yazdığı için hadislere niye inanmıyorsunuz?
Kur’anda baştan sona kadar (Resulüme itaat edin, Ona uyun) buyuruluyor. Resule uymak ona tapmak ise Allahü teâlâ niye (Resulüme uyan bana uymuş olur) dedi? Hâşâ, (Benimle beraber Resulüme de tapın) mı buyuruyor?
Peygambersiz din olur mu hiç? Peygamberi lüzumsuz yere mi gönderdi hâşâ? Öyle olsa idi, Allah hiç Peygamber göndermez, sadece kitap gönderir, alın bununla amel edin derdi. Her asırda Peygamberler gönderdi. 124 binden fazla Peygamber gönderildiği bildirilmektedir. Hâşâ bunlar boş yere mi gönderildi? (Yanlız Kur’an) diyerek sünnetleri kabul etmeyenler din düşmanlarıdır.
)kapa parantez
Elini kesin demiyor ha… demek ellerindeki alışkanlığı kesin diyor…
şimdi burdaki mesele ne?
hırsızlık yapana ne yapılsın…
cevap ne?
eli* kesilsin…
Yani tanrı bu kadar salak müslümanın, hemi de asırlar ve asırlar boyu ya allah okuyup durduğu hatım üzerine hatım ettiği o biricik kuranı götünden anlayacağını tahmin edememiş ha?
🙂
ben olsam ne derdim peki?
şöyle derdim;
ey müminler, hırsızlık yapanı mı gördünüz, sakın ha kesmeyin ellerini… ama uyarın onu ve herşeyi gören allahı hatırlatın.. işsizse iş verin, aşsızsa aş verin, varsa kötü alışkanlıklarını düzeltmek için ter ve dil dökün… eğer böyle yaparsanız ne güzel terdir o ter, ne güzel dildir o dil… ama allahın sizlere serbest kıldığı bu kadardır, daha fazlası değil, şüphesiz ki o herşeyin doğrusunu bilir.. (gamaro 3:21)
daha önce de söylemiştim, bakın ben bu yaştan sonra arapça öğreneyim… Eğer tanrının kurduğu cümleden daha iyisini kuramazsam davul olayım:)
Binlerce hadis inceledim bu kadar saçmalıkların niye olduğunu araştırdım.Milyonlarca hadis nasıl uyduruldu diye araştırdım.
ONUN İÇİN TEK KURAN YETER DİYORUM tek ALLAHIN KİTABI yeter ve rivayetlere inanmıyorum mantığım ve aklım erdiğince.
Bu iki maddenin kaynağı nedir?
xenix: Takiplerim
Bu benim teorim ve bu benim iddiam diye belirtmişim.
Kurandan anladığım : Kurandan evvel son gelen peygamberler döneminde olan PEYGAMBER YÜCELTME yani tanrılık vasfı verme olaylarını Kuranda da görünce buna bir önlem alınmıştır muhakkak diye düşündüm ve bir TEORİ geliştirdim ve bu teori Öyle yerine oturdu ki tersini iddia edebilmeleri imkansız bir TEORİ
Tevbe Suresi 30 Yahudiler: “Uzeyr, Allah’ın oğludur.” dediler; Hıristiyanlar da: “Mesih, Allah’ın oğludur.” dediler. Kendi ağızlarının sözüdür bu. Kendilerinden önce inkâr edenlerine sözlerine benzetme yapıyorlar. Allah onları kahretsin! Nasıl da yüz geri çevriliyorlar!
Ve ardından gelen son peygamber hz .Muhammed ve bu çözüme önlem alınmalıydı ve alındı.
Peygambere ait bir resim yok neden diyenlere kanıttır.
Başka sayfalarda bilmem nerenin sayfalarından alınmış muhammed resim tasfirlerini umarım buraya koymassınız bütün iSLAm alemi bilirki peygamberin resmi yoktur. Bırakın resmi aslında ona ait tek bir düğme bile yoktur. Var denilenler ise uydurmalardan başka bir şey değildir.
Topunuzun dediği aynı: tanrı orda aslında öyle demek istemedi:)
elini kesin demek istemedi… ya ne demek istedi? efenim şunu demek istedi… Dövün demek istemedi… ya ne demek istedi?.. şeyedin dedi…
O halde, bin küsür yıl boyunca ömrünü saadetini kuranda bulmaya adamış ha babam fıkıh tıkıh mıkıh yapan milyarca müslümanın salak olduğunu anlamalıyız burdan. Düşünsenize, bırakın anlamayı tercümeyi bile beceremeyen milyarlarca embesil.. (metafizik hariç tabi, o herkesten farklı:)
Ama bir başka ihtimal daha var elbet; o da bu tanrının iki lafı adam gibi bir araya getirip anlatmak istediği şeyi bir türlü izah edememesi… öyle demek istemedi:)
Evren bakir siz damızlık, peygamberiniz batsın.
Tanrı orda öyle demek istemedi… Bakın nasıl da adım atıyor tanrıcılık oynamaya.. yok ama sorsan şirk bizde en büyük günahtır der.
bakın bu da himar kelimesi, çekinmeyin tıklayın 🙂
İşte herkes kendisi teori üretir, iddialarda bulunursa ne olur? Sahi siz kimi eleştiriyordunuz?
Zaten eleştirdikleriniz, Kuran’ı, Peygamberi kafasına göre yorumlayanlar değil mi? Siz ne yapıyorsunuz şu an? 1400 yıl sonra (50, 100 değil) kendiniz teoriler üretip o öyledir bu böyledir diyorsunuz. Peki eleştirdiğiniz kişilerden farkınız ne? Siz daha mı bilgili, daha mı zeki veya ne bileyim daha mı bi şeysiniz?
xenix: Takiplerim
cevap :Allah
cevap : Bu mümkün değil.
cevap: Aklı başında kimse iddia edemez. Körü körüne inananlar peygamberin hz. aişe yi 6 yaşında aldığını güya 9 yaşında gerdeğe girdiğine bile inanıp yemin edebilir. (bu kadar mantıksız bir şey olabilirmi ayşe 9 yaşına basar ve bir gece Muhammed işi bitirir ve ertesi gün kahveye
gidip tamam dün gece iş bitti der. -e be kafasızlar hangi peygamber karısıyla yattığını yada gerdeğe girdiğini elaleme anlatır ? Bir kainat peygamberi çocuk yaşta biri ile evlenecek bu ne saçma inanç bu ne saçma iddia ve rivayettir buna nasıl inanırlar Allahta müdahale etmemiş buna ve Allahta bu sapıklığa alet olmuş öylemi. yazıklar olsun diyorum bu hadisi uyduranlarada inananlarada
resim yok peygambere dair sebebi olmalı ? neden yazıları olduğuna inanır insan ? cevap : allahtan peygamberden bahseden herkesin doğru sözlüğüne inanmış gerçek inanan insan ve herkesi kendi gibi görmüş. oysa Allah ile kandırmak budur.
gerçekten ahiret günü Hz. muhammed şahit olarak getirildiğinde
halkına derse : ben size bana ait her şeyi yok edin demedim mi ne cevap vereceğiz ?
6 TEORİM doğruysa yani Muhammed kendine ait herşeyin yok edilmesini istedi ise vasiyeti de yok edilmiş olacağı geriye bir şey kalmamış olacağına göre sonraki yüzyıldakiler bunu nerden bilecek ? Şu anda durumumuzun bu olmadığını kim kanıtlayabilir ?
7.O yüzyılda kameralar ve kayıt cihazları olsaydı belki bir kanıtımız olacaktı. Nasıl Atatürk var ve çoğu şey kaydedilmiş ve sonra gelenler buna şahit olabiliyorsa.
Allah rızası için bir günde düşünerek konuş ve yaz.
senin şu yukarıdaki yazından alıntı yapı iki dile çevireceğim sonra o çeviriyi yine türkçe çevir diyerek googleden isteyeceğim.
…………………………………………………………………………………………………
Topunuzun dediği aynı: tanrı orda aslında öyle demek istemedi:)
elini kesin demek istemedi… ya ne demek istedi? efenim şunu demek istedi… Dövün demek istemedi… ya ne demek istedi?.. şeyedin dedi…
…………………………………………………………………………………………..
ingilizcesi : Put the ball the same: God did not mean it is actually there:)
his hand did not mean the exact … or what did she mean? Efe am asked to say that … Lamenting did not mean … or what did she mean? .. Seyed said …
………………………………………………………………………………………………………
Aynı ingilizce nin türkçe çevirisi İ
. Topa aynı koyun: Tanrı orada aslında demek istemedim:)
elini kesin anlamına gelmiyordu … ya da o ne demek istedi? Efe demek istendi … Ağlayıp istemedim … ya da o ne demek istedi? .. Seyed dedi ki …
…………………………………………………………………………………………………………….
almancası : Legen Sie die Kugel die gleiche: Gott meinte es nicht wirklich da:)
Hand bedeute nicht, die genaue … oder was meinte sie damit? Efe ich gefragt, zu sagen, dass … Lamenting nicht gemeint … oder was meinte sie damit? .. Seyed said …
………………………………………………………………………………………………………………. aynı almancanın türkçe çevirisi :
Top aynı şeyi koyun: Tanrı gerçekten var demek istemedim:)
El kesin anlamına gelmez … ya da onlar tarafından ne anlama geldiğini? Efe ben, demek istedi … Demek değil ağlayıp … ya da onlar tarafından ne anlama geldiğini? .. Seyed dedi ki …
………………………………………………………………………………………………..
yada Kuranı neden herkes anlıyamıyor bir anda anlaşılacak kitap olmalıydı.
Yani Zeynep Muhammedin karılarından biri değildi…Zeyd in de eski karısı değildi. Zeyd de Muhammed in evlatlığı değildi. Öyle mi?
Kuran da da Zeyd in Muhammed in evlatlığı olduğu geçmez ha. Bak seen.
Ahzab 37 yi getirip kendin asıyorsun ve önünde kapı gibi duran astığın ayete bakıp bunu atabiliyorsun.
Utanma sıkılma yok mudur sen ve senin türevlerinde.
Birinizde yahu!
Ayette geçen şu ifadeye bakalım tekrar: Zeyd eşinden yana isteğini yerine getirince (eşinden ayrılınca yani), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde, evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın.
🙂
Not:Burada açıkça diyor ki;bak sen yaptın…yani evlatlığının eşinle evlendin böylelikle onlar da evlenilebileceğini görsünler.
Şimdi kalkıp Kuranda teşbih müteşabih diyorsun bunlar nedir diye sorabilir yine Kuranla cevap verelim.
ali İmran suresi 7. ayet Diyanet Vakfı : Sana Kitab’ı indiren O’dur. Onun (Kur’an’ın) bazı âyetleri muhkemdir ki, bunlar Kitab’ın esasıdır. Diğerleri de müteşâbihtir
en azından bir şeyler öğrenmen bile ilerisi için olumlu gelişmedir.
Şimdi sayfayı yukarı çek ve google çevirilerini iyi oku
Şimdi bir kaç tefsircinin bu ayetin yorumunun baş kısmını veriyorum önce tabii tamamını ve benim yalnış yazıp yazmadığımı kontrol edesin diye sayfanın adresini vereceğim. bana yalancı demeyesin.
link to kuran.mollacami.com
Bu adresten onlarca meali karşılaştırabilirsin.
Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun.
…………………………………………………………………………………………….
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de hatırla o vakti ki, o kendisine hem Allah’ın nimet verdiği, hem de senin iyilik ettiğin kimseye: «Zevceni kendine sıkı tut ve Allah’tan kork!» diyordun
………………………………………………………………
Suat Yıldırım
Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına, hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen: “Eşini yanında tut, Allah’tan kork!” demiştin.
……………………………………………………………
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), hem o zamanı hatırla ki, Allah’ın kendisine (İslâm dinini) nimet verdiği, senin de kendisine (kölelikten azadı) ihsanda bulunduğun kimseye (Zeyd’e şöyle) diyordun: “- Zevceni (Zeyneb’i) nikâhında tut (onu boşama). Allah’dan kork.”
………………………………………………………………………………………
Yukarıdaki bir yazımda arapça türkçe meal ve farklılıklara dikkat çekmiştim. Şimdi yine yukarıda farklı meal yazarlarının bu ayetin baş kısımlarını alarak düşüncemi yada yorumumu aktarayım:
diyanet işleri diyorki . senin azat ettiğin kişi zeyd
link to kuranmeali.org
Yok aslında gamaro ile holanın farkı.
ikiside google çevirisine güvenmiş ya zeyd Muhammedin evlatlığıdır diyebiliyor. Peki neye dayanarak ?
ellerindeki mealin yüzde yüz doğru olduğuna inanarak.
Ne kadar eminsin hola?
hadi acemiliğine vereyimde aynı hataları yapma nede olsa öğrenme evresindesin ve öğrenecek çok şeyiniz var. Ama bak şu en son yaptığım 10 yorumu sayfayı çek yukarı ve hepsini tarafsız oku ve haklı olduğumun farkına varacaksın.
Bak canım, senin o armut kafanı bi ayı yemeden önce iyi dinle beni…
Ulan bu arapça arapların ana dili değil mi? İnsan anadilini bilmez mi? Kesin dememiş yanlış anlayıp kesmişler, dövün dememiş yanlış anlayıp dövmüşler, öldürün kırbaçlayın dememiş yanlış anlayıp öldürmüş kırbaçlamışlar da, mesele tercüme olunca gogula sığınacak kadar bilgisiz olan bi sen mi anlamışsın herşeyin doğrusunu ? Dövülmüş, kesilmiş, kırbaçlanmış binlerce kadın ve cariye sesleniyor sana tarihten, duyuyor musun? Tercümene tükürsünler…
Link verdim, okumamışsın herhalde tekrar edeyim…
Yahu kardeşim bu nası bi dildir be?
Allah kendi indirdiği kitabı nası bir dille indirdiğini bilmez mi? Kitabı indirdiği insanı tanımaz mı? Böylesi allengirliklerle dolu onca konunun varlığında bilmem hangi kelimenin hangi kökünün neresinin karesinin alınabileceğini filan hesaplamaz mı? Her inanan arapça masterı yapamayacağına göre, bu kitabın onca dile tercüme edileceğini ve her tercüme sırasında belli anlam kayıpları ve fazlalıkları yaşanabileceğini varsaymaz mı? Bunca labil faktörle örülü bir ağ içinde ve en iyi niyetli insanın bile lastik gibi esneyebilecek zihniyle türlü türlü hatalar yapıp tanrı sözünü çarpıtabileceğini ve sadece kendini değil aynı zamanda sonraki jenarasyonları da yanıltabileceğini hesaba katmaz mı?
Örneğin bu dediğim şeyin tıpkısının aynısını biz 200-300 kişilik çalışan gruplarına idari ve yazılı olarak tebliğ ettiğimiz en ufak belge ve metinlerde bile düşünüyor ve her türlü yanlış anlaşılmanın önüne geçmek maksadıyla türlü türlü önlemler alıyorken, yüzyıllar boyunca ve milyarlarca insana hitap edecek bir kitabın yazarı böyle birşeyi ihmal eder mi yahu?
Tercüme hatalı..yorum yanlış.. şu eksik, bu anlaşılmamış.. Hadi lan!
Elini kesmeyin demek istediğini bile anlatamayacak kadar ebleh bir tanrı…
Bakın iddia ediyorum, siz bana ne söylemek istediğinizi söyleyin, ben bu yaştan sonra arapça öğrenip tanrının kurduğundan çok daha iyi bir cümle kurarım, kimsenin de aklı maklı karışmaz. Yani bu kadar açık.
Anadilinde okuyanlar anlamamış, daha tercüme diyor tefsir diyor… Dinin batsın.
tınn ne desen boş. almıyor. kod adı : gamaro.
Sizi adam eden kim ulan?
Neden “tınnn”lamaktan öte birşey yapamıyorsun bugün bana?
Eskiden olsa, senin gibiler psikopat bir papaz veya imam kılığında bir laf sıçardı, şeytanın işi dedimi biterdi.. Böyle kestiniz, böyle kırbaçlattınız, böyle öldürdünüz, böyle yaktınız.. Şimdi ne olduda bi tın-tına fit oldun, kodumun kuranında gizlenmiş anlamları keşfetmen için endüstri devrimi mi ön şarttı?
Kimdir sizi adam eden, kim?
Bir dizi gerizekalı ebleh… böyle tanrıya böyle kul.
Koyu yerlere dikkat etmen gerekir metafizik.
Abdülbaki Gölpınarlı
An o zamanı ki Allah’ın, kendisine nimet verdiği ve senin de nimetler verdiğin kişiye eşini bırakma ve çekin Allah’tan diyordun ve Allah’ın açığa vuracağı şeyi, içinde gizliyordun ve insanlardan korkuyordun ve Allah’tan korkman daha doğruydu ve o, daha layıktı buna. Derken Zeyd, eşinden ilişiğini kesince biz o kadını sana eş ettik, bu da, oğul edinilen kişiler, eşlerinden ayrıldıkları zaman onların bıraktıkları kadınları inananların almalarında bir beis olmadığını bildirmek içindi ve Allah’ın emri yerine gelmiş oldu.
Ali Bulaç Meali
Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine nimet verdiğin kişiye: ‘Eşini yanında tut ve Allah’tan sakın’ diyordun; insanlardan çekinerek Allah’ın açığa vuracağı şeyi kendi nefsinde saklı tutuyordun; oysa Allah, kendisinden çekinmene çok daha layıktı. Artık Zeyd, ondan ilişkisini kesince, biz onu seninle evlendirdik; ki böylelikle evlatlıklarının kendilerinden ilişkilerini kestikleri (kadınları boşadıkları) zaman, onlarla evlenme konusunda mü’minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Ahmet Varol Meali
Hani Allah’ın kendine nimet verdiği senin de kendisine lütufta bulunduğun kişiye: “Eşini yanında tut ve Allah’tan sakın” diyordun. Allah’ın ortaya çıkaracağı şeyi de içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Oysa Allah kendinden korkmana daha layıktır. Sonunda Zeyd onunla ilişkisini kesince onu seninle evlendirdik ki, oğullukları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde üzerlerine bir zorluk olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Ahmet Tekin
Rasulüm! Hani Allah’ın kendisine nimet verdiği, İslâm’ı nasip ettiği, senin de ihsanda bulunduğun, hürriyetine kavuşturduğun, güzel yetiştirdiğin kimseye:
“Eşini yanında tut. Allah’a sığın, emirlerine yapış, günahlardan arın, azaptan korun!” diyordun. Allah’ın açığa vuracağı şeyi, boşandıktan sonra, Allah’ın Zeynep’le evlenmeni emrettiğini, insanlardan çekinerek, içinde gizliyordun. Oysa, asıl kendisinden korkman gereken Allah’tır. Zeyd ondan ilişkisini kesince, boşayınca, biz, onu sana nikâhladık. Evlâtlıklarının, ilişkilerini kestikleri kadınları nikâhlamada mü’minlere bir güçlük olmasın istedik. Böylece de Allah’ın planı icra edilmiş oldu. *
Diyanet İşleri Meali(Eski)
Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: “Eşini bırakma, Allah’tan sakın” diyor, Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah’tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah’ın buyruğu yerine gelecektir.
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun. İçinde, Allah’ın ortaya çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Oysa kendisinden çekinmene Allah daha lâyıktı. Zeyd, eşinden yana isteğini yerine getirince (eşini boşayınca), onu seninle evlendirdik ki, eşlerinden yana isteklerini yerine getirdiklerinde (onları boşadıklarında), evlatlıklarının eşleriyle evlenmeleri konusunda mü’minlere bir zorluk olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilmiştir.[439] *
Diyanet Vakfı Meali
(Resulüm!) Hani Allah’ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah’tan kork! diyordun. Allah’ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah’tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir. *
Edip Yüksel Meali
ALLAH tarafından kendisine iyilik yapılan ve senin de iyilikte bulunduğun kişiye, “Karını tut ve ALLAH’ı gözet,” diyordun. Böylece ALLAH’ın açığa vuracağı bir şeyi gizliyordun. ALLAH’tan çekinmen gerekirken halktan çekiniyordun. Zeyd eşiyle ilişiğini kestiğinde biz seni onunla evlendirmiştik ki, inananlar, evlatlıkları eşleriyle ilişiklerini kestiklerinde onlarla evlenmekte güçlükle karşılaşmasın. ALLAH’ın buyruğu yerine getirilmelidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah’ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: “Hanımını kendine sıkı tut ve Allah’tan kork” diyordun da nefsinde Allah’ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. Sonra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah’ın emri de yerine getirilmiştir.
Elmalılı Meali (Orjinal)
Hem hatırla o vakıt ki o kendisine hem Allahın in’am ettiği hem senin in’am ettiğin kimseye: «zevceni kendine sıkı tut ve Allahdan kork» diyordun da nefsinde Allahın açacağı şeyi gizliyordun, nâsı sayıyordun, halbuki Allah, kendisini saymana daha gerekti, sonra vaktâ ki Zeyd, o kadından ilişiğini kesti biz onu sana tezvic eyledik tâ ki oğullukların ilişiği kestikleri zevcelerinde mü’minlere bir darlık olmasın, Allahın emri de fi’le çıkarılmış bulunuyor
Hayrat Neşriyat Meali
Hani (sen), kendisine hem Allah’ın ni‘met verdiği, hem de senin ni‘met verdiğin kimseye (Zeyd’e): “Zevceni üzerinde (nikâhında) tut ve Allah’dan sakın!” diyordun; Allah’ın, kendisini ortaya çıkarıcı olduğu şeyi ise, içinde gizliyordun ve insanlardan çekiniyordun.(1)Hâlbuki Allah, kendisinden çekinmene daha lâyıktır. Buna rağmen Zeyd (kendisini fazîlet cihetiyle ona koca olarak denk görmediğinden) ondan ihtiyâcı (olan boşamasını) yerine getirince, onu sana (biz) nikâhladık; tâ ki, kendi(zevce)lerinden alâka(larını) kestikleri zaman evlâdlıklarının zevceleri (ile evlenmeleri husûsu)nda mü’minlere bir zorluk olmasın!(2) Ve Allah’ın emri, (böylece) yerine getirilmiş oldu. *
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hatırla o zaman ki, O kendisine Allah’ın in’am ettiği ve senin de kendisine in’am ettiğin kimseye, «Zevceni kendin için tut ve Allah’tan kork,» diyordun ve kendi içerinde Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi gizliyordun ve nâstan korkuyordun. Halbuki, korkmaya en ziyâde layık olan Allah’tır. Sonra Zeyd, o kadından alakasını nihâyete erdirince onu seninle evlendirdik. Tâ ki oğulluklarının alakalarını zevcelerinden kestikleri zaman o zevcelerde mü’minler üzerine bir darlık (bir günah) olmasın. Ve Allah’ın emri yerine getirilmiş oldu.
Muhammed Esed
VE BİR ZAMAN, 42 [ey Muhammed,] Allah’ın lütufta bulunduğu ve senin de iyilik ettiğin kişiye, 43 “Eşini terk etme ve Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol!” demiştin. Ve [böylece] Allah’ın yakında aydınlığa çıkaracağı şeyi 44 içinde gizlemiştin; çünkü insanlar[ın ne düşüneceklerin]den çekiniyordun, oysa çekinmen gereken yalnız Allah olmalıydı! 45 [Fakat] sonra Zeyd o kadınla beraberliğini sona erdirdiğinde 46 onu seninle evlendirdik ki [gelecekte] evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlar[la evlendikleri] için müminler suçlanmasın. 47 Ve Allah’ın buyruğu [böylece] yerine getirilmiş oldu.
Suat Yıldırım
Hani hem Allah’ın nimet ve ihsanına, hem de senin iyiliğine nail olmuş olup da hanımını boşamaya karar vermiş olarak sana danışmaya gelmiş olan kişiye sen: “Eşini yanında tut Allah’tan kork!” demiştin.Allah’ın açığa çıkaracağı bir durumu içinde saklamıştın, çünkü insanlardan çekinmiştin. Halbuki asıl Allah’tan çekinmen gerekirdi.Neticede, Zeyd eşini boşayıp onunla ilişkisini kestikten sonra,Biz onu sana nikâhladık ki, bundan böyle evlatlıkları, eşleriyle ilişkilerini kestikleri, onları boşadıkları zaman, o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri her zaman gerçekleşir. [4,23] *
Süleyman Ateş Meali
Allah’ın ni’met verdiği; senin de kendisine ni’met ver(ip hürriyete kavuştur)duğun kimseye: “Eşini yanında tut, Allah’tan kork” diyordun, fakat Allah’ın açığa vuracağı şeyi içinde gizliyordun, insanlardan çekiniyordun; oysa asıl çekinmene layık olan, Allah idi. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki (bundan böyle) evlatlıkları, kadınlarıyle ilişkilerini kestikleri zaman o kadınlarla evlenmek hususunda mü’minlere bir güçlük olmasın. Allah’ın buyruğu (her zaman) yerine getirilmiştir. *
Şaban Piriş Meali
Hani sen, Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de nimet verdiğin kimseye:-Eşini tut ve Allah’tan sakın! diyordun. Allah’ın açıklayacağı şeyi içinde gizliyor ve insanlardan korkuyordun. Allah kendisinden korkulmaya daha layıktır. Zeyd, eşiyle ilişkisini kestiğinde, biz onu sana eş kıldık. Evlatlıkları eşleriyle ilişkisini kesince, onlarla evlenmek için müminler üzerine bir günah olmadığını göstermek için Allah’ın emri yapılagelmiştir.
Ümit Şimşek Meali
Hem Allah’ın nimetine, hem senin iyiliğine erişmiş olan kimseye sen “Allah’tan kork da eşini yanında tut” diyordun. Bunu söylerken, insanlardan korkarak, Allah’ın daha sonra açığa çıkaracağı birşeyi gönlünde gizliyordun. Oysa Allah korkulmaya daha lâyıktır. Sonra Zeyd onunla ilişkisini kesince, Biz onu sana nikâhladık—tâ ki, evlâtlıklarının boşadığı hanımlarla evlenmekte mü’minler için bir günah olmadığı belli olsun. Böylece Allah’ın emri yerine getirilmiş bulunuyor.(14) *
Yaşar Nuri Öztürk
Hani sen Allah’ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye “Eşini yanında tut, Allah’tan kork!” diyordun ama, Allah’ın açıklayacağı bir şeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysaki kendisinden korkmana Allah daha layıktır. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlatlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, müminler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ın emri yerine getirilmiştir.
Yusuf Ali (English)
Behold! Thou didst say to one who had received the grace of Allah(3722) and thy favour: “Retain thou (in wedlock) thy wife, and fear Allah.” But thou didst hide in thy heart(3723) that which Allah was about to make manifest: thou didst fear the people, but it is more fitting that thou shouldst(3724) fear Allah. Then when Zaid had dissolved (his marriage) with her, with the necessary(3725) (formality), We joined her in marriage to thee: in order that (in future) there may be no difficulty to the Believers in (the matter of) marriage with the wives(3726) of their adopted sons, when the latter have dissolved with the necessary (formality) (their marriage) with them. And Allah’s command must be fulfilled. *
Kuran’ın söylediği bir şeye neden itiraz ediyorsunuz metafizik? Zeyd açıkça Muhammed’in evlatlığı olduğu gördüğün gibi tüm tercümelerde geçiyor. Bu hırs veya Kuran’ı yalanlamanızın sebebi nedir?
O konuda bilgi sahibi olmayan insanlara tın diyorum gamaro yani kafası boş.
senin gibi bak yine hakaretlere başlıyacağının sinyalini verdin ne oldu ULAN yazınca eline geçen nedir ?
ben sana öylemi hitap ediyorum.
Bak deli şeye yazdığımdada senin sayfana gelip yorum yapmadım çünki şiir konusundada ben de tınnn ım dedim yani o konularda kafam boş demek.
sende takma din konularda tınn olduğuna. bu zamanla gelişebilir.
Eğer kuranda kullanılan arapça ile günlük hayatta kullanılan arapça arasındaki fark, bin küsür yıl boyunca milyarlarca arabın kesin ile kesmeyin (veya dövün ile dövmeyin, kırbaçlayın ile kırbaçlamayın, öldürün ile öldürmeyin) arasındaki farkı anlamasını mümkün kılamıyorsa…
ınını tınını mınını filan demek lazım sanırım. (yanlış anlaşılmasın ama, yazı dilinde)
Ve eğer III. Reich savaşı kazansaydı…
Bunların hiçbiri… ama hiçbiri olmazdı.
Evrenseliz ya…
Anladın?
Diyanet İşleri Meali(Yeni)
Hani sen Allah’ın kendisine nimet verdiği, senin de (azat etmek suretiyle) iyilikte bulunduğun kimseye, “Eşini nikâhında tut (onu boşama) ve Allah’tan sakın” diyordun.
……………………………………….
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), hem o zamanı hatırla ki, Allah’ın kendisine (İslâm dinini) nimet verdiği, senin de kendisine (kölelikten azadı) ihsanda bulunduğun kimseye (Zeyd’e şöyle) diyordun: “- Zevceni (Zeyneb’i) nikâhında tut (onu boşama). Allah’dan kork.”
sonsuz senin gönderdiğin örneklerdede diyanetin meali var
onu pasmı geçiyorsun ?
Muhammed senin oğulluğun olan zeydin karısını sana sonradan nikahladık diye bir şey varmı o ayetlerde. ayetin başını atıp sonundan hüküm veriyorsunuz ?
Anlamıyor musun? Yoksa Kuran’ı yalanlamaktan ne kazanıyorsun bilmiyorum ama çok açık.
Muhammed Zeyd’i kölelikten azad edip evlatlık edinmiş işte. Ondan sonra da evlatlığının eşi ile evlenmiş. Neden ayetleri yarım getiriyorsunuz?
Diyanet Vakfı Meali
(Resulüm!) Hani Allah’ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah’tan kork! diyordun. Allah’ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana layık olan Allah’tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikahladık ki evlatlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah’ın emri yerine getirilmiştir. *
İslam’ın en büyük sorunu, Kuran’da olan şeylere “o aslında öyle değil” diyen insanlardır.
xenix: Takiplerim
Oğlunu azat etmedi…Zeyd i kölelikten azad etti. Evlat edindi.
Ulan işi gücü bıraktık bu kazulet dansöze Türkçe den Türkçe ye çeviri yapıyoruz. İyi mi?
Bir süredir girmiyorum. Son 62 yorumu okumamıştım, o-kumaya koyuldum. Deve hikayesine gelince koptum:)) Ondan gerisini okumadım… Şimdi de tartışmak için yazmıyorum… Ben bu gün neşeliyim belki size de bulaşır:)))
Hola senin anlattığına “deve hikayesi” derler halk arasında… (bitmeyecek tartışmalar için kullanılır) Ve derler ki; “İşte bu yüzden 40 deve bir eşeğin ardından gider; ver benikini ver benikini” diyerek…
Yok işin aslı: eşekler yılanı 50 metreden sezerlermiş, bu yüzden kervan güvenliği için en öne eşek bağlarmış çöl insanı…
Tevekkeli buncası bir eşeğin ardından gidiyor işte…
Sonra günlerden birgün birisi eşeğe bakar bakar ve bir eşeklik yapmaya karar verir ve ondan berisi “deve hikayesi”:)))
Zeyd Muhammed’in kölesi değil miydi? Sonradan onu azad edip evlatlığı yapmadı mı? Sonra Muhammed Zeyd’in karısını görmedi mi?…Sonra Zeyd dayanamayıp karısını boşamadı mı? Sonra Muhammed Zeyd’in karısını almadı mı? Bunlar olmadı mı??? Akıllara ziyansınız akıllara ziyan.
Mahşerin atlıları gibisiniz, size dinci dayanmıyor. Gerçi okuduğu kitabı anlayamayan biri nasıl dayansın o da ayrı konu.
)kapa parantez
Ben anlayamadım metafizik19… Mekke’den Medine’ye göç ederken, kadınların sorumluluğu Muhammed’e verilmiş diye yazmışsınız, ayetten bahsederken… Ne demek istiyorsunuz, göç esnasında kadınların sorumluluğunun Muhammed’e verilmiş olması Muhammed’in hepsini nikahlayabileceği anlamına mı geliyor? Teyze kızı, dayı kızı, amca kızı hala kızı, hepsini sana helal kıldık derken bu mu anlatılmak isteniyor?
Göç var, kadınların sorumluluğu Muhammed’e… sorumluluk büyük, onun için hepsi helal…
🙂
Ben kimin kiminle nikahlanabileceğini öğrenebilmek için böyle öykülere bakmayı çok saçma buluyorum, 1400 yıl önce çölde göç eden insanlar, o sırada gelen ayet… acaba neyi anlatıyordu… gerçekten çok saçma geliyor, her öyküyü okumamız gerekecek o zaman, ayet ne diyor, öykü ne diyor…
Bence birbirini seven iki kişi ne olursa olsun evlenebilir, bu onları ilgilendirir, kardeş bile olsalar evlenebilirler. Ama merak ettim, göç sırasında kadınların sorumluluğunun Muhammed’e verilmiş olması, Muhammed’in onları nikahlamasını mı gerektiriyor? Sorumluluk ve nikah… helal olsun:))
33:51 ve 52 havada kaldı…esas keyifli olanlar onlar. :))
Yalan dunya…çok oldu gırmıyelı, bayagı bı asama kaydetmıssınız, ters yoldasınız,bılmedıgım bısey soylermısınız?
Sen bildiklerini bir say da, biz bilmediğini söyleriz sana:)
uyusuturucu.alkol.sigara olurmuydu dunyanızda? sevhet olurmuydu? seks olurmuydu? vs. bilmem ne….
yahu neden olmasın? , guzel olan hersey olsun ıste dunyamda- birde insanlarıma zarar gormeyen bir bünye,tamam işte mutlu mutlu yasarlardı, olmaz mı ? 🙂
Ne kadar boş konu. Varlığına inanılması dahi aptallık(bak burada küfürdür bu) olan bir kitap üzerine olumlu veya olumsuz yorum yapmak aptallığın bi başka versiyonudur. Metafizik19’a laf yetiştimeye çalışırken niteliğinizi düşürüyorusunuz. Bu forumda ayetler değil tanrının kendisi tartışılmalı. Tanrı varsa neden? Yoksa bile neden? soruları sorulmalı. Müslümanı bir filozof olarak kabul etmeye başladığınızda Tanrı düşüncesinin alanından çıkarsınız.
Tanrının varlığı da yokluğu da üzerinde oturulup düşünülmesi gereken bir olguyken, tanrıyı siyasal ve pratik bir hareket olarak algılayan bir kitap üzerinden bu olgunun tartışılması en geniş anlamda budalalık.
METAFİZİK19GİLLERE CEVAP VERMEYİN, ONLARI CİDDİYE ALMAYIN ARTIK. AYET TARTIŞARAK DÜŞMEYİN ARTIK.
Karşımızda bir Agustinus veya Aquinalı Thomas olmadığının farkındayız.
Ve hiçbir zaman olamayacaklarının da farkındayız.
Müslüman kendisini felsefe üstü zanneder, anlayışlı olmak lazımdır.
Diğer hususlar ayrıca tartışılabilir…
“Standart” lafını sevmem ama işin içine öznel ifadeler girdiği zaman “ifade” kelimesine de standart getirmek zorundayız. Emir ve yasaklarla düşünen adamı bu ifade standartının dışında tutmalıyız diye düşünüyorum …
Tabiki bu da, yasaklayarak değil ciddiye almayarak olur.
İşin içine giren “öznel ifadeler”, sizi bwallace4ever, beni gamaro yapan şeylerin içinde birşeydir ve ben de izninizle kendim olmak istiyorum. (yasaklayamayacağınıza göre, bunu da ciddiye almayabilirsiniz elbette:)
Ayrıca, bu sayfalarda akıp giden tartışmalara öyle ya da böyle taraf olmayan, ancak gayet bilinçli (:) bir biçimde görgü tanıklığı yapan büyük bir çoğunluk var. Yani Galileo’nun aptalı hala iş yapar.
Ve tanrı alanından çıkmak demişsiniz… Son derece yerinde bir tespit; demek ki müslümanın durduğu ve tartışmaya hevesli olduğu yerde aslında tanrı yok.
Ya ne var?
hem harran hem oxford.
O bakımdan sonsuz us’ta kimse ibo’luk yapamaz:)
Adam kitabı alıp bunu gözüne sokuyor ise ne yapacaksınız?
Sokuyorlar da.
Yediğine, içtiğine, kıyafetine, bakmana, görmene, yaşam biçimine, bilime, ilime, eğitim ve öğretime, kıçını yıkadığın parmağına kadar kitaptan çıkma zırvalar ile sana yaşaman gereken hayatı anlatıyor…
…sözüm ona seni tanrıya ulaştırıyor.
Hani tanrıdan kitaba ulaşmaya kalksa…beeeelki dediğiniz olabilir…
…amma ve de lakin herifin tanrısı kitap ve din.
Dinci ile ne tanrı tartışabilirsin ne de başka bir şey…Oradan yolunu buluyor o.
Asıl konu nedir biliyor musunuz?
Kimliksizlik!
Allah, kitap, din, futbol takımı, arabasının kornası, aksesuarı, tamponda yazan, plakası, kot pantolonunun kıçına yapışması, Nihat Doğan, İnek Şaban, Recep İvedik…
Kendine ait bir hayatı olamayanların kullandıkları ortak kimlikler…
Başka bir numarası olmayınca alır bunlardan kendine bir kimlik yaratır…
…ki varlık göstersin.
E adamlar madem kimliksiz ki bunda hem fikiriz, o halde ne diye Zeynep’i Muhammet’i tartışıyosun. Ne diye cevap veriyosun adamlara. Sabaha kadar derdini anlatmaya çalış, adam derdini anlamayınca da isyan et.
Kütleçekimi yok demekle din var demek birdir. Biri sana kütle çekimi bir yanılsama dediği zaman, oturup Einstein’dan konuyu açmassın. Eyvallah diyip, biranı bitirip gidersin o masadan. Bu kadar.
Kitabı gözüne sokan adamın gözüne sen Hz. Ayşe’nin varlığını yokluğunu soksan ne olcak. Adamınki önbili zaten. Öküz olduğunu önceden kabul eden adama “sen aslında öküz değilsin, sadece yanlış düşünüyorsun” imajı veriyorsun onunla tartışarak. Onları öküz kabul et ve attığı mesajları kale alma. Bu kadar …
Yukarıda var cevabı:
Buralara zırva yazmak serbest…gerçekleri yazmak da serbest. Okuyucu karar verir tasalanma…
Hatırlayanlar bilir.. Bi on-onbeş sene kadar önceydi sanırım, Kadir İnanır başrol oyuncusu olduğu bir televizyon dizisinde kendisiyle birlikte rol alan bir kadını taciz etmekle suçlanmıştı. Taciz edildiğini dile getiren kadın o zamanki popçu tayfasından birisinin eşiydi ve iddiaya göre Kadir İnanır bu kadına cep telefonu aracılığıyla “acayip” mesajlar çekiyor ve hatta arada bir de arayıp “acayip” şeyler söylüyordu:)
Neyse tabi iş sonra büyüdü, yazılı basın görsel basın derken iyiden iyiye medyanın diline düştü vesaire.. Ve ben hatırlayabildiğim kadarıyla, Kadir İnanır sonradan katıldığı bir televizyon programında kendisini şöyle savunmuştu; ” Bizler sanatçı insanlarız ve şahsıma yöneltilmiş bu asılsız iddia sanattan ve sanatçılıktan zerre anlamayan insanların ruhsuz, anlayışsız ve boş konuşmalarından öte birşey değildir. Ben rol aldığım dizide bu hanımefendiyle büyük bir aşk yaşıyorum, gerek onun gerekse benim izleyiciye karşı bir sorumluluğumuz var ve bu sanatsal sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek zorundayız. Nasıl ki bir Dustin Hoffman yağmur adamın çekiminden önce aylarca otistikleri gözlemiş ve bu uğurda psikiyatri kliniklerinde yatıp kalkmışsa, nasıl ki bir Robert De Niro bilmem hangi filminden önce şunla bunla takılmışsa, ben de bu hamfendinin kendisini rolüne daha iyi adapte edebilmesi ve motive olabilmesi bakımından…. falan filan:)
Heee..
Şimdi siz bunu yediniz mi desem, e yemediniz tabi..
İyi de.. ya Kadir’in harbiden peygamber olduğuna inansaydınız… o zaman nasıl da “farklı” olurdu di mi?:)
Zeynep ve Zeyd de, ve Maria ve diğerleri de böyle işte… efendi peygamber var ya, mümini motive edecek işte, daha ne?:)
Anlayacağınız, o kadar da kötü değil tüm bunlar, çünkü görgü tanıkları her yerde var. Ve bence onlar… yani her an ve heryerde olduğu kadar bu sayfalarda da dolanan tanıklar, neyin tanrısal olup neyin olamayacağı hususunda da son derece ilgili ve kavrayışlılar, yoksa kimsenin kimseyi ikna etmek gibi bir derdi yok.
Son olarak;
Hani Thomas olsa üşenmem Aquina’ya kadar yürürüm de… müslüman efenim bu müslüman, Zeynep’e giden yolun insansılığı teşhir edilecek elbet.
Kırk kendi gücündeki hippi tanrının adı narkisossa, bir dışardan dönüp kendine baksa;neye benzeyen melekciklere, ne vasıflar edindirecek robotik çipler yerleştirir ve nerelerine yerleştirirdi?
Peki sayın gamaro bunları tartışmak yerine, tomasso gibi agustine gibi filozofların felsefelerini veyahut hegel’in saltık inancını masaya yatırsak daha güzel olmazmı?
Yani demek istediğim aslında çok basit. Tanrı, üzerinde durulması gereken bir konuyken (varlığı da yokluğu da), onu kendi perspektifleri doğrultusunda ele alan filozoflar hakkında bilgi veren yazılar olsa aslında “ifade” dediğimiz şeyin biraz da hakkını vermiş olmazmıyız?
Bu filozofları detaylı bildiğimden söylemiyorum, ancak bunları öğrenmek istemem bile metafizik19’un ortaya attığı zırvalara yapılan 140 küsür yorumdan daha doyurucu olur kanımca.
E şimdi aç bak o zaman Wikipedia’dan diyceksiniz. Ben de size “ifade” diycem yine. Verdiği şey salt bilgi de olsa, yorum da olsa, ifade, bu sitede bünyelerimize katılması gereken bir değerdir.
Mesela geçen gün şunu okudum. İşte budur dedim:
link to sonsuz.us
Dedim ya…
burası hem harran hem oksford, onun için kimse yok efenim vardı da biz mi gitmedik diyemez, rahat olun:)
Kendi açtığım başlıklardan bir kaç örnek;
öz ve görünüş
madde/ ide/ bilim/ felsefe
dinin baş doğması
Ve ilk aklıma gelen diğerleri;
yokluk kavramı
tanrı inancı nasıl oluşuyor, nasıl bu kadar emin olunuyor
metafizik
vs…
Görgü tanıklarını önemseyelim, onlar kimin hangi konuya nasıl dahil olduğunu gördükleri kadar, doğrudan kendilerine söylenmeyenleri de iyi duyarlar:)
Bu sayfalar, tanrıların dinler tarafından dövüldükleri sayfalar…
…tanrılar dinlerin önüne geçmeyi becerseler…
…zaten bu beklentiniz -yani tanrıların ele alındığı sayfalar- kendiliğinden olurlar.
İslam ya da Hristiyanlık ya da Musevilik…
…tanrılarının önünde koşmaktalar.
Dinler olmuş birer tanrı…
…dinciler olmuş birer peygamber.
Olan bitenin özeti budur.
Konuyu başlatanın “hayalinizdeki tanrı nasıl olmalıydı” diye sorması bunun en önemli delilidir aslında.
Elindeki malzeme-yani kitap-tanrıyı anlatmaya yetmiyor…
…ondan soruyor…
Başta kendisi tanrısından müzdarip.
Ondan dolayı ne yapıyor?
Kitaba yöneliyor.
Oradan dem vuruyor.
Ama kitap zırva…
Buralarda dolanmasının nedeni bu!
Kitap tanrılık bir kitap değil!
Hani kitabı tanrı ile özdeşleştiren bir kaç cümle peşinde başlık sahibi…
Sıkıldım bunları anlatmaktan…
…bana da verin ayda 1500 euro…
…ben de öteyim.
Sanırım ortak bir noktada buluşamıcaz. Söylediklerimiz birbirini andırsa da aynı şeyleri tekrar ediyoruz. Varlığı bir yanılsama olan bir kitaptan alıntı yapan adama yine bir kitaptan alıntı yaparak karşılık vermek de aynı yanılgıyı nesnelleştirmektir.
Herkes çok ister, bilen ve yorumlayan insanların birbirleriyle düşüncelerini paylaşmasını. Ancak dönüp baktığımız zaman tanrının 3lü varlık yapısı gibi metafizik ve felsefe kokan bir yazıda bile ayetler havada uçuşmakta.
Belirli arkadaşlar Hz.’lere getimekte durumu. Onlara cevap verildiği sürece Hz.’ler cirit atmaya devam edecek, tartışmalar primitif düzeyde kalacak. “Tanrı” kavramı kişinin kendisini ifade etmesi için iyi bir metafiziksel araçken, metafizik19 gibi karakterlerin kucağında yanılgılara referans yapılan zavallı bir nesne haline geliyor.
Son olarak, Tanrının varlığı da yokluğu da insan ifadesi gerektirir. Kutsal kitap zırvalarından aşırmak veya olasılıksızlıklar dağını tırmanmak değil. Bunun için ne Dawkins’in Oxford’u ne de Ali K’nın Harranı lazım. Bize biz lazımız.
Biraz varouş koktu ama … Akabinde seviyorum sonsuz.us’u :)))
Bakınız “ateizm” dinine mensup olan bizler yine tartıştık birbirimizle:)
Oysa hiçbir dincinin bir başka dincinin tavuğuna “kış” dediği görülmemiştir bu sayfalarda, görgü tanıkları bunu da yaz’acaktır.
ya da…
Aman yaaa, ay bölündü bölünmedi, nuh şöyleydi böyleydi, takılma detaya.
Zaten ne demiştim ben; bu gibi konuları ateistlerle tartışmaktan daha keyiflisi yok:)
Bırakınız oynasınlar.
Pişpirikül magbudi ve veselli…
diyor ki yani; Tanrım bu nasıl rölans…
Böyle bişi işte…amaaeeennn:)
“Bakınız “ateizm” dinine mensup olan bizler yine tartıştık birbirimizle:)”
Biz bence tartışmanın hakkını veriyoruz. Bu kadar basit. Dile getirmek istediğim nokta da bu.
“Standart”, birilerini ciddiye almamakla gerçekleşir diyorum. Sen de bırakınız tartışsınlar diyorsun. O yüzden ben metafizik19’un olduğu yerde laf sokmaya bile tenezzül etmeyeceğim. Sizler ise o yetenekli kalemlerinizi boşa harcayacaksınız.
İşin iyi yanı, en azından grup sexin islam matematiğinde de bir yeri olduğunu gülümseyerek okumam oluyor. Öfkeyle karışık bir kahkaha alıyor başını gidiyor 19’ların savurduğu eleştirilere bakınca. İngilizcede “make my day” diye bi deyim vardır. Bu atışmalar bazen günümü kurtarıyor da hani :)))
metafizik19 nerede kaldı yahu, hak mahrumiyeti cezası ne zaman bitecek. Sanırım işsiz kaldık biz de burada… Açıkçası benim de canım sıkılmaya başladı(bana mazlumu getirin).
Bunun da açıklaması var bu sayfalarda…
…hani diyorsunuz ya…
…kitaptan getirdiğini kitaptan getirdiğinle yanıtlayıp onu nesnelleştirme olayı filan.
Siz nesnelleştirme diyorsunuz…
…sabaha kadar deyiniz.
Defalarca yazdım:
“Dinini gözüme sokarsan alıp onu götüne sokmama da katlanacaksın.”
Deeper note: Metafordur…göt kelimesini görüp dellenmeyiniz.
Kullarını seviştikçe daha çok seven bir tanrı.
🙂
Tam Uçan Spagetti Canavarı’nı tarif etmişsin Poetic Edda. Seni pastafaryanlığa çağırıyorum, Dünya’nın en yeni ve en hızlı büyüyen dinine.
Sevişmek ibadet olsun, ibadetin en hayırlısı da cemaatle yapılanıdır.
:))
E tabi eylemci hola, senin yapacağın yorumda suyla karışık zeytinyağı olur.
Madem bu kadar basitleştik, o halde o göte sokma olayını dilersen bir de İstanbul-Çarşamba’da yap bakalım. Eyleyelim ya bazı şeyleri görelim cesaretini. Bacısına küfür edilmiş bi ergen gibi ver sivilceli tepkilerini.
Tam da bu noktada şunu söylicem: Laf sokmak mı, haketmeyeni umursamamak mı?
İnsan olmayana karşı başkaldırı, umarsamamalı o hayvanı. İnsanlığından taviz vermemek için.
Konu ahlak olur, tartışırsın sonuna kadar. Tanrı olur keza yine… Bunlar perspektif meselesidir. Dinde perspektif yoktur. Onun olmadığı yerde insan da yoktur. Havaya el ense çekmeyin …
Seçici olmak büyük önem arzeder. Kavga edeceğin adamı da, seveceğin kadını da, yiyeceğin yemeği de seçersin. Önüne gelene bin tekme atamazsın, çünkü bazıları senden dayak yemeye layık bile değildir. Bu hususta, dinini gözüne sokan karıncayı ezmeye değmez. O sadece bir karınca çünkü.
Dinlerde de perspektif vardır.
Mezhepler mesela…
…farklı perspektifler ürünü yorumlardır.
Aynı kitabın aynı ayetine bakıp uyduruktan teyyare anlamlar üretip onu da çevresindekilere dayatan dallamanın perspektifi ile kendininki bir midir?
Burada şartlarımız eşit…klavyemiz ve bir yazma alanımız var.
Çarşamba da bir alay ne denildiğini anlamayan dallama sürüsünü karşıma alıp bunu desem bu sadece benim ahmaklığımı ortaya koyar. Cesaretimi değil. Şartlar eşit olmaz. Göt e gelince…altına dip not düşmüştüm, işe yaramamış.
İnsanlık, hayvanlık filan diyerek içine doldurduklarına bakıyorum da…hayvanlar çok daha evla. Diğer bir deyiş ile yobaz/dallama vahşeti oldukça insanidir! Eminim. Daha önce de açıklamıştım.
Öncelikle, benim hayalimde bir tanrı yok, hiçlikten gelip hiçliğe gidecek olmak çok daha çekici bir karışım.
Ama metafiziği kırmayalım ve cevaplayalım bakalım, hani hayalimde bir sevgili varmış gibi sanki:)
Tanrıya inanmamakta bir inanç sistemimidir? Değildir, bunu küçücük çocuklar bile bilir. (Şaka değil, çocuklar siz onlara tanrıdan bahsetmediğiniz müddetçe doğal ateisttirler ve bu bir inanç sistemi değilidir:)
İdeal TANRI tipi nasıl olmalıydı? şevkatli sevecen olmalıydı, arasıra kullarıyla sakalaşabilmeliydi, müziği resmi heykeli ve bütün sanatsal faaliyetleri sınırlayıcı değil, bilakis teşvik edici olmalıydı. Yontun demeliydi, çizin demeliydi, çalın demeliydi, minör major, kreşendo dekreşendo her türlü faaliyeti teşvik etmeliydi.
Siz TANRI olsaydınız cennet ve cehennemi yaratırmıydınız? Yaratmazdım, çünkü bazı kullarım “imtehan” fikrini insani bulup varlığımdan şüphe edebilirlerdi:)
Kitap gönderirmiydiniz ? Emin değilim, ama göndersem bile onları bozulmaktan korurdum, ayrıca net olurdum, mesela dünya yuvarlaktır diyeceksem adam gibi yuvarlaktır diye yazardım, öyle şifre mifre yapmazdım, ayrıca şiirimsi takılıp kafa karıştırmaz, milleti arapça latince manyağı etmezdim, ilaveten adım hep aynı olurdu, namazı önermişsem Adem’e de Musa’ya da İsa’ya da önerirdim, ibadet şekillerini zırt pırt değiştirmezdim.
İlk çağlardaki insanlara nasıl, sonraki bilgi çağında yaşayanlara nasıl hitap ederdiniz? Aradaki uçurumu nasıl kapardınız ? İlk çağlara hitap ettiğiniz kitapları sonraki gelenler nasıl anlardı? Kendimi ya hiç farkettirmezdim, veya öyle bir farkettirirdim ki herkes benim VAR olduğumu bilirdi. Ondan sonrası teferruat, hani ille de sınav yapacaksam, sonuca değil çözüm yollarına bakardım:)
Yav ben tanrı olsam, kesin rab isa gibi beden alıp insancıklarımın arasına iner, onlarla doğrudan konuşur ve dokunurdum:)
GAMARO HARIKASIN !!!
Teveccühünüz Nurhan hanım:)
Sahi namaz neden muhammed’le başlamış acep… bunca faydası olan namazı İsa ve Musa da kılmış mıydı, yoksa o da mı tahrif edildi ?:)
Aradan geçen sürede tekrar düşündüm..
En iyisi ve en hoşu, kesinlikle mesih’in yaptığı.
Bi kere çok dokunaklı.
Ayrıca karı-kız muhabbeti de yok, çok ahlaklı.
🙂