Kendimi onurlandırmak

Kendimi onurlandırmayı öğreniyorum.

Minik güzel çilek,
Seni ısırdım ve aynı anda kokun tadın ve dahi bana vermek istediğin mesaj, şimşek çakması hissiyle bedenime yayıldı.

Seni onurlandırıyorum, bana katmaya layık buluyorum.Ve sen de beni her şekilde onurlandırıyorsun, bilmediğim zamandan beri, bilemeyeceğim zamanlara kadar yapıyorsun. Beni onurlandırışın ve seni onurlandırışım öpüşerek aynı noktaya sığışmaya çalışıyor.
Seni onurlandırabilecek kadar değerli olabildiğim
ve
beni onurlandırmana imkan veren alçak gönüllülüğüm için
kendimi onurlandırıyorum.

Ayrı görmek zorlaşıyor.

Gözlerimi şaşılaştırmamı mı istiyorsun?

Şaşı bak şaşır!

Ayyy şaşırabilmek için mi şaşı baktım bunca yıl?!
Ayyyy ben çok yaşayayım 🙂

Çok çok komiğim. Acaba önümüzdeki günlerde hangi komedyenin programına konuk olsammm?

Şifa nedir?

Benim nacizane bilebildiğim tek şifa yöntemi var. Bunu kimseden öğrenmedim sadece işlerliğini gözlerimle gördüm yüreğimde hissettim.
Şifa, onaylamaktır.
Ve gerçek olmalıdır. Yani sözcükler yeterli olmaz.
Nasıl ki bir bebek sözcüklerle değil kendisine ulaşan dalgalarla kavrayış içinde oluyorsa, hastayı (sevgi özünden sapmış kişi- kişi olmak bizatihi sapınçtır, bunu da unutmayalım) da bir bebek gibi düşünmeliyiz. Ona ulaşacak olan gerçek onaylamadır.
Bu nasıl yapılabilir?

Çok kolay 🙂

(Aşağıdaki etapların biri bile sağlanamazsa operasyon bozunuma uğrar)
1. Hastanın (kişi) iyileşmesini GERÇEKTEN istiyor muyuz?
2. Kişiye onda beğeneceğiniz hayran olacağınız bir özellik bulmak niyetiyle bir süre bakın. Bu özellik somut ya da soyut anlamda olabilir hiç fark etmez.
3. Hayran olabileceğiniz bir özelliğini bulduğunuz an bunu yüreğinizde hissedeceksiniz.  Sanki ışık daha artmış gibi gelir.
4. Şimdi ona ve başkalarına onun hayranlık uyandıran özelliğini yüksek sesle söyleyin.
5. Öyle söyleyin ki ona aşık olduğunuzu sansınlar.

Bildiğiniz, hançerenizden kopan en güçlü kelimeleri kullanarak onurlandırın.
Bitti
🙂

Onurlandırmak, çift yönlü bir şifa operasyonudur.

Onurlandırın

Yeni yılda ve bundan sonraki hemen her yılınızda onurlandırın…

Nedir onurlandırmak?

Eleştirmenin tersi olarak, yine onun gibi sözle, yazıyla, mimikleriniz ve yaşamınızla onurlandırın.
Seçiminizi yapmak için geç kalmış olmayın.

Eleştiri ve onurlandırma, her ikisi de seçimdir. Eleştiriyi seçerseniz Yeni dünya’da eleştireceğiniz pek çok şeyle birlikte yaşamınıza devam edersiniz. Çünkü sizinle birlikte gelmeleri için onları işaretlediniz, onlara enerji vermeyi seçtiniz.

Onurlandırmayı seçerseniz, Yeni Dünya’da onlardan bir çoğu ile bezeli bir yaşamınız olur. Kendinizi onurlandırabileceğiniz yaratımlar yapın, başka şeyleri onurlandırırken kendinizi de ihmal etmeyin, çünkü bunu hakediyorsunuz. Sevinç yolunuzu aydınlatsın, kahkahalarınız birbirine karışsın ve evrende bizi seyredenlerin kulağına kadar giden harikulade bir armoni olsun.

Eğer kendinizi gözlemleyecek, güvenilir bir yoldaş gurubuna sahip değilseniz, evinize, işinize kendinizi gözetlemek için gizli bir kamera koyun. Boş vakitlerinizde kendi kayıtlarınızı izleyin. Ne söylediğinize ve ne yapmakta olduğunuza dikkat edin.
Çevrenizde fiziken neler olup bittiğine çok dikkat edin, duvarlar, yollar, makinalar, kanalizasyon boruları, elektrik kabloları, arabalar, kuşlar, şarkılar, çiçekler, ağaçlar, reklamlar, diziler, filimler, aile üyeleriniz, komşularınız, patronunuz, ev  sahibiniz, kiracınız, iş arkadaşınız, hepsi ama hepsi sizin için dile geldiler! Ve tabi bunların en başında siz dile geldiniz, o sebeple kendinizi kameraya alın diyorum. Kendinize ne tavsiye ettiğinizi başka türlü bilemezsiniz.

Siz ve diğer o şeylerin tümü sizin öğretmeninizdir. Geleceğinizi görmek için falcıya kahine ihtiyacınız yok, hepiniz dile geldiniz zaten, dinlemek yeterli.

Dünya fevkalade işler yapan, yaratımlarıyla çevrelerini sevince boğan insanlarla dolu. Hepsini seyretmeye ömür yetmez, yine de seyretmek, dinlemek ve onurlandırmak için yaşamaya değer.