Yeniden Doğmak_Belirme, TAU

*“Tau’nun kelime anlamı ‘su getiren yıldızlar’ sanırım, ancak beni esas etkileyen Lemurya’yı temsilen kullanılan sembol manası olmuştur. Tau sembolü; hem yeniden doğmayı hem de belirmeyi ifade ediyor. Sembolün görseli; T harfinin çeşitli biçimlerde yaşam ağacı olarak, MU uygarlığına sağladığı bereketi anlatır.”

*“Atalarımızdan beri zamansız gibi uzun zamanlarda, senin gerçekliğinin muhtelif konumlarında dostlarımız olmuştur. İşte Koa da onlardan biridir, çok eski bilgelik sanatlarına vakıf bir sağaltıcıdır, hani sizin kam, büyücü, kahuna ya da şaman gibi isimler verdiğiniz guruptan ehil biridir. Kendisiyle temas kurdum, seni geçitten alacak ve yeni konumuna adapte olabilmen için gereken her şeyi sağlayacak.”

Laniakeanızı hemen şimdi almak için tıklayınız

Fantastik Dönüşüm

Serap acaba Dünya’daki eski yer ve zamanına dönebilecek midir? Bunun için önce çok kritik kararlar almak durumundadır öyle ki bu kendisini adeta ölümlerden ölüm beğendirecek önemde ahlaki-vicdani ve duygusal çıkmaza sokar. Okuyucu Serap’la birlikte, bildiği anlamdan öte ölümler olabileceğini keşfeder.
Zamanda yolculuk, Teleportasyon ve hatta soyut boyutların, altınızda süper gelişmiş bir uzay gemisi olmadan bile nasıl ulaşılabilir olup iç içe sürebildiklerinin şaşırtıcı kurgusudur bu kitap. Şüphesiz bu olayları yaşayan ana karakterimiz Serap Doğan için yaşananlara anlam biçebilmek, algısını yönetebilmeyi başarmak ve bu sayede hayatta kalabilmek hiç de kolay olmadı.  Çeşitli zaman, yer ve konumlardaki kahramanların hepsi hiç tanımadıkları Serap’ın dördüncü boyut lineer algısından çıkıp çok boyutlu alanlara geçmesi için büyük bir çaba gösterdiler.
Borsacı Serap’tan, duvarlardan geçebilen Hawaii’li psikolog Harmonia’ya bağlanan bu fantastik dönüşümün önemli bir diğer unsuru da kahuna Koa’nın tam zamanında devreye girebilmesi ve 2014 yılı dünyasının henüz duymaya hazır olmadığı gelişmeleri ustalıkla tolere edebilmesiydi.

 Bileşik sistemin bütünlükçü bir özelliği olan kuantum dolanıklık kavramının üzerine yapılandırılan roman, paralel dünyaların varlığına dair çok boyutlu bir anlatı çabası olup, yeni Bir Dünyaya geçişin bütünsel şifasını amaçlamaktadır.

Tanıtımdan alıntı

Laniakea Tüm İnternet kitapçılarında

Anayurt Lemurya üçlemesinin ilk kitabı LANİAKEA şu andan itibaren tüm internet kitapçılarında ve D&R’ larda satışı sunuldu.
Okuyucuyla buluşmak için Hıdrellez gününü seçen (Bu konuda hiç bir dahlim olmadı) Laniakea’mızı anneler günü münasebetiyle kendi anneciğime ve tüm annelere armağan ediyorum. Bereketi bol ve açık olsun, keyif ve sevinç versin dilerim. Aloha

Sibel Atasoy

“Şimdi” unuttuğunuz her şeyi yeniden hatırlama zamanı.

Laniakea romanının kahramanları, herkes gibi sıradan bir Dünya gününe uyanmışlardır. Ancak gün öyle sürmez.

Anlatıcı, 2014 yılının ilkbaharında başlayan olayı giriş bölümünde bize şu sözcüklerle sunar:

“Genç bir çift bir motosikletle dağda kamp yapmaya giderler. Yol tahmin ettiklerinden uzun sürmüştür ve dağın kamp yapmaya elverişli bölgesine ulaşmaları alacakaranlığı bulur. Karanlık tam olarak çökmeden çadırlarını kurmak için aceleyle davranırlar fakat işte tam o anda ne olduysa kadın ortadan kaybolur, erkekse ertesi gün bir çoban tarafından hayatını yitirmiş biçimde (işin bu kısmı bambaşka yönlere götürecektir bizi) bulunur. Allahtan kimliklerini belirlemeye imkan verecek bazı materyaller kaybolmamıştır da kişilerin ailelerine bilgi verilir ve soruşturma için hızlı bir başlangıç imkanı bulunur. Aslında elde yalnızca tuhaf konumda bir ceset vardır, kadına dair sadece bir iki çamaşır dışında fazla belirti olmadığından o gerçekten var mıydı sorusu bile belirsiz kalmıştır! İşte benim devreye girişim bu soruya (karanlığa) biraz aydınlık katmayı mümkün kılar. Tabi bazıları için böyle olur çünkü bilmediğimiz şeyleri duymaya görmeye muktedir değilizdir çoğu kez.”

Meydana gelen olay öylesine sıra dışı ve mantığa aykırıdır ki, yetkililerce derhal yüksek seviyeli ulusal güvenlik kapsamına alınır ve istihbarat elemanlarınca bir dizi soruşturma başlatılır. Hikâyenin gelişim evrelerinde, okuyucu kendini birçok farklı zaman ve boyutta gezinirken bulur.

Zamanda yolculuk, Teleportasyon ve hatta soyut boyutların, altınızda süper gelişmiş bir uzay gemisi olmadan bile nasıl ulaşılabilir olup iç içe sürebildiklerinin şaşırtıcı kurgusudur bu roman.

Son yıllarda adından sıkça söz edilen “kuantum dolanıklık” kavramının, gündelik, sıradan hayatımız içinde biz insanoğlu ve insankızının her zaman çok da farkında ya da umurunda olmadan nasıl işlediğine dikkat çeken yazar, paralel dünyaların varlığına dair çok boyutlu bir anlatım sunuyor okuyucuya. Ve yeni Bir Dünya’ya geçişin bütünsel şifasını amaçlamadığını da ekliyor.

Anayurt Lemurya üçlemesinin ilk kitabı olan Laniakea romanı, gelişmiş fiziğin, spritüal ve felsefi çıkarımların birbirlerinden hiç de uzak olmadıklarını fantastik-bilimkurgu tarzı ile ortaya koyan bir roman.

Geçmiş bir yaşama erişmek!

Birçok kişi, tıpkı DNA’nın bir tabakasına erişmek istediği gibi, geçmiş bir yaşama erişmek ister. Onlar, 3B lineer yolunun basitliğini isterler, ama bu mümkün değildir. Bir an için şunu düşünün: Siz büyük bir sanat galerisinde bir tablonun karşısında oturuyorsunuz. Bu tabloyu “George” olarak adlandıralım. Siz bu tabloyu çok beğeniyorsunuz. O, orada tüm ihtişamıyla duruyor ve siz onun canlılığı ve güzelliği karşısında adeta büyüleniyor, ona hayran kalıyorsunuz.

Sonra, sanat hakkında bir şey bilmeyen, o tabloyu bütünlüğü içinde göremeyen biri çıkıp geliyor. Bu kişi, tablonun bölümlerini analiz ediyor ve garip şeyler söylüyor: “George’un şu kırmızı bölgesinde kullanılan rengi görmek isterdim” diyor. “Acaba, boyanın bir kısmını kazıyıp bunu görebilir miyim?” Siz çok şaşırıyorsunuz! Bu rengin, yüz yıl önce bu tabloyu yaparken ressam tarafından boyaları dikkatle karıştırarak elde edildiğini bu kişi bilmiyor mu? O, orijinal rengin diğer renklerle karıştırıldığı ve en sonunda vernikle kaplandığı için çoktan kaybolduğunu bilmiyor mu? Hayır, bilmiyor.

İşte, DNA’nın içinde bir geçmiş yaşamın özünü yakalamaya çalışmak da tıpkı buna benzer. O sizin DNA’nızda bir kutunun içinde ya da bir zaman-çizgisinin üzerinde bulunmaz. O sizin sanat-eserinizin bir parçasıdır. O sizin yaşam özünüzün çorbasının bir parçasıdır ve büyük tablodaki renklerden biridir.

Kryon’dan özet-sa 

Karmik Borç mu sınırsız şimdide atıl veriler mi?

Kahunalar geçmişten bugünü etkileyen karmik borca pek prim vermezler çünkü sınırsız şimdide olduğunu biliyorlar ve bu sebeple reenkarnasyona atıl veriler olarak bakıyorlar. Bunlar paralel yansımalardır, kişinin tanışabildiği/ilişkide olduğu herkes o kişinin enkarnasyonu gibi düşünülür.

KU deposunu bir an için bir bilgisayarın hard diski yani sabit diski gibi olduğunu düşünelim. Normalde bilgisayarımızda bulunmasını istemediğimiz programları/dosyaları silebiliyoruz, onlar artık bizim için yoklar ve hatta unutup gidiyoruz ancak silinen bu programların izi/gölgesi işin mütehassısları tarafından bulunabiliyor, geri getirilebiliyor. İşte bu kayıtlara ben urban shaman konseptindeki atıl enkarnasyonlar ismini veriyorum.
Bu konuya neden böylesine dikkat (önem) veriyorum; çünkü eğer çevrenizde gördüğünüz duyduğunuz somut ya da soyut ilişkide olduğunuz kişilerin sizin atıl enkarnasyonlarınız olduğunu anlar ve buna ayarsanız, barış için büyük bir adım olacaktır. öfke/nefret/ayrıştırma yerini şefkat/anlayış ve barışa bırakacaktır. Aloha

Not. Algını her seferinde (her istediğinde) sadece tek bir konuma kaydırabilirsin, yani tüm enkarnasyonlarını aynı anda deneyimleyebilen olamazsın. Bu sebeple algın hangi rol üzerindeyse o an için diğerleri atıl konumda olur.

İlk etapta bizler için önemli olan; ayrılığın bir fayda uğruna, keyfi olarak hazırlandığını içine sindirmek. Algını bilinçli gezdirmek o kadar da önemli değil eğer bir büyücü olma peşinde değilsen ve barış içinde olmak sana yetiyorsa.