Etiket: enkarnasyon
Karmik Borç mu sınırsız şimdide atıl veriler mi?
Kahunalar geçmişten bugünü etkileyen karmik borca pek prim vermezler çünkü sınırsız şimdide olduğunu biliyorlar ve bu sebeple reenkarnasyona atıl veriler olarak bakıyorlar. Bunlar paralel yansımalardır, kişinin tanışabildiği/ilişkide olduğu herkes o kişinin enkarnasyonu gibi düşünülür.
KU deposunu bir an için bir bilgisayarın hard diski yani sabit diski gibi olduğunu düşünelim. Normalde bilgisayarımızda bulunmasını istemediğimiz programları/dosyaları silebiliyoruz, onlar artık bizim için yoklar ve hatta unutup gidiyoruz ancak silinen bu programların izi/gölgesi işin mütehassısları tarafından bulunabiliyor, geri getirilebiliyor. İşte bu kayıtlara ben urban shaman konseptindeki atıl enkarnasyonlar ismini veriyorum.
Bu konuya neden böylesine dikkat (önem) veriyorum; çünkü eğer çevrenizde gördüğünüz duyduğunuz somut ya da soyut ilişkide olduğunuz kişilerin sizin atıl enkarnasyonlarınız olduğunu anlar ve buna ayarsanız, barış için büyük bir adım olacaktır. öfke/nefret/ayrıştırma yerini şefkat/anlayış ve barışa bırakacaktır. Aloha
Not. Algını her seferinde (her istediğinde) sadece tek bir konuma kaydırabilirsin, yani tüm enkarnasyonlarını aynı anda deneyimleyebilen olamazsın. Bu sebeple algın hangi rol üzerindeyse o an için diğerleri atıl konumda olur.
İlk etapta bizler için önemli olan; ayrılığın bir fayda uğruna, keyfi olarak hazırlandığını içine sindirmek. Algını bilinçli gezdirmek o kadar da önemli değil eğer bir büyücü olma peşinde değilsen ve barış içinde olmak sana yetiyorsa.
Bilimde yeni düşüncelerin kabulü
Bilimde yeni düşüncelerin kabulü, tahmin edilebilir, dört aşamalı bir sıra takip eder. Birinci aşamada septikler (şüpheciler), bu yeni düşünce Bilim Yasaları’nı ihlal ettiğinden, düşüncenin olanaksız olduğunu güvenle ilan ederler. Bu aşama, düşüncenin geleneksel bilgeliğe ne kadar meydan okuduğuna bağlı olarak yıllarca, hatta yüzyıllarca sürebilir.
İkinci aşamada septikler, istemeye istemeye de olsa, düşüncenin mümkün olabileceğini; ancak çok fazla ilginç olmadığını ve iddia edilen etkilerinin aşırı zayıf olduğunu itiraf ederler.
Üçüncü aşama, egemen düşüncenin, bu düşüncenin sadece önemli olduğunu değil, aynı zamanda etkilerinin önceden düşünülen duruma göre daha güçlü ve yayılmış olduğunu fark etmesiyle başlar.
Dördüncü aşama, önceden bu yeni düşünceyi reddeden kişilerin, aynı düşünceyi ilk kendilerinin düşündüklerini ileri sürmeleriyle tamamlanır. Nihayet, kimse bu yeni düşüncenin bir zamanlar tehlikeli bir aykırı düşünce olduğunu hatırlamaz.
Bilinmeyen Gücümüz Dr. Dean I. Radin
İşte dördüncü aşamadaki unutma çengeli olmasaydı, çevremizdeki beğenmediğimiz ya da beğendiğimiz insanların ya da görüşlerin artık bizde aktif olmayan -ama hala bütünlüğümüze dahil- majör enerji kalıplarını kullanan enkarnosyanlarımız olduğunu tanıyabilecektik.
*
Bir şeyi ya da kişiyi muhabbetle ya da tam tersi nefret ve kızgınlıkla düşünürseniz, dikkatinizi hep o konuya verirseniz, bir süre sonra o şey/kişi olursunuz. Olan şey böyle görünür ancak aslında olan; o kişinin majör enerji kalıbını giyinmiş olursunuz.
Değişik coğrafya ve zamanlarda farklı isimler alan ve bizim kültürde “mürid/mürşid” ilişkisi olarak isimlendirilen kavram, yukarıdaki gibi işleyen bir fizik olaydır aslında. Üstelik bu işlemin gerçekleşmesi zaman-mekan kısıtına da tabi değildir! Her şey bilincin, nonlokalite (mekansız) pozisyonunda olup bitmektedir.
Deepak Chopra’nın nonlokaliteyi anlattığı kısa videoyu görmek isterseniz tıklayınız.