Dünyada Neler oluyor?

Başlangıçta Powton, Kennedy’nin bilime yaklaşımından (kendi söylemiyle “Indiana Jones tarzı yaklaşımından” etkilenmişti): Belize’ye gelmiş, bilimsel araştırmanın standart kurallarını alaşağı etmiş, kendi zihniyle kumar oynamıştı. Ancak şu anda karşımızda, görünüşe göre LIS’li bir hastaya dönüşmüştü. Powton, “Onda ömür boyu kalıcı hasar bıraktığımızı düşündüm.” diyor. “Eyvah!” dedim kendi kendime, “Biz ne yaptık?”

Müthiş bir gerçek öykü, bilimsel detaylar yer aldığı için oldukça uzun, herhalde kimse bunu okuyacak kadar sabırlı değil. isterseniz tıklayın. Bilim insanlarının kendini denek olarak kullanması tarihte görülmemiş bir şey olmasa da böylesi olmamıştır!
Tezini herkese ispat eden ünlü nörolog Kennedy şöyle diyor; “Beyinlerimizi çıkarıp onları, bizim için her şeyi yapacak bilgisayarlara bağlayacağız. Bu şekilde beyin, sonsuza dek yaşayacak” dedi.
Bu tam da ünlü HİÇİ destanı isimli bilimkurgu roman serisinin konusu. Bir hayal daha bu gerçekliğe düşüyor. Gerçekten heyecan verici #Hiçidestanı

*

ZAMAN konusunda gerek bilimsel çıkarımlar gerekse yapılan yazılan kurgular aslında sadece beyanı yapan kişiyi işaret eder. Bundan bağımsız bir zaman olduğunu düşünmüyorum. Zaman benim!
Zaman kelimesi nasıl da insanın kendinden koparılıp ayrı bir kelime haline getirilmiş yanarım. Bu tıpkı yıllarca yakındığım SEVGİ kelimesinin icadı gibi, sadece israf değil, yanıltıcı ve saptırıcı.
Büyük ustaların bu konuda üzerine basarak söyledikleri;”şimdi ve burada” ben’im. Bence tek gerçeklik bu. Echart Tolle ustaya bizzat bunu yaşamakta olduğu için hayranımdır.
*

Bilim İnsanları Ölümün Bir İllüzyon Olduğunu Açıkladı

(tıklayınız)

Bilimkurgulara biraz aşina olanlar bile bu başlığı görünce gülümsemişlerdir. Dünya nereye gidiyor böyle değil mi?:)
Lanza web sitesinde ölümün zamansız ve uzaysız bir dünyada nasıl olmadığına dair açıklamalar yapıyor. Bu teori daha önce Einstein tarafından da dile getirildi. Yeni elde edilen kanıtlar Einstein’ı doğrular nitelikte. Lanza, ölümsüzlüğün zaman içerisinde kalıcı bir varlık olma anlamını taşımadığını, ancak zamanın ötesinde bir durumu olduğunu söylüyor. Profesör Lanza, bilinen şekliyle ölüm kavramının gerçekte olmadığını, çünkü tanımlanabilecek gerçek sınırların olmadığını söylüyor. İnsan ölme fikrini kabul etmeyi öğrenir, ancak bu aslında sadece akılda olan bir durumdur. Bu fikre göre onu gözlemleyen yaşamdan bağımsız hareket edebilen bir zaman yoktur.
O halde yaşamak nedir? Bana göre rol almak. Tabi bundaki gaye kişiye göre değişebilir, örneğin; burada bir filmde, tiyatro oyununda rol kapmak için canı pahasına uğraşanlar var.Hatta TV şovlarına çıkan biriyle aynı fotoğraf karesine girmek için kendini yırtanlar da var. Tabi başka amaçlar da vardır, bunu saymakla bitiremem,Urban Şaman konseptinde buna dair güzel açıklamalar var, bunun ötesine de zaten ufkum yetmez 🙂
Fakat ölümün şu kısmı gerçek; öldüğünüzde burada olduğunuzu sandığınız kişi değilsiniz ve o gerçekten ölüyor, tıpkı sahneden inip kulise geçmek gibi. Peki kulis nedir? Mutlak gerçeklik mi? Bana göre değil. İç içe geçmiş sarmallarda ve daima şimdi ve burada varız, o kısmından eminim.
Bu sebepledir ki gelmiş geçmiş ustalar hep rollerimize (dünyadaki kişiliklerimize) sarsılmaz bir inançla bağlanmayı tavsiye etmez. Rolünüzün hakkını verip iyi bir sanatçı olacaksınız ancak rol yaptığınız aklınızın bir köşesinde daima duracak. İşte buna Castaneda külliyatında denetimli delilik tabiri kullanılmıştır.
*

Dans, Beyindeki Yaşlanma Belirtilerini Tersine Çevirebilir

Yaşlandıkça, zihinsel ve fiziksel zindelikte bir düşüş yaşarız; bu da Alzheimer hastalığı gibi durumlarla daha da kötüleşebilir.Erişime açık olan Frontiers gazetesinde Human Neuroscience (İnsan Sinirbilimi) alanında yayımlanan yeni bir araştırma gösteriyor ki, düzenli olarak fiziksel egzersiz yapan ileri yaşlı insanlarda beynin yaşlanma bulguları tersine çevrilebiliyor ve bunda en derin etkinin dans etmek olduğu görülüyor.
Araştırmayı yöneten DrRehfeld, bizi koltuklarımızdan kaldırıp, en sevdiğimiz ritimde dans etmemizi sağlayacak tavsiyesiyle bitiriyor:“Herkesin mümkün olduğunca uzun,bağımsız ve sağlıklı bir hayat yaşamak istediğini düşünüyorum. Fiziksel aktivite,birkaç risk faktörüne karşı koymaya ve yaşla ilişkili gerilemeyi yavaşlatmaya katkıda bulunabilecek yaşam tarzı faktörlerinden biridir.Bence dans etmek, özellikle yaşlılık döneminde beden ve zihinle alakalı yeni zorlukları aşmak için güçlü bir araçtır.”dedi.Bu çalışma ömrü boyunca fiziksel ve bilişsel aktivitenin bilişsel ve sinirsel etkilerini araştıran geniş bir araştırma koleksiyonuna girmektedir. Haberin bütünü için tıklayınız

*

Kanser konusunda güç kazandığımız söyleniyor:

Devamını oku “Dünyada Neler oluyor?” →

Unutma Perdesi

Her birimiz bu gerçeklikte konumlandığımız (seçerek ya da belki tesadüfi fark etmez) ROLlere ölümüne bağlıydık, sanki ondan başka bi yetimiz, bilgimiz yokmuş gibi davrandık, bazıları hala öyle davranıyor. Ki bunun “unutma perdesi” ile ilişkili olduğunu biliyoruz. 3B boyutunun bir şartı; unutmak! 🙂
Örneğin ben bir hayalperest, bir kurgucu rolünü aldığımda bununla ilgili yaşayıp yaratımlarda bulunduğumda başka roldeki biri (bir başka BEN) de ahlakçı rolü almış olabiliyor, biirbirimizi kıyasıya eleştiriyoruz. Sanki ben de hiç ahlakçılık yokmuş gibi davranabiliyorum. Oyunu dışarıdan gözlemlediğinizde dramatik bi komedi gibi oluyor, belki o sebeple üstatlar, kanallık bilgileri verenler bu kadar çok kahkaha atarlar.
Kahkaha atanlar bunu sık sık ve sanki çok da gerekli gibi bi durumda değilken yapanlar hemen dikkatimi çeker. Örneğin Tobias’ı böyle bir durumdan ötürü izlemeye başlamıştım.

*

“Ruh öğrenmez, insan öğrenir.” Diyor Kryon.
Hakikaten de tavukların ruhla bi ilişkisi olabilir, çünkü (arkadaşlarım bilir) tavuklar üzerine oldukça çok düşünmüş ve gözlem yapmışımdır. Üstelik Clarissa’nın en beğendiğim (sibel yaşamının hikayesi olarak algıladığım) öyküsü Vasalisa‘da hayatın var oluşunu sağlayan ateşi veren Baba Yaga’nın evi tavuk ayaklarına sahiptir! Ve benim BAK oyunuyla sorduğum kendi işlevime dair yapılan resimde yine sol tarafımda tavuk ayaklı kaos canavarı yer almıştı. Tesadüf deyip geçebilir miyiz? evet
Ama artık geçmiyorum 1999 dan beri 🙂
Neden geçmiyorum, inançlı olduğum için mi? Hayır ve evet 🙂
Her şey hem öyle hem böyle.
Matrix’in kahini gayet güzel özetlemiştir:” Öyle ya da böyle”
Kuantum fiziğine hürmetlerimle

Kafa Karışıklığımız?

I have seen in my life, when I cause somebody’s reality, I am in my peak! When I sit in Samadhi, I am in my peak! I saw the Cosmos bring these two constantly for me. Whole day I am in Samadhi! Whole day I go on causing people’s reality!Understand, whatever brings you to your peak, life will cause that to you. So, don’t allow your cognition to carry so much of vengeance towards you and others. It is vengeance and anger that goes on cognizing life as self-inflicted or outside war. And you are so angry, violent, you don’t even want somebody to pinpoint your violence
Sri Nithyananda Swami