Ruhsal Dünyaya Uyanış-Sandra İngerman (1)

Hank wesselman, Afrikalı kabilelerle yaptigi uzun sureli antropolojik çalışmalardan sonra bu yazidaki sonuca varmış.. Ruhsal Dünyaya Uyanış kitabından alıntılar:

Şamanlığı uygulamakla bir şaman “haline gelmek” arasında fark vardır. Kişisel gelişim ve şifa için şamanlıgı her yönüyle hayatımiza tasiyabiliriz ama bu durum illa ki şaman oldugumuz anlamına gelmez. Şaman olmak kafaya takılacak bir şey olmamalıdır. Bilfiil geleneksel bir şaman olmadan da bu kadim sanatı günlük hayatımızda pratik sonuçlar almak icin, vizyoner amaçlar icin kullanabiliriz. İşte bu sebeple urban şaman kavramı dünyada hızla yer bulmaktadır.

Sana muazzam bir mutluluk ve sevgi veriyorum. Buraya gelen ya da geçen herkes mutluluk, bolluk, bereket ve esenlikle kutsansın.

Devamını oku “Ruhsal Dünyaya Uyanış-Sandra İngerman (1)” →

El Abrazo de la Serpiente

Captan Fantastic ile başladım bu haftaya

68 kuşağının evrim geçirmiş versiyonu, protest ama şiddet barındırmayan şahane bir film. Bir çok sahnesini sanki Lemurya’da geçiyormuş gibi seyrettim adeta hücrelerimde böyle bir hatıra var gibiydi. Biraz da ağladım. tipik!

http://www.sinemalar.com/film/228293/captain-fantastic

*

Doctor Strange ise maalesef hüsran oldu benim açımdan. Lucy filminden de beter gürültülü efektlere ve şiddete kurban edilmiş bir konu. Yönetmenin daha bikaç fırın ekmek yemeğe ihtiyacı var gibi geldi bana. Birkaç sahnesini taklit etmekle bir Matrix, İnception yapılamıyor

*

Kurgu değilse de, bir nevi biyografi olan Ruhun Anatomisi, Reiki vb gibi şifa alanlarıyla ilgilenenler, Holistik Tıp nedir merak edenler için kılavuz bir kitap. Henüz yarıladım fakat bitirmeden paylaşmaya değer buldum. Görücülük, şaman ve şifacı konseptlerinin canlı uygulamalarını bulabileceğiniz bir kaynak bu kitap. Ben çok sevdim.

Deneyime dayanması ve gerçek vakalardan hareket etmesi kitabın etkileyiciliğini artırıyor.

*

mv5bmjiwnja0nzm3ml5bml5banbnxkftztgwnju4ntq0nze-_v1_uy1200_cr9006301200_al_

Bu haftanın ve belki son yıllarımın en iyi filmi: El Abrazo de la Serpiente

Gerçekliğimi kaybettim ne diyeceğimi-saçmalayacağımı- bilemiyorum!
– hayatımı bitkilere adıyorum.
+ bu bir beyazdan bugüne kadar duyduğum en mantıklı şey.

Şekil Değiştirme -Shapeshifting

Eski insanlar ve şekil değiştiriciler enerjiye daha basit bir perspektiften bakar. Bilirler ki ateş yakmak için kibrit fabrikası kurmana gerek yoktur. Ateş ormanın içindedir ve tüm yapman gereken, iki çubuğu şekil değiştirerek ateşe dönüşene kadar birbirine sürtmektir.
*
“Şekil değiştiriciler öncelikle üstün birer gözlemcidir.”
Kendi enerji alanının, dönüşmek istediğin varlığın özelliklerini alması gerekir. Onun enerji bedenini derinlemesine biliyor olmalısın. Unutmaman gereken; her şey enerji, her şeyle aynı şeysin. Enerjinin bazı akışkan özellikleri vardır.
Sence Maya piramitleri nasıl yapıldı?
Niyet, inanç, gözlem ve korkuyu bırakmak.
“Mikroplar öldürmez, algılar öldürür” demişti büyükannem, bilimin yanlış gerçekleri dediği şeyle dalga geçen tek kişi oydu. Ve “Dünya iyileştirir” dedi nehir bana”Ondan korkma. Ona dön.”
14102257_1251592511529165_6658797950116143207_n
Buna benzer bir durumda sifaya aracılık etmek üzere bilmediğim alana girdiğimde içimde bir ses güçlü bir biçimde 3 kez “yaşamak istiyor musun? “Diye bağırdı. Ben şaşırdım ama şüpheye düşmeden soruyu hastaya dillendirdim. Maalesef paylaştığım bu sayfadaki cevabı alamadım. Shapeshifter’daki bu bölümü okuyunca aslında tüm şifa sürecinin bu soru ve cevabıyla işleme konulduğunu anlıyorum.
14088438_1253414331346983_5854416306996700064_n
Hastanın gerçek arzularına açık ol, bırak gerisini evren halletsin.
Yazar, yağmur ormanlarında birlikte çalıştığı yerli kabilelerinden birinde hafif bir ayahuska içiminden sonra şu soruyu sorar evrene:
“Hepimiz şaman kültürlerinden geldik. Peki ne oldu? O hayalden neden vazgeçtik? Bu dünyayı onurlandırıcı yaşam tarzını neden şu anda türümüzü yok etmekte olan ticari anlayış ve materyalizmle değiştirdik?”
Sorunun cevabı zaman mekan üstü bir gezintiyle kendisine gösterilir. Cevap özetle şudur:

Devamını oku “Şekil Değiştirme -Shapeshifting” →

Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?

Tatil kitaplarınızı aldınız mı?
Peki Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?


Sibel Atasoy’un yeni kitabı Laniakea, onun on beş yıldır rüyalar konusundaki çalışmalarına, on yılı aşkın süredir devam ettirdiği Toltec bilgeliği etkinliklerine, Lemuryan Hawaii Şamanlığı, kuantum fiziği ve holistik evrenle ilgili uygulamalarına dayanmaktadır. Sibel Atasoy’un Anayurt Lemurya Üçlemesi’nin ilk kitabı Laniakea, işte bu yüzden Türkçe yazılmış fantastik bilim kurgu kitapları arasında bir başyapıt.

https://indigodergisi.com/2016/06/bir-fantastik-bilim-kurgu-romani-laniakea/


Laniakea romanı tüm internet kitapçılarında satışa sunulmuştur.

*Hakkımızda güncel haberler almak için sayfamızı beğenmek isteyebilir, https://www.facebook.com/Laniakeakitap/
Devamını oku “Süper-Galaksiye otostop çekmek ister misiniz?” →

Kutsal Miras

sand-paintingNavajo kum resimlerinde toprak ana ve gök babanın yeşil hatta buluşmaları, barışın ve mutluluğun sembolü (özellikle yılan sembolü ile gösterildiği kum resminde)
Hem şamanlıkta hem de analitik psikolojide bu birleşme, içte ve dışta bir bütünlük durumunu temsil eder. Bizler baba ve ana arasındaki ORTA dünyada yaşıyoruz. Toprak ananın altında ölüler diyarı ve Gök babanın üstünde ruhlar dünyası vardır.
Navajoların güneşi her zaman turkuvaz rengiyle göstermeleri de ilginçtir ve bence Lemuryan Huna bilgeliğinden oraya aktarıldığının kanıtlarından biridir ( Maui/mavi) Yılan imgesinin de büyük bir büyüsü vardır, bu imge şifacılığı ve zehirlenmeleri temsil eder, tanrıçanın arkadaşı olarak aşağılarda yaşar, onun soğukkanlı, insani olmayan yönüyle bilinçaltını temsil ettiği söylenebilir.
Hem şamanlar hem de analistler yaralanmış şifacılardır.
-Kutsal miras/Şamanlık ve Jung Psikolojisi-
Psikoterapi sanatı ve uygulaması ilk ortaya çıktığı zaman bin yıllık şamanlık tarihiyle karşılaştırılmıştır. Analitik Psikolojinin kurucusu Jung, en derin şifacılık kavramlarının şamanlıkla pek çok ortak yönü olduğunu kavramıştır. Jung görünüşteki farklılıklarına rağmen hem şamanlığın hem de analitik psikolojinin, psişenin gelişmesi (bireyselleşme) ve şifa bulması üstüne odaklandığını anlamıştır. Bazı terapistler bu çalışmadan esinlenerek hastalarını tedavi etme yollarını geliştirmek ve hatta yeniden belirlemek için şamanlığı incelemeyi sürdürdüler.
2016-01-30 10.09.45
Ebedi gerçekler, mekanik olarak nakledilemezler, her çağda, insanın psişesinden yeniden doğması gerekir. der Jung ve bu da bedava kazanılmaz, her birey buna ulaşmak için kendisi çabalamalıdır. Bir zamanlar değeri olan eski formüllere yeniden güç kazandırılamaz. Kişi onları kendi yaşamından yeniden damıtarak sadece kendine özgü bir ifade şekliyle dışarı atmalıdır. İşte o zaman Don Juan’ın dediği gibi, ölünce kartal tarafından yutulmazsınız çünkü zaten onun ilgilendiği şeyi daha yaşarken ona sundunuz ve artık ölünce boşsunuz, nötr oldunuz, neden artık sizinle ilgilensin ki Kartal. Özgürlüğe böyle ulaşılır.
İbn’i Arabi’ye göre imgelem, kişinin aradaki bir gerçekliği, aynı zamanda ruhların ve ilahi tezahürlerin alemi olan imgesel alemi deneyimlemesine izin veren bir algı türüdür. Üstelik O imgelemin, Tanrının yaratıcı edimi gibi, yaratıcı bir edim olduğuna da inanıyordu.
2016-02-05 10.23.39
Dr Arthur D.Colman, kendi acı verici yolculuğunu anlatırken cerrahlar ve şamanlar arasındaki benzerliklere dikkat çekiyor; şaman türündeki tüm şifacılar, gerçeği söyleyerek merhametsizce (öyle görünebilir belki ancak CC terminolojisindeki acımasızlık ilkesidir aslında bu) konunun özüne kadar iner.
Kişinin yararı uğruna, söylenmesi ya da yapılması zaruri olanın, herhangi bir toplumsal, ahlaki ya da kişisel çekinceye, olası risklere rağmen ortaya konulmasıdır buişlem. Castaneda bilgisinde kısaca “anda gerekeni yapmak olarak” yer bulur. Bunun kökeninde şamanın bir görücü olması yatar, yani standart insanlar gibi hipnoz altında değildir ve bunu yapması ondan beklenir.
o halde “Hastaya gerçek söylendiğinde, söz şok yaratıyor… zihin bir an susuyor…işte o anda yaşama dönme, sağlığa kavuşma dürtüsü hastaya iyi gelebiliyor…ondan da gerçekler yüze söylenmiş olamaz mı?” diyebiliriz pekala; ancak sıradan insanın gerçekleri çoğunlukla hipnozludur. Dr whitmont bu konuyu güzel işlemiş. Cerrahlar konularıyla ilgili olarak hipnozdan soyutlanmıştır, öyle eğitilirler çünkü ölümle yarışıyorlar tıpkı şamanlar gibi, ölümü en büyük danışman olarak alırlar.