Din ve Yaşam

Bugüne kadar karşılaştığım çoğu din ile ilgili tartışmalarda gözlemlediğim bazı durumlar var. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Dinini pazarlayan, öven, yaymaya çalışan kişiye dinci diyorum. Bunu bir hakaret olduğu için değil yaptığı şey bu olduğu için diyorum. Gelelim gözlemlere.

Çoğu tartışmada lise fiziği bilmeden big-bang teorisi, enerji, fotonlar, kuantum kuramı vs hakkında konuşup bir şeyleri ispat etme derdindedirler.

Çoğu tartışmada lise biyolojisi düzeyinde bile bilgisi yokken evrim teorisi, üreme, gen, DNA vs hakkında konuşup bir şeyleri ispat etmeye çalışırlar.

Yine çoğu tartışmada jeolojiden denizlere, dünyadan uzaya bir çok konuda bilgisiz oldukları halde konuşup bir şeyleri gösterme derdindelerdir.

Fiziğin her alanına hakim kişilerin günde 10-15 saatlik deney, gözlem ve kuramsal çalışmalarını yok sayıp “o ne bilir, gerçeği şöyle” gibi iddialarda bulunurlar.

Ama asıl önemlisi din nedir? Hiç birimiz evren oluşurken orada değildik ve neler olduğunu belkide anlayacak zekada değiliz. Bu yüzden dolaylı ispatlara, kendini ikna etme çabalarına, inancını güçlendirme çabalarından vazgeçip inandığımız din bize hayatta ne kattı onun üstüne düşünmeliyiz.

Dininizden önceki sizle dine inandıktan sonraki sizin yaşamınızdaki farklar. Eskiden ne yapıyordunuz da din sizi düzeltti. Veya yaşamınızda ne gibi değişiklikler oldu. Yaşamınızı, sizi nasıl etkiledi. Psikolojiniz nasıl etkilendi.

Yani birebir sizin üstündeki etkileri nedir dinin?

Ateizm Din Midir? İnanç Mıdır? Veya Nedir?

Son zamanlarda sıkça gördüğüm bir durum söz konusu. Teistlerin dini dogmalarını öne süren ateistler için “Ateizm de bir dindir” ifadesini bolca görmekteyim. Böyle bir algılayış neye göre oluştu bilemiyorum.

Yine din olmasa bile “Ateizm bir tür inançtır”, “Ateizmin de tanrısı vardır, bilime tapar” veya “Ateizm tesadüflere inanır, evrim teorisini din gibi görür” gibi başka cümleler de gördüm. Ateizm için sözlüklere veya ansiklopedilere bakıldığında tanrıtanımaz veya tanrıya inanmayan kişiler olarak görünür. Ama durum gerçekten bu kadar basit midir? Yoksa daha ileri bir aşamada mıdır?

Sizin bu konudaki fikirleriniz nelerdir. Ateizm size göre din midir? Bir çeşit tarikat mıdır? İnanç mıdır? Veya nedir?

İşkence

Dün seyrettiğim bir filmde kadın,

  • Fiziksel işkence bir işe yaramaz, ona bildiklerini söyletemezsin.

demesi üzerine adam,

  • Öyle mi? Peki neden insanlar ilkçağdan beri bu yöntemi uyguluyor o zaman?

diye sormuştu.

Fiziksel işkencenin haklı olduğu zamanlar var mıdır? Yapılmalı mıdır? Etkili midir? İnsanlığa ait midir, yoksa insanlık dışı mıdır? Etkileri ve vicdani açıdan sizin görüşleriniz nelerdir bu konuda.

(Bu arada filmin adı Akılalmaz, veya Düşünülemez olarak çevrilmiş Türkçeye)

Müslüman Ateistler

Bir kaç zamandır gözlemdiğim ve girdiğim tartışmalarda bazı tespitlerimi dile getirmek istiyorum. Müslüman ateistler diyebileceğim bir insan grubu gözüme çarptı. Bunların çoğu Kuran’ı farklı yorumlama eğilimde. İşin içine bilimi katma çabalarında. Bir çok islam geleneğini, yaşantısını yanlış buluyorlar. Onlara göre gerçek islam hiç bir ülkede yaşanmıyor. Yaşanmamış da. Sadece Muhammed zamanında gerçek islamın olduğu yönünde bir inançları olsa da aslında onun dönemindeki İslam’ı bile gerçek bulmuyorlar. Allah’ı sadece kendileri ve batılı bilim adamları anlayabiliyor.

Bunlar tespitlerimin bir kısmı. Aslında tuhaf ama ben bu insanların ateist olduklarını, hiç bir dini ritüeli beğenmediklerini, dini ve etkilerini saçma bulduklarını fakat içlerinden atamadıkları bir korku olduğunu seziyorum. Bu korku uğruna kendilerine müslüman diyor, islamı kendi gerçek hallerine (ateistliğe) uydurmaya çalışıyorlar.

Neo-Tantra

Neo-Tantra, Batı bilimi ve uygulamalarıyla eski Hint ve Tantra geleneklerinin birleştirilmesi sonucunda sentezi yapılmış yeni uygulamalar ve felsefeler bütünüdür. Bugün Avrupa ve ABD’de binlerce Tantra okulu, eğitim atölyesi ve workshop’ı bulunmaktadır. Neo-Tantra’nın hedefi insanlara bedenleri ve cinsellikleriyle ilgili unutmuş oldukları ve ayırdına varamadıkları bazı unsurları ve hazları hatırlatmak, tekrar yaşatmaktır.

Tantrik cinselliğin temelinde şu öğeler vardır:

* Meditasyon (bilincin ve şu anın ayırdındalığını sağlama, parasempatik ve sempatik otonom sinir sistemleri üzerinde kontrol sağlayabilme)
* Yoga (Hatha Yoga, vücudun kas sistemini ve beyin-vücut bütünlüğünü sağlayabilme)
* Nefes egzersizleri (doğru nefes almayı öğrenmek)
* Doğru yaşamak (kendiyle barışık, tutarlı ve beden/zihin uyumunu sağlayarak yaşamak)
* Cinsel potansiyeli geliştirmek
* Cinselliği ve orgazmı bilinen boyutların çok üzerinde yaşamak
* Cinselliği kutsal bir tören olarak yaşayabilmek<!--break-->

Sanıldığının aksine Tantra kuramlarının temelinde sınırsız ve rastgele seks yaşama yoktur, cinselliği doğru yaşama vardır. Pek çok Tantrist kendi derin felsefelerinin de bir ürünü olarak monogamik (tek eşli) bir yaşam sürmektedirler. Eşlerin birbirlerine karşı son derece saygılı ve verici olması, cinselliği kutsal bir esrime töreni olarak yaşaması, cinsellikte ortaya çıkarılabilecek potansiyellerin ayırdına varmaları Tantrik cinselliğin özünde olan bir gerçekliktir. Tantrik cinsellik veya Neo-Tantra bugün Batı’da gözlemlenen ve insanları daha çok yanlızlaştırıp, depresyona sokan aşırı cinsel yozlaşmaya karşı çıkar. Örneğin eşlerin birbirini aldatması, rastgele cinsellik yaşaması, sürekli partner değiştirmesi Tantra felsefesine aykırıdır.

Neo-Tantra’nın temelinde şunlar vardır:

* Monogamik ve dürüst bir yaşam, cinsellikteki tüm yozlaşmaların önlenmesi.
* Eşlerin birbirini ve vücutlarını çok iyi tanımaları.
* Eşlerin birbirlerine maksimum düzeyde haz vermeyi sağlamaları.
* Eşlerin bütünsel bir uyumu sağlayıp, birbirlerinin cinsel potansiyellerini geliştirmeleri.
* Eşlerin cinselliği uzun, süreğen ve içsel potansiyelerini açığa çıkarcı bir biçimde cinselliği bir esrime yöntemi olarak yaşamaları.
* Aile kurumunun kayıtsız şartsız korunması.

Neo-Tantra sayesinde ulaşılabilen sınırlar şunlardır:

· Cinsellikten bilinen hazların çok daha fazlası alınabilir.

· Erkekler cinsel ilişkiyi Tantrik teknikler sayesinde en az bir kaç saat sürdürebilirler.

· Kadınlar çoğul orgazm olmayı veya çok uzun, güçlü süren orgazmlar olmayı öğrenebilirler.

Doç. Dr. Ümit Sayın – http://www.tantraakademi.com/tr