% 10 Beyin kapasitesi ile, daha kim olduğumuzu, nerden? ve niye? geldiğimizi anlayamadan kıyameti koparmazlar endişe etmeyin..(kıyamet senaryolarına göndermedir) ne zaman ki rahatsızlık verecek düzeyde gelişme sağlayan dünya yaratıkları oluşur, o zaman ciddi ciddi kıyamet-i düşünürler.. bunlar kim mi?.. hele bi kapasitemiz % 20’ye çıksın, onlar hakkında da bilinmeyenleri bilir oluruz evelallah..
Enteresan olan; bu kadar düşük kapasiteli, ilkel bir mekanizma ile bilinmezleri ve evreni çözmeyi başarmada, sanki çok büyük yollar katedilmiş gibi kendini avutanlar ve etrafını da avutmayı marifet sayan kelime üreticilerinin, kendi kapasitelerinin farkında olamamaları veya bu farkındalığı kasıtlı olarak kapatma çabaları..
Algılama ufkumuzu “sonsuza” kadar açalım diyoruz, bu bizim “sonsuz” dediğimiz; 1GB’lik data dan daha fazla değil ki..kalanı nereye sığdıracağız? demekki, sağlam dediğimiz eldeki verilerle şu an, biz doğmuş çocuğun meme emme dönemini geçirmekteyiz. Bu emme süresi kimimizde 3 ay ise(takip edenler,ilgilenenler), kimimizde 3,5 aydır(bilim adamları)aradaki fark sadece bu kadardır.
Aradaki fark bu kadar olunca, bende kendi düşüncelerime teori üretebilir hatta adına “STATİK TEORİSİ” bile koyabilirim..şimdi “3,5 aylıklardan” ses seda gelmese bile, “3 aylıklar” feryat figan bu da ne demek?, hangi bilimsel verilerle konuşuyorsun? her önüne gelen teori koyamazz!! falan, diye sorgulamaya alabilirler;))
Bunları yazmaktaki amacım, teori(düşünce) üretenlerin, ürettiklerine sıkı sıkı sarılarak başkalarının teorilerini(düşüncelerini) küçümseme, yok sayma veya adına ne derseniz deyin, bir takım felsefelere karşı çıkmalarıdır. Bu bağlamda, teori ufkunuzun hiç bulutlanmaması temennisi ile diyorum ki.. ATIŞ SERBEST..
Tek şartla; Karşındaki kadar, sende attığının farkında ol..