Şartlanma

Şartlanma sizce nedir?

Şartlanma nasıl olur? Şartlanma olumlu denilen yaratıcı kısımdamı yer alır, yoksa olumsuz denilen yıkıcı kısımdamı yer alır?


Kendimce;

Şartlanma denilen hal, doğumumuzdan itibaren elbet ki etkili değildir, pek çoğumuzun bildiği üzere… şartlanma çocuğun, çevresini anlaması, bu dünyanın bir üyesi haline gelmesi adına, bizlerinde isteyrek veya istemeyerek yaptığı bir durum bir koşuldur.

Dövüş sanatlarından karatede bilindiği üzere beyaz kuşaktan başlanıp, siyah kuşak 10. danda son bulur. 10. dan sonra, Japon felsefesine göre, hiçbirşey değilim, hiçbirşey bilmiyorum düşüncesi yattığından tekrar beyaz kuşak alınır.

Ne alaka bu şimdi sucu?

Şartlanma bizlerin bilmeden yaptığı ve olumlamalardan ibaret değilmidir? Daha küçükken sobaya yaklaşma elini yakarsın gibi kesin netleştirmeler çocuğun hayatını kurtarır çocuğun yaşamını kolaylaştırır gibi düşünce yapıları ile yapılmaktadır. Tabii ki çocuğu harekete geçiren ebeveynler, doğumundan sonra, diğer insanlar gibi yapmamak adına kendilerine hatalı ya da doğru olan yeni şartlamalara sebep olurlar ve kendi çocuklarının dünya üzerinde ki en kusursuz varlık olduğunu düşünüp çocuğun sıradan bir insan olmaktan çok dünyayı kurtarmak amacı ile doğduğunu varsaymasını istemeden sağlarlar.

Şartlanma olmasaydı ne olurdu?

Sanırım şartlanma denilen hal daha doğrusu bize tecavüz gibi gelen fakat kendimizin ihtiyaç duyduğumuz şartlama görsel ve sesler var olmasaydı şu anda farklı bir mantık ve evren kavramı içinde olmamız olasıydı? Peki ya yüzyılların sorusu benim gördüğüm kırmızı senin gördüğün kırmızı ile aynımı sorusuna götürmekte ise? O halde bana dikte edilen koşul ile sana dikte edilen farklı ise, o halde ben ve sen farklı evrenler içinde yer almıyormuyuz? O halde bunu insan en basitinden daha öncesinde düşünce olarak farketmemiş fakat başka bir isim olarak görmüştürki din ve tanrı kavramlarını var etmiştir? Peki ya tanrı varmıdır? nedir tanrı dendiği vakit saçma veya mantıklı gelen kısım?

Şartlanma denilen hal bana göre çok dandik ve saçma bir konu olmasının yanı sıra en zıt hali ile, çok öz bir konu olarak gelmekte…

Sokakta yürürken, bir sürü insan sesi, taşıt sesi, inşaat sesi, müzik sesi birsürü ses duymak haricinde, farklı kokular farklı görüntüler beynime işlemekte. Bunu en aza indirmek adına kendi seçtiğim sesleri kulaklığım ile dinlemek bana keyif verirken aynı zamanda hayalperest insansın gibi yeni yönlendirme çabalarınada kapı açmakta… Eğer özgür bir birey olmak istemekte ve öyle olduğunuzu düşünmekte iseniz, olumlu ya da olumsuz başka bir kimseyi yargılamanın anlamsızlığını farketmiş olmanız gerekmektedir… Bunda zorunlusunuz veya başka birşey dememekteyim… Bu zorunluluk ile kendi kendinize yapacağınız bir durum değildir, sadece görmektir asıl olan kanımca…

Çok dağıtıp çok süslemekten vazgeçerekden, şartlanma denilen halin her türlü adına öğreti ya da bilim denilen haller ile kesin çözüme ulaşılıp ulaşılmadığını söyleyebilecek veya bu konuda tartışabilecek bilgilendirebilirim, sinerji yapalım günümüz değişik olsun be sucu diyebilecek olan dost ve düşmanları selamlaıyorum:):D:D Ayrıca etik kurul istemiyorum:D:D:D

Doğrusunu anlayamadım

Direk yazmayı becermeye çalışacağım, içimdekileri aktarma çabası güderekten.

İnsanların bir çoğu, huzurlu, mutlu, keyifli, sağlıklı yaşamak gerekir, iyi olmak, anlayışlı olmak doğrudur. Kabaca pozitif olmak iyidir yapısı ile yaşamaktayken, bazı bireyler ise, herşeye olumsuz bakmak, hata görmek, altında bir çapanoğlu aramaktalar. Başka bir ksesim birey topluluğu ise, tüm olanlara bakmakta, görmekte ve koklamakta iken, bu durumunun yanlış olduğunu düşünenlerin tepkilerine karşı sertçe bir tutum sağlamaktalar.

Sanırım şu sitede, bir çok kişi, refahın yaşandığı, problemlerin olmadığı gibi yapılara sahip olmak ve pozitif olarak saflaştırdığı yeni güncel akım içinde yerini almış olmayı daha çok benimsiyordur. Hayır ben negatif kısımda yerii almak istiyorum demekte olan kişilere, hafifden bir tartımlı bakılarak, içten içe, ölçümlü davranılarak, yargılar, eleştiriler ve hatta işin sonucunda kabalaşmalar meydana gelmektedir…

Bunun gibi örneklere eminimki yaşadığınız bilmemkaç yıl diye rakamlaştırdığınız srecinizde rastlamışsınızdır.

Benim anlamadığım tek nokta vardır, belkide çifttir bilemiyorum… kusura bakmayında, böyle karışık ve düşündüğünü güzelce anlatabilen cümle kalıplarına sahip olamadığımdan ötürü…

Pozitif düşünce yapısında olduğunu düşünen bir birey çoğunlukla, mevlana hesabı ne olursan ol gel demektelerdir, en azından benim şahit olduklarım böyledir. fakat kendisini rahatsız eden bir birey olduğu vakit, set çekip, ilginç atımlarda bulunmaktalar hatta en sert şekillde kesin yargılar ile set çekmektedirler.

Sanırım bu durum herhangi bir tarafı seçtiğini sanan sahtekarlarla alakalı bir durumdur diye düşünmekteyim. Sahtekarlığı rica etmekteyim kabalık olarak almayınız, alırsanızda yapacağım birşey yok kfürümü yer, küfürümü ederim:D

bazı kimselerde vardır ki, doğruyu-yalışı onlara bir seçim durumu gibi, inatla ve inatla sunma çabasında olan kişilere karşı tepki göstermektedirler. Kendimce tek amaçları, doğrunun-yalışın ne denli saçma bir yapı oluşturduğundan kaynaklı olduğunu düşündüklerindendir, sertçe oluşan tepkimeleri… Bazı kimseler böyle bir tutum ile karşılaştıklarında, hmm sanırım saykolojik bir problem yaşıyor, belkide travmatik bir durum atlatmış, yada en direk olarak içinde bulunmaktadır gibi bilir kişiliğe soyunurlar…

Fakat zaten doğru-yanlışı kabul etmeyen bu 3.kısım bireylerin rahatsızlık duyduğu konunun özetinde, taraf kavramının oluşmamasından ve anlamsızlığının hüküm sürmesinden kaynaklı olduğu için, bu saykolojik atıflarda veya nokta atışı ile bildiğini düşünen kimselere extra tepki vermektedirler… Haliyle karşı taraf kırılmakta ve durumu anlayamayıp oldukça huzursuz duymaktadırlar.

ee sucu nereye bağlıycan peki, abuk yazın ile demekte iseniz illaki:D

Sıkıntı şahsım adına, kişinin kendisi sıkıntılıyım dediği vakit sıkıntılı, rahatım dediği zaman rahat yani doğru-yanlış olarak kendisine şart koştuğu yaşam düzeni olmakta… nötr diye adlandırdığı, yani isim vermek yerine, o anda olumluysa olumlu olumsuzsa olumlu olduğu vakit sadece yaşamaktadır. anlık amaçlar, genel büyük amaç doğrultusundadır. Benim bir türlü anlayamadığım ve cevabı için özür dilerim çokda yanıp tutuşmadığım konunun özünde, bunda yanlış veya doğru olanın ne olduğudur?

Bu saçmaladıklarım, zoraki düzgün yazmaya çalışıp, arada bir velet gibi, şımardığım yazıda, sucu yu anlamaya çalışılmasımıdır, sadece içini dökme çabasımıdır yoksa öyle yazmış, saçmalamış işte çabasımıdır?

Kendimce, şunu demekteyim özgürlük ele tutulan, kazanılan, savaşılan, güzel ya da çirkin değildir, özgürlük özgürlüktür. Ne hollywood filmlerinin kafaya zoraki empoze ettiği bir yapıdır, nede insanlığın var olduğu süreden beri, direniş gösterdiği tepkime durumudur… Özgürlük özgürlüktür, bu ne olumlu ne de olumsuzdur… tarafsızda değildir taraflıda değildir… ne de olsa tarafsızlıkta bir taraftır… bu yüzden özgürlüktür… diye düşünmekteyim.

George Carlin

Eminim ki bir çok kişinin George Carlin’ den haberi vardır. Gerçekçi ve anlaşılma çabasından uzakta yapısı oldukça keyif vermektedir zatalime:D

Kimdir?;

George Denis Patrick Carlin (d. 12 Mayıs 1937) – (ö. 22 Haziran 2008), Grammy ödülü kazanmış, ABD’li İrlanda asıllı komedyen, oyuncu ve yazar.
Carlin, saygısızca diye nitelendirilen tutumu ve dil, psikoloji ve din gibi alanlardaki tabu konulara ilişkin fikirleriyle tanınır. Carlin’in Yedi kirli kelime komedi rutini , 1978’de Amerikan Yargıtayı’nın F.C.C. v. Pacifica Foundation davasına yansımış ve 5’e 4 oyla Carlin’in oyunu televizyonlarda yasaklanmıştır.
Birçok kişi tarafından Lenny Bruce’un yerini aldığı düşünülen Carlin, Comedy Central tarafından Richard Pryor’un ardından tüm zamanların en iyi ikinci stand-up komedyeni seçilmiştir.
22 Haziran 2008’de göğüs ağrıları şikayetiyle gittiği Santa Monica St. John Hastanesi’ne kaldırılan Carlin, aynı gün 5:55’te kalp yetmezliğinden hayatını kaybetmiştir.

Alıntı:

Astroloji de 12 Ev

1. Ev – Kendini Gösterim
Özü: Ateş
Nitelik: Öncü (eylemlere girişim)
Kişilik: Başkalarına verdiğimiz intiba, fiziksel görüntümüz, dışa vuran tavırlar ve mizaç.
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin 1. evde kümelenmeleri çok güçlü kişilik oluşumunu ve kendini açığa vurmayı gösterir.
Doğal Burç: Koç
Yönetici Gezegen: Mars

Haritada Yükselen Burç konumu olan 1. ev en duyarlı noktadır. Kişinin yaşamı nasıl algıladığını, kendini nasıl bildiğini ve dış etkilere karşı nasıl tepki gösterdiğini açıklar. Kişiliği, dünyaya gösterdiğimiz yüzümüzü temsil eder. Güneş ve Ay’ın bulunduğu ev kişinin tipini etkiler. Yükselen Burç ise yaşama gücünü ve sağlık durumunu etkiler. Ayrıca kişinin fiziki yapısını, giyinişini, yürüyüşünü, konuşmasını, kendini gösteriş biçimini, gerginliğini, öfkesini ve acılara dayanma enerjisini belirler. Güneş ufuk çizgisinde ise veya Yükselen Burç ile güçlü bir bakış açısına sahipse kendine hakim olan, iradeli ve uyumlu yönlere sahip bir kişilik ortaya çıkar. Mars birinci evi güçlü biçimde etkiler. Eğer bu evde ayrıca bir gezegen ya da ışık varsa bunlar da kişilik üstünde güçlü etki yapar. Bunlar kişisel ilgileri, moda ve takı gibi zevkleri ve enerji kapasitesini gösterir. Vücutta başı temsil eder.

2. Ev – Kişisel Değerler
Özü: Toprak
Nitelik: Değişmez (maddesel nitelikler)
Gezegenlerin Etkileri: Bu evde kümeleşen gezegenler kişinin maddiyata ve paraya bağımlılığını gösterir
Doğal Burç: Boğa
Yönetici Gezegen: Venüs

İkinci ev yaşamda gereken maddesel olanakları kapsar. Yaşamda var olmak için para kazanmak gerekir. Bunun için de çalışmak ve üretmek lazımdır. Bu konuda karşılaşılacak zorluklar, sahip olunacak maddesel olanaklar 2. evin konumu, buradaki burç ve yerleşen gezegenlerden belli olur. İkinci evin doğal burcu olan Boğa’nın yöneticisi Venüs ile Ay bu evde güçlü konumdadır. Bunlar ve diğer veriler kişinin kazanma gücünü, para durumunu, mal ve mülk işlerindeki kazanç ve kayıplarını ve öteki ekonomik seçimlerini gösterir ve etkilerler. Vücutta boyun ve boğazı temsil eder.

3. Ev – Akılsal Gelişim
Özü: Hava
Nitelik: Değişken (adapte olabilen)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin 3. evde kümelenmeleri evle ilgili konularda yoğun aktiviteyi gösterir.
Doğal Burç: İkizler
Yönetici Gezegen: Merkür

Yaşamda gerekli olan ve 2. evde bulunan değerlerin hangi yöntemlerle elde edileceğini ve hangi amaçlarla kullanılacağını 3. evde buluruz. Düşünce biçimi kişinin kaderini çizer. Bunu etkileyecek olaylar ise kardeşler, komşular gibi yakın çevre ilişkileridir. Düşünce oluşumunda etkili öteki ayrıntılar ise iletişim yolu ile elde edilir. Yayımlar, radyo, tv ve haberleşme olanakları, yolculuklar düşüncenin gelişmesinde rol oynarlar. Kişinin entelektüel yapısı böyle oluşur. Üçüncü evde bulunan burç ve gezegenler kişinin yakın çevre ilişkilerini, düşüncelerini, davranışlarını, planlarını, entelektüel gelişimini etkiler. Vücutta sinir sistemi, omuz, kollar, eller, akciğer ve dili temsil eder.

4. Ev – Duygusal Çevre
Özü: Su
Nitelik: Öncü (eylemlere girişim)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerim bu evde kümeleşmeleri yuvaya, yakın dostlara ilgi ve bağlantıyı, yakın çevre etkisini, güvenlik duygusunu gösterir.
Doğal Burç: Yengeç
Yönetici Gezegen: Ay

Kişinin ilk önce kendini göstereceği çevre yuvadır. Dördüncü ev oluşturduğu çevre koşullarını gösterir. Kişinin evini, yaşayacağı yeri, toprağı yönetir. Yaşamın başlangıcı ile ilgili etkileri, anne ve baba ilişkilerini belirler. Yaşamın son yıllarının geçeceği yeri ve şartları da gösterir. Kişinin aile bireylerine yaklaşımını ve sevgisini belirler. Doğum, büyüme ve ölüm gibi olaylar da buraya aittir. Dördüncü evde bulunan burç ve gezegenler kişinin aile yapısını, geleneklere bağlılığını, kişisel ilişkilerini ve özel hayatını, yaşamın geç yıllarındaki durumunu etkiler. Bu eve Jüpiter, Venüs gibi gezegenler düşerse insanın yuvasında mutlu olacağı anlaşılır. Vücutta mide, göğüsler, solunum yollarını temsil eder.

5. Ev – Öz Deneyim
Özü: Ateş
Nitelik: Değişmez (maddesel nitelikler)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin burada kümeleşmeleri evin kapsadığı özelliklerin kişinin odak noktası olmasını sağlar.
Doğal Burç: Aslan
Yönetici Gezegen: Güneş

Beşinci ev çocukları, uygulamalı güzel sanatları, aşk ilişkilerini, sosyal çevreyi, kumar ve spekülasyonu yönetir. Kişinin yaratıcılığını ve neler ortaya koyacağını açıklar. Aynı zamanda mahkemeler, duygusal ilişkiler, tutkular, eğlence, talih oluşumları, dinlenme gibi konuları da içerir. Beşinci evin burcu ve burada bulunan gezegenler kişinin duygularını, üretkenliğini, serüvenciliği ve risk alma kapasitesini etkiler. Vücutta kalbi, atardamarları, bel kemiği ve sırtı temsil eder.

6. Ev – Pratik Bütünleşme
Özü: Toprak
Nitelik: Değişken (adapte olabilen)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin 6. evde kümelenmeleri kişinin sıkı çalışmayı, mükemmelliği ve maddiyatı odak noktası yapacağını gösterir.
Doğal Burç: Başak
Yönetici Gezegen: Merkür

Beşinci evde belirlenen yaratıcılığı elde etmek için kişinin nasıl çalışacağını 6. ev gösterir. Burada bulunan burç ve gezegenler kişinin işine bakış açısını, neler yapacağını ve kafasını kullanma kabiliyetini gösterir. Sağlık yönünden en önemli evlerden biridir. Buraya düşen burç ve varsa gezegen, insanın sağlığı konusunda iyi fikir verir. Beslenme, giyim kuşamla ilgili dış görünüş, bedenin ve ruhun sağlık durumu ortaya serilir. Bundan başka insan iş hayatında yalnız olmayacağından, 6. ev aynı zamanda iş ilişkilerini ve birlikte çalışılacak kişilerle olan ilişkilerini gösterir. Vücutta bağırsakları ve karnı temsil eder.

7. Ev – İlişkiler
Özü: Hava
Nitelik: Öncü (eylemlere girişim)
Gezegenlerin Etkileri: Burada kümeleşen gezegenler başkaları ile ilişki kurmak ihtiyacını gösterir.
Doğal Burç: Terazi
Yönetici Gezegen: Venüs

Kişinin başkaları ile ikili ilişkilerini ve başkalarının tepkilerini belirtir. Yedinci ev kişinin seçeceği eşin, işbirliği yapacağı ortağın tipini de tanımlar. Evin içinde bir ışık veya gezegen varsa bu seçilerek eşi ve evliliğin nasıl geçeceğini belirtir. Yedinci ev ayrıca yakın dostluklar, toplumsal ilişkiler, yasal olaylar ve sözleşme yapma ile de alakalıdır. Bunlara olan tutumu açıklar. Yedinci ev ticareti yönlendirir. Burada bulunan burç ve gezegenler evlilik, ortaklık, sosyal ilişkileri ve yasal olayları etkiler. Vücutta böbrekler, bazı hormonlarla, sırtın altını temsil eder.

8. Ev – Gizli Olanaklar
Özü: Su
Nitelik: Değişmez (maddesel nitelikler)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin burada kümelenmeleri ruhsal bunalımı, büyük çatışmaları ve yenilenme gereğini işaret eder.
Doğal Burç: Akrep
Yönetici Gezegen: Mars ve Pluto

Birleşik kazançları gösteren sekizinci ev, vergi, mirasi ortaklık veya evlilikten gelen paraların yerleştiği yerdir. Çatışmalar ve uyuşmazlıklar böyle olanakların idaresinden veya paylaşılmasından çıktığı için bunlarla ilgili etkiler de belirlenir. Ayrıca fiziksel bedenin ölümü ve miras işleri de 8. ev tarafından yönetilir. Sekizinci evin yönetim alanına cinsellik ve yeniden doğuş da girer. Burada bulunan burç ve gezegenler başkaları ile paylaşacağı malları, kazançları ve doğaüstü enerjilerin kullanımını etkiler. Yaşamın nasıl sonuçlanacağını belirten bu ev vücutta seks ve üretim organlarını temsil eder.

9. Ev – Yaşamdaki Rol
Özü: Ateş
Nitelik: Değişken (adapte olabilen)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin burada kümelenmeleri kişinin yolculuk eğilimini, öğrenme arzusunu, din ve felsefe merakını gösterir.
Doğal Burç: Yay
Yönetici Gezegen: Jüpiter

Dokuzuncu ev kişinin ahlak duygularını, din görüşünü, insancıl görüşlerini ve öğrendiklerini nasıl elde edeceğini ve nasıl kullanacağını gösterir. Ayrıca uzun yolculukları, yabancılarla ilişkileri, uzak akrabalıkları, öğrenme ve öğrenme olaylarını, gönül maceralarını idare eder. Burada bulunan burç ve gezegenler kişinin eğitim ve öğrenim fırsatlarını, yolculuklarını, yabancılarla ilişkisini ve felsefe ile din görüşlerini etkiler. Vücutta kalçalar, bacak üstleri, karaciğeri temsil etmektedir.

10. Ev – Başarı
Özü: Toprak
Nitelik: Öncü (eylemlere girişim)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin burada kümelenmeleri mevki yükselişi, güç ve etki verici olarak çalışırlar.
Doğal Burç: Oğlak
Yönetici Gezegen: Satürn

Onuncu ev insanın başarı derecesini açıklar. Buna ün veya onur Evi de denir. Kişinin toplumdaki yerini, sorumluluklarını, saygınlığını, onur ve ünü, kariyerini, politika veya iktidar gücü ile olan ilişkilerini gösteren ve etkileyen evdir. İlişkilerimizde ödüllenmek veya cezalandırılmak durumlarını, işimizde yükselmemizi, hükümet, toplum kuruluşları, bankalar ile olan ilişkileri onuncu ev yönetir. Onuncu evde bulunan burç ve gezegenler kişinin ana, baba ve işveren ile otoritelerle ilişki ve uyumunu, işini, kariyerini ve bunlarla bağımlı olguları etkiler. Bu evdeki uyumlu gezegenler insanın ün yapmasını sağlar. Vücutta dizleri temsil eder.

11. Ev – Sosyal Gereksinimler
Özü: Hava
Nitelik: Değişmez (maddesel nitelikler)
Gezegenlerin Etkileri: Burada kümeleşen gezegenler toplum ve arkadaşlıklarla içerik bir mizaç oluşturur.
Doğal Burç: Kova
Yönetici Gezegen: Uranüs

Onbirinci ev kişinin toplumda yer edinme, arkadaşlık kurma ve evrensel ülküler üzerinde çalışma kabiliyetini gösterir. Onbirinci evin faaliyetleri duygusal ilişkilerden uzak olan ve zihinsel yaratıcılık sağlayan ilişkilerdir. Onbirinci evdeki burç ve gezegenler kişinin umut ve emellerini, arkadaşlık ve guruplarla olan ilişkilerini, sosyal ve politik çalışmalarını etkiler. Vücutta kan dolaşımını, baldırlar ve bilekleri temsil eder.

12. Ev – Sona Erme
Özü: Su
Nitelik: Değişken (adapte olabilen)
Gezegenlerin Etkileri: Gezegenlerin burada kümelenmeleri kriz ve sorunların çözümleneceğini gösterir.
Doğal Burç: Balık
Yönetici Gezegen: Neptün ve Jüpiter

Onikinci ev kişinin dış etkenlerle değişen ruhsal sağlığını yönetir. Diğer evlere göre esrarlı, dışa kapalı bir yerdir; herkesten gizlenen düşünce ve hayallerle ilgilidir. Alışkanlıkları ve duygusal gereksinimleri belirler. Gerçeklere dayanamama, kişinin sevgi gösterişini yararlı hizmetlerde yapmasına neden olabilir. Kişiyi etkileyecek iyilik yapmak, yardımseverlik, sosyal hizmetler 12. evin kapsamındadır. Burada bulunan burç ve gezegenler kişinin bütün gizli konularını ve davranışlarını etkiler. Hapishane, hastane gibi kısıtlayıcı yerleri de temsil etmektedir. Vücutta ise ayakları, lenf damarlarını temsil eder. Uykuyla da ilgilidir.