Zodyak içimizde mi?

Astrolog Öner Döşer, Zodyak içimizdedir diyor sayfasının başında. Buna katılan var mı aranızda?

Açıkçası ben kendi bedenim ve hayatımda birçok kez bu paralelliği görüp şaşırdım. Zaten küçükken de damarlarımda dolaşan kan ve içindeki alyuvarlar akyuvarlar bana nedense kozmozu anımsatırdı. Küçük bi çocukken bu bana çok normal geliyordu.
Bir çok insan -özellikle bu konuda fikir beyan eden erkekler- gökcisimlerinin kendilerini gerek kişisel özelliklerini gerekse zamanla gösterdikleri eğilimleri etkilediğini düşünmekten hoşlanmıyor, hatta yüzlerinde bi küçümseme ve tiksinti rüzgarı bile gördüğüm oluyor. Sizce bunun sebebi ne ola?
Eğer Zodyak içimizdeyse -ki buna katılıyorum- insanların büyük bölümü kendi içlerinden tiksiniyor olabilir mi?
Bu tılsımlı, mucizevi varoluşumuzda yalnız ve yalnızca iyiye odaklandırılmış insanların nevroz vakası olmalarında şaşılacak bi şey var mı?
Eğilimlerimizi keşfetmek için hangi aracı kullandığımız fark eder mi?

Ben AN’ın gücüne, sihrine, mucizesin güvenenlerdenim. Hiç bir an’ın tekrarı yok, her biri parmak izi gibi, DNA gibi biricik. İşte belki bu sebeplerle astrolojinin de doğan her bebeğin o biricik AN’ın ürünü olduğu temelinde yükselmesi normal geliyor bana.

Her AN’ın işlevleri var. Bir eğilimi ve yaptırımı var.

“Akışta olmak” kavramı AN’larda -onların işlevine/eğilimine uygun- sörf yapabilmektir desek yanılmış olmayız sanırım.

Kozmoz benim içimden akıyor.

Işıltılı İnsan

Günaydın frekanslarr, kendimizi kendi sözcüklerimizle, mimiklerimizle, telepatik sinyallerimizle rahatça ifade edebiliyor oluşumuzun, yanlış anlaşılmalar olursa sakince bunları açıklığa kavuşturabildiğimiz,takılmadan geçip gidebildiğimiz, kendimize güvencimizin tam olduğu büyük bi “zaman yardımı-itici gücü” aldığımızı düşünüyorum. Sizler de bunu hissediyor musunuz?

**

Zodyak bizim, 26.000 yıllık devasa kozmik saatimizdir. Zamanın neresinde olduğumuzu görmemiz için ona bakmamız doğru olacaktır. Kadim uygarlıkların bize bıraktığı bilgiler, kozmik saatte bu burçlardan birine, Kova burcuna girilmekte olduğunu göstermektedir. Bundan yaklaşık 26.000 yıl önce, Kova Çağı’na girişimizde, CroMagnon insanın gelişimini ve Neanderthal insanının sonunu görürüz. Bu dönemde, g…ünümüz insanının atası olan CroMagnon insan tipi, Erken Homo Sapiens ve Neandertal insanı melezi olarak ortaya çıkmıştır.

Kova Çağı’na girişimizle birlikte, önemli değişimler yaşanmasının zamanı gelmiştir. Onların “Zamanın Sonu” olarak adlandırdıkları şey aslında, yaşamakta olduğumuz çağın sonuydu. Yani, bu çağda yaşayan insanoğlunun dönüşümünün zamanı gelmişti. Yeni bir çağa ve zamana girilecek, eski çağ, yani “Zaman” sona erecekti. Peru’lu Şamanlar, bu dönemde ortaya çıkacak insan türüne “Işıltılı İnsan” demektedir…(Öner Döşer)

Sibelin Notu: Anadoluda bi zamanlar yaşamış olan (atalarımızdan) Luvilere de ışık insanlar denmekteymiş. Sonsuz bi döngüdeyiz. Gidenler ve dönenler!(tıkladınız mı?)

**

Yazarlık atölyesi: https://blog.sonsuz.us/?p=6682

Bu çalışmayla ilgilenen arkadaşlarımız bir an önce Tuva ile iletişime geçmeli ki, katılımcılar ve bana uygun gün-saat belirleyebilelim.

**

Bir kişinin özgür olabilmesi için, en az iki kişi gerekir.(Zygmunt Bauman)

Yani Bauman amcanın bu anlamlı lafına matematiksel bakarsak; 1=bilinçsiz, 2=heyyy varım, 3=ikimizi sentezledimm ve böylece dördüncü özgür bi kişi olur :))) O dördüncü olduğunu bilmez muhtemelen, ne de olsa matematiğini yapmamıştır. Gerekde yok zaten, özgür bi kişi ne isterse onu yapar 🙂

**