Farklı farkındalıklar ve ben

Çocukluk çağımda ufak ufak oluşmaya başlayan farkındalıklarım, doğduğum büyüdüğüm aileminde ötesindeki farkındalıklarım.
Annem, babam, kardeşlerim aynı candan aynı kandan ama farklı farkındalıklardan…..
Neydi beni farklı kılan, diğerlerinden ayıran, genler mi?, sosyal çevre mi, sosyal çevre diyemeyeceğim çünkü çevre aynı…
Küçük yaşlarda empoze edilen gerçek diye nitelendirilen öğrenilmiş çaresizliklere baş kaldıran ben..

Ailemle beraber belli bir yaşa geldim farklı farkındalıklarımla ve hazır olduğumda kendi kanatlarımla uçtum.
(Ailemi çok seviyorum ve beraber vakit geçirmekten herzaman zevk duyuyorum, dip not)

Kendi farkındalık düzeyime uygun insanları ailemin dışında
bularak gidermeye başladım, eksikliğini hissettiğim, farkındalıklar paylaşımlarımı.
Gerçekten buldum da yada bulduğumu sandım . Farkındalığım bir sınıf daha atladı ve yine farklı farkındalıklar.
Haydi sil baştan.

Farkındalık düzeyi bir nevi frekans da değil, benimle aynı frekanslara sahip insanlarında sabit farkındalıkları olabiliyor.
Sınıf atlamak daha açık söylemek gerekirse farkındalık boyutunda bir boyut daha atlamak.İnsanlara boyutların ötesinden üzülerek yada
gülümseyerek bakmak. Vardığım boyuttan seslenişler ama duyuramamazlıklar.Yaşadıklarımı, hissettiklerimi söylediğimde belki de
garipsenen ben.

İnsanları seviyorum, acı çektiklerinde üzülüyorum, acı çekişlerinde denizde boğulurken yılana sarılma misali gördüğüm çırpınışlar.
Hatta çırpınışlarının farkında bile olmayan insanlar, duyuyorum, görüyorum ama bir şey yapamıyorum.
Yardım eli uzattığımda kendi farkındalık düzeylerinden öteye geçemeyen ve o düzeyde beni algılayanlar.

Yıllar sonra belki anlaşılabilen ben.

Anlaşılmak gibi bir saplantım yok ama bildiklerimide paylaşmadan duramayan ben.

Hani büyüklerimiz hep derdi ya” ohooo senin gittiğin yoldan ben çoktaaan dönüyordum” kendimi hep çoktaaan dönülen yolda hisseden ben.
Farkındalık savaşını verirken hemen yenilgiye düşen insanlara yol göstermeye çalışan ben.
Her zaman söylediğim bir sözüm vardır”Ya evettir yada hayırdır ortasını yaşama,yorar,yüzleşeceklerinle yüzleş boyut atla ve rahatla, inan bunu yapmak arada kalmaktan çok daha kolaydır.”
Bir bilseler, bir bilseler ne kadar kolay olduğunu.

Konuşmaya çalışan bebeklere benzetiyorum bazen kendimi,
hani konuşmayı henüz bilmiyorlar ama konuşmak istiyorlar ve konuşamayıncada garip sesler çıkararak bağırmaya, hatta ağlamaya başlıyorlar.
Gerçi süreç bakımından tersi bir durum ama…

Hele at gözlüğü görüşlerine sahip olupta birde ben bilirimciler yok mu!!!!!
Sabrımı deneyimleyebildiğim zatlar :))))

Sevgiyle ve farkındalıklarla kalmanız dileği ile…

Sevgiyle ve farkındalıklarla kalmanız dileği ile…
bir amway bayisi

17 yorum “Farklı farkındalıklar ve ben”

  1. Çok güzel bir yazı,

    Çok şey anlatmamış ama içinizden geldiği için çok manalı olmuş.

    Severek okudum.

    Saygılar…

  2. Kendi içinizden geldiği için bende beğendim yazıyı. Aslında en kıl olduğum şeylerden birisi internette dolaşan yazıları hiç kendi fikirlerini katmadan sadece copy/paste yapan insanlar. Hadi yazıyı getirdin diyelim, arkasından bir soru sorarsın yazıyla ilgili cevap gelmez. Madem senin düşüncelerin o getirdiğin yazı (yorumsuz yazdığına göre) o zaman hiç olmazsa savunursun öyle değil mi?

    O yüzden diyorum ki, yazılar internette zaten var. Bir kaç cümlede olsa insanlarda ki anlamıdır önemli olan.

    xenix: Ha ben yapmıyor muyum? Yeri geliyor yapıyorum tabii. Kendimede kılım zaten.

  3. Farklılık farkında olmak farkında olduğununda farkında olmaktır…

  4. o zaman farklı olan özel bi şeymidir?insana bir özellik katar mı?yoksa farklı olmak sıradan olmakmıdır?

  5. 1.sırf birilerine hava atmak için, sadece başkaları için farklı olmaya çalışmak
    2. gerçekten kendin için, kendi iç dünyan ile uyumlu olmak için farklı olmak.

  6. medisis tarafından Paz, 20/07/2008 – 18:48 tarihinde gönderildi.

    Farklılık farkında olmak farkında olduğununda farkında olmaktır…

    Farkındalık; farkında olmak, farkında olduğununda farkında olmaktır bu bir farklılıkmıdır?

    Farklılık ise dengenin söylediği gibi marjinal olduğunu idda edip hava atmak yada gerçekten marjinal olmakmıdır?

    Peki farklı farkındalıklar farklıysa doğru olan hangi farkındalık, herkesin farkındalığı kendisine göre doğruysa yada doğru geliyorsa en doğrusu hangisidir?:)))



    Kötümser yanlız tüneli görür,
    iyimser tünelin sonundaki ışığı görür,
    gerçekçi tünelle birlikte ışığı ve de gelecek treni görür.

  7. Farkındalığın doğrusu yanlışı mı vardır? Doğru ve yanlış nedir ki doğru farkındalık arayışı vardır?

    xenix
    Kötümser farkında değildir,
    İyimser farkındadır
    Gerçekçi ise farktır.

  8. yazi cok guzel gercekten ,sempati duyarak okudum .. ama altindaki imza … neden bir “amway bayisi” .. bu mudur gelinen ust nokta yani? bir algilayici.. bir organizma.. bir bilinc .. filan .. hepsi dogru olur.
    Gercekten merak ediyorum, nedir bu kadar baglayici bu Amwayde . Amwaya bende bulastim bir ara ama o toplantilar , o haller ..aman aman.. hersey donuyo dolaniyoo…. hoop Amway…..adam catlar yahuu….

  9. Size katılıyorum Stalker:)) yazıyı okurken aynı sempati bende de oluştu. Ancak sonuna geldiğimde, çok eski bir dönemde benim de sizin gibi Amway işine bulaşıp aynı fikre aydığım olmuştu.

    Yargılarsam, yargılanırım anlayışıyla yaşam yolumda ilerlemeye çalışıyorum. Ancak bazen benim gibi düşünenleri görünce de bu beşer yanım biraz kontrolden çıkabiliyor:)

    “Hadi boşver yorum yapma geç” fikrimi sizinle değiştirmiş oluyorum bu durumda.

    Farkındalık boyutu sonsuz sınırsız evrende sonsuz seçeneklerin en isabetli olanını ayırt etmek yada edebilmek farkındalılığının bir veçhesidir bana göre. Bu durum tamamıyla ayırt etmekle de alakalıdır keza…

    Farkındalık boyutu yükselmiş bir bilinç, çöl kanunu uygulanan bir önceki eski farkındalık boyutunla bağdaşamaz ve gelinecek en üst farkındalıkta “Bir’likte farkındalık” boyutudur ve yine onun da üst boyutları vardır. Bu konumuzun dışındadır.

    Farkındalık farklılıklı bir bilinç dualite denen ikiliği zaten Bir’de ayrıştırmış demektir.

    Dolayısıyla, tünel bizlerin yaşamlarıysa! kötü de…. iyi de…. karanlık da…ışık da…. bizlerizdir. Kendimiz farkındalığıdır. Ve yine birbirimizden ayrı değil birbirimize son derece görünmez ipliklerle bağlı olduğumuz gerçeğidir.

    Teşekkür ederim Sevgili Gerçek ve;
    Teşekkür ederim Sevgili Stalker:)))

  10. Hiç beğenmedim yazıyı. Hatta midemi bulandırdı diyebilirim. Acı çekenleri görüyormuş, yardım etmek istiyormuş da onlar bunun farkında olamıyormuş. Vardığı boyuttan sesini duyuramıyormuş. Ses gelmediğine göre baya bi üst perdeden sesleniliyor olmalı. İnsanlara yol gösremeye çalışıyormuş. Sana mı kaldı yol göstermek? Herkes bulur yolunu. Ben özelim, güzelim, bitaneyim, farkındayım, farklıyım demeye getirmiş yazar. Hiç hoş değil. Şu farkındalık da ayrı bir bulantı kaynağı. Farkındalıkmış, neyin farkındalığı. Çapın kadarının farkındasın hepsi bu işte. Bunun da farkında mısın?

    Normalde midemi bulandıran böyle yazılar (konuşmalar) karşısında tutulurum. Ne denir ki? He kardeş sen özelsin mi? Yoksa, ne saçmalıyon sen ya mı? Ne denir? Susarım hep. Yine susardım ama bunca insanın bu yazıya beğeniyle bakmasını yadırgadım. Beğenilecek bir yanı yok bunun.

  11. Misafirin mesajına aynen katılıyorum.

  12. Misafirin mesajına aynen katılan arkadaşa katılıyorum.

  13. Misafire katılan arkadaşa katılan diğer misafire katılıyorum :))

    Hamuru çok ellersen, çok yoğurursan çürürmüş..

    Bu yazıda da çok ellenmiş aynı kelimeler olmamış, yavanlaşmış, keyfi kaçmış…

    farkındalıkla mı farkına varsak yoksa farkındamamalıkla mı farkında kalsak gibi birşey 🙂

  14. Arkadaşımız gerçekçi olmuş ve sonsuzu terk etmiş bence. Burada yok, o yüzden arkasından konuşmamalı. Neredeyse 4 yıllık üye ama 2008’den beri hiç yorum yapmamış kendi yazısına.

    Bütün kabahat xenix’de, yapar mısın Amway’a açık mektup diye başlık. Ali işte tam American way oldular.

    Birde de hiçbirşey vardan yok olmaz derler, yalan yahu…

  15. Birşeyleri görüyor, birşeyleri kesinkez bildiğini anımsıyorsun (kendimle konuşmaktayım). Birilerine anlatmak birileri ile paylaşmak istiyorsun, fakat o birileri ya şartlanılmak ya da şartlamak istiyorlar, sen ise sadece anlatmak istiyorsun, kelimelerini dikkatlice seçmektesin çünkü karşında ki kişiyi kendi algıladığını, kendinde işe yaradığını düşündüğün durum ve hallere çekmek istemiyorsun. Kelimeleri büyük bir çaba ve titizlikle seçiyorsun ama anlatırken 10 kişiden sadece 1 i gerçekten dinliyor ve ona anlatırken bir yandan da içerden kendinle yüzleşiyorsun, kendinle konuşuyorsun. Aslında böyle böyle durum ama bunu diyorumda ona göre bu bu değilse, o halde bunun böyle olduğunu varsayıp bu durumda hareket edebilir diyorsun. Karşında ki bekliyor seni anlamadan.

    Sonra konuşmayı bırkıyorsun konuyu kapatıyorsun. sadece senden birşey isteniyorsa ki bu istenen şey kesin ve netliği olan birşey olması gerekiyor. O zaman harekete geçiyorsun. Fakat birde birisi geliyor, karşında duruyor sana 30 dk. durmadan anlatıyor, yaşadıkları, şikayetleri v.s v.s diye. Sen hiç araya girmiyorsun, tüm dikkatin karşı kişide, fakat bir yandanda dikkatini hiç ayırmadığın için, o kişinin seni şartlama çabasını görüyorsun. üzgün ve kırılmış biri olduğuna inanmış o kişi kendisinin ve senden beklentisinin onun üzgün ve kırılmış biri olduğu ama sen bunu haketmiyorsun gibi bir cevap beklediğini görüyorsun. Sonra kafandan ne dersen de zaten o genede anlamıycak. o sadece anlatmak istiyor, sen burda ağzınla kuş tutsan o görmiycek cevabını kendin biliyorsun desende anlamıycak cevabı kendi verdiği halde. sadece şu anda seni fahişesi yapmış psikoloğu yapmış beleşe konuşuyor:D

    duruyorsun dinliyorsun ve tam onun beklediği cevabın tersini söyleyip, açıkca suçluyorsun onu, başımı şişirdin v.s diye. bir anda dikkati tamamen sen oluyorsun. çünkü karşındaki yönetilmekten bir otoritenin altına girmekten hoşlanan birinden daha fazlası değil. Akabinde düşünüyorsun kendi kendine bir wc de kakanı yaparken. Benim ikizim dahi olsa, gördüğüm bu hali görmüyor olacak ne garip diyorsun. bu cümleleri bu yaşadaığım olumlu olumsuz halleri asla tatmamış olacak hatta aynı ameliyatları aynı sevgilileri yaşamış olsa bile aynı olmıycak diyorsun… sonra şu cevapı veriyorsun kendine… eee pipimden aşağı kasımpaşa diyorsun,i bir kahkaha kopu veriyor. rahatlıyorsun. hiçbirşeyin anlamı, hiçbirşeyin bir başlangıcı ve bir bitişi olmadığını görüyorsun ama bunu kelimelere dökmeyi bırak haaaaa şimdi anladım bakışı bile oluşturmuyorsun ama bunun için bir çaban yok. öyle gülüyorsun kendince…:D en büyük şartlayanın ve şartlananın sen olduğunu gördüğün vakit, ister küfrediyor ister aşk şiirleri yazıyorsun:)

    Önemi kalmıyor neyin ne olduğunun. etrafındada dostun pek azalıyor, sahtekarlar yok oluyor sen özgürleştikçe. Böyle pek kişi ilede karşılaşmıyorsun malum onun özgürlüğü kendi hücre çeperi dahilinde:D yapa yalnız akılıyorsun sınırsızca. ama herşeyi çözmüş gibi yazılar yazıpda, doğrusu budur gibi facebook veya maillere gelen yazılara bakınca. offf diğip işimi yak bunların diyorsun. ben bir tavla atacak birini bulayım bari diğip öyle keyiflice sallanıyorsun olduğun yerde….

    Çok yazdım ama öyle sırıttım bea adam 😀

  16. xenix:
    Kötümser farkında değildir,
    İyimser farkındadır
    Gerçekçi ise farktır.

    Geç gördüm kusuruma bakma bacım. Yoksa bu konunun daha bir çok konunun çokdan ağzını burnunu kırıp, simit diye martılara atmışsın. Bayıldım ayaktayım ama çok sevdim.

    Yarın düşüncem değişirse ararım 😀

  17. Herkes, içeride özel olduğuna inanır. Bu ; tanrının insanı yeryüzüne indirirken kulağına fısıldadığı bir şakadır sadece.(osho nun bir sohbetinden ) Ya herkes özeldir, ya da herkes aynı anda özel değildir. Farkındalıklar insanı daha özel yapmaz, sadece daha fazla acı çektirir insana, çünkü sen görürsün ve başkalarının görememesine çok şaşırır , kızar üzülürsün…Başka bir boyuttan seslenir , avazının çıktığı kadar bağırırsın ama kimseler seni duymaz…

Bir yanıt yazın

Ad ve E-posta zorunlu değildir.