Bilincin Dönüşümü Mayalar ve Calleman

Carl J. Calleman’a göre Maya Tun Takvimi son derece ilginç döngülere sahip. Yazar bu döngüleri dünyadaki bilinç geçişleri, dinler açısından incelemiş. 7 gündüz, 6 gece toplam 13 üst dünya dönemlerinin her birinde zaman farklı akıyor! en eskiden yeniye incelendiğinde zamanın müthiş hızlandığını görebiliyoruz. (aramızda zaman hızlandı mı diye konuşmalarımız afaki değilmiş meğerse) aradaki çarpıcı farkları görebilmeniz için 3 örnek vereceğim; ilk üst dünya Hücre Bilinci Döngüsünde her gündüz ve gece 1.62 milyar yıl iken, 1999 yılında başlayan Galaktik bilinç döngüsünde bu hız 360 güne, sonuncu 13. Kainat Bilinci Döngüsünde -ki 2011 sonunda başlamıştı- her gündüz ve gece yalnızca 20 güne düşmüş durumda.
Bu husus bana ilk okuduğumdan beri; Kryon’un Kozmik Kafes olgusundaki her hücrenin içindeki zamanın farklı akışıyla ilgili açıklamalarını anımsattı. Bu olgu içimde oturduğunda ayrıca yazmayı umuyorum. Yeniden Calleman’a dönersek bu bilinç döngüsünde dinler tarihlerini incelemesindeki yaklaşımı oldukça ilginç buldum, umarım bu konu yakında incelemeye açılır.
Yazar bu incelemenin sonunda şöyle bir uyarı getiriyor:
“Maya takviminin ürettiği daha yüksek perspektif yeni bir dogmaya ya da takipçiler arayan yeni bir örgütlü ve ritüelli dine dönüştürülemez. Onun yerine, Maya perspektifi başkalarının katkılarına ve görüşlerine saygı duyan bireylerin ruhsal realiteyi ortaklaşa araştırmaları için olası bir çerçeve sağlar. Maya Takvimi gerektiği gibi anlaşıldığında, özünde tüm kökten-dinciliğe, bütün gerçeği içeren tek bir doğru dinin bulunduğuna inanan herkese yabancıdır. Ne yazık ki işte bu yüzden Katolik rahipler MAYAların tüm kitaplarını yakmışlardır; çünkü insanların birliğini amaçlayan maya perspektifi (Lemuryadan beri aynen devam ettiği biçimde), onların kurmaya çalıştığı tekeli tehdit ediyordu. Ancak bugün giderek daha çok insan gerçeği kendi başına arama arzusuyla örgütlü dinlere sırt çevirmektedir.”

In Lak’ech

Mayaların temel felsefi duruşu şöyle dile getirilir:

“Birlik çeşitliliktir. Çeşitlilik birliktir. Birlik; çokluğu ve mükemmeliyeti barındırır.”

Kaynak: Kutsal Maya inancı

In Lak’ech : Ben bir başka sen’im
Mayaların selamlama için kullandıkları kelime ve anlamı.
*
Birlik ve barış hepimizle olsun, tam da işte bu bayram olsun.

‘Sorun bana, sorun bana’ halim

”Yine ‘bir şey bilmiyorum’ günümdeyim. Oysa bazen de ‘her şeyi biliyorum’ günlerinde oluyorum. Bu birbirine zıt görünen her iki hali de sırasıyla ve üstelik araya uzun zaman dilimleri girmeden yaşıyor olmam acaba normal mi? Yoksa psikoloji biliminde bunun bir ismi var mı? Her neyse…

Biri içe çöküş, diğeri genişleyerek kaplama hissi veriyor. Her ikisi de tam bir memnuniyet durumu değil, tam memnuniyete bir çentik kalmış gibi.

Ha bazen de ‘sorun bana, sorun bana’ halim oluyor. Bu çok heyecanlı bir hal, onu seviyorum; çünkü o anda sorulacak soruların cevabını bilen bir kaynağa bağlı olduğumu hissediyorum. O cevapları deli gibi merak ediyorum. Gel gör ki bu halimi değerlendirecek ve guzel sorular soracak biri çevremde olmayabiliyor ve çoğunlukla o şanslı hal, boşa akip giden cesme suyu gibi lavabonun karanlık deliginde kaybolup gidiyor. Aşık kadın halim, şifaci halim, cadi halim, tembelligin dorugu halim ve uykulu hallerim hepsi arada sırada uğrayıp hatır sorarlar.

Bu halleri birbirinden şıp diye ayırıyorum. Sabah uyanıyorum, bugün hangi elbisedeyim diye bakıyorum, sonra gece yatana kadar birkaç elbise değiştiriyorum. Bazen aynı elbiseyle bir hafta, bir ay yatıp kalktigim oluyor. Bunlar tuhaf görünüyor olabilir ama durum böyle.. Bu hallerin her biri sanki bir bilgisayar oyunu karakteri gibi programlanmış. Jung’un söylediği gibi belki bunlar birer arketiptirler. ”

Sibel Atasoy Yeni’den Doğanlara

Yazarın Laniakea’dan bir önceki kitabından alıntı

Antik Lemurya Monika Muranyi

Avustralyalı yazar ve doğabilimci Monika Muranyi tarafından yazılan bu yazıyı okumak isteyenler olacaktır. Kendisinin Türkçeye çevrilmiş birkaç kitabı olduğunu da biliyorum.
According to Kryon, Lemuria was the first isolated spiritual civilisation on the planet. It was not an advanced civilisation in terms of technology, but instead it represented a culture who’s DNA was working at 90 percent, compared with most of us today who are at 30 percent. This created an attribute where their consciousness and intuition was much more advanced than society today. They knew how to heal with magnetics; they knew about quantum DNA; and they knew about the solar system and the galaxy. Lemuria was the oldest and longest lived, single-governed civilisations on the planet, and one which never saw war.
The Lemurians were different from any other society. The entire reason for the Lemurians and all of the attributes of their DNA was to plant seeds of Akashic energy within thousands of Humans, which potentially could awaken in the future. If humanity’s collective consciousness would ever choose to create a planet of peace, love and compassion, instead of termination through war and hatred, this Lemurian consciousness would activate. That time has arrived.
 
#Laniakea kitabımız Anayurt Lemurya ismini verdiğimiz üçlemenin ilk kitabı olup bu büyük uygarlığa dair hayal dünyamızda beliren ilk bağlantılar olmaktadır. Fantastik bilim-kurgu dalında yazılan Laniakea’yı tüm internet kitapçılarında ve D&R’lardan edinebilir, Facebook sayfamızı beğenerek bizi takip edebilirsiniz. Aloha

Jose Argüelles’ten MAYA Kehanet yorumu

Kadim uygarlıklar, onların ritüelleri ve mistisizmi konularında fikirleriyle tanınan Jose Argüelles, MAYA kehanetlerinden yedisini yorumlayarak; bu kehanetlerden ders alarak yok oluşu değil, altın bir bilinç çağına geçişi seçebileceğimizi savunmuştur.
Maya kültüne Anayurt Lemurya’nın ilk kolonilerinden biri olduğu için zaman zaman değiniyoruz, dileğim o ki dikkatimizin birleşik etkisi ile onların da bize değme ihtimali artmıyor olduğundan bu sayede yeni keşifler/derinliğine anlayışlar ortaya çıkabilsin.
Jose Argülles’in yapıcı kehanet yorumlarını sevdiğim için bu konudaki bağlayıcı son yorumunu fotoğrafta sizlere sunmaktan memnunum.
Üçlememizin ilk kitabı, konunun belirişini anlatan Laniakea’yı okudunuz mu? İzlenimlerinizi sayfamızda paylaşmanızdan mutluluk duyarız. aloha