Hatırlayabildiğm en küçük sibelden bu yana biçok şeyler değişti ancak değişmeden kalan şeyler de oldu. Bunların başında gerek edindiği yeni bilgiler gerekse kişisel deneyimlerini yazılı ve sözlü olarak başkalarıyla paylaşmak için duyduğu zorlayıcı baskı geliyordu.
Özellikle geçmiş zaman takısı kullandım çünkü çevrede gördüğüm (daha doğrusu artık görmezden gelemediğim) işaretlere bakılırsa hayatımın en yaman “yapmama”sının eşiğinde olduğumu anladım.
Başka işaretler de var ancak onları şu an söylemeyeceğim, en bariz olan ise çevremdeki sanal ya da fizik iletişim içinde olduğum insanların deneyimlerini paylaşma konusunda şaşılacak denli isteksiz davranmaları diyebilirim.
Uzunca hayatım boyunca tüm kişisel deneyimlerimi (üçüncü şahıslarla olan bir kaç tanesi hariç-izinlerini almamış olduğum için-) hiç çekinmeden paylaştığım düşünülürse artık içimin tamamen boşaldığını, belki yalnızca bir kabuğa dönüşmüş olabileceğim ihtimalini de göz ardı etmeksizin, ne olduysa oldu, geçti, bitti diyorum 🙂
Şu andan tibaren bir yapmama eylemi olarak hiç bir deneyimimi ne yazılı ne de sözlü paylaşmıyorum.
Ne zamana kadar? Kimbilir! :))) Hayatı tersine çevirmek heyecanlı olacak.
