Barometre ile yükseklik ölçümü

Bu soru Kopenhagen’daki bir üniversitenin fizik sınavından alınmıştır:

“Bir gökdelenin yüksekliğini barometre ile nasıl bulursunuz, anlatınız.”

Öğrencilerden birinin cevabı:

“Barometrenin ucuna bir ip baglarsınız.Sonra gökdelenin tepesinden asıp sallarsınız. Barometre yere değdiğinde ipin boyuyla barometrenin boyunun toplamı gökdelenin yüksekliğini verecektir.”

Bu oldukça orijinal cevap hocayı çileden çıkartmaya yetti ve öğrenci dersten kaldı.

Öğrenci cevabının doğruluğu konusunda itirazda bulundu ve üniversite durumu çözmek için başka bir hoca gönderdi. Bu noktada öğrenci hakkında ne düşünürdünüz? Sizin kararınız ne olurdu ? Çocuk kalmalı mı geçmeli mi ?
Devamını oku “Barometre ile yükseklik ölçümü” →

Joe Flom’dan 3 Ders

Joe Flom büyük buhran yıllarında New York’ta Yahudi bir göçmen ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Aile aşırı yoksuldu. Joe küçük yaşta avukat olmayı kafasına koymuştu. Azmetti, çalıştı ve Harvard’ı bitirdi. Tipinden ve Yahudi oluşundan dolayı iş için başvurduğu hiçbir büyük avukatlık firması onu kabul etmedi. Nihayet 3 avukatın kurduğu yeni yetme Skadden ve Arps firmasında iş buldu. Kısa sürede firmanın büyük ortağı oldu.

Bugün Skadden ve Arps dünya çapında 23 ofiste 2000 avukatın çalıştığı, bir milyar $’ın üstünde ciro yapan, dünyanın en güçlü ve büyük avukatlık firmalarından biridir. Şirket satın alacaksanız veya şirketiniz satın alınıyorsa kendinizi ya bu firmaya emanet edersiniz, ya da ‘keşke etseydim’ dersiniz. Bu hikaye şimdiye kadar anlattıklarımı tekzip mi ediyor sizce? Yoksulluktan zirveye çıkan biri. Ne demiştik? Başarılı insanların başarısı bir tek kendilerinden kaynaklanmaz. Geldikleri yer ve bulundukları ortamın bir ürünüdürler. Joe’nun zekasını, kişiliğini veya hırsını bir kenara bırakalım. Tabii ki bunlara bolca sahipti. Ama diğer faktörlerin hepsi aleyhineydi, ancak hepsi beklenmedik şekilde fırsat ve avantaj teşkil etti.
Devamını oku “Joe Flom’dan 3 Ders” →

Kriptoloji

Kriptoloji bildiğiniz gibi şifre bilimidir. Çeşitli iletilerin, yazıların belli bir sisteme göre şifrelenmesi, bu mesajların güvenlikli bir ortamda alıcıya iletilmesi ve iletilmiş mesajın deşifresiyle uğraşır.

En bilinenlerinden ve kolaylarından biri Sezar Şifrelemedir.

Her harfi belirli bir sayıda kaydırarak olur. Hazırlanması ve kırılması oldukça kolaydır.

Bu başlığın oyunlar bölümünde olmasının sebebi ise isteyenin belirli bir şifreleme metodu kullanarak en az 100 kelimelik bir metin hazırlaması ve bunu yorum olarak göndermesi yüzündendir.

Hazırlayan ve çözenlere şimdiden kolay gelsin.

Dahilerin Sorunu

Birinci Dünya Savaşının ertesinde Stanford Üniversitesinde Psikoloji Profesörü Lewis Terman, tarihteki en ünlü psikolojik araştırmalardan birini başlattı.

Terman’ın uzmanlık alanı zeka testleriydi. Sonraki 50 yıl boyunca dünya çapında milyonlarca kişinin gireceği Stamford Binet IQ testi onun eseriydi. Terman üst üste IQ testlerine tabi tuttuğu 250.000 ilk öğretim ve lise öğrencileri arasından, IQ’ su 140-250 arası olan 1457 çocuğu seçti ve kalan hayatında bu dahileri anaç bir tavuk gibi kolladı, gözetti, testlere tabi tuttu ve iş, aile, sağlık, her yönden izledi. Tüm bulgularını ‘Dehanın genetik araştırması’ adını verdiği kalın kırmızı ciltlere kaydetti. Ahlak hariç, ‘Birey için hiçbir şey IQ’su kadar önemli değildir.’ diyordu Terman. Seçtiği kişilerin olağanüstü başarılı olacağına, Amerika’nın gelecekteki kaymak tabakasını oluşturacağına inanıyordu.

Bugün bile Terman’ın fikirleri başarı anlayışımızın merkezini teşkil eder. Okullar yetenekli çocuklar için ayrı programlar uygular. Üniversitelerin çoğu zeka testine göre öğrenci kabul eder. Google, Microsoft gibi şirketler adayların kişisel yeteneklerini ölçer. Hepimiz dahilere hayranızdır. Bir dahinin geride kalmasının imkansız olduğunu düşünürüz.

Fakat bu doğru mu?
Devamını oku “Dahilerin Sorunu” →

Ayak Şeysi

ADI HER NEYSE İŞTE…

Falanca kullandı. Filanca kullandı. Herkes kullandı. Eminim ki siz de kullanmışsınızdır. Sadece bir sefer de değil. Evet, ben bile kullandığımı itiraf etmeliyim.

Burada bahsettiğimiz şey, Kuzey Amerika’da en yaygın kabul görmüş ölçü aracı.

Muhtemelen bir cetvelden bahsettiğimi düşünüyorsunuz ama hayır. Hepimiz cetvel kullandık tabii ama standart bir cetvel tasarımından söz edemeyiz. Hepsi düz bile değildir.

Bahsettiğim evrensel araç, ayakkabı satıcılarının ölçünüzü tespit etmek için ayağınızı içine soktuğu şu zamazingo.
Neden bahsettiğimi biliyorsunuz. Üzerinde işaretler olan ve ayağınızı içine soktuğunuz o çok soğuk metal şey.
Bütünüyle metal tasarımı sayesinde oldukça ağır bir alet bu. (Eminim bunu kardeşlerinin kafalarını yarmak için kullanan afacanlar vardır.) Bir düşünün, bu zımbırtı herhalde Amerika’da ucuz plastik taklidi yapılmamış tek şey.

Peki adının ne olduğu hakkında en ufak bir fikriniz var mı? Ayakkabı sektörünün dışındaki çok az insan bunu bilir. Halbuki aletin üstünde gayet dikkat çekici bir şekilde yazmaktadır. Tabii kullandığınız sırada ayağınız ismi kapatıyor.

Bu aletin adı (davullar lütfen!):
Devamını oku “Ayak Şeysi” →