Dönenler üzerine sohbet

Şu yazıdan ilham alarak yapılan sohbetler: Gidenler ve Dönenler (tıklayınız)

  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü “Dönenler” ise kapasiteleri oranınca maksimum bilgi ile donanmış durumdalar ve kaynağa dönüş yolculuğunda, yeniden nötr hale gelmek için mevcut bilgilerini dağıtarak, ağırlıklardan kurtulmak çabasındalar.” denmiş.Bilgi bir yükmüdür?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bilgi, kendimiizi sonsuz potansiyelden ayıran bir yüktür evet. Fakat çaresizce elde etmeye çalıştığımız da bişeydir çünkü sürdürülebilir gerçeklikler ve güvenlik isteriz.

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Bu dünya da yemek gibidir bilgi.Bence, acıktığında yersin ihtiyacın olanlar bedeninde ayrışır sindirilir ve yollanır.Bazıları,pek çok nedenden dolayı stoklar!İşte o zaman yük olur sinsirilemeyenler:)

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Sonsuz potansiyelden ayıran bir yük ise, anlamlandırarak ilerlemek için bilmeye mahkumuz.Başkasına aktarınca bu yük olmaktan nasıl çıkıyor? Bilmenin sorumluluğumu var?

    YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Başkasına anlatırken ÖZümseme imkanına sahip oluyoruz ve böylece artık zihinsel olarak hatırlamaya gerek olmuyor,konuşmaya, irdelemeye de gerek kalmıyor, bütünlüğümüze dahil oluyor. Bu edim hafiflemeye ve anda kalabilmeye olanak veriyor olabilir
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Külli bilgi sürekli yayında.Bizler kendi ihtiyacımıza göre oradan çekip kullanabiliriz.
  • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Yayını alabilmek için boş ve beklentisiz olmak lazım yoksa dolu kaba ne çekeceksin 🙂

Ekmeğim aşımmmm

Unumu eleyip, eleği duvara asmadım, ekmek yaptım. Şapşaane oldu. Karamürselden tam buğday unu almıştım (Sevgi frekansın annesinin yaptığı ekmeklere özenerek) şimdi bi güzel denedim veeee oldu. Dünyayı keşfetmişim gibi heyecanlı ve sevinçliyim. Bi yandan Jung’un rüyalarını çözerken diğer yandan hamurumu yoğuruyordum. Bak sen şu allahın işine!
Eve bi de inek alsam bitti gitti yani, aç da kalmam açıkta hiç kalmam :)))))

Ben çok hamur yuğurdum, gözleme açıp pişirdim velakin böylesini denemeyi hiç düşünmedimdi. Nasılsa fırınlarda dolu diye belki de. Her şeyin bi ilki olurmuş. Bundan böyle kendi ekmeğimi yapacağım, burda pişer size de düşer elbet :)))

Not Tutun

Not tutun, bu ihtiyari değil hayatidir.
Aklınıza takılanı veya fark ettiğiniz yeni bi şeyi ya da aldığınız bi hazzı, gördüğünüz dikkat çekici herhangi bi şeyi, bi kenara yazın. İstemezseniz detaya filan da girmeyin, sadece sonradan olayı size anımsatacak küçük ipucu kelimeleri olsun. Altında mutlaka tarih olsun.
Kendi izini sürmeden olmaz… Hem anda kalıp hem de farkındalık alanını artırmak disiplin ve kararlılık ister. sa

**

“Aldırdığını söylüyorsun. Aslında aldırmıyorsun.”
“Burada seninleyim. Bu durum aldırdığımı göstermiyor mu?”
“Hayır. Olan şey senin nagualden hoşlanman. Kişiliği seni aşırı etkiliyor. Ben de öyleyim. Bundan önceki nagualden aşırı etkilenmiştim. Kendisi mümkün olan en karşı konulmaz büyücü idi.” (Tıklayınız)

Diyor Florinda ve çok haklı. Bakın ben bunu nasıl görüyorum?
Bir fikre kapıldım sananların çoğu aslında onu beyan edenin kişiliğine kapılmış oluyorlar tıpkı gezegenimizin Güneşin cazibesine kapıldığı gibi! Ve başlıyorlar onun yörüngesinde dönüp durmaya… Dön baba dönelim.
Oysa fikrin cazibesine kapılsa idik, -ki fikir eninde sonunda özgürleşmeye dayanır- kendimiz birer yıldız olabiliriz ve kendimize has bi yörüngemiz hatta değişebilen yörüngelerimiz olur. Belki o zaman tehlikeli olur çarpışabiliriz diyenler olabilir, ben de kuşları örnek gösteririm hiç bi şekilde çarpışmıyorlar, radarları çok güçlü. Demek kimesele radarlarımızı güçlendirmekte, haksız mıyım?

Birinin -ona bi kamyon diyelim- arkasına takılıp -bisikletliler yapar örneğin- bir yokuşu çıkmak, ya da bi süre dinlenerek yol almak iyidir, şartlar uygunsa tabi ama bunu kesin çözüm olarak görmek bana göre yanıltır. Kişi, o kamyona yutulmuş olur. Ya da Kamyon düz yolda hızlanınca tutunanı fırlatıp atar (akıllıysa) :))))

Oradan Nasıl Görünüyor?

Frekanslar, bu sayfada 70 i aşkın kişi aynı isim altında dalgalanmaktadır. Bu nasıl bir duygu? İçerden ve dışardan nasıl görünmekte?
    • Nilgün B benim çok hoşuma gidiyor ..hisleri dile dökmek pek kolay olmasa da bana bütünlük ve birlik,aile duygusu verdiğini söyleyebilirim. Bu bana o kadar güzel geldi ki uzun süre ismimi kullanmadım.Şimdi ismimi kullanarak denediğimde ayni hislerin devam ettiğini fark ettim…Demek ki o rahatlığı bünye hatırlamış,diyebilirim..

      YENİ’den DOĞAnlar Kulubü beni gülümsetti bu sözleriniz ama henüz algılayamadım…ya da nasıl söyleyeyim……:) bilemedim.. nasıl söyleyeceği mi de bilemedim…:)

      YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Ben de tüm parçalarım tamamlanıyormuş gibi hissediyorum. İçimde öncelikli olmayan benlerim su yüzüne çıkıyor ve onları hatırladığım için seviniyorum. İlk başlarda biraz afallatıcıydı ama şimdi çok doğal geliyor.

      Nilgün B ben de bilebildiğimce anlatmaya çalıştım:)))

      YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Heyecan verici,farksız ama aynı zamanda farklı!

      Turan Erdal Ben kime hitap ettiğimi bilemediğim için kafam karışıyor…

      İçeriden;aynı organizmanın farklı işlevlerini görmekte olan onlarca bağımsız organ…Çok farklı ama organizma içerisinde aynı amaçla düşünen,çalışan,anlatan….

    • Aşkın Vezir Dışarıdan,bir karınca yuvasını izler gibiyim…Farklı yönlere gitseler de hep aynı yuvaya gelen,etkileşen ve birbirine çok benzeyen,ayırtedilemeyen…Düşünce balonlarıyla kendi iç dünyasında fikirler çarpıştıran,onaylanan,onurlanan…
    • YENİ’den DOĞAnlar Kulubü Aşkın frekansım, şiir gibi anlatmışsın
    • Aşkın Vezir Soru içerisinde “70 i aşkın kişi” yazılınca alınganlık yaptım sayın…;-) Teşekkürler.

Sevmek, özgünlük ve Çağımız

Sevmekten sevmeye öyle bi anlam aralığı var ki; bin Big Bang geçer. sa

**

Özgürlük, her bir ayrı görünenin özgünlüğüne iman etmek ve onların aslında bir olduğunu unutmadan unutabilmektir.

**

Bir ilişki, farklı şehirlere gittiğiniz halde aynı otobüste olduğunuzu fark etmekle biter. Birinden biri diğerine hayırlı yolculuklar dileyerek otobüsten iner. sa
(Bir okurumun sorusu üzerine: “Sizce bir Birliktelik veya evlilik ne zaman bitmiştir?”)

Tabi her zaman başka seçenekler vardır.

**

Bizler yaşamımızın öznelliği ve özelliği ölçüsünde, çağımızın yalnızca kurbanları değil, aynı zamanda etkenleriyiz de. Çağımız biz demektir. Jung