İnsan Kendi İradesiyle DNA’sını Değiştirebilir mi?

Yazan: Nesrin Dabağlar

Beyin Dalgaları ile DNA Aktivasyonu

Beynin çeşitli duygu durumlarında farklı dalga boylarında titreştiğini biliyoruz. Beynin Teta boyutu şifalanma ve değişim boyutudur ve teta bandında kalmayı başaran pek çok kişinin şifayı kendi kendine başarabildiği artık bilimsel olarak da ispat edilmiştir. Son yıllardaki pek çok örnek bilim tarafından incelenmiş ve kanıtlarıyla sunulmuştur.

Öz İnanç Sistemi Nedir?

Kendimizi hissettiğimiz durum, sağlığımız ve yaşama bakış açımız, inanç modellerimiz ve bilinçaltı programlanmamız tarafından belirlenen inanç sistemi, öz inanç sistemimizdir. Kendi realitemizi biz yaratırız ve kendi sağlık ve sıhhatimizin anahtarını biz taşırız.“Yeterince akıllı değilim”, “Yeterince güzel değilim”, “Para şeytandır”, “Ben yetersizim”, “Hayatımı değiştiremem” “Benim her işim ters gider”, gibi algıları ve inanç kalıpları istenirse değiştirilebilir. Beden, herhangi bir fiziksel hastalığı yenebilir ve kendiniz için istediğiniz yaşamı size sağlayabilir. Çünkü her şeyin sırrı yine kendinizdedir. Bunun yolu bu blokajları yenip öz inanç sistemimizi değiştirmekten geçer. Öz inanç sistemi dört kademeden oluşur;

Gerçek…

Gerçek usta, en çok öğrencileri olan değil, en çok usta yaratandır.
Gerçek lider, en çok takipçisi olan değil, en çok lider yaratandır.
Gerçek öğretmen, en çok bilgiye sahip olan değil başkalarını en çok bilgilendirendir.
Gerçek tanrı, en çok kulları olan değil, en çok kişiye tanrısal olmaları için hizmet edendir.
Bu tanrının yüceliğidir. Tanrının kulları yoktur. O ulaşılmaz değildir, ama kaçınılmaz olandır.

Anonim

SANRISAL YOGA

Yazan: Sri Brahmarishi Narad
Çeviri: Mayıs

Sanrısal Ayinlerde Kullanılacak Yoga Meditasyon Teknikleri Uygulaması

Bu yazı 1960’ların sonunda, muhtemelen San Francisco’da, telifsiz olarak teksir edilip sınırlı sayıda bedava dağıtılan kağıtlar olarak ortaya çıktı. Yazının kopyasını çıkartmakta ve bu bilgiyi canlı tutmakla ilgilenenlere dağıtmakta serbestsiniz, aksi halde eskiyip kaybolacaktır.


Sanrı uyandırıcı maddelerin, gizil ruhani ve psişik enerjilere karşı daha büyük bir duyarlılığa neden olması ve bilincin daha derin düzlemlerinden izlenimlerin akışını hızlandırması gerçeği, hemen bu enerjilerin nasıl gerektiği gibi anlaşılacağı ve idare edileceği sorusunu ortaya çıkarıyor. Şüphesiz bu enerjiler yönlendirilmezse yarardan çok zarar getirirler. Sanrısal deneyimler altındayken geleneksel Yoga tekniklerinin uygulanması bu soruna yapısal bir çözüm getirmekte.

Boşluk: Yaratıcı Karanlık

Alıntıdır…

Yazar Cem Şen

Şekil boşluktur ve boşluk şekildir. Şekil boşluktan başka bir şey değildir. Boşluk şekilden başka bir şey değildir. Şekil ne ise boşluk da odur. Boşluk ne ise şekil de odur. Algı, algılama ve bilgi de boşluktur. Şekil şekildir ve boşluk boşluktur.
—Prajna Paramita Sutra

Adlandırılabilen Tao, Tao değildir.
Ona verilen adlar, onun adı değildir.
—Tao Te Ching,

Karanlığın içinde ışığı ararken zamanla olguların birbirlerine göre ve en nihayetinde de kendime göre biçim aldığını fark ederim. Demek ki tanım, bana göre oluşmaktadır. Bu anlayışla kimseyi suçlamamaya başlarım. Kendi hayatım için teşekkür edebileceğim ya da suçlayabileceğim kimse yoktur. Kendi gerçekliğimi kendim yaratmaktayımdır. Bunun üzerine kendimi değiştirdiğimde gerçekliği değiştirebileceğimi fark ederim. Bu farkındalıkla yaratma girişiminde bulunarak, tanrı ile ortaklık kurmaya kalkarım. Fakat yaratma eylemi, “benim” aklımdan, duyularımdan, duygularımdan, korkularımdan, arzularımdan ve elbette sahip olma isteğimden kaynaklandığı için gerçek bir yaratım değildir. Olsa olsa yaratımın kaba, eksik ve çoğu zaman da zararlı bir kopyasıdır. Olmak, yerini bir kez daha sahip olmaya bırakır. Mutluluğu yaratabileceğimi ve ona sahip olabileceğimi sanırım.