Luvi dili

Luvi dili\ Anadolu’nun yerli halklarından biri olarak kabul edilen Luviler’in dili olup, Anadolu’nun en eski dillerinden biridir. Bu aynı zamanda, Hititler’in hiyeroglif yazılarında kullandıkları dildir.(Mısır ve Girit hiyeroglif yazısından farklı olan bu hiyeroglif yazısı daha çok mühürlerde ve kaya anıtları gibi büyük yazıtlarda kullanılmıştır.)

Anadolu’nun Hitit-öncesi tarihi henüz tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte, 20.yy.’daki arkeolojik bulgular, Anadolu’ya yapılan Yunan göçünden çok daha önce, bu topraklarda Anadolu’nun yerlileri sayılabilecek Luvi ulusunun yaşadığını ortaya koymuştur.

Hititler’in çivi yazılı belgelerinde bu halktan Luvili (Luwi’li) olarak söz edilmektedir. Hitit imparatorluğunun yıkılmasından sonra Hititler’in çivi yazısının unutulmuş olmasına karşın, Luvi dili ve yazısı biraz değişikliğe uğramakla birlikte Anadolu’da varlığını sürdürmüştür. Bilge Umar’ın “Türkiye’deki Tarihsel Adlar” adlı ünlü yapıtında belirttiği gibi, Pelasgos denilen insanlardan kalma tarihsel adların Luvi dili temeline dayandığı ortaya çıkmıştır.
Anadolu’nun en eski dillerinden biri olan Luvi dilinin ve lehçelerinin çözülmesi kültürel gelişimin Mezopotamya’dan veya Yunan yarımadasından Anadolu’ya değil, Anadolu’dan daha güneye ve batıya doğru yayıldığı tezini güçlendirmiştir.

Kayıtsız şartsız teslimiyet

İnsanların manevi anlamda yaptıkları, yapacakları her eylemin bir gün öldüklerinde kendilerin layık görülen mevkiinin cennet olmasıdır. Oysa insanoğlu hangi dine mensup olursa olsun her eyleminden sonra gideceğin yerin bir gün cennet olmasını istedikten sonra o iyiliğin mükafatını düşünmesi kendi kafasında inandığı Yaradan’ına şart koşmak değil de nedir? -ben bu iyiliği yaparsam sen de beni cennete göndereceksin- asıl önemli olan yapılan eylemin kayıtsız şartsız yapılmasıdır. Aksi takdirde Yaradan’a şart koşmak olur mu? -ben bu eylemi yaparım ama beni cennete layık görürsen!- Bu pazarlık değil de nedir?
Bu iyilik olarak nitelenen eylemleri başkaları yada ilahi varlıklar için yapmamalısınız; kendiniz için yapmalısınız. İşte o zaman kendinizi çok iyi hissedecek ve dünyanın en mutlu insanı olacaksınız. Dünyada da cenneti yakalamış olacaksınız.

Bir Yolcu

ALINTIDIR…

“Yıllardır bu konularda okurum, yazarım, hissederim. Şimdi ise başka bir şeyler oluyor içimde. Adı yok gibi yaşadıklarımın. Dibe vurdum, çıktım sayısız defalar. Hep ya dibi çıkarsa ve düşersem içine, geri gelmemek üzere diye korkardım. Tutunmak için bir şeylere, resimler, evraklar, yazılar, defterler, gazeteler, dergiler saklamışım sıkı sıkı.

Bu sefer çıktı dibim. Tüm kitaplar gitti önce, tutunmadan da oluyormuş meğer. Saklanan gazeteler, dergiler, mektuplar, belgeler de gitti. Sanki ben öldüm de arkamdan birileri onların değerinin ne olduğunu anlamadan, yırtarmış gibi yırtıldılar çoğu. Ben yırttım “Ben”i

Sonra hobilerimle ilgili malzemeler, tahtalar, boyalar, mozaikler, dergiler gitti. Kullanabilecek birilerine.

Sıra eşyalarda şimdi. Tarihini bir tek benim bildiğim sandalyeler, sehpalar, dolaplar, kütüphaneler, çarşaflar, yastıklar, örtüler gidecek.